Sezgin Tanrıkulu: Yaşam Hak, Tasarı Yetersiz; İnfazda Eşitlik, İnfazda Adalet!

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Türkiye'nin Günlük Koronavirüs Tablosunda 31 Mart 2020 tarihi itibariyle, Türkiye'de Koronavirüs sebebiyle 2 bin 704 yeni tanı konulduğu; toplam ölüm sayısının 214'e, vaka sayısının ise 13 bin 531'e yükseldiğine dair veriler yer almaktadır.

Sezgin Tanrıkulu: Yaşam Hak, Tasarı Yetersiz; İnfazda Eşitlik, İnfazda Adalet!

TBMM İnsak Hakları Komisyonu Başkan Vekili Tanrıkulu;

Salgın akabinde tüm yurttaşlara "Evde kal" çağrısı yapılırken, 300 bine yakın tutuklu ve hükümlünün cezaevlerinde bu salgın tehditi ile beklemesi; açıklanan af-infaz indirimi taslağının birçok eksiklik içermesi toplumda derin infial yaratmaktadır.

Tarsus'ta tutukluyken Covid19 Testinin pozitif olması nedeniyle Mardin'e nakledilen Mazıdağı Belediye Eş Başkanı Nalan Özaydın vakası Koronavirüsün cezaevlerine bulaştığının göstergesidir. Tutuklular bakımından masumiyet karinesi esas olup, yaşam hakkı görmezden gelinemez! Ancak AKP'nin Meclise getirmeye hazırlandığı tasarı yetersizdir.

Siyasi saiklerle içeride tutulan vatandaşları kapsayan yeni bir taslak hazırlanmalı ve değiştirilmelidir.

Haklarında bir mahkumiyet kararı olmayan gazeteci, hukukçu, siyasetçi, yurttaşlar bulunurken, hamile ve bebekli tutuklular da görmezden gelinmemelidir. Vatandaşların sağlığı gözetilerek muhtemel af ve infaz indirimi konusunda adil karar alınmalıdır.

Dünyada cezaevlerinden başlayarak alınan salgın önlemlerinin benzerlerinin Türkiye’de neden uygulanmadığı ise izaha muhtaçtır.

Haklarındaki iddialar bilinmeyen ve yıllardır tutuklu olup iddianameleri dahi yazılmayan insanların vebali AKP Hükümetlerinin omuzundadır!

Tarafımdan verilen yazılı soru önergesine 2017 yılında dönemin Adalet Bakanı tarafından verilen yanıtta, ilgili tarihlerde Türkiye’deki hapishanelerin kapasitesinin 5 bin 704 kişiyle aşıldığı bilgisi yer almış, ayrıca, son sekiz yılda (2008-2016) hapishanelerde hayatını kaybeden tutuklu ve hükümlü sayısının da toplam 2 bin 300 olduğunu açıklanmıştır. Yine yanıtta, 10 yılda keyfi muamele ve hak ihlali konusunda da 19 bin 368 şikayetin Adalet Bakanlığına ulaştığı belirtilirken; 12 Ekim 2016 itibarıyla ülke genelinde 189 bin 269 kişilik kapasiteye sahip 372 ceza infaz kurumunun fiilen hizmet verdiği, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklu sayısının 194 bin 973 olduğu ifade edilmiştir.

Bakanlık, UYAP'ın [Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi] uygulamaya geçtiği 2009 yılından itibaren istatistiklerin derlenme usulündeki farklılık nedeniyle 2009 yılı öncesi istatistiklerin sunulamadığını belirtirken, ceza infaz kurumlarında “eceliyle hayatını kaybeden hükümlü ve tutuklu sayısını, "2009 yılında 242, 2010 yılında 260, 2011 yılında 285, 2012 yılında 286, 2013 yılında 265, 2014 yılında 312, 2015 yılında 373, 7 Ekim 2016 itibarıyla 277" olmak üzere toplam 2 bin 300 kişi açıklamış, ölümlerin nasıl gerçekleştiğini ise açıklamamıştır.

8 yılda hapishanelerde toplam 2300 tutuklu ve hükümlünün hayatını kaybettiği göz önüne alındığında, cezaevlerinin güncel doluluk oranı ile salgın bağlamında yaşanacak ölümlerin önüne geçilmelidir!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER