19 Ocak 2019, Cumartesi

Haberin Kalbi - Türkiye'nin En Güncel Haber Sitesi

'Türkiye’nin görevi başka ülkelere bekçilik yapmak değildir'

'Türkiye’nin görevi başka ülkelere bekçilik yapmak değildir'

Türkiye’nin hibe ya da uçan saraya ihtiyacı olmadığını vurgulayan Çakırözer, “Bu halk, Türkiye Cumhuriyeti devletini temsil eden yöneticilerinin bineceği uçakları kendi vergileriyle, ulusal bütçesiyle alacak kudrete sahiptir. Türkiye'nin görevi Katar'ı veya bir başka ülkeyi korumak, bekçilik yapmak değildir, olmamalıdır. Bu temelde yürütülen bir dış politika olamaz” dedi.

CHP’li Çakırözer Türkiye ile Katar arasında imzalanan çifte vergilendirmeyi önlemeye yönelik anlaşmanın görüşmeleri sırasında söz alarak, hükümete Katar’dan hediye edilen VİP uçağın iade edilmesi çağrısında bulundu.

UÇAN SARAY YERİNE KKTC’Yİ TANISALAR DAHA İYİ BİR HEDİYE OLUR

Türkiye Cumhuriyeti'nin hibe ya da hediye de olsa bir uçan saraya ihtiyacı olmadığını vurgulayan Çakırözer, “Bu halk, Türkiye Cumhuriyeti devletini temsil eden yöneticilerinin bineceği uçakları kendi vergileriyle, ulusal bütçesiyle alacak kudrete sahiptir. Nitekim bu amaç için alınmış 12 uçaktan oluşan bir VIP uçak filomuz bulunmaktadır. İnanın, Türkiye'de ‘Aman, yedi yatak odalı uçak geri gitti." diye üzülecek kimse yoktur. "Uçağı geri verirsek Katar'la ilişkilerimiz ne olacak?’ diyenler çıkabilir. Katar’ın Türkiye'ye minnetini göstermek için uçan saray hibe etmesine gerek yok. Türk halkı içinse Katar'ın KKTC'yi tanıyarak dünyaya öncülük etmesini bu millet hiçbir zaman unutmaz. Katar eğer bu ayıplı anlaşmayı iptal ederse, KKTC'yi tanırsa işte Katar o zaman sadece bir lider için, sadece bir parti için, sadece AKP'yle ihvan kardeşliği için değil, tüm Türk milleti için gerçekten kara gün dostu olur” dedi.

SADECE BİR DÖNEMDE 8 ANLAŞMA YAPILDI

Sadece 26'ncı Dönemde Katar'la 8 anlaşma Komisyondan geçtiğini belirten Çakırözer, “Bunlardan bir bölümü Genel Kurulda da kabul edildi. Tabii ki biz, başta komşularımız ve bölge ülkeleri olmak üzere, tüm dünyayla iyi ilişkilerden yanayız ama Katar'la ilişkilerimizdeki ivmenin Suriye'deki iç savaş süreciyle paralellik gösteriyor olmasına dikkat çekmek isterim. Katar, Orta Doğu'da Müslüman Kardeşler örgütünün ve onunla ilintili tüm diğer örgütlerin en büyük destekçisi konumundadır. Mısır'da Müslüman Kardeşler'i, Filistin'de Amerika ve AB tarafından terör örgütü olarak tanımlanan Hamas'ı, Libya'da yine Müslüman Kardeşler'e yakın Libya Şafağı'nı desteklemekte. Katar'ın ihvan destekçiliğinde en büyük ortağı, partneri de Türkiye'deki iktidar. Bu ortaklık son yıllarda kendisini en fazla Suriye'de gösterdi. Suriye'de Esat rejimini ortadan kaldırarak yerine Müslüman Kardeşler'i getirmek için iki ülke seferber oldu; para, lojistik destek, insan gücü, silah, hepsi ama hepsi sağlandı, Suriye'de iç savaşa benzinle gidildi. Bedelini işte bugün ulusça hep birlikte ödüyoruz” diye konuştu.

‘KATAR’LA KARA GÜN DOSTUYUZ’ DEDİLER!

Cumhuriyet Halk Partisi olarak tarihi uyarılarda bulunurken, ülkeyi yönetenlerin ‘Katar’la kara gün dostuyuz’ şeklindeki açıklamalarını hatırlatan Çakırözer, “Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak tarihî uyarılarda bulunurken Katar Emiri minnetini göstermek için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ultra lüks bir VIP uçak hediye etti. Boeing 747 model bir Jumbo Jet. Söylendiğine göre 7 yatak odası, 2 özel salonu, toplantı odaları, bir küçük hastanesi var. Bu uçak satılıktı; donanımsız fiyatı 2,5 milyar lira, donanımlı fiyatı 4 milyar lira. Milletvekilimiz Gamze Taşcıer bunu belgeleriyle ortaya koydu. Aynı şirket sonradan "Uçak satıldı." açıklaması da yaptı ama Cumhurbaşkanlığı, ısrarla, satın alınmadığını söyledi.  Katar bize uçak hediye ederken Cumhurbaşkanı Erdoğan dedi ki: "Katar'la kara gün dostuyuz." Vefalı Katar'a gösterdiği güçlü destek ve dayanışma için şükranlarını sundu” dedi.

KIBRIS SORUNUNA KALICI ÇÖZÜM BULUNMADAN, OLDUBİTTİYLE DIŞ POLİTİKA OLMAZ

Çakırözer şöyle konuştu:

“Biz bu Meclis’te Mehmetçik'imizi göndererek Katar Emirinin güvenliğini sağlayan bir anlaşmayı alelacele geçirirken, Doğu Akdeniz'de stratejik bir anlaşma imzalandı. Amerikan petrol şirketi Exxon ile Katar devlet petrol şirketinin kurduğu ortaklık 5 Nisan 2017'de bir anlaşma imzaladı. Kiminle? Güney Kıbrıs Rum Yönetimiyle. Kıbrıs Adası'nın güneybatısındaki sözde 10 numaralı parselde doğal gaz arama ve sondaj hakkı için Rumlarla anlaştılar. Bu anlaşma sakıncalı bir anlaşmadır. Neden sakıncalı? Türkiye'nin Kıbrıs politikasının en temel parametrelerinden biri şudur: Kıbrıs Adası çevresindeki doğal gaz kaynakları sadece Rum tarafına değil, her iki tarafa da aittir. Kıbrıs sorununa kalıcı çözüm bulunmadan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin rızası olmadan buralarda oldubittilere izin verilemez. Evet, Türkiye'nin temel dış politikası budur.”

BÜYÜKELÇİMİZ BİLE YOKKEN, HAKLARINI NASIL KORUYACAĞIZ

Türkiye için son derece önemli bölge başkentlerinde büyükelçilik bulunmamasına da dikkat çeken Çakırözer, “Aslında bu Katar'la birlikte yürüttüğümüz ihvancı siyasetin bir bakıma sonucudur. Bakın, Kahire'de büyükelçimiz yok, Şam'da yok, Tel Aviv'de yok, Kudüs'te yok. Kudüs’te bir büyükelçimiz bile yokken nasıl savunacağız Filistinli mazlum halkın hakkını, hukukunu? Türkiye’nin Bir an önce, sağlıklı bir dış politika için, ulusal çıkarlarımızı koruyan bir dış politika için, bölge ülkelerinde, önemli başkentlerde büyükelçilerimizin olması, ulusal çıkarlarımızın, Türkiye'nin çıkarlarının korunması son derece önemlidir” dedi.

CHP İLK BÜYÜKELÇİLİĞİ AÇTI, SİZ GAZZE’YE GİDEMİYORSUNUZ

Türkiye ile Filistinliler arasında ilk resmî ilişkinin Bülent Ecevit tarafından atıldığını belirten Çakırözer, “FKÖ bürosunun Ankara'da resmen açılışı 5 Ekim 1979'da merhum Ecevit'in Başbakanlığı döneminde gerçekleşti. Türkiye, böylece, FKÖ'ye kucak açan ilk NATO üyesi oldu. Arafat Türkiye'ye ilk kez bu büronun açılışı için geldi. Kendisini Başbakanlıkta karşılayan merhum Ecevit şunları söyledi, aslında tüm halkımız için söyledi... Merhum Ecevit, aslında şu sözlerle Sayın Arafat'ı selamladı: "Türkiye, Filistin halkının kendi devletini kurma hakkı dâhil tüm meşru haklarını kazanma mücadelesini sonuna kadar destekleme kararlılığındadır." Ecevit bunları yaparken Amerika karşısında, İsrail karşısındaydı ama bir milim geri durmadı. Şimdi, siz, Kudüs'te büyükelçi bulunduramıyorsunuz, Gazze'ye gidemiyorsunuz. Ambargoyu kaldırabildiniz mi? Lafa gelince mangalda kül bırakmayanlar, İsrail'le iş birliğine gelince, maşallah, hiçbir azalma, eksilme yok. "Hani mazlum Filistinlilerin hakları?" diyoruz, "Gel, Mavi Marmara Anlaşması'nı iptal edelim." diyoruz, maalesef hiçbirini dinlemiyorsunuz” dedi.

BAYRAKLI
yukarı çık