22 Mart 2019, Cuma

Haberin Kalbi - Türkiye'nin En Güncel Haber Sitesi

1968’den Beri Çanakkale’yi Cumhuriyet Halk Partisi Yönetiyor

1968’den Beri Çanakkale’yi Cumhuriyet Halk Partisi Yönetiyor

Cumhuriyet Halk Partisi Çanakkale Belediye Başkan Adayı ve mevcut Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Ton Tv ekranlarındaki “Yerel Seçim 2019” programında Ogün İnal’ın moderatörlüğünde; İlker Yurttaş, Güngör Yıldız ve Kadir Kenar’ın sorularını yanıtladı.
Sorular üzerine konuşmasını sürdüren Gökhan, seçim süreci, geçmiş, projeler ve kente dair birçok konuya değindi.
Başkan Gökhan’ın programdaki konuşmalarından başlıklar: 

“Çanakkaleliler Olarak Kabul Etmemiz Mümkün Değil”

“Yeni Zelanda’da yaşanan olayda 49 müslüman kardeşimiz hayatını kaybetmiş durumda. 3 Türk vatandaşımız yaralı kurtulmu. Bu dünyanın nereye gittiğinin göstergesi. Dünya gerildikçe bu tür olaylara rastlıyoruz.Hem islamafobik bir yaklaşım hem de Türk düşmanlığı var. Türk düşmanlığının hiç olmaması gereken ülkelerden biri Yeni Zelanda’dır. Çünkü onlar 1915’te buraya gelmişti. Çanakkale’yi geçemediler ve geri çekildiler. Daha olaylar soğumadan Mustafa Kemal düşmanlık beslemedi ve onların da artık evlatlarımız olduğunu söyledi. Çanakkale ve Türkiye Anzakları artık düşman değil dost olarak algıladır. Böyle bir olayın manifestosunda Türk ve Müslümanların adının yer alması tepki ile geçiştirilemez. Oralarda demek ki bir şeyler oluyor. Özellikle Çanakkaleliler olarak bu düşmanlığı asla kabul etmemiz mümkün değil. Çanakkale halkı adına şiddetle kınıyorum.”

“Çanakkale’de Ne Yaptığımız ve Ne Yapacağımız Belli”

“Çanakkale için şunu söyleyebiliriz: Çanakkale’de hemşehrilerimiz yerel seçime hazırlanıyor. Bu işin bir de genel siyaset boyutu var. Vatandaşlar televizyonları her açtıklarında başka konular var. İşsizlik var enflasyon var dolar düşmek bilmiyor insanlar enflasyondan dolayı iyice geçim sıkıntısına düştü. Bu yerele de yansıyacaktır ama biz bunun propagandasını yapmıyoruz. Biz siyasetimizi buradan götürmüyoruz. İnsanlar genel siyasetten de etkiliyor elbette. Bir de şunu yapmamaya çalışıyoruz: Belli seviyenin altına düşmüş tartışmalar var televizyonlarda. Çanakkale’ye bunu taşımıyoruz bizim Çanakkale’de ne yaptığımız ve ne yapacağımız belli.”

“Çanakkale’de İş Alanları Daraldı Herkes Bir Çıkış Arıyor”

“İş konusu büyük talep, söylemeye bile gerek yok. Çünkü gerçekten Çanakkale’de iş alanları daraldı herkes bir çıkış arıyor. Çanakkalenin üretim noktasında ciddi eksikler var üretim nokta b kaybettik. Kırsaldan Çanakkaleye göç var. İşsizlik birinci sırada bir de pahalılık var. Vatandaşın pahalılıktan şikayeti ve geçim sıkıntısı meselesi var. Artık insanlara yetmiyor ve gelecek endişesi var. Vatandaşın moralini bozmadan hareket edeceğiz. Esnafın da morali kötü kapanan dükkanlar var. Ziyaretlerde görüyoruz öğlene kadar siftah yapmayan var. Ekonomi bu defa yerel seçimleri de etkileyecek gibi duruyor.”

“Hedefimiz Sağlıklı Gıdaya ve Ucuz Gıdaya Ulaşmak”

“Hedefimiz sağlıklı gıdaya ve ucuz gıdaya ulaşmak. Aynı zamanda da kırsal ve yerel kalkınmayı bir arada yaratmak. Temel felsefe bu. Bu bizim icat ettiğimiz bir şey değil zaten birçok yerel yönetimde de var.  Ekibimizde uzman arkadaşlarımız da var. Hedef, hem üretimi arttırmak dolayısıyla kente göçü engellemek ve oradaki istihdamı sağlamak. Üretim ve tüketim kooperatifleri ile sadece meyve sebze değil, süt ürünleri ve Çanakkale’deki kadınların da ürettiği ürünlerin de pazarlanıp halka ulaşacağı mekanizmadan bahsediyoruz. Bu zaten kendi istihdamını yaratacak. İstihdamı yalnızca belediyeden maaş almak olarak düşünmeyin. Üreten ürettiğini satıp değerlendirebilen olarak da düşünün. Sağlıklı gıdaya ulaşmak çok önemli.”

“Güneşten Gelen Bir Para: 1 Buçuk Ayda 46 Bin TL ”

“Sadece yiyecek değil enerji kooperatifi de içinde. Rüzgar ve güneş enerjisiyle bir köyün gelirini de arttırmak gerekiyor. Güneş enerjisi sistemini de kurduk ve tecrübe edindik.
GES’i kuralı 1 buçuk ay olmuş ve 46 bin tl para kazandık. Bu noktada güzel bir kar elde etmişiz. Güneşten gelen bir para. Bunu bir köyde yaptığımızı düşünelim. Köyün geliri olacak. Üretimi çeşitlendirmemiz lazım. Köyde üretilen salça, bulgur, yufka gibi ürünlerin kopp ile satılması sağlamak Hatta kır turizmi yapmamız gerekiyor. Bunlar gibi geniş yelpazede istihdam ve üretimi sağlamak için önemi konularımız var.”

“Anketlerle Değil Projelerle İlgileniyorum”

“Seçim sürecinde adaylar kafa kafaya mı gidiyor açık ara mı onlarla ilgilenmiyorum açıkçası. Ben projeler üretiyorum. 4. Dönemim ve insanlar beni tanıyor. Eğitime olan bakış açımı Çanakkaleli çok iyi biliyor. Bugün bir kreş açtık. Bu konuda yatırımlarımız devam edecek.
Çocuklar beni sever. Çünkü ben onlara çocukça yaklaşıyorum. Kim önde gidiyor diye  takılırsak yapacağımız işi yapamayız. O yüzden ben projelerimi üretiyorum. Anket yaptırıyoruz tabi ama ben hiçbir zaman anket sonucu paylaşmam. Aday olmadan önce de yaptırmıştm. Anket yaptıracağım dedim ve sonra ön seçim şartım vardı. İkisi de gerçekleşti.
Esnafı geziyoruz. Odaları geziyoruz. Sokaklarda insanlarla karşılaşıyorum. Pozitif görünüyor. Projelerimi paylaşıyorum. Herkese dokunuyorum ve onların ilgisini projelerin çektiğini düşünüyor. Kadınlarımız evleri geziyor. O sonuçlara bakıyoruz. Şu an için Çanakkale’de bir aday olarak kendimi önde görüyoum. Tabi bir hedefimiz var. İyi Parti ile de ittifak da yaptık. Tüm bu doneler elimizde. Hissiyatımız da iyi yönde. ‘Güçlü hissediyordum şimdi daha güçlü hissediyorum’ demiştim. Hemşehrilerimin öncesinde partililerimin desteğini aldım. Onların gücünü arkamda hissediyorum.”

“Lütuf Değil, Hibe Değil Çanakkale Halkı Arıtmayı 30 Yıl Ödeyecek”

“Her ikisi konusunda da bakanlık ve genel müdürlükler ile ilgili yazışmalarımız var. 2018 yılının şubat ayında yeri teslim etmişiz. İçme Suyu Arıtma Tesisi’ni DSİ yapıyor ama biz bunun parasını ödeyeceğiz. Çanakkale halkı bunu 30 yıl ödeyecek. Teknik olarak onların yapması gerekiyor ve bu destek için teşekkür ediyoruz. İhaleyi de yaptılar, yer teslimini de yaptık. Daha sonra 2018 yılının 5. ayında DSİ’ye şunu demişiz: ‘Projesi olmuş bir alan var sadece tesisin bir tarafı yolun üstünde kalmış. Bunun yönünü çevirirseniz bu buraya sığıyor.’ demişiz. Sonrasında yine yazışmalar yapılmış. Tam başlarken başlayamamış. Bizden kaynaklanan eksiklikler yüzünden değil. 2019 yılı için ise cumhurbaşkanlığı yatırım programında yok. 2019 yılından sonraya kalanlar bölümünde cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Çanakkale İçme Suyu Arıtma Tesisi bulunuyor. Şu anda tesis var. İlerisi için bir an önce başlasın istiyoruz, teknik bir konu. Bu arada bir de kriz geldi. Arıtma tesisimizin teknolojisi de değişecek, maliye değişecek, su parası değişecek. Bunu biz talep etmişiz, lütuf ve hibe yok parasını biz ödeyeceğiz. Sayın cumhurbaşkanı ‘Şu kadar ödenek verdim’ derse başlar. Geldiğinde lütfeder derse, Sayın Bakan derse, Sayın Aday Ayhan Gider derse teşekkür ederiz. Teşekkür ederiz. Belediyeden beklenen hiçbir şey yoktur.”                                       

“Her Şey Tamam Islahın Yapılması Gerekir”

“2014 yılında yazışmışız. ‘Çanakkale boğaz çıkışından Bursa yoluna kadar İzmir devlet kara yolu arasındaki alanı, sağ kıyı tahkimatının taşkın koruma amaçlı dere ıslahını yapın’ demişiz. Biga’da olduğu gibi. Şu an yapılan temizleme çalışması. Derenin içindeki kumları temizleme çalışması. Çökeltme havuzları yapılacak ve yukarıdan aşağıya kum gelmeyecek. Hatta çıkışına 2 tane de mendirek söz konusu. Dalgalarla Sarıçay’ın içine giren kumları engelleyecek. Sarıçayı’mız berrak ve herhangi bir tortu içermeyen hale gelecek. Yazmaya devam etmişiz.2014’te programda olacak denmiş.  İstekleri üzerine harita ölçümlerini yapmışız. Tekrar yazıp sormuşuz. Ocak 2019’da; yatırım protokolüne teklif edilmesi için protokolü imzalayıp göndermişiz. Bu dere ıslahına yönelik. Devir sözleşmesi de yapılacak. 13 Mart 2019’da yollamışız. Şimdi her şey tamam. Dere ıslahının yapılması gerekir. Bu çalışma derenin temizlenmesi çalışmasıdır.”

“Feribot Projesi 10 Yıldır Var”

“Feribot projesi 10 yıldır var. Karacaören altında bir koy var. O alan için; Arabalı Vapur İskelesi, Yat Limanı ve Yatların Konaklayacağı ve Onarılacağı Alan’ı belirlemiştik.Yatlar burada tamir için kalırsa küçük sanayi esnafımız da yararlanacaktı. Uğraşıldı didinildi. İl Genel Meclisi o zaman için bunu yatırıma uygun görmedi.  Bu çok önemli bir projeydi hala daha geçerlidir. Köprü yapılsa bile bu trafik Çanakkale’nin içine girmeye devam edecektir.”


“Krizin Bir Biçimde Sonu Gelecektir”

“Yeşil Belediye Binası ve Cennet Otoparkı; her ikisi de krize yakalandı. Her ikisi de durma noktasına geldi. Çözülmesini bekliyoruz. Yeşil Belediye Binası’nda kaplamalar bitti. Oranın bir kaynak sorunu yok. İller bankası kredisi ile yapılıyor. Belediyeden kaynaklanan bir sorun yok ama şu oldu: müteahhitlerin verdiği siparişler dövize bağlı fiyatlarla alındığı için ikiye katlandığı malzeme alınmıyor. Her şey peşin para artık. Malların maliyetleri %100’e varan oranda yükseldi. Kimse vadeli mal alamıyor. Şu anda çalışmalar ağır ağır gidiyor. Hükümet kararname çıkardı, gecikme cezalarını ortadan kalkması için. Cennet Otopark da aynı orası kat karşılığı bir iş. Krize yakalandı. Hatta yeni açılan kreşimiz de belediye imkanları ile ucu ucuna bitti.  Bu krizin bir biçimde sonuna gelecektir. Bankalar kredi de vermiyor. Seçime kadar herkes tam siper yatıyor. Hala daha konkardotalar devam ediyor görüyoruz.”

“Eski Çanakkale Yayalaşacak. Elektrikli Bisikletler Geliyor” 

“Eski Çanakkale dediğimiz alanda ciddi anlamda açık otopark yaptık. Kapalı otopark bir tane iş merkezinde var. O bölgeyle ilgili çözümler de üretiyoruz. Cennet otopark var. Belediye İş Merkezi’nin yeni projesinde tüm alt kısmı otopark olacak. O bahsedilen eski Çanakkale yayalaşacak. Taragona şehri ile AB Projesi’ni beraber yürütüyoruz. Orada scoother var. Elektrikli, ayakla itilen var. Şimdi 3 tekerlekli ve aile bisikleti biz de koyuyoruz. Bir sonrası da elektrikli bisiklet. Hedef burada yayalaştırma. Toplu taşımayı iyileştirmemiz lazım. Herkes binebilir hale gelmeli. Bu konuda çalışmalarımız olacak. Ringler, ilave seferler, eski araçların değiştirilmesi yeni planlarımız arasında. İlave otoparklarımız da olacak. Katlı ve kapalı otopark dışında asansörlü br oto projemiz var. Yer kaybı olmadan çözüm için. Raylı sistemi yapabilmemiz için 250 bin nüfusa ihtiyaç var. Raylı sistem kurulabilir ama onun işletmesi de var. Yeterli insan taşımanız lazım yoksa batarsınız. Yurtdışında örnekleri var. Uzmanlara danıştık. Nüfusumuz 250 bini geçtiğinde 10 yıl içerisinde raylı sistem başlayabilir. Kepez, Güzelyalı var hatta imkan olsa da Troia’ya kadar götürebilsek. Gelecek için altyapısını hazırlamaya 60 metrelik yoldan başladık.”

“Üniversite İle Var Olan İlişkilerimizi Arttıracağız”

“Havuzun oradaki tesisin üst katını gençlere vereceğiz. Mevcut belediye binasından yeni binaya taşındığımızda bir bölümünü gençlere vereceğiz. Üniversite ile ciddi ilişkilerimiz var ama kamuoyuna yansımıyor. Bunu daha görünür kılacağız. Üniversite ile var olan ilişkilerimizi arttıracağız. Üniversitenin özellikle Güzel Sanatlar Alanı’nda bu kente daha katkılı olmalarını istiyoruz. Gençlerin buluştuğu etkinlikler yapabileceği mekanları onlara sunacağız.”

“Kamu Kaynaklarını İyi Kullanmamla Hatırlanmak İsterim”

“Kamu kaynaklarını iyi kullanmamla hatırlanmak isterim. ‘Çanakkale halkına ait olan kaynakları iyi kullandı’ densin isterim. ‘Yemedi yedirmedi, peşkeş çekmedi, yolsuzluk yapmadı alnının akıyla dönemini kapattı’ densin isterim. Tüm yatırımlar yapılabilir ama Ülkede son süreçlerde saydığım unsurlar geri plana itildi. Yandaşlara yer verildi, yeşil alanlar mahvedildi. Hatta özür dilendi. Cumhurbaşkanı özür diledi. İstanbul’u perişan ettiklerinden bahsediyor. Biz perişan etmedik Allah’a şükür. En azından böyle hatırlanırım. Çevreyi koruyoruz.”
 

Engellilerden Çocuklara, Kooperatiften Uydu Kentlere

“Sosyal kültürel eğitsel belediyecilik anlayışını önemsiyoruz. Pozitif ayrımcılık yaptığımız kesimlerin sorunlarına derman olmak zorundayız. Ulaşım, artıma herkesi ilgilendiriyor. Onları her belediye yapar. Bizim ilgili kesimlerin sorunlarına değinmemiz lazım. Projelerin başlıkları toplumdaki katmanlarla ilgili; çocuk, kadın, engelli, emekli… Toplumun bütün katmanlarını düşünen projelerimzi ortaya koyduk. Altyapı ile ilgili bütün sorunlarımızı neredeyse çözdük. Bu noktada toplum katmanlarının gelişimi ile ilgileniyoruz. Engelli vatandaşlarımız okuyor ve okul bitince hayat da bitiyor. O çocuğun kendi ayakları üstünde minimum da olsa durabilmesini öğretmemiz lazım. Anne babalarının onları bırakıp kendilerine de vakit ayırabilecekleri Elim Üstünde projemiz var. Çocuk Köyü projemiz var. Okul, kreş, park tamam ama çocuğun hayata hazırlanacağı bir alan lazım. Çocuklar burada hayata hazırlanacaklar. Kemoterapi, radyoterapi ve yoğun bakım çin dışarıdan gelen insanlar var. Hem aileye hem hastaya külfet. Hedefimiz onlara bir barınma alanı hazırlamak. İlçelerden her gün gidip gelmek kolay mı? Hastalık bir yandan yorgunluk bir yandan. Çanakkale’yi gelecek şimdiden planlamamız lazım. Bunu tek başımıza yapamayız. Bakanlıklar ve çevre belediyeler ile çalışmamız lazım. Bunu bitişik yapmamalıyız. Bitişerek büyümemeliyiz, tarım alanları tarım alanı olarak kalmalı. Tarımsal ve yerel kalkınmayı önemsiyoruz. Köyler de yerleşim alanı. Yakın civardaki köyleri niye planlayıp kent merkezi haline getirmeyelim? Uydu kentler olsun diyoruz. Çanakkale’nin değerini katlar.”

“5 Yılda 6 Seçim: Her Seçim Toplumu Gerdi Ve Toplumu Karşı Karşıya Geldi”

“Son 5 yılda şöyle bir durumla karşı karşıya kaldık. Daha önceki dönemlerde yerel ve merkezi yönetimlerle çok iyi diyaloglarımız vardı. Ben şu anda belediye başkanıyım beni hiçbir zaman CHP rozeti göremezsiniz. Burada biz de hizmetlerimizi yaparken herkese destek olacağız. Çanakkale’de eskiden bir harmoni vardı bir orkestral ses çıkıyordu. Çok güzel de işler çıkıyordu. 5 yılda tam 6 tane seçim geçirdik. 2 referandum 3 seçim geçirdik. Tekrar ediyorum 5 yılda 6 seçim geçirdik Her seçim toplumu gerdi ve toplumu karşı karşıya geldi. Birinin bir şey yapamaması üzerine odaklanıyoruz bu da toplumda kayıplara sebep ol. Bu seçimler v referandumlar toplum gerdi. Bu seçimlerden sonra yeniden eskiye dönülecektir. Yani koordineli kamu kurumları çalışması geri dönecektir Çünkü bu sürdürülemez. Bu da krizin bir parçasıdır. Kaynak israfı yapıyoruz. Son dönemde iktidar kendinden olmayan yerel yönetimlere daha farklı baktı. Çok şey oldu. Bunlar görüldü ki iyi sonuç vermiyor.”

“Devlet Düzeninde Böyle Bir Şey Olamaz”

“Sayın Bakan gelmiş geçen gün. Ayhan Bey seçilirse; yapacaklarını anlatmış. Böyle bir şey olamaz. Devlet düzeninde böyle bir şey olamaz. Ben seçilirsem ne olacak? Kentte ben tek başıma mı yaşıyorum? Burada AKP’liler de MHP’liler de yaşıyor. Çocuklar da yaşıyor, engelliler de yaşıyor. Hepimiz yaşıyoruz. Eğer bir devlet olanağı bu kentin yararınaysa kim olursa olsun bu hizmeti vermek zorundasınız.  Bu klasik yöntem tutmuyor. Tutmadığını hala öğrenemediler. 1968’den beri Çanakkale’yi Cumhuriyet Halk Partisi yönetiyor. İnsanlar oylarını arzu ettikleri yere verirler ve devlet bunu kabul edip kamu kaynaklarını eşit dağıtır. Bu kavramları artık unutmamız lazım. Bu seçimlerden sonra artık umudumuz var. Çünkü olmadığını gördüler. Tek başına hükümetin bir şey yapmasıyla değil topyekün fedakarlıkta bulunursak olacak.” 

“Fener Alayı’ndaki Gruplaşma Çocukça”

Şeref madalyamız statta takılıyordu bu yıl Cumhuriyet Meydanı’nda takılacak. Hep beraber orada olacağız. Akşam Fener Alayı’nı yapacağız. Asıl büyük konser de 19’unda Haluk Levent geliyor. Fener alayındaki gruplaşmaya yorum yapmak istemiyorum. Çocukça bir şey o. Fener Alayı’nın uzamasından korkuyorlar ama Çanakkale halkı uzatıyor. Statta olduğu gibi “Gelme” mi diyeceğiz?

yukarı çık