18 Eylül 2018, Salı

Haberin Kalbi - Türkiye'nin En Güncel Haber Sitesi

İYİ PARTİ'Lİ AYDIN ADNAN SEZGİN:DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN KURUMSAL YAPISINI BOZMAYA YÖNELİK ADIMLAR, ÜLKEMİZİN ULUSAL ÇIKARLARINA DA ZARAR VERECEKTİR

İYİ PARTİ'Lİ AYDIN ADNAN SEZGİN:DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN KURUMSAL YAPISINI BOZMAYA YÖNELİK ADIMLAR, ÜLKEMİZİN ULUSAL ÇIKARLARINA DA ZARAR VERECEKTİR

Cumhurbaşkanlığı Hükümeti Sistemi’ne geçişin ardından yayınlanmış olan 2 ve 3 numaralı Cumhurbaşkanlığı kararnameleri kapsamında, Dışişleri Bakanlığı’nın yapısı ve işleyişine yönelik birtakım düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelere göre, herhangi bir kurumda 5 yıl memuriyet yapmış olan kişilerin Dışişleri Bakanlığı’nda genel müdür ve daire başkanı olarak atanması mümkün hale gelmekte, kurum içindeki yükselme kriterleri daha muğlak hale getirilerek liyakate dayalı terfi ilkesi tamamen ortadan kaldırılmaktadır.

 

Uzun bir tarihin taşıyıcısı olan Dışişleri Bakanlığı, Osmanlı İmparatorluğu’ndan ilham alan ve Cumhuriyet dönemindeki deneyimlerle zenginleşen bir diplomasi geleneğine sahiptir. Kendi tarihsel süreci içinde kazanmış olduğu deneyim ve birikim sayesinde Dışişleri Bakanlığı, dünya çapında büyük saygı duyulan güçlü bir diplomasi ekolünü temsil etmektedir ve bürokrasi sistemimizin yüz akı kurumlar arasındaki yerini almıştır.

 

Dünyanın önde gelen ülkelerinde ve diplomasi tarihi boyunca karşılaşılan diğer başarılı örneklerde olduğu gibi ülkemizde de diplomasi mesleği uzmanlık gerektiren bir meslektir ve “usta-çırak ilişkisi” son derece büyük önem taşımaktadır. Ayrıca diplomasi mesleğinin, özellikle müzakere teknikleri başta olmak üzere sanatsal bir boyutu da bulunmaktadır ve bu boyutun zenginleşerek güçlenmesi için ciddi bir tecrübeye ihtiyaç duyulmaktadır.

 

Bu özellikleri doğrultusunda diğer saygıdeğer memuriyetlerden ayrı mütalaa edildiği için, diplomasi geleneği olan ülkelerde dışişleri bakanlığı memuriyeti, özel bir eğitim ve kariyer sürecine bağlanmıştır. Bakanlık personeli için özel bir okul niteliği de taşıyan bu süreç, güçlü bir diplomasi geleneği ve başarılı bir dış politika için gereken önkoşullar arasındadır.

 

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş sürecinde Dışişleri Bakanlığı’nın yapı ve işleyişine ilişkin gerçekleştirilen düzenlemeler, diplomasi geleneğimizin tahrip edilmesi sonucunu ortaya çıkartarak Türkiye’nin ulusal gücünün parçası olan çok önemli bir sütuna da darbe vurmak anlamı taşımaktadır.

 

Dünyanın yakın tarihi de göstermektedir ki, siyasi rejimlerde yaşanan otoriterleşme süreçleri genellikle köklü geleneklere sahip olan kurumların da yıkılması ve içinin boşaltılması sonucunu doğurmaktadır. Devlet geleneğimizin hafızası olma özelliğini de taşıyan Dışişleri Bakanlığı’mızın teşkilat yapısında ve işleyişinde yapılan bu değişiklikler de maalesef böyle bir yıkma ve yok etme anlayışının uzantısıdır.

 

Türkiye için çok kritik bir alan olan diplomasi geleneğimizin bu tür düzenlemeler yoluyla tahrip edilmesinin, kurum kültürüne ve mesleğin saygınlığına olduğu kadar ulusal çıkarlarımıza da aykırı olduğunu düşünüyorum. Kaldı ki bu tahribat, ülkemizin dış ilişkiler alanında çok önemli sorun ve sınamalarla karşı karşıya olduğu bir dönemde gerçekleştirilmektedir. Dışişleri Bakanlığı ile ilgili yapılan düzenlemelerde bu hususların dikkate alınması ve tahribattan vazgeçilmesi konusunda, Yüce Meclis’i ve Cumhurbaşkanlığı makamını gereken hassasiyeti göstermeye davet ediyorum.

 

Aydın Adnan Sezgin

İYİ Parti Aydın Milletvekili

 

yukarı çık