CHP'li Arslan: En Büyük Bayramımız Kutlu Olsun

Salgın süreci ile birlikte milli bayram kutlamalarına getirilen kısıtlamaların tartışmalara yol açtığı, vatandaşların kutlamalara evlerinin balkonlarından yoğun katılım sağladığı bir yılı geride bırakırken, ülkenin dört yanında Cumhuriyet Bayramı coşkusu yaşanıyor.

CHP'li Arslan: En Büyük Bayramımız Kutlu Olsun

Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ile ilgili açıklamalar peş peşe gelirken, bir değerlendirmede CHP Parti Meclisi Üyesi ve İzmir Milletvekili Ednan Arslan’dan geldi. " Cumhuriyet eşitlik ve özgürlüktür” diyen Arslan, “Atatürk Cumhuriyeti; demokrasidir, adalettir, çağdaşlıktır, eşit yurttaşlık ve birlikte yaşama inancıdır. Cumhuriyet bizlere Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük emanetidir. Bizler bu emaneti sonsuza dek yaşatacağız.” sözleriyle devam ettiği açıklamasında şu görüşlere yer verdi.

CUMHURİYET EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜKTÜR

“Atatürk ve mücadele arkadaşları yokluklar içinde verdikleri Kurtuluş Savaşı ve Bağımsızlık Mücadelesini Cumhuriyet yönetimiyle taçlandırmıştır. Cumhuriyet sadece milletimizin kaderini değiştirmemiştir, mazlum uluslara da ilham ve ışık olmuştur. Cumhuriyet Türkiye’si tarımdan sanayiye, eğitimden sağlığa her alandaki başarılarıyla gelişmekte olan ülkelere model olmuştur.

Cumhuriyet yönetimi ile 2000’lerin başında Dünyanın 16. Büyük ekonomisine sahip olan Ülkemiz, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesiyle birlikte derin bir ekonomik siyasal ve toplumsal krizin içine sürüklenmiştir. Türkiye, 2020 yılında, dört basamak birden düşerek Dünya’nın ancak 20. Büyük ekonomisine sahip ülkesi haline gelmiştir. Bugün, eğitim, adalet, sağlık gibi temel alanlar başta olmak üzere her alanda büyük sorunlarla karşı karşıyayız.

Bu sorunlar yumağından çıkışın yolu Cumhuriyetin kurucu değerlerinde saklıdır. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesinde ifade ettiği gibi “Güçlü Demokratik Parlamenter Sistem için öncelikle geniş bir toplumsal mutabakat sağlanmalı, her türlü vesayetten uzak, darbe hukukundan arınmış, gücünü milletten alan yeni bir Anayasa yapılmalıdır.”

ATATÜRK’ÜN İNÖNÜ’YE YAZDIĞI MEKTUBU İYİ OKUMALIYIZ

Cumhuriyetin, Cumhuriyet Devrimlerinin ne anlama geldiğini anlamak istemeyenler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetin ilanından bir gün sonra 30 Ekim 1923 günü Başbakan İsmet İnönü'ye yazdığı mektubu özenle okumalıdır.

Bu mektubun her satırı genç Cumhuriyetin nasıl ağır bir tablo devraldığını, başarılan büyük işlerin, yapılan devrimlerin ve Anadolu aydınlanmasının önemini göstermektedir.

“Sevgili Paşam!

Ben sana şimdi bildiğinden daha da acıklı olan genel durumu özetleyeceğim.

Bize geri, borçlu ve hastalıklı bir vatan miras kaldı.

Yoksul bir köylü devletiyiz.

Dört mevsim kullanılabilir karayollarımız yok denecek kadar az. 4.000 kilometre kadar demiryolu var. Bir metresi bile bizim değil. Üstelik yetersiz. Ülkenin Kuzeyini Güneyine, Batısını Doğusuna bağlamamız, vatanın bütünlüğünü sağlamamız şart.

Denizciliğimiz acınacak durumda.

Köylümüzü topraklandırmalı, ihtiyacı olana bir çift öküz ile bir saban vererek çiftçi yapmalıyız.

Doğudaki aşiret, bey, ağa, şeyh düzeni Cumhuriyetle de, insanlıkla da bağdaşmaz.

Bu durumu düzeltmeli, halkı kurtarmalıyız. Her yerde tefeciler halkı eziyor.

Güya tarım ülkesiyiz ama ekmeklik unumuzun çoğunu dışarıdan getirtiyoruz.

Sığır vebası hayvancılığımızı öldürüyor.

Doktor sayımız 337, sağlık memuru 434, ebe sayısı 136.

Pek az şehirde eczane var. Salgın hastalıklar insanlarımızı kırıyor.

Üç milyon insanımız trahomlu.

Sıtma, tifüs, verem, frengi, tifo salgın halinde.

Bit ciddi sorun.

Nüfusumuzun yarısı hasta… Bebek ölüm oranı % 60'ı geçiyor. Nüfusun %80'i kırsal bölgede yaşıyor.

Telefon, motor, makine yok.

Sanayi ürünlerini dışarıdan alıyoruz. Kiremiti bile ithal ediyoruz.

Elektrik yalnız İstanbul ve İzmir'in bazı semtlerinde var.

Düşmanın yaktığı köy sayısı 830. Yanan bina sayısı 114.408. Ülkeyi neredeyse yeniden kurmamız gerekiyor…

Hedefimiz milli iktisat. Bağımsızlığın sürekli olması için iktisadi bağımsızlık temel ilkemiz olmalı…

Ama yılmamak, ucuz ve geçici çarelerle yetinmemek, halkı kurtarmak için sorunları çözmek, kalkınmak, ilerlemek, milli egemenliğe dayalı uygar ve özgür bir toplum oluşturmak, yüzyılımızın düzeyine yetişmek, kısacası çağdaşlaşmak ve bu büyük ideali tam olarak başarmak zorundayız.

Bu büyük görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim.

Allah yardımcımız olsun! ”

Gazi Mustafa Kemal

Cumhuriyet Bayramını kutladığımız bu özel günde Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, mücadele arkadaşlarını ve devrimci kadrolarını bir kez daha sevgi, saygı ve rahmetle anıyorum.

Ve bir kez daha yüksek sesle ifade ediyoruz, Cumhuriyeti sonsuza dek yaşatacağız, Atatürk devrimlerinin ışığında ve bu uğurda var gücümüzle mücadele edeceğiz. “

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER