istanbul escort

kaak bahis

buy Instagram followers

CHP'li Adıgüzel: Engelli Öğretmenler Konusu Artık Çözülmelidir

CHP Ordu Milletvekili Dr. Mustafa Adıgüzel Milli Eğitim Bakanlığı’nın Bütçe görüşmelerinde pek çok sorunu dillendirdi. Engelli öğretmenlerin atama beklentilerinden, BİLSEM sorununa, okullarda yaygınlaşan uyuşturucu meselesinden, bakanlık yönetim kadrolarında kadın istihdamının azlığına kadar pek çok konuyu ele alan Adıgüzel, özellikle 12 Eylül 2019'da çıkarılan yönetmelikle tarikat, cemaat, vakıf ve derneklerin okullara girebilmesinin kapısının açtıldığını ifade ederek, “Başımıza ne geliyorsa bu 12 Eylül tarihinden geliyor” dedi.

CHP'li Adıgüzel: Engelli Öğretmenler Konusu Artık Çözülmelidir

İşte Adıgüzel'in O Konuşması:

"Sayın Bakanım, değerli bürokratlarımız, sevgili YÖK Başkanımız; hepiniz hoş geldiniz.

Tabii, burada beş dakika içerisinde bütün bir eğitim meselesini konuşma şansımız yok. O yüzden diyaloğa açık bir Bakan olarak yıl içerisinde peyderpey daha da diyaloğu artırıp bunları peyderpey iletiriz size. Belli başlı konulara ben burada değinmek istiyorum.

Özellikle bu engelli öğretmenler konusunu çok önemsedik, daha önce birkaç kez de konuştuk. Zaten 1.200 engelli öğretmen kaldı. Aslında bir taşla iki kuş vuracağız. Hem bir işin tamamını bitirmiş olacağız hem de şu engelli öğretmen açığınızı kapatmış olacaksınız. Yani artık bunu bitirelim Sayın Bakanım. Yani ben Engelli Öğretmenler Platformu temsilcisinin bana yazdığı bir mektup var, bunun hepsini okumak istemiyorum ama son cümleyi burada okumak istiyorum: "Komisyondaki öğretmen vekillerimiz, en iyi siz bilirsiniz "Ölmeden öğretmen olsaydım keşke." sözünün anlamını. Başka bir şey söylemiyorum.

BİLSEM meselesi var. Bu BİLSEM'deki sınavlarda bazı endişeler var. Aileler bundan emin değiller çünkü yazılı sınav sonrası mülakata sadece bir tane öğretmenle çocuk giriyor. Onun ne kaydı var... Bunların daha bir ekip hâlinde ve tutanak altında, kayıt altında olmasında fayda var. Soru işaretleri giderilmiş olur.

Uyuşturucu meselesi çok önemli. Türkiye'de bir yıl içerisinde yakalanan madde miktarı tüm Avrupa Birliğine eşit ve uyuşturucudan ölümler de 2003'te 232, 2017'de 941 yani dört yılda tam 4 kat artmış ve Türkiye Avrupa 1'incisi ve bunlardan ilaç kullanmanın yüzde 35'i 15-24 yaş aralığında yani eğitim çağındaki gençlerimiz. Yani buna çok özel önem vermemiz lazım. Sizler Bakanlık olarak, biz de Millet Meclisi olarak... Daha önce bunda iktidar partisi hariç herkes -MHP dâhil- önerge verdi, hepsi reddedildi. Biz MHP'nin daha önce verdiği önergede yine yanında durup birlikte davranırsak buradan bir araştırma önergesi çıkarabiliriz diye düşünüyorum.

Sevgili YÖK Başkanım, bu mesai saati dışında muayenehane meselesiyle ilgili şu anda bir karmaşa var. Yani daha önce hak elde etmiş olanların hakkı devam ediyor fakat daha sonrakiler bu haktan yararlanamıyor, buna Anayasa Mahkemesi de dâhil oldu ama yani burada hocalarımızın kafasının dingin olması çok önemli yani onlar sadece profesör değiller, aynı zamanda profesyoneller. Yani mesai saatleri dışında geçmiş dönemde hiçbir eğitimde aksama olmadığı gibi şu anda sırf bu yüzden üniversitelerden ayrılıp kadroları boşaltan ve eğitimde aksamaya yol açılan durumlar var. Burada bir hak kaybını gidermek lazım.

Yine, Ordu Üniversitesiyle ilgili bir şey söylemek istiyorum. Tıp Fakültesi hastanesinden, tıp fakültesinden son bir yılda 20'yi aşkın öğretim üyesi ayrıldı. En çok çocuk kardiyoloğumuz ayrılmak zorunda kaldı. Şu anda ilde başka çocuk kardiyoloğu kalmadı. Bu da hem kadro hem de hastane eksikliği, gecekondu gibi bir hastanede on yıldır eğitim vermeye çalışıyor. Bu konuya hem Millî Eğitim Bakanlığı hem YÖK'le ilişkili olarak Sağlık Bakanlığıyla birlikte davranmak lazım.

Ne geldiyse bu 12 Eylüllerden başımıza geldi. 12 Eylül askerî darbesi, 12 Eylül referandumu, bir de 12 Eylül 2019'da bir yönetmelik çıkarıldı, sosyal etkinlikler yönetmeliği, yapılan değişiklikle tarikat, cemaat, vakıf ve derneklerin okullara girebilmesinin kapısını açtınız 1'inci ve 2'nci maddeyle. 7'nci maddede de şöyle bir değişiklik yaptınız: "Toplumsal cinsiyet eşitliği" ibaresini çıkarttınız yani Türkiye'de toplumsal cinsiyet sorunu tamamen giderildi mi? Giderilmediğini ben size kendi Bakanlığınızdan örnek vereceğim. Okul öncesi öğretmenlerin yüzde 95'i kadın, ilkokulun yüzde 62'si kadın, ortaokulun yüzde 58'i kadın- sizin kendi verilerinize göre söylüyorum, Strateji Geliştirme Başkanlığınız- Ocak 2018'de Millî Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatının...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Adıgüzel, lütfen tamamlayınız.

MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - ...sadece 38'i kadın, 81 il müdüründen sadece 2'si kadın, 815'ten ilçe müdürünüzden sadece 8'i yani yüzde 1'i kadın, okul müdürlerinizden de 29.050'den sadece yüzde 8'i kadın yani öğretmen aşamasındaki bu kadar yüksek kontenjan maalesef yönetim kademelerine gitmiyor.

 Okul masraflarının, okula başlama maliyetlerinin oldukça arttığını söylemem lazım. İlkokul öncesinde 1.200 lira, ilkokulda 1.900 lira, ortaokulda 2 bin, lisede 2.500 gibi çıkıyor bu; bu ülkede karşılanabilecek şeyler değil. TÜİK verilerine göre yüzde 12 artıştan bahsediyoruz.

Daha çok konu var, bunları da peyderpey ileriki günlerde yazılı olarak isteriz.

Teşekkür ediyorum, hayırlı olsun diyorum."


YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

istanbul escort