CHP'li Bulut:Kadının özgür olmadığı bir toplum, özgür değildir

CHP'li Burhanettin Bulut, Demokrasinin ve insan haklarının gereği sosyal ve ekonomik yaşamın her alanında kadınlara erkekler ile eşit haklar sağlamaktır. 

CHP'li Bulut:Kadının özgür olmadığı bir toplum, özgür değildir

CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, Dünya Kadına Yönelik şiddete Karşı Mücadele Günü olmasından dolayı bir mesaj yayımladı.

İşte Bulut'un o mesajı:

Kadın hakları mücadelesi, insan hakları mücadelesinin en güçlü halkasıdır.

Demokrasinin ve insan haklarının gereği sosyal ve ekonomik yaşamın her alanında kadınlara erkekler ile eşit haklar sağlamaktır. 

Çünkü kadının özgür olmadığı bir toplum, özgür değildir. Eşitsizliğin olduğu bir yerde huzurdan, toplumsal barıştan ve refahtan söz edilemez.

Ancak ülkemiz Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olan  bir 25 Kasım’a daha maalesef eşitsizliklerle ve kadına yönelik şiddetin gölgesi altında girmektedir.

Şiddet sarmalında yaşamak zorunda bırakılan, yaşam hakları ihlal edilen, katledilen kadınlar her geçen gün daha kuşatılmış bir yaşamın içine hapsedilmektedir.

Resmi rakamlara göre Türkiye'de 2016'da 304, 2017'de 353, 2018'de 280, 2019’da 299 kadın cinayete kurban gitmiştir.

İktidar ve sözcülerinin kadını ve erkeği eşit olarak görmeyen çağdışı zihniyeti, var olan cezasızlık kültürü, tahrik ve iyi hal indirimlari, kadınları ikinci sınıf gören ifadelerin pervasızca kullanılması şiddeti körüklemekte, sorunu daha da derinleştirmektedir. 

Bu ayrıştırıcı dil bugün ülkemizin kadına şiddet konusunda geldiği utanç verici boyutun da sorumlusudur.

Kadınların koruma kalkanı İstanbul Sözleşmesi’nin bile tartışmaya açıldığı bugünlerde hedefimiz sosyal, ekonomik, siyasi alanda kadınların önündeki bütün engelleri kaldırmak, kadınları çağdaş ülkelerdeki hemcinsleri gibi yaşamın her alanında erkeklerle eşit hale getirmektir.
 
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde kadına yapılan her türlü şiddeti nefretle kınıyorum.
 
Özgür ve eşit bireyler olarak kadınların sosyal, ekonomik ve siyasi hayatta daha çok yer aldığı, toplumsal yaşamın tüm alanlarında eşit hak ve fırsatlara sahip olduğu bir dünya ve ülke özlemimizi bir kez daha dile getiriyorum.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER