CHP'li Hakverdi: Diyarbakır’daki Çocuklarımız İşlediği Vahşi Cinayetlerle Gündeme Gelen Hizbullah’a mı Emanet?

Hakverdi, bugün basında yer alan Hizbullah’ın legal uzantıları ile iştirakli ve daha önce Hzibullah üyeliğinden yargılanmış öğretmenlerin, “örgüt imamı” olarak Diyarbakır’daki okullarda ve sendikalarda kadrolaştığı ve örgüt adına faaliyet yürüttüğü iddialarını yazılı bir soru önergesi ile Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a sordu.

CHP'li Hakverdi: Diyarbakır’daki Çocuklarımız İşlediği Vahşi Cinayetlerle Gündeme Gelen Hizbullah’a mı Emanet?

Hizbullah örgütü, kamuoyunda satır ve domuz bağı ile işlediği vahşi cinayetlerle ve yaptıkları suikastlarla biliniyor. Hizbullah örgütünün legal siyasi uzantısı olarak faaliyet yürüten yapılara üye öğretmenlerin, Diyarbakır’daki okullarda kadrolaştığı bugün gazeteci İsmail Saymaz tarafından köşesinde gündeme taşındı. Daha önce de Hizbullah üyeliğinden hüküm giymiş ve cinse taciz suçlaması ile yargılanırken suçunu itiraf eden öğretmenin, Diyarbakır’da mesleğe devam ettiği gündeme gelmişti. Bu örgütle iştiakli kişilerin 20’den fazla okulda idareci ve öğretmen olarak kadrolaştığı iddiası mutlaka açıklığa kavuşturulmalıdır.

Hileli İhalelerle Kantin İşletmelerini Alıyor, Okul Aile Birlikleri Üzerinden de Veli Ve Öğrenciler Arasında Örgütleniyorlar!

Kantin ihalelerine müdahale edilerek 200’e yakın okul kantininin işletmesinin alındığı ve kantin kiralarının ise onda bir oranda olduğu basında gündeme geldi. Bu yapının öğrenciler ve veliler arasında örgütlenmesini ise okul aile birliği kanalları ile yaptığı iddialar arasında.

Bakan’a “yemin” hatırlatması!

Hakverdi yaptığı açıklamada, “Bu iddiaların açıklığa kavuşturulması ve bir an evvel önlem alınması ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği açısından çok büyük önem arz etmektedir. Sayın Selçuk göreve geldiği gün ettiği yemini unutmamalı gereğini yerine getirmelidir. Atatürk’ün bize emanet ettiği çocuklarımız cemaat ve tarikatlerin eline değil çağdaşlığı, bilimselliği ve laikliği rehber edinmiş öğretmenlerimize emanet edilmelidir. ” dedi.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 13.11.2020

Ali Haydar HAKVERDİ

CHP Ankara Milletvekili

Bir ülkenin gelişmesinin ve insanlarının refaha ulaşmasının ilk şartı iyi ve kaliteli bir milli eğitimden geçmektedir. Bu yüzdendir ki ülkemizde en fazla üzerine titrediğimiz ve özen gösterdiğimiz kurumların başında da Milli Eğitim Bakanlığı gelmektedir. Bu kurumun üstlendiği görev zor olmakla birlikte bir o kadar da titizlik ve dikkat ister. Ülkemizin gelecek nesillerini yetiştirmekle görevli bu önemli bakanlık özensiz ve liyakatsiz ellerde heba edilecek ve siyasal menfaatler uğruna feda edilecek bir kurum değildir.

Bakanlık görevine geldiğiniz gün ettiğiniz yemin;

"Milletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine and içerim." dir.

Bugün medyada yer alan ve Türkiye’de bir Kürt-İslam devleti kurmayı amaçlayan ‘Hizbullah’ın Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü’nde kadrolaşması haberi vahim ve endişe vericidir. Ne Milli Eğitim’in temel ilkeleriyle ne de ettiğiniz yeminle bağdaşmayan bu kadrolaşma iddialarının bir an evvel açığa kavuşturulması gerekmektedir. 15 Temmuz’da ülkece yaşadığımız büyük sıkıntılar hala devam ederken bunlardan ders alınmayıp yeni cemaatlere devlette alan açılması kabul edilemez. Bu iddiaların açıklığa kavuşturulması ve bir an evvel önlem alınması ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği açısından çok büyük önem arz etmektedir.

Bu çerçevede;

Hizbullah örgütünün legal yapıları veya siyasal uzantılarıyla iştirakli öğretmenlerin Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü içerisinde kadrolaştıkları doğru mudur? Bu konuya dair bakanlığınızca başlatılmış bir soruşturma var mıdır?

Hizbullah örgütlenmesinden sorumlu imamların Diyarbakır’da bulunan imam hatip liselerinde öğretmen olarak faaliyet yürüttükleri doğru mudur? Bu imamların Eğitim-Bir-Sen şube yönetiminde de görev aldıkları iddiası doğru mudur?

Diyarbakır’da 20’den fazla İmam Hatip Lisesinde Hizbullah örgütünün legal yapılanmalarıyla iştirakli müdür ve müdür yardımcılarının olduğu bunlardan bazılarının daha önce Hizbullah’tan tutuklandığı iddiaları doğru mudur?

Bağlar’daki bir müdürün 5.5 yıl, aynı okulda görevli öğretmenin iki cinayetten dolayı 12 yıl hapis yattığı iddiası doğru mudur?

Hizbullah’ın legal uzantılarıyla iştirakli kişilerin Diyarbakır’daki 200’e yakın okulun kantinini işlettiği ve bu kantin ihalelerine müdahale edildiği ve kiraların 10’da bir oranında ödendiği iddiaları doğru mudur? Bu konuda bakanlığınızca bir soruşturma başlatılmış mıdır?

Sadece Diyarbakır değil yurt genelinde yasadışı dışı örgütlerle iştirakli olduğu, okullarda bu örgütler adına faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle hakkında soruşturma açtığınız idareci ya da öğretmen var mıdır? Varsa kaç kişidir?

Bu vahim iddialar karşısında ülkemiz ve çocuklarımızın geleceğini güvence altına almak ve yeni 15 Temmuz’lar yaşamamak adına İçişleri Bakanlığı ile birlikte koordineli bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?

Güncelleme Tarihi: 13 Kasım 2020, 13:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER