21 Temmuz 2018, Cumartesi

Haberin Kalbi - Türkiye'nin En Güncel Haber Sitesi

CHP'Lİ YALÇINKAYA ÇED İPTAL DAVASI'NDA: SAĞLIKLI ÇEVREDE YAŞAMA HAKKININ ELİMİZDEN ALINMASINI İSTEMİYORUZ

CHP'Lİ YALÇINKAYA ÇED İPTAL DAVASI'NDA: SAĞLIKLI ÇEVREDE YAŞAMA HAKKININ ELİMİZDEN ALINMASINI İSTEMİYORUZ

Yalçınkaya mahkeme heyetine görüşlerini açıklarken, Bartın milletvekili olarak hazırladığı soru önergeleri ve bilgi edinme başvuruları ile Bartın’da kurulmak istenen termik santral sürecini başından bu yana çok yakından takip ettiğini belirtti.

CHP’li Yalçınkaya, firmanın termik santral projesi için yaptığı ÇED başvuru dosyalarının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2009, 2010, 2013 yıllarında 1/100 bin ölçekli Çevre Düzenleme Planı’na (ÇDP) aykırı olduğu gerekçesiyle iade edildiğini hatırlattı.

Yalçınkaya, firmanın ÇED başvurularının değerlendirilmesi sürecinde, yer seçimiyle ilgili olarak Çevre Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü ve Strateji Daire Başkanlığı’nın Çevre Düzeni Planı gereği Amasra dışında başka alternatif alanların bulunması karşı görüşünü firmaya bildirdiğini söyledi. Yalçınkaya, “Firmaya, Tarlaağzı ve Gömü alternatif alanlarının yer seçimi açısından uygun olmadığı, bu alanların ÇED Süreci dışına çıkartılması ve ana alternatif olarak düşünülmemesi gerektiği, ÇED çalışmasının Filyos Vadisi’nde belirtilen alanda kurulması gerektiği firmaya bildirilmiştir.

 

AMASRA KORUMA ALTINDADIR

Yalçınkaya, açıklamasında 1/100 binlik Zonguldak-Bartın-Karabük Çevre Düzeni Planı’nda Amasra’nın ve yakın çevresinin “doğal, tarihi ve kültürel özellikleriyle ekolojik yönden önemli bir bölge olması nedeniyle” koruma altına alındığını da hatırlattı. Planda Amasra’ya ilişkin olarak “Amasra kentinde doğal ve tarihsel/kültürel çevrenin korunması, kent kimliğinin geliştirilmesi, sağlıklı ve yaşanabilir bir turizm merkezi oluşturulması amacıyla bölgenin özelliklerine uygun, doğal çevreye, tarihi mirasa ve kültürel dokuya duyarlı ve koruyucu, bölge ekonomisine ve toplumsal yaşantıya katkıda bulunacak sürdürülebilir turizm politikasının geliştirilmesi gerekmektedir. Amasra kentini değil Amasra ilçesinin tümünü kapsayacak bir politika olacaktır” hükmünün yer aldığını vurguladı.

Yalçınkaya, aynı plan notlarında Amasra’daki mevcut kömür üretim tesisleri ile yeni kurulacak tesislerde kömür üretimine devam edilebileceği ve çıkan kömüre yönelik kurulacak enerji santralarının ise 1/100 binlik ÇDP’de gösterilen alanlara yapılabileceğini belirten hükümler olduğunu söyledi.

 

BU SÜREÇ USULSÜZ VE HUKUKSUZDUR

“Yani, aslında plan gereği ÇED sürecinin dahi başlatılmaması gerekirken, bu yapılmış ve firmanın ÇED raporu olumlu bulunmuştur” diyen Yalçınkaya, “Geldiğimiz noktada Çevre Bakanlığı ÇED olumlu kararını alarak, Amasra'ya kurulması istenen termik santralle ilgili daha önce vermiş olduğu kendi görüşleriyle ters düşmüştür” dedi.

Planın hükümlerine göre, termik santral kurulmak istenen alanın günü birlik turizm alanı, tarım alanı ve orman alanı olarak gösterildiğini anımsatan Yalçınkaya, vatandaşların plan hükümlerine harfiyen uyduğunu ve plan neyi emrediyorsa ona göre yaşamlarını sürdürdüklerini söyledi. Ancak termik santral kurmak isteyen firmaya gösterilen müsamahanın vatandaşa gösterilmediğini belirten Yalçınkaya,  açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Yani, vatandaş kendi kafasına göre ‘Ben şuraya evimi yapayım. Şuraya iş yerimi yapayım diyerek; plandaki günü birlik turizm alanına veya tarım alanına ya da orman alanına evini, iş yerini yapmak gibi bir düşünce içinde olmamıştır. Planın amir hükümlerine harfiyen uymuştur. Vatandaş, plana aykırı hiçbir davranış ve tutum içinde olmamıştır. Ama vatandaşın plana gösterdiği bu hassasiyet, bu firma tarafından gösterilmemiş, Bakanlık da planına aykırı hareket etmiştir. Termik santral kurmak isteyen şirket için plan değişikliği yapılarak, vatandaşa gösterilmeyen kolaylıklar bu firma için sağlanmıştır. Usulsüz ve hukuksuz bir şekilde plan ilkelerine aykırı olarak termik santralin önü açılmıştır. Bu nedenle, ÇED olumlu kararının iptal edilmesi gerekir”

 

HAKİMLER VİCDANLARININ SESİNİ DİNLEYECEKLERDİR

Yalçınkaya, açıklamasını şöyle tamamladı: “Bizler, anayasanın tüm vatandaşlara verdiği sağlıklı çevrede yaşama hakkının elimizden alınmasını istemiyoruz. Bizler, Allah’ın bize lütfettiği bu güzellikler içerisinde bugüne kadar sağlıklı bir şekilde yaşadık. Bundan sonra da bizim çocuklarımız ve torunlarımız bu güzellikler içinde sağlıklı bir çevrede yaşasın istiyoruz. O nedenle, mahkeme heyeti olarak sizlerin de vicdanlarınızın sesini dinleyerek en doğru kararı alacağına yürekten inanıyorum”

HABERE AİT RESİMLER

yukarı çık