14 Kasım 2018, Çarşamba

Haberin Kalbi - Türkiye'nin En Güncel Haber Sitesi

HUKUKUN DÜDÜĞÜ

Hem Türk hem de Alman vatandaşı olan Deniz Yücel, 14 Şubat 2017'de gözaltına alınmış 27 Şubat'ta "terör örgütü propagandası yapmak" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçlarından tutuklanmıştı.

İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamede "Yücel'in PKK/KCK silahlı terör örgütü ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün propagandası suçunu zincirleme olarak işlediği ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunu işlediği" denerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Yücel hakkında 4 yıldan 18 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlanmıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Yücel'i "Alman ajanı" olarak nitelendirmişti.

Gel zaman git zaman bir şeyler oldu, izahı bence kabil olmayan bir şekilde Alman Die Welt gazetesi Türkiye muhabiri Deniz Yücel 16 Şubat 2018 tahliye edildi ve Yücel eşiyle birlikte özel bir uçakla Almanya'ya gitti.

Alman Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Deniz Yücel'in serbest bırakılması için Berlin'in "kirli bir anlaşma ya da herhangi başka bir düzenleme" yapmadığını söyledi.

Alman Hükümet Sözcüsü Yardımcısı Ulrike Demmer ise, Türkiye'de tutuklu bulunan "Die Welt" gazetesi muhabiri Deniz Yücel'in tahliye edilmesi konusunda herkesin çaba harcadığını söyledi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel de kararla ilgili "Deniz Yücel'in serbest bırakılmasından memnunum" dedi.

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, gazeteci Deniz Yücel’in tahliyesine ilişkin sürecin hızlandırılmasına desteğinden ötürü Türk hükümetine teşekkür etti. Gabriel, “Bugün hepimiz için güzel bir gün” dedi.

*

ABD vatandaşı olan ve North Carolina eyaletinde doğan 50 yaşındaki Brunson, 23 yıldır eşiyle birlikte Türkiye'de yaşıyordu. Brunson, Ekim 2016'da sınır dışı edilmek üzere gözaltına alındı ancak aralık ayında Fethullah Gülen Cemaati'ne üye olma suçlamasıyla tutuklandı.

Pastör Andrew Bruson hakkındaki iddianame tutuklanmasından yaklaşık 1,5 yıl sonra hazırlandı ve Mart 2018'de İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İddianamede, Brunson'a hem Fethullah Gülen Cemaati hem de PKK adına suç işlediği suçlaması yöneltildi.

‘FETÖ’ye ve ‘PKK’ya üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’ ve ‘casusluk yapmak’la suçlanan Amerikalı pastör, toplamda 35 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandı.

'FETÖ' ve PKK adına suç işlediği, casusluk yaptığı iddiasıyla yargılandığı davada, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verilip, ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı kaldırılan ABD'li din adamı Andrew Craig Brunson, serbest bırakıldıktan sonra ülkesine döndü.

ABD Başkanı Donald Trump, Andrew Brunson'ın serbest bırakılması kararı sonrası Twitter'dan şu mesajı paylaştı:

"Brunson için çok sıkı çalışıyoruz."

Trump, "Türkiye için de kolay bir durum değildi. Erdoğan’a bunu mümkün kıldığı için teşekkür ediyorum. Onun için de kolay değildi."

*

İki vakada da gördük ki ülkeler vatandaşlarını hangi amaçla savunup kurtarmaya çalıştıklarını belirtmeseler de kurtarmaya iştiraklerini, kurtarma sonucundan memnun kaldıklarını belirtip teşekkürlerini kamuoyuyla paylaştılar.

Her iki vakada da siyasi krizler birbirini izledi. Ardından kurtarma operasyonlarıyla ilgili ‘anlaşma’ senaryoları yazılıp söylendi. Kimi zaman başkentler arasında ipler kopacak gibi gerginlikler oluştu kimi zaman da yumuşamalar oldu. Öngörüler yapıldı. Kimisi yanıldı kimisi tutturdu, kimi aldandı kimi aldattı. Kimi kamuoyunu meşgul etme dedi kimi de dış güçlerin oyunu, şantaj, saldırı vs dedi.

Artısıyla eksisiyle kar ya da zararıyla demeden sonuçları itibariyle iki vakanın muhatabı da bir şekilde özgürlüklerine kavuştu.

İki vaka için de hukukun üstünlüğü diyenlerin olduğu gibi siyasi baskılar, yaptırımlar, tavizler diyenler de oldu. Birçok tartışma ve soru işaretlerini arkasında bırakarak iki insan özgürlüğüne kavuştu.

Deniz Yücel davasının -aradan geçen süre ve ülkenin yoğun gündemi ile- üzeri küllendi, ya da küllendirildi. Pastör/rahip davası sıcak olduğu için hala gündemde. Bir süre daha konuşulacak tartışılacak sanırım.

İki davada da hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı vurgusu yapılmasına rağmen kararlar kamuoyunu tam manasıyla ikna etmedi,  ya da bu şekilde olması istendi.

Şahsen ben de tam olarak ikna olmuş değilim zira Pastör Andrew Brunson'a ilişkin mahkemenin verdiği karara Twitter üzerinden yorum yapan AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, "Çok konuşuldu ama daha çok konuşulacak bir dava dosyası: Rahip Brunson'la ilgili dava dosyası.’’ Diyerek kapıları tamamen kapatmamış açık bırakarak ikna olmayanların fikrini yansıtmıştır.

Taraf siyasilerin açıklamaları da şüphe uyandırmaktadır.

*

Almanya ve ABD bu davalarda çalışmaktan bir hayli yoruldu ve sonuçlardan memnun kaldılar.

*

Dünya üzerinde vatandaşlarının arkasını arayıp bu şekilde sıkıntılarını çözen, mahkemelerden kurtaran kaç ülke vardır? Kaç ülke vatandaşlarını kurtarıp yetkililerince makamlarında ağırlama yapmıştır? Kurtarmayı kutlayıp teşekkür mesajı yayınlamıştır?

Tamam, hukuka saygımız vardır ama bu farklı bir durumdur.  Mesela ülkemiz böyle bir şey yapmış mıdır? Yoksa bu hal sadece güçlülerce daha zayıf gördükleri, gizli açık yaptırımlarla tehdit ettikleri, dişlerini geçirebileceklerini tahmin edip gözlerinden kestirdikleri, zayıf gördükleri ülkelere uyguladıkları bir durum mudur?

         Mahkemeler için adalet sistemleri için ne kadar övgü yapılırsa yapılsın ne kadar güzellemeler söylenirse söylensin, tarafsız, bağımsız adil yargı demekle hiçbir şekilde tarafsız, bağımsız ve adillik anlaşılmaz.

Uygulamalar, fiiller tarafsızlığı, bağımsızlığı adil oluşu gösterir. Fatih Sultan Mehmed’in yargılandığı mahkeme gibi…

*

Diyebilirsiniz ki geçenlerde Ebru Özkan vakası vardı ve daha önce de Mavi Marmara olayı olmuştu. Fakat o olaylar da karmakarışık. Mesela Ebru Özkan olayında İsrail'in önemli gazetelerinden Haaretz'e konuşan adı açıklanmak istemeyen bir İsrailli yetkili Trump'ın Özkan'ın serbest bırakılmasını istediğini doğruladı. Sputnuk'te yer alan habere göre yetkili "Başkan Trump'tan bu yönde bir istek geldiğini doğrulayabilirim" diye konuştu.

Buna mukabil Reuters'a ve AA'ya konuşan ve ismi verilmeyen "üst düzey bir Türk yetkili" ise iddiayı "tamamen asılsız" diyerek yalanladı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy’un Ebru Özkan’ın serbest bırakılmasına ilişkin basın organlarında yer alan bazı iddialar hakkındaki soruya cevabı ‘Rahip Brunson’ın serbest bırakılması karşılığında Ebru Özkan’ın İsrail’deki tutukluluk haline son verildiğine ilişkin iddialar kesinlikle asılsız ve gerçek dışıdır.’ Olmuştu.

Diğeri ise Mavi Marmara konusu. Bu konuda ise yani İsrail'le ilişkiler ve Mavi Marmara konusunda isim vermeden İHH'yı eleştiren en üst düzey yetkili, "Türkiye’den böyle bir insani yardımı götürmek için günün başbakanına mı sordunuz?" dedi.

Yani vatandaşların arkası aranmış mı aranmamış mı?

Bu tür kamuoyunu meşgul eden ya da meşgul ettirilen köpürtülmüş davaların arkasında, arka planda çok farklı gelişmeler olmakla birlikte çoğunluğun ruhu duymadan muhtelif çarklar, dolaplar döndürülmektedir ki işin bu tarafı da çok önemlidir.

Umarım ülkemizde ve dışarıda ülkemizle ilgili gizli saklı, arka plan senaryoları, fiilleri, iş ve işlemleri hayat bulmuyordur. 14.10.2018  

*

Bir söz: Hukukun düdüğünün ötmediği yerde hukuksuzluğun borusu öter. Ulaş Can CANDAN

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code
Yorum Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

BAYRAKLI
yukarı çık