CHP'Lİ İLHAN: “YAPISAL DEĞİŞİKLİĞE GİDİLEREK STK’LARI DAHA ÇOK TAHAKKÜM ALTINA ALMAK AMAÇLANMAKTADIR!”

CHP Kırşehir Milletvekili Metin İLHAN, son süreçte, salgınla mücadele ve olumsuz ekonomik gidişat durumlarını bir kenara bırakmış olan krizi fırsata çevirmek isteyen bir iktidarla karşı karşıya olunduğunu belirtti.

CHP'Lİ İLHAN: “YAPISAL DEĞİŞİKLİĞE GİDİLEREK STK’LARI DAHA ÇOK TAHAKKÜM ALTINA ALMAK AMAÇLANMAKTADIR!”

İLHAN yapmış olduğu açıklamalarda, iktidarın özellikle son dönemde Türkiye’yi öncelikli olarak ilgilendiren ve ivedilik gerektiren bir çok meseleyi rafa kaldırıp çok önemliymiş, gerekliymiş gibi hiç olmadık konulara yöneldiğini ve demokrasiden uzak bir yaklaşımla hareket ettiğini dile getirdi.

İLHAN: “YAPISAL DEĞİŞİKLİĞE GİDİLEREK STK’LARI DAHA ÇOK TAHAKKÜM ALTINA ALMAK AMAÇLANMAKTADIR!”

CHP Milletvekili İLHAN iktidarın, son zamanlarda demokratik ve sosyal toplum olmanın olmazsa olmazı olan barolar ve meslek odaları gibi sivil toplum örgütlerinin yapısını değiştirmek istediğini ve Hükümet'in (siyaset kurumunun) müdahalesini kolaylaştırmak için amansızca bir çaba sarf ettiğini belirterek toplumun demokrasi çıtasını yükseltmede önemli işlevleri olan sendika, dernek, vakıf, birlik gibi modern demokrasilerin yapı taşlarının bağımsızlıklarını ellerinden almanın, onları kısıtlamanın veya türlü oyunlarla iktidarın onlar üzerindeki müdahalesini kolaylaştırmak istemenin Türk demokrasisine büyük zarar vereceğini dolayısıyla bu durumun yalnızca sivil toplum kuruluşlarını tahakküm altına almaktan başka bir amaç içermediğini sözlerine ekledi.

TÜM BU OLANLAR KRİZ DURUMLARINI FIRSATA ÇEVİRME POLİTİKASINDAN İBARET BİR ANLAYIŞI İÇERMEKTEDİR...

İLHAN, “bu durum, insanlar can derdindeyken virüsle mücadele ederken iktidarın temel yönetim politikası olan ‘krizi fırsata çevirmenin’ başka bir örneği olarak karşımıza çıkmaktadır. Döviz işlemlerinden alınan kambiyo vergisinin 5 kat artırılarak binde ikiden %1'e bayram hediyesiymiş gibi yükseltilmesi de bunun son zamanlardaki bir diğer örneğini teşkil etmektedir” şeklinde açıklamalarını sürdürdü.

İŞ BANKASI HİSSELERİNİN HAZİNEYE DEVREDİLMEK İSTENMESİ, MANTIKİ VE HUKUKİ AÇIDAN AÇIKLANABİLECEK BİR DURUM DEĞİLDİR!

Son günlerde sıkça gündemde yer alan başka bir hadiseye de değinen İLHAN, CHP için maneviyattan öte başka bir anlamı olmayan Atatürk'ün CHP’ye mirası olan İş Bankası hisselerinin hazineye devrinin istenmesi olayının da yine içinden geçtiğimiz süreçte, anlam verilemeyen bir şekilde üstüne gidilen son derece talihsiz bir gelişme olduğunu ifade ederek açıklamalarına şunları kaydetti: “Hükümet'in ısrarla bunun ardına düşmesinin ne mantıklı ne de Hukuki olarak açıklanabilir bir yanı bulunmamaktadır. Konunun daha iyi anlaşılması adına bankanın kuruluşu, Atatürk'ün bu konudaki vasiyeti, bankanın yapısına ve işleyişine bakmak gerekmektedir. İş Bankası, mili mücadele yıllarında Hintli müslümanlar tarafından bağımsızlık mücadelemize yardım amaçlı, Gaziye gönderilmiş olan yaklaşık 700 bin liranın mücadele sonrası kalan bölümü ile ve bizzat Atatürk’ün talimatı ile kurulmuştur. İş Bankası’nın kuruluş yıllarında ekonomiye ve bankacılık sektörüne büyük katkıları olmuştur. Atatürk, el yazısıyla hazırladığı vasiyetinde kendisine ait hisseleri, temettü gelirlerinin Türk Tarih Kurumu’na ve Türk Dil Kurumu’na verilmesi koşulu ile CHP'ye bırakmıştır. Medeni hukuka göre vasiyet kişiye ait bir karardır, mülkiyet ve buna dayalı miras hakkının korunmasının Anayasanın güvencesi altında olduğu unutulmamalıdır. Bu hisselerin hazineye devri ile ilgili ilk girişim bu değildir. Daha önce 1953 yılında Demokrat Parti ve 1980 darbesinden sonra cunta yönetimi, hisseleri hazineye devretmeye çalışmış ancak Anayasa Mahkemesi engeliyle karşılaşmışlardır.”

CHP, İŞ BANKASI HİSSELERİNDEN KESİNLİKLE KAR ELDE ETMEMEKTEDİR...

Ayrıca CHP’nin İş Bankası hisselerinden kati suretle kar elde etmediğini de dile getiren İLHAN, açıklamalarına şöyle devam etti: “Şu açıklıkla bilinmelidir ki CHP İş Bankası’ndaki hisselerinden hiçbir şekilde kar veya gelir elde etmemektedir. Sadece Atatürk’ün vasiyetini uygulamak amaçlı 11 kişilik yönetime 4 üye vermektedir. Kısacası Atatürk’ün vasiyetnamesi ile mal varlığını bıraktığı Cumhuriyet Halk Partisi bir vasiyet alacaklısı değil, sadece atanmış mirasçı konumunda olup, vasiyetnamede öngörülen şartların yerine getirilmesi ile yükümlü kılınmıştır. Yeri gelmişken İş Bankası ile ilgili önemli bir hususu da belirtmekte fayda olduğunu düşünüyorum. İş Bankası’nı diğer bankalardan ayıran en önemli özellik, Bankanın özel sermaye ile değil, kolektif sermayeyle yönetilen dünyadaki nadir bankalardan biri olması ve bu çerçevede köklü bir kurumsal yapıya ve çalışma kültürüne sahip olmasıdır. Yani, 24 bin civarında çalışanı bulunan İş Bankası’nın aynı zamanda tüm çalışanlarının patron konumunda olduğu bir yapısı bulunmaktadır.”

İLHAN: “İŞ BANKASI, ULUSLARARASI ALANDA BANKACILIK SEKTÖRÜNE AİT YAYINLARDA BAŞARILARIYLA ÜST SIRALARDA YER ALARAK TÜRKİYE’Yİ TEMSİLEN ÖRNEK BİR BANKA OLMUŞTUR.”

Diğer taraftan İLHAN, İş Bankası’nın uluslararası alanda da Türkiye’yi temsilen çok başarılı bir örnek olarak karşımıza çıktığını ve bankacılık sektörünün önde gelen; The Banker, Forbes ve Banking 500 gibi uluslararası yayınları arasında hep üst sıralarda yer alarak ülkemizi gururla temsil ettiğini de ekledi.

İKTİDARIN, TÜRKİYE’Yİ İLGİLENDİREN ASIL VE ÖNCELİKLİ MESELELERLE ALAKADAR OLMASI GEREKİR.

Son olarak, İş Bankası gibi gerek ülke içinde gerekse de uluslararası alanda çok itibarlı ve güçlü bir bankanın Anayasaya ve Hukuka aykırı olarak yıpratılmak istenmesinin hem Bankaya hem de ülke ekonomisine büyük zararı dokunacağının bilinmesi gerektiğini ifade eden İLHAN, bu sebeple iktidarın bir an önce bu işten vazgeçmesi gerektiği ve en başta koronavirüs tehlikesi ve ekonomik krizle mücadele konularında daha gerçekçi adımlar atmasının elzem göründüğü vurgusunu yaparak iktidarın Türkiye’yi ilgilendiren asıl ve öncelikli meselelerle alakadar olmasının büyük bir önem taşıdığının altını çizdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER