14 Kasım 2018, Çarşamba

Haberin Kalbi - Türkiye'nin En Güncel Haber Sitesi

CHP, ekonomik kriz için Meclis’i göreve çağırdı

CHP, ekonomik kriz için Meclis’i göreve çağırdı

  CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre ile partili milletvekili arkadaşlarının imzasıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na verilen araştırma komisyonu kurulması önerisinde, AKP iktidarlarının izlediği ekonomik politikalar eleştirilerek, Türkiye’nin başta ekonomik bağımsızlığı olmak üzere ulusal bağımsızlığının geri dönülmez tehditler altında olduğu vurgulandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin devreye girerek ekonomik krize ilişkin tespit ve önerileri acilen belirlemesi gerektiği kaydedilen önergenin gerekçesinde, “Yaşananlar, ‘Kriz miriz yok’ diyenlerle aşılacak noktayı çoktan geçmiş vaziyettedir” denildi.

 

     CHP’nin verdiği araştırma önergesinin gerekçesi şöyle:

 

Bir ülkenin ekonomisi üretime dayalı değilse küreselleşmeye karşı duramaz

Siyaset alanı başta olmak üzere ulusal konularda kullanılan kavramların en önemlisi, bilindiği üzere ‘bağımsızlık’tır. Bu kavram, geçen yüzyılın sonlarına doğru belirginleşen, 21. yüzyıla da damgasını vuracağı kesin küreselleşme politikaları nedeniyle hem iç hem de dış gelişmelerde tartışmaların ana eksenini oluşturmakta, oluşturmaya devam etmektedir. Eğitim, savunma, ekonomi alanında alınacak her türlü karar, bir tarafında ulusal bağımsızlık diğer tarafından küreselleşmenin yer aldığı bir terazide anlam bulmaktadır. Küreselleşmenin, bir ulusun bağımsızlığını tartışılır hale getirmemesi, yok edici düzeye ulaşmamasının yegâne çaresi ise ekonomik sistemin ulusal ölçekteki iç dengesine bağlıdır. İzlenen ekonomik modelin ‘çılgın’ değil gerçekçi, bireysel değil toplumsal, rantı değil üretimi, günü değil geleceği temel alarak kurulması durumunda küreselleşmeyle uyumlu bağımsız ulusal politikaların varlığından söz edilebilir.

 

Ekonomimiz, uyuşturucu bağımlısından daha fazla düzeyde sıcak para bağımlı

Ulusal bağımsız politikalarla küreselleşme arasında doğru bir denge kurulamamasının keskin ve ağır sonuçlar doğurduğunu, Ülke olarak son aylarda yaşamaktayız. 16 yıldır tek başına iktidarda olan AKP’nin uyguladığı ekonomik model, ne yazık ki Ülkemizi başta ekonomi olmak üzere iç ve dış politikada bağımlı hale getirmiştir. ABD’nin küresel politikaları çerçevesinde 2006 yılından itibaren uygulamaya koyduğu parasal genişlemeden 2017 yılı itibariyle vazgeçmesi, bizim gibi gelişmekte olan ülke ekonomileri açısından acı bir faturaya neden olmaktadır. Ağustos böceği misali yılın tüm günlerinin sıcak yaz ayları olacağı hayaliyle Türkiye’yi yönettiğini düşünen AKP iktidarı, uyuşturucu bağımlısı bir kişiden de daha fazla düzeyde ekonomimizi sıcak para bağımlısı haline getirmiştir. Geçmiş dönemde Türkiye’ye akan sıcak parayı, üretim değil tüketim ve ranta dayalı ekonomiye yönlendiren; yandaşlarının kümelendiği inşaat sektörü aracılığıyla betona gömen; Lale Devri anlayışla ‘itibar’ adı altında saraylara, uçaklara yatırarak ‘lüks hayat’ yaşayanların, Türkiye ekonomisini karşı karşıya bıraktığı sonuçlardan bazıları şöyle:

 

-2018 Ağustos ayında yaşanan sert düşüş sonucu, Türk lirası bu yılın ilk 9 ayında dolar karşısında yüzde 40 düzeyinde değer kaybetti.

            -2018 Eylül ayı itibariyle yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 24.52'ye, üretici fiyatlarında yüzde 46.15 yükseldi.

-2018 Eylül ayı itibariyle işsizlik oranı yüzde 10.2’ye çıktı.

-Ticari durumunun sarsılması nedeniyle konkordato ilan eden şirket sayısı 3 bini geçti. Özel sektör, vadesi gelen dış borçları çevirememekle karşı karşıya kaldı.

-2018 Ağustos ayı itibariyle son bir yılda bankaların takipteki alacakları 63 milyar TL’den 80 milyar TL’ye yükseldi.

-Son üç ayda elektriğe yüzde 50.8, doğalgaza 50.4 oranında zam yapıldı.

 

‘Kriz miriz yok’ diyenlerle çıkış yolu bulamayız

Şeffaflıktan uzak, plansız-programsız kararların Ülkemizi getirdiği ekonomik kriz, sosyal alanda da etkilerini göstermeye başladı. Eğitim çağındaki çocuğuna pantolon alamadığı için intihar eden, iş bulamadığı ya da geçinemediği için kendini yakan vatandaşlarımızdan, geleceklerinden kaygılanan 250 bin civarındaki gencimizin beyin göçü yoluyla başka ülkelere kaçışlarına kadar tüm yaşananlar, “Kriz miriz yok” diyenlerle aşılacak noktayı çoktan geçmiş vaziyettedir.

 

Her an krizden komaya girilebilir

Türk lirasının değer kaybı, enflasyon ve işsizliğe yakın zamanda durgunluğun da eklenmesi halinde ekonomik sistemimiz, krizden komaya girme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Tüm bu veriler ve yaşanan gerçekler, Türkiye’nin her anlamda bağımsızlığının yok olmasını beraberinde getirecektir. Türkiye’nin başta ekonomik bağımsızlığı olmak üzere ulusal bağımsızlığının geri dönülmez düzeyde tehlikeye girmemesi, krize neden olan şartlar ile çözümlerin belirlenmesi için konuyla ilgili Meclis araştırması açılmasını arz ederim.”

BAYRAKLI
yukarı çık