23 Eylül 2018, Pazar

Haberin Kalbi - Türkiye'nin En Güncel Haber Sitesi

CHP’Lİ KADİM DURMAZ; YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM SORUNLARLA BAŞLIYOR

CHP’Lİ KADİM DURMAZ; YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM SORUNLARLA BAŞLIYOR

Kadim Durmaz açıklamasında, "2018-2019 eğitim -öğretim yılına 18 milyon öğrenci ve 1 milyonu aşkın eğitim emekçisi yıllardır biriken ve çözülmeyen sorunların gölgesinde başlıyor. Bu dönemin en çok dikkat çeken sorunlarının başında müfredat yetersizlikleri, sürekli değişen sınav sistemleri, karma eğitimi hedef alan girişimler ve MEB bütçesinde yapılan kısıtlamalar geliyor.

“Eğitimde tasarruf demek çocuklarımızın geleceğini karartmaktır”

AKP iktidarı saraylara uçaklara paralar akıtırken, MEB bütçesinde kısıtlamaya gidilmesinin tasarrufla bir ilgisi olamaz. Bu anlayış olsa olsa çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğini karartmaktır.

16 yıllık AKP iktidarının sonunda bugün geldiğimiz noktada tam anlamıyla bir eğitim enkazıyla karşı karşıyayız. Eğitim alanında sorun olmayan tek bir alan yok! Pir Sultan Abdal’ın dediği gibi “Bozuk düzende sağlam çark olmaz” AKP, Türkiye Cumhuriyeti’nin ayarlarını bozmuştur. Dolayısıyla yaratılan bu ucube tek adam düzeninde sağlam bir çark olması beklenemez.

Türkiye’de artık sürdürülemez bir eğitim sistemi söz konusudur.

Eğitimde köklü değişiklikler yapılmadan eğitim sorunlarımızın aşılması ve çağdaş, evrensel bir eğitim standardına ulaşılması mümkün değildir. Her konuda “tek adam” dayatmaları tüm hizmet alanları gibi eğitimi de felç etmiştir. 81 milyonu ilgilendiren eğitim politikasının tek adamın ruh haline terk edilmesi akılla izanla açıklanamaz. Bakanlar değişse de eğitim alanında en ufak iyileşmenin olmaması bu alanda da tek karar merciinin saray olmasından ileri gelmektedir. Saray sınav kalksın diye buyuruyor, bir anda sınav kalkıyor.

Saray öğretmen atamalarını mülakatla yapacağım diyor, atamalar yandaşlık esasına göre gerçekleşiyor. Geleceğimizi yok edecek eğitim modellerinden vazgeçmeliyiz. Bunu ülkemiz için yapmalıyız, 81 milyon için yapmalıyız.

Eğitim ideolojik ve Dinsel Hale Geldi

Son 15 yılda eğitim derin sorunlarla karşı karşıya kaldı. İktidar,  eğitimi siyasal hedefleri ekseninde şekillendirmeye çalıştıkça eğitimimiz kalitesizleşiyor, çağın gerisinde kalıyor, millilikten uzaklaşıyor.

Ülkemizde‘Dindar ve kindar nesil’ yetiştirme hedefine uygun olarak dini eğitimi yaygınlaştırılıyor. Laik eğitimle bağdaştırılamayacak şekilde belli bir dinin ihtiyaçlarına göre okullarda mabetler açılması, AİHM’nin zorunlu din dersleri ile ilgili kararına uyulmaması, din derslerinin zorunlu hale getirilmesi, ihtiyaç ve talep olmadığı halde okulların imam hatiplere dönüştürülmesi, okul tercihlerinde imam hatip seçmenin zorunlu hale getirilmesi ve son olarak karma eğitim anlayışını zafiyete uğratacak yönetmelik değişiklikleri eğitimdeki siyasallaşmanın en somut göstergeleridir.

 

 

 

Eğitim Lüks Haline Geldi

Okulların açılmasıyla birlikte öğrenci velilerinin bütçelerinde ciddi bir yük oluşmaktadır. Anayasal bir güvenceyle parasız olması gereken eğitim, özel okulların ve kolejlerin yaygınlaşmasıyla, devlet okullarının bilinçli olarak niteliksizleştirilmesiyle fiilen paralı hale gelmiştir. Eğitim sendikalarının yaptıkları objektif araştırmalara göre okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselere başlayacak öğrencilerin okula başlangıç maliyetleri önemli miktarda artmış, hane geliri ise yaşanan kriz ortamında ciddi oranda gerilemiştir. Bu durum eğitimi giderek seçkin bir ihtiyaç haline getirmektedir.

 

Çocuklarımız Tarikatlara ve Cemaatlere Emanet

4+4+4 düzenlemesi ile birlikte çok sayıda köy okulu kapatıldı. Taşımalı eğitim uygulamaları yaygınlaştı. 2013-2014 eğitim öğretim yılında toplam 23 bin 880 okul, 10 bin 551 merkez okula taşınırken taşınan ilkokul ve ortaokul öğrenci sayısı 825 bini aşmıştır. 2017-2018 eğitim öğretim yılında ise 43 binden fazla okul, 12 bin dolayında merkez okula taşınmaktadır. Taşınan öğrenci sayısı ise 810 bini aşmıştır.

Binbir çaba ve fedakârlıkla eğitimlerine devam etmeye çalışan çocuğumuz, devlete ait yurtlar yetersiz olduğu için cemaat ve tarikatların yurtlarına mahkûm edilmiştir. Tüm yaşanan olumsuzluklara rağmen, MEB gerçek ve tüzel kişilere ortaokul düzeyinde yurt açma izni vermeme inadından vazgeçmelidir. Bu durumun yaratacağı faciaların tek sorumlusu Milli Eğitim Bakanlığı ve dolayısıyla AKP hükümeti olacaktır.

Kriz, Eğitimi Vurdu!

AKP iktidarı, kışlık saraylara, uçan saraylara para akıtırken MEB bütçesinde kısıtlamaya gidiyor. Tasarruf tedbirleri bahanesiyle Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin, 2 milyar lirası kesildi. Salt bu durum bile, siyasi iktidarın eğitime verdiği önemin göstergesi olmaya yeter! Okullar yetersiz, öğretmen atamaları yapılmazken yeni bir öğretim yılı daha başlıyor. Ülkenin en temel sorunlarından biri olan eğitim alanında acil çözümlere gidilmelidir. Bu gelecek nesillere en önemli borcumuzdur.

Yeni öğretim yılı başında başta emektar öğretmenlerimize ve öğrencilerimize başarılar diliyor. Çocuklarının geleceği için emek veren velilerimizi selamlıyorum.

yukarı çık