14 Kasım 2018, Çarşamba

Haberin Kalbi - Türkiye'nin En Güncel Haber Sitesi

Cumhuriyet kimindir?

İnsanlığın ve bu toprakların gördüğü en büyük devrimcilerden biri olan Atatürk “cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” diyor….

Bugün cumhuriyetin ve kimsesizlerin ayrıştırıldığı bir sürecin içindeyiz. Bir büyük ideal olarak cumhuriyet, herkesin eşit ve özgür olarak yaşadığı bir ülke hayaliydi. Bir ülke, bir ülkü ve ülkü etrafında birleşmiş eşit yurttaşlar hayali henüz gerçekleşmemişse bu kimsesizlerin hala cumhuriyetin değerini, önemini ve anlamını yeterince özümseyememiş olmasındandır.

Peki neden Gazi, cumhuriyeti böyle tanımlamıştı? Bu sorunun cevabı geçmişten bugüne, bugünden geleceğe bu topraklar üzerinde yaşayanların kaderini çizen bir büyük tarihsel hakikattir. Zira bu topraklar nasıl kimsesiz bırakılmışsa bu topraklarda üzerinde yaşayanlar da öylesine kimsesiz, sahipsiz ve çaresizdi. Bundandır Gazi’nin insan ve toprağı harmanlayarak yeni bir ülke yaratması. Bundandır 72 millete aynı nazarla bakması. Bundandır her şeyini halkına bırakması, bundandır çocuklara, gençliğe ve kadınlara duyduğu güven…

Göçlerle, savaşlarla yersiz yurtsuz bırakılmış, ekmeği, aşı olmayanları bir araya getirip bir ulus oluşturmak sadece devrimci bir eylem değildir. Yeni bir ülke, yeni bir hayat, yeni bir dünya yaratmaktır. İşte Mustafa Kemal’in cumhuriyeti bunu başardı.

Mustafa Kemal şunu söyledi bütün halkına; nerden, nasıl ve ne şekilde gelirseniz gelin; hangi kimliğe, inanca mensup olursanız olun burası hepinizin vatanıdır ve bu vatan üstünde ancak cumhuriyet fikri ve ideali ile birlikte yaşayabilirsiniz. Bu çağrı, bu topraklar üzerinde yaşayan bütün kimsesizlere yapılmıştı.

Evet Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir; yani yakın-uzak coğrafyalardan göç etmişlerindir. Bu topraklardaki ezilenlerin, emekçilerin, çalışanların, her türü saldırıya maruz kalan kadınların, çocuklarındır. Hakkı yenilmiş herkesindir, hakkını arayanlarındır. Bağımsız bir ülke hayali kuran gençlerindir. Eşitlik ve özgürlük için mücadele edenlerindir.
Cumhuriyet çok büyük haksızlıklara uğramış, etnik, mezhepsel ve inanç olarak dışlanmışlarındır. Zira ancak yurttaşlık temelinde özgür bir ülke kurulabilir ve yaşanan bütün olumsuzluklara, trajedilere karşın Cumhuriyet hala yurttaşlık temelinde birlikteliğin en gerçekçi tasarımıdır. Cumhuriyet; tarikat, cemaat, şeyh ve hocaların esaretindeki insanların ışığıdır, umududur. Kutsal duygular sömürülmeden inanç ve ibadetin özgür biçimde yapılmasının garantisi laikliktir ve laiklik cumhuriyetin vazgeçilmezidir. Cumhuriyet hiçbir korku ve tedirginlik duymadan bu ülkenin sokaklarında el ele tutuşan sevgililerindir. Sokaklarında özgürce müzik yapanlarındır. Kimsenin bir başkasının hayatına müdahale etmemesi gerektiğini düşünenlerindir. Kılık kıyafetinden ötürü ötekileştirilmek istemeyenlerindir.

Cumhuriyet en çok köle gibi çalıştırılanlarındır. Sendikasız, sigortasız, güvencesiz olarak yokluğa mahkum edilenlerindir. Cumhuriyet atanması yapılmayan öğretmenin, doktorundur. Cumhuriyet partizanlık uğruna hakkı, hukuku yok sayılanındır. Cumhuriyet üniversiteden kovulan bilim insanlarınındır. Cumhuriyet bu ülkeyi çaresizce terk eden genç bilim insanlarınındır…

Cumhuriyet tarlasını ekemeyen köylünün; tütününü, fındığını, pamuğunu, zeytinini hak ettiği değere satmayan; emeğinin, ürününün karşılığını alamayanlarındır.

Cumhuriyet kıyıları, yaylaları, ormanları yağmalanan halkındır.

Cumhuriyet kentleri betona gömülen kentlerin asıl sahiplerinindir. Cumhuriyet, denize girmeyen, tatil yapmayan, yaşadığı evden, mahalleden, sokaktan, köyden, ilçeden, şehirden başka bir yer görmeyenlerindir…

Cumhuriyet, çocuklarını ısıtamadığı, giydiremediği için intihar eden anne babalarındır.
Cumhuriyet donarak şehit düşen askerlerin, halk çocuklarınındır.

İşte cumhuriyet bütün bunları haykırdığı için kanadı kırılan halk çocuklarınındır. Ömrü yağmalanan ve buna karşı çıkan; bu nedenle adı asiye çıkan gençlerindir.

Cumhuriyet bu topraklardaki binlerce yıllık özgürlük düşünü haykıranlarındır. İnsanlığın kaderini değiştiren bu büyük devrim; elbette bir büyük nehir olarak akmaya devam edecektir.

İşte bütün mesele cumhuriyetin kendine ait olduğunun bilincine varacak bütün bu kesimlerin ortaklaşmasıdır. Bu hem cumhuriyeti kimsesizlikten kurtaracak hem de cumhuriyeti kimsesizlerin kimsesi haline getirecektir.

Yani cumhuriyet, senin, benim, hepimizindir… Ama en çok da onun uğruna mücadele edenlerindir.

Yaşasın Cumhuriyet…

Yazarın Diğer Yazıları

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code
Yorum Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

BAYRAKLI
yukarı çık