CHP'li Faik Öztrak: Kimse OHAL'i Aklından Geçirmesin!

CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, basın toplantısı gerçekleştirdi.

CHP'li Faik Öztrak: Kimse OHAL'i Aklından Geçirmesin!

Öztrak, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın 'Herkes kendi OHAL'ini ilan etsin' sözleriyle ilgili "Sağlık Bakanı "büyük bir kozumuz var" diyerek milletimizi bir parça tebessüm ettirdi. Mücadale stratejimizi gözden geçirmemiz gerektiği çok açık. Herkes kendini OHAL'ini ilan etsin diyerek milletimizi yeni bir OHAL'e hazırlamaya kimse kalkmasın. Millet can derdindeyken kimse kasaplığa soyunmasın. Yeni bir OHAL'i kimse aklından geçirmesin" ifadelerini kullandı.

Öztrak'ın konuşmasından satır başları;

BU MUSİBETİ BİRLİK İÇİNDE AŞACAĞIZ

En başta fedakârca görev yapan sağlık çalışanlarımıza, evlere servis yapan kuryelerimize, market çalışanlarımıza, apartman görevlilerimize, PTT görevlilerine, sokaklarımızı temiz tutan, çöplerimizi toplayan emekçilerimize, iş yükü artan tüm güvenlik mensuplarımıza, yaşlılarımızın ihtiyaçlarına koşan gençlerimize ve bu mücadeledeki binlerce isimsiz kahramanımıza teşekkür borçluyuz. Bizim için koşturan, çalışıp, çabalayan tüm bu yurttaşlarımıza; evden çıkmayarak destek olma, temizlik kurallarına uyarak da sağlıklı kalmalarına yardımcı olma borcumuz var. Ayrıca, devletimizin de başta sağlık görevlilerimiz olmak üzere maske, eldiven, giysi ve diğer her türlü hijyen malzemelerini bu kesimler için eksiksiz karşılama sorumluluğu var. Zor günlerden geçiyoruz. Ama biz, zor zamanlarda birbirine destek olmayı bilen bir milletiz. Bugün karşı karşıya kaldığımız bu musibeti de toplumsal dayanışmayla, birlik ve beraberlik içinde aşacağız.

KAYIPLARIMIZ SADECE RAKAM DEĞİL

Dünya yakın tarihinin en ciddi krizlerinden biriyle karşı karşıya. Korona salgını 199 ülke ve bölgeyi etkiliyor. Yerküre üzerinde yaklaşık 466 bin insan Covid-19 virüsüne yakalanmış durumda. Bu küresel salgında şu ana kadar 21 bin insan can verdi. Türkiye’de de salgından etkilenen yurttaşlarımızın sayısı hızla artıyor. Dün itibariyle hastalığa yakalanan yurttaşlarımızın sayısı 3 bin 629’a yükseldi. Kaybettiğimiz yurttaşlarımızın sayısı ise 75’e ulaştı. Yurtdışında yaşayan 32 yurttaşımızın da korona virüsü nedeniyle yaşamını yitirdiklerini biliyoruz. Hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz; ailelerine, sevenlerine sabır ve metanet diliyoruz. Kayıplar hepimizin kaybı ve bu rakamları sıradan rakamlar gibi telaffuz etmek gerçekten doğru değil. Her biri ayrı bir insan, her biri ayrı can... Kimi ana, baba, kimi dede, nine, kimiyse ailesinin evladı, sevenlerinin dostu, arkadaşı...

HANGİSİ DOĞRU?

Hatalı bulduğumuz bir diğer konuya daha dikkat çekmek istiyorum. Sağlık Bakanı salgınla ilgili bilgi paylaşımını gece yarısı kendi sosyal medya hesabından yapıyor. Bu paylaşımlarda da şu ana kadar bir kurumsallık yok açıkçası, standart yok. İki gün önce AK Parti Genel Başkanı çıktı, “Hastanelerde 8 bin 554 vakayı takibe aldıklarını” söyledi. Aynı gün sağlık bakanı toplam hasta sayısının 2 bin 433 olduğunu ifade etti. Tabi rakamlar arasındaki bu büyük fark hemen kafaları karıştırdı, kuşkulara neden oldu. Şimdi bunun hangisi doğru? Şeffaf demokrasiler ve uluslararası kurumlar bu bilgileri paylaşmak için özel hazırlanmış dijital mecraları kullanıyorlar. Bu mecralarda hasta ve ölüm rakamları, yapılan test sayıları gün gün paylaşılıyor. Almanya ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde hastaların coğrafi bölgelere dağılımı bile raporlanıyor. Hayati istatistiklerin açıklanması siyasetçilere hiçbir şekilde bırakılmıyor.

KOORDİNASYON EKSİKLİĞİ GİDERİLMELİ

Türkiye’de ilk hastanın raporlandığı 11 Mart’tan bu yana tam 16 gün geçti. Sayın bakan iki gün önce bilgi paylaşımı için bir dijital mecra oluşturulduğunu ifade etti. Ancak bu mecra halen ortada yok. Hasta ve ölüm rakamlarını bakanın kişisel hesabından öğrenmeye devam ediyoruz. Diğer taraftan, AK Parti Genel Başkanı tedbirleri açıkladığı basın toplantısında, 23 Şubat'ta İran'dan Türkiye'ye olan tüm hava, kara ve demir yolu geçişlerini kapattıklarını söyledi. 23 Şubat. Ama Van valisi çıktı 24 Mart’ta yani bu açıklamanın yapılmasından bir hafta sonra kapıların kapatıldığının söylenmesinden de bir ay sonra Kapıköy Kara Hudut Kapısı’ndan yolcu giriş çıkışlarının geçici olarak durdurulacağını açıkladı. Şimdi hangisi doğru? Vatandaşın kafası karışıyor. Bu iletişim ve koordinasyon eksikliği bir an önce giderilmelidir.

KİMSE OHAL’İ AKLINDAN GEÇİRMESİN

Sağlık Bakanı “Bu hastalığa karşı elimizde güçlü bir koz var. O da hastalığa yakalanmamak” diyerek şu sıkıntılı günlerde milletimizi bir parça tebessüm ettirdi. Ancak bakanının ifadesinden yola çıkarsak, salgının yayılma hızı bu kozu iyi kullanamadığımızı açık seçik gösteriyor. Mücadele stratejimizi gözden geçirmemiz ve ilave tedbirler almamız gerektiği çok açık. Ancak bunu yaparken de hiç kimse selden kütük çalmaya kalkmasın. Sürekli “herkes kendi OHAL’ini ilan etsin” diyerek, milleti yeni bir OHAL’e hazırlamaya kimse kalkışmasın. Genel sağlık sebebiyle, mevcut mevzuat çerçevesinde, OHAL gerekli olmadan, OHAL’e ihtiyaç olmadan valilerimizin sokağa çıkma yasağı ilan etmesi mümkün. Hastalığın hızla yayıldığı illerimizde İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisleri ve Valiler pekâlâ sokağa çıkma yasağı OHAL olmadan ilan edebilirler. Tekrarlıyoruz: Millet can derdindeyken, kimse kasaplığa soyunup et derdine düşmesin. Yeni bir OHAL’i kimse aklından dahi geçirmesin.

Güncelleme Tarihi: 28 Mart 2020, 10:23
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER