CHP'li Torun'dan imar konusunu değerlendirmesi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, imar konusunda değerlendirmelerde bulundu.

CHP'li Torun'dan imar konusunu değerlendirmesi

Torun'un açıklaması:

Arkadaşlar gündemdeki bazı konuları değerlendirmek için bir aradayız.

Yerel seçimlerden bu yana AKP’liler belediyelerle ilgili sürekli değişiklik istekleriyle karşımıza çıkıyor. Bazen saraydan, bazen genel merkezden, bazen de bakanlardan geliyor bu değişiklik önerileri. Hayata geçmeyeceği aşikâr olan bu öneriler gündeme geldiği gibi kısa sürede gündemden kaybolup gidiyor.

Şimdi de AKP Grup Başkanvekili Sayın Mehmet Muş’un açıkladığı bir kanun teklifiyle karşı karşıyayız. Ancak bunun var olup olmadığını, boyutlarını, içeriğini bilmiyoruz.

Çünkü daha öncekiler gibi bu tasarıyla ilgili de somut hiçbir şey bize, hatta basına yansımış değil. Sadece sohbet var, demeç var ortada.

AKP yerel seçimlerde kaybettiği güce yeniden erişmek için sürekli benzer manevralar yapıyor.

  • Çünkü yerel seçimlerde halk AKP’ye ciddi bir ders verdi ve ülkeyi tek adamla yönetemeyeceğini söyledi.

AKP’nin 25 yıllık ezberi bozuldu. Yıllardır üzerine konduğu şehir rantını artık elinden kaçırdı. Cumhuriyet Halk Partili Belediye başkanlarının kamu yararına ve halkın hizmetine verdiği bu rantı tekrar ele geçirmek için her yola başvuruyor, her fırsatta kanun, hukuk, kural tanımadığını gösteriyor.

  • AKP için önemli olan tek şey, sarayın çıkarlarına hizmet etmek.  Elinden kaçırdığı Türkiye’nin en önemli belediyelerinde halkın seçtiği belediye başkanının halka hizmet etmesini engellemeye çalışıyor. Bunun gerek yasal düzenlemesini yapmak gerekse yasadışı uygulamasını hayata geçirmek için fırsat kolluyor. 
  • İçerikle ilgili söz söyleme hakkımız saklı kalmakla birlikte öncelikle şunu söyleyelim ki, basına yansıdığı kadarıyla Sayın Muş’un mantığı da seçilmiş iradeyi hiçe saymak, yerel demokrasiyi yok etmek ve saraya hizmet etmek üzerine kurulu. Sayın Muş özetle, “imar yetkilerinin çoğunu bakanlık yani merkezi idarede toplamak istiyoruz. Çünkü belediye rantlarını artık yandaşa dağıtamıyoruz” diyor.
  • Sayın Muş, imar yapma yetkisi veya imar değişikliği ile ilgili bir dizi olumlu düzenlemeler yapacaklarını söylüyor. Sanki muhalefet milletvekili gibi konuşuyor. Oysa zırt pırt imar değişikliği yapmayı, şahsa özel imar çıkarmayı, kentin siluetini bozan düzenlemeleri, doğayı, çevreyi ve şehri talan etmeyi, şehri parsel parsel birilerine peşkeş çekmeyi ülke bunlarda gördü. Bu ülke sizin zamanınızda sürekli imar değişiklikleri, kupon arazi yaratmakla tanıştı.  Türkiye’nin oturmuş tüm kurallarıyla oynamayı biz sizin döneminizde gördük.
  • 18 yıldır ülkeyi yöneten sensin, 25 yıldır önemli büyük şehirleri sen yönettin, her türlü ucube düzenlemeyi çıkaran sensin, şimdi çıkmış önceki yasalar ve uygulamalar kötü ben yenisini getireceğim diyorsun. Sana neden inanalım, neden iyi bir şey yapacağına güvenelim? Senin asıl amacın, elinden kaçırdığın belediyeleri, halkın senin elinden aldığı belediyeleri, bütün karar ve yetkiyi tekrar tek elde yani sarayda toplamak. Daha önce Gökçek yasaları yapmıştınız şimdi ne yasası yapıyorsunuz? Biz öncelikle gelin bu Gökçek yasalarından bir kurtulalım.
  • Son yerel seçimlerde halk bize yerel iktidar yetkisi verdi. AKP’ye de “ister ülke isterse şehir yönetiminde sen hiçbir konuda tek başına karar alamazsın, danışacaksın, müzakere edeceksin” dedi. Bize danışmadan, kapalı kapılar ardında hiçbir yasa değişikliği yapamazsın, halkın yararına olmayan hiçbir değişikliği kabul etmeyiz. Bu değişiklik istediği ister saraydan, ister Mehmet Muş’tan isterse bakandan gelsin bizim tavrımız budur.
  • Biz muhatap arıyoruz. Tüm iyi niyetimizi gösterdik. Sarayda belediye başkanlarımız toplansın dediler gittik.  Belediye başkanları düzenli toplansın, bunun için komisyon oluşsun dediler, tamam dedik, üyeler verdik. Sonuç ne oldu? Kamuoyu Saray toplantısında sadece bir WhatsApp grubu kuruldu ve başkanlar birbirlerine “hayırlı olsun” diledi diye biliyor ya, o bile olmamış. Grupta hiç yazışma bile olmamış. 
  • Biz ülkenin acilen bir yerel yönetimler reformuna ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz ve geniş tabanlı bir çalışmada AKP ile birlikte çalışmaya hazırız. Ancak oldubittiyle yapılmaya çalışılan hiçbir düzenlemeye izin vermeyiz. İktidarı, kararı, yetkiyi tek elde tek merkezde toplayan hiçbir yasaya evet demeyiz. 
  • Çevreye ve insana duyarlı, yaşanabilir kentler kurmak için biz sorumluluktan kaçmıyoruz. Halkın kendi kaderini belirlediği ve kendi kendini yönettiği sistemi güçlendirmeye çalışıyoruz. Çılgın projeler yerine yoksulluğu bitirin, ulaşımı sağlayın, kentlere nefes aldırın, yeşil alanları koruyun.
  • Tekrar söylemek istiyorum: Biz gerçekçi ve kent insanına saygılı tüm yasal düzenlemelere ve uygulamalara destek veririz ancak talan ve yağma düzeninin de karşısındayız. 

BELEDİYE BAŞKANLARININ PARTİ DEĞİŞTİRMESİ

  • Bir başka konu da belediye başkanlarının parti değiştirmesi ve AKP’ye geçen 5 belediye başkanı ile ilgili.
  • Biliyorsunuz dün Meclis grup toplantısının ardından farklı partilerden seçilen 5 belediye başkanı AKP’ye geçti. Belediye Başkanlarının rozetlerini Erdoğan taktı. Geçen hafta diğer grup başkanvekili Bülent Turan, “100 başkan bize geçecek” demişti.
  • Belediye başkanının borç batağı içinde kıvrandırır, hizmet veremez hale getirir, sigorta borcuna dahi haciz getirirsen çeşitli baskı ve pazarlıklarla elbette belediye başkanını kendi partisinden koparıp iktidar partisine geçirebilirsin.
  • Halkın seçtiği 100 belediye başkanını sıkıştırarak, şantajla, cebren ve hile ile partisinden koparıp iktidar partisine gelmek zorunda bırakmak övünülecek bir hedef değil demokrasi adına utanç verici bir lekedir. Halk belediye başkanını hangi partiden seçmişse, halkın kararına ve milli iradeye saygı duyacaksın.
  • Belediye başkanına baskı yaparken başkanı değil halkı cezalandırıyorsunuz. Başkan ne yapsın, hizmet için parti değiştiriyor. Ama bu demokrasi içinde değerlendirilecek bir durum değildir, açıkça demokrasi adına rezalet bir durumdur. Sarayı partizanlıktan vazgeçip milli iradeye saygılı olmaya davet ediyorum.  Sarayın emriyle halkın hür iradesiyle seçilmiş başkanlar üzerinde transfer borsası kurulduğunu biliyoruz. Daha önce FETÖ borsası kurmuşlardı, şimdi de herhalde belediye başkanları borsası kurdular. Bu öncelikle belediye başkanının değil, iktidarın ayıbıdır, iktidar adına utanç verici bir uygulamadır. Her şeye rağmen bizden kimsenin bu borsa işine bulaşacağına inanmıyorum.
  • Halkın iradesi iktidarın değişmesi yönündedir. Oysa iktidar oyunu alamadığı halktan belediye başkanını koparmaya çalışıyor. Saray oyla alamadığı belediyeleri, kayyum atayarak ve maddi ve manevi baskı kurarak almaya çalışıyor. Bunlar halkın seçtiği belediye başkanlarını ağlatarak, korkutarak, sindirerek değiştirmeyi de iyi bilir. Madem belediye başkanlarına daha doğrusu halkın iradesine, seçmen kararına saygılı değilsiniz, bırakalım seçimleri, siz yukarıdan müdür gibi belediye başkanı atayın. Asıl derdiniz de bu zaten. Tüm yasal düzenleme çabanız buna yönelik. Ancak buna asla izin vermeyeceğiz.

ÇİĞLİ BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISINA SALDIRI

  • Son olarak 11 Ocak'ta saldırıya uğrayan Çiğli Belediye Başkan Yardımcımız Ali Rıza Koçer'e geçmiş olsun diyorum. Koçer’e sıkılan kurşunlar demokrasiye, halka ve seçme seçilme özgürlüğüne sıkılmış kurşunlardır. Çiğli halkına ve belediye başkanımız da buradan tekrar geçmiş olsun diyorum.

Güncelleme Tarihi: 15 Ocak 2020, 13:25
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER