26 Mart 2019, Salı

Haberin Kalbi - Türkiye'nin En Güncel Haber Sitesi

CHP'li Özel, Beka tartışmalarına Mustafa Kemal Atatürk'ün sözleriyle yanıt verdi

CHP'li Özel, Beka tartışmalarına Mustafa Kemal Atatürk'ün sözleriyle yanıt verdi

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Tele1’de katıldığı programda, “Beka sorunu var diyorlar. Bir cumhurbaşkanına mı inanacağız? Sonuncusu, ‘Benim adaylarım belediye başkanı seçilmezse beka sorunu var, yok olursunuz, mahvolursunuz’ diyor. İlk cumhurbaşkanı ne diyordu: ‘Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.’ Mustafa Kemal Atatürk’ün özgüvenine bakın, milletine, halkına, cumhuriyetine duyduğu güvene bakın, sonuncusunun korkaklığına bakın” ifadesini kullandı. Özel, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Maraş olaylarını anımsatan açıklaması için, “O utancı adeta haklı gösteren bir tehdit diline sarılıyor” yanıtını verdi.

HUZUR VE GÜVENİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL

CHP’li Özel, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, 8 Mart Kadınlar Günü’nde Taksim’deki yürüyüşe yönelik müdahalenin ardından başlayan tartışmaya ilişkin olarak, “Beni ürkütür bu olaylar. Siz Kahramanmaraş olayının nasıl çıktığını biliyor musunuz? Ben Kahramanmaraş olaylarının, Çorum olaylarının nasıl çıktığını iyi okudum. Türkiye'de en kötü mesele, esas itibarıyla bizi korkutacak mesele, bizim fay hatlarımız üzerinden meselelerin tetiklenmesidir” sözlerini Tele 1 Ana Haber Bülteni’ne telefon bağlantısıyla katılarak değerlendirdi. Özel, “İçişleri Bakanı, bir yerel seçimin huzur ve güven ortamında sağlanmasının, anayasa ve kanunlarca görev verildiği bakanlığı yönetiyor. Bu seçimlerde, seçimlerin güven ve huzur ortamı içinde yapılmasının önündeki en büyük engel bizatihi Soylu’nun kendisi olmuştur” dedi. Özel, şunları kaydetti:

MARAŞ UTANCINI HAKLI GÖSTERECEK DİLE SARILIYOR

“Allah hiçbir hükümeti bu kadar aciz bir hale düşürmesin. 17 yıldır icraat yapacaksınız, bunun sonunda bir yerel seçimde büyükşehirleri kaybettiğinizi gördüğünüz için, çöküşün hızlandığını gördüğü için tek çare olarak, din istismarı yapacaksınız, cennetten tapu vadedeceksiniz, yalana, iftiraya, bühtana sarılacaksınız. 8 Mart’ta kadınların üzerine gaz sıktılar, kadınlar bunu protesto ettiler. Ülkenin cumhurbaşkanı bu olaya ezan protestosu demeye tenezzül etti, ülkenin bir sözde muhalefet partisi, Milliyetçi Hareket Partisi’nin genel başkanı buna tenezzül etti, her türlü yalana utanmadan sıkılmadan sarılmasıyla meşhur Süleyman Soylu buna sarıldı. Öyle bir hatırlatma yapıyor ki, Maraş katliamını hatırlatıyor. Ezana bu saygısızlığı yaparsanız, Maraş olayları tekrarlanır diyerek, o utancı adeta haklı gösteren bir tehdit diline sarılıyor. Maraş’ta, Sivas’ta katledilenlerin başına ne geldiyse, onu getirmekle tehdit ediyor. Elbette hukuka başvuracağız, Soylu hakkında elbette suç duyurusunda bulunacağız ama bunu anaların yüreklerine, babaların vicdanlarına havale etmek lazım. Böyle bir süreçte, sabahleyin aynı silahın sağcıları, aynı silahın solcuları vurduğu süreçlerden geçti Türkiye. Alevilerin, Sünnilerin birbirine kırdırıldığı provokasyonları hatırlatan bir İçişleri Bakanı’nın gazabından, şerrinden Türkiye’nin korunması gerekiyor. Aman Süleyman Soylu’nun kışkırtmalarına karşı herkes uyanık olsun. Birileri istiyor diye, bir yerel seçimde sadece bunlar 3 belediye kaybetmesin, rant elde ettikleri İstanbul, Ankara belediyeleri ellerinden gitmesin, bu kirli belediyecilik anlayışı su yüzüne çıkmasın, hesap vermesinler diye Aleviyi, Sünniyi, Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkesi birbirine düşürmeye çalışanların şerrinden Türkiye’yi koru ya Rabbi!”

KORKU DİLİNE TESLİM OLMAYACAĞIZ

Özel, beka tartışmalarına ilişkin olarak da, “Türkiye’de iki tane dil var, şu anda. Bir tanesi Cumhuriyet Halk Partisi’nin ‘Martın sonu bahar’ diyen adaylarının dili, Cumhur ittifakının adaylarının dili, korkunun dili. Umut üretemiyorlar. Umut vaat edemedikleri için korkuyla oy almaya çalışıyorlar. Beka sorunu var diyorlar. Beka sorunu ne demek? Türkiye’nin yok olma tehlikesi var demek. Türkiye bunu hak ediyor mu? Bir cumhurbaşkanına mı inanacağız? Hangisine inanalım? Sonuncusu, ‘Benim adaylarım belediye başkanı seçilmezse beka sorunu var, yok olursunuz, mahvolursunuz’ diyor. İlk cumhurbaşkanı ne diyordu: ‘Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.’ Mustafa Kemal Atatürk’ün özgüvenine bakın, milletine, halkına, cumhuriyetine duyduğu güvene bakın, sonuncusunun korkaklığına bakın. Sonuncusu muhtar seçiminden, belediye seçiminden korkuyor. Atatürk, İnönü, silah arkadaşları istiklal ve istikbal diye kurşunun üzerine yürürlerdi, sonuncusu ve sonuncusunun yanındaki arkadaşları sivribiberden, patlıcandan korkuyorlar. Artık bu korku diline, vatandaşın teslim olacağı da prim vereceği de yok. Ne Tayyip Erdoğan’dan, ne Süleyman Soylu’dan, ne Devlet Bahçeli’den ne bunların yarattığı korku ikliminden korkuyoruz. Vatandaş, bu korku dilini kullananların kulağını çekecek, sarı kartını gösterecek” diye konuştu.

yukarı çık