ÖZGÜR ÖZEL: “İSRAİL’DEKİ ZULMÜN BİTMESİNİ İSTİYORSAN ÖNCE TİCARETİ BİTİRECEKSİN”

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, İstanbul Küçükçekmece Ayamama Kaynarca Yağmur Suyu Tünelleri Kazı Başlatma Töreni’ne katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada, “Ramazan’ın ilk günü, ilk sahur yapıldı, ilk oruç tutuluyor. Allah kabul etsin. Ramazan’ın ülkemize, İslam coğrafyasına ve bütün dünyaya öncelikle huzur ve barış getirmesini diliyorum. Özellikle Filistin’de akan kanın durmasını, mezalimin durmasını bekliyoruz. Ramazan’ın güzel ahlakı ve dilinin siyasete de sirayet etmesini bekliyoruz. Bu konudaki özenli tutumumuzu sürdüreceğiz. Birileri hakaret ediyor. İftira atıyorlar. Seçmene şantaj yapıyorlar. Vatandaşın tercihleri üzerinden hakaret ediyorlar. Biz bu kavgaların dışında duruyoruz” dedi.

SİYASET 11.03.2024, 14:34
ÖZGÜR ÖZEL:  “İSRAİL’DEKİ ZULMÜN BİTMESİNİ İSTİYORSAN ÖNCE TİCARETİ BİTİRECEKSİN”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Küçükçekmece Ayamama Kaynarca Yağmur Suyu Tünelleri Kazı Başlatma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Ramazan’ın ilk gününde Türkiye’deki çok sayıda insanın, özellikle geçmişte Tayyip Erdoğan’ı çok desteklemiş, onunla çok yol yürümüş ama derin hayal kırıklıkları yaşayan insanlar var. Diyorlar ki İsrail ile ticaret ihanettir. Siz bir yandan Filistin’de yaşananlara gözyaşı dökeceksiniz, bir yandan yakınlarınızın, arkadaşlarınızın, yakın çevrenizin, siyaset arkadaşlarınızın, destekçilerinizin gemileri İsrail ile Türkiye limanları arasında mekik dokuyacak. Tayyip Erdoğan, eğer İsrail’le ilgili bir şey söyleyeceksen, yandaşlarının ticaretini keserek söyleyeceksin. Bu Ramazan mübarek günde İsrail’deki zulmün bitmesini istiyorsan önce ticareti bitireceksin diye bir hatırlatma ile başlayalım” ifadesini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, İstanbul Küçükçekmece Ayamama Kaynarca Yağmur Suyu Tünelleri Kazı Başlatma Töreni’ne katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada, “Ramazan’ın ilk günü, ilk sahur yapıldı, ilk oruç tutuluyor. Allah kabul etsin. Ramazan’ın ülkemize, İslam coğrafyasına ve bütün dünyaya öncelikle huzur ve barış getirmesini diliyorum. Özellikle Filistin’de akan kanın durmasını, mezalimin durmasını bekliyoruz. Ramazan’ın güzel ahlakı ve dilinin siyasete de sirayet etmesini bekliyoruz. Bu konudaki özenli tutumumuzu sürdüreceğiz. Birileri hakaret ediyor. İftira atıyorlar. Seçmene şantaj yapıyorlar. Vatandaşın tercihleri üzerinden hakaret ediyorlar. Biz bu kavgaların dışında duruyoruz” dedi.

“İSRAİL İLE TİCARET ARTTI”

“Kavga yapacaksak, emeklinin, emekçinin, esnafın, çiftçinin talepleri üzerinden bir kavga yapıyoruz ve temiz bir dil kullanmaya çalışıyoruz” diyen Özel, “Buradan iktidar partisinin ve ittifak ortaklarının liderlerini ve onların Ramazanlarını kutluyorum. Artık Türkiye’ye yakışmayan, hiçbirimize yakışmayan bu dili terk etmeye davet ediyorum onları. Korkuyu, öfkeyi örgütlemek, keskin bir bıçaktır, döner, dolaşır kendini vurur. Kimseye faydası olmayan bir dildir. Biz özenli dilimizi sürdüreceğiz. Ramazan’ın ilk gününde Türkiye’deki çok sayıda insanın, özellikle geçmişte Tayyip Erdoğan’ı çok desteklemiş, onunla çok yol yürümüş ama derin hayal kırıklıkları yaşayan insanlar var. Diyorlar ki İsrail ile ticaret ihanettir. Siz bir yandan Filistin’de yaşananlara gözyaşı dökeceksiniz, bir yandan yakınlarınızın, arkadaşlarınızın, yakın çevrenizin, siyaset arkadaşlarınızın, destekçilerinizin gemileri İsrail ile Türkiye limanları arasında mekik dokuyacak diyorlar. Afrika ülkeleri kara sularını İsrail ticaretine kapatmışken Çin’den gelen gemiler 20 günde alacakları yolu bazı ülkelerin tepkisi yüzünden 40 günde almak zorunda kalıyorken Filistin’i dilinden düşürmeyenlerin, İsrail ile yapılan ticareti misli ile artırmasını, daha dün akşam saatlerinde Türkiye’den çimento taşıyan gemiler ayrıldı. Gübre taşıyan gemiler ayrıldı ki gübre dediğinizin aslında patlayıcı yapımında kullanılabilen bir madde olduğunu hiç kimsenin unutmaması gerekiyor. İğneden ipliğe kargo gemileri ayrıldı ve bir yandan Filistin’de zulüm sürüyor. Tayyip Erdoğan, eğer İsrail’le ilgili bir şey söyleyeceksen, yandaşlarının ticaretini keserek söyleyeceksin. Bu Ramazan mübarek günde İsrail’deki zulmün bitmesini istiyorsan önce ticareti bitireceksin diye bir hatırlatma ile başlayalım” ifadelerini kullandı. Özel, şunları söyledi:

“YAĞMUR BİRAZ FAZLA YAĞDI DİYE İNSANLARIN ÖLMESİ KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL”

“Burada Ayamama Deresi’nin Kaynarca kolunda yapılmaya çalışanı başkan yolda anlattı. Yerin altından kocaman tünel açarak adeta yağmur suyunu atık sudan ayırmak, buradaki bu taşkınları bitirecek olması gerçekten çok önemli. 2024 yılına bu işin kalmış olması gerçekten hayret verici. Bir su baskınından, ben kendim eczanede çok paspas yaptım. Tam paspası yaparsın biri içeri gelir çamur olur. O bile insana dokunur. Şu görüntülerde dükkanların insan boyunca çamurla, suyla kaplanması, o kıt kanaat o dükkandan geçimini sağlayan esnaf için ne demek? Evlerin bodrum katlarını su basması. 2024 yılında yağmur biraz fazla yağdı diye insanların ölmesi kabul edilebilecek bir iş değil.”

“YAĞMUR, ARTIK ÜSKÜDAR’I GÜZELLEŞTİRİYOR”

“Ben Ekrem Başkan İSKİ’ye özel teşekkür etti. Ben hem İSKİ’nin Genel Müdürü, hem Genel Sekreterimize bu süreçte yaptıkları için ayrı teşekkür etmek isterim. Pandeminin ilk zamanlarıydı. Hayatımın en öğretici günlerinden bir tanesiydi. Ekrem Başkan, Genel Başkanımıza o dönemki, bir sunum yaptı. Dedi ki bir yandan insanlar ölüyor pandemiden. Bir yandan insanlar evlerinden çalışamıyorlar. Onlara yetişiyoruz. Ama bir yandan, ‘Genel Başkanım yanlış bir şey söylemeyim ama bu sokağa çıkma yasaklarını fırsata çeviriyoruz’ dedi. İSKİ, İstanbul’un dört bir yanında yağmur suyunu ayırıyor. Örneğin Barbaros Bulvarı’nı normalde trafiğe kapatamazsınız. Orada çalışıyoruz. Üsküdar’da çalışıyoruz, Merter’de, viyadüklerde çalışıyoruz dedi. Ben o gün o lafları duydum ve unuttum. Sonra bu işler oldu, geçti. Sonra İstanbul’a efendim son 30 yılın en büyük yağmuru yağdı diyorlar. Eskiden senenin en büyük yağmurunda Kız Kulesi’nden Üsküdar’daki apartman arasında deniz olurdu. Şimdi bakıyorsunuz, şıkır şıkır bir meydan. Yağmur, Üsküdar Meydanının denize çevirmiyor. Yağmur, Üsküdar Meydanını güzelleştiriyor.”

“HEPSİNİN EMEĞİNE AYRI AYIR TEŞEKKÜRLER”

“Bir bakıyorsunuz, viyadüklerde eskiden arabalar yüzüyordu. Can pazarı oluyordu. Böyle bir şey yaşanmıyor. Bir yandan bakıyorsunuz, İstanbul’da artık bu tip işler sona gelmeye başladı. O felaket görüntüleri görünmüyor. Buna kim katkı sağladıysa, yer altında 10 bin kişi çalışıyor İstanbul’da dedi başkan. Gerçekten İstanbul’un hacmini ve verilen emeğin büyüklüğünü görmek açısından önemli. Kim çalışıyorsa, metroda, atık suda, yağmur suyu kanallarında, otobüslerde, tramvaylarda, çöp toplama araçlarının üzerinde kim çalışıyorsa, hepsinin emeğine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu takımın kaptanı Ekrem İmamoğlu’nu yürekten kutluyorum. Başkan birazcık öfkelenmiş haklı olarak. Yahu bu kent lokantalarının önündeki kuyruğa laf etme var ya... O kuyrukta başkanım, bir onur, bir gurur, bir de utanç var. Emin olun o kuyruğun utancı bu yoksulluğu yok etmeyen, 22 yıllık iktidarı ile o kuyruğun utancı onlaradır. Orada yemeğini yiyen, karnını doyuranların onuru da gururu da sana ve ekibinedir başkanım.”

“ANNE KART TEŞEKKÜRÜ”

“Ben geçtiğimiz 5 yıl önceki 2 seçim arasında sevgili Engin Başkanımla 130 milletvekilimizle İstanbul’daydık. Ben Sultangazi’ye gittim. O dönemin İçişleri Bakanı, ‘Ben tıraşımı Kahtalı berberimde olurum’ dedi, ‘Bu yalan bitmeden doğru konuşmaz’ dedim ve Sultangazi ilçe başkanıma bir bak dedim. Dedi ki kapalı dükkanı açtırmışlar, fotoğrafçıyı önden sokmuşlar, enseyi topla demişler. İşi bile bitmeden fotoğrafı çekip gitmişler. O günlerde Sultangazi’de dolaştım ben. İstanbul’un 13-14 ilçesinden sorumluydum. Her birinde her gün dolaştım. O İstanbul bu İstanbul değildi. Geçen gün Ekrem Başkan ile yine Sultangazi’deyiz. Arabanın ön camından selamlama yapıyoruz. Arabanın önüne atlıyor her yaştan anne, gencecik anneler, 35-40 yaşında anneler durduruyorlar. Bir dakika diyor. Çantadan bir şey çıkarıyor. Ne çıkaracaksın diyorsun, anne kart çıkarıyor. Anne kart çıkarıp, kartı gösterip böyle yapıyor Ekrem Başkana. Anne kart meselesi, çocuklara süt meselesi, annelere ulaşım meselesi, evlere yardım meselesi. Biz günün biri gelip yoksulluğu yok etmeye geleceğiz ama bugüne kadar yoksulluğu yok etmeyip, yoksulluğu yönetenlere inat, o yoksulluk üzerinden siyaset yapanlara inat, sağ elin verdiğini sol ele göstermeden verilen emeğin İstanbul sokaklarında nasıl bir karşılık bulduğunu görüyoruz. O yüzden 31 Mart seçimleri için, birileri endişeli, birileri korkuyor. Birisi sinirli, bir tanesi mahcup, ne diyeceğini şaşırmış, gaf üsten gaf yapıyor. Ama biz rahatız çünkü biliyoruz ki bu insanlar kader, kıymet bilen, yapılan işi gören, emeği teslim eden insanlardır.”

“HAK GEÇMESİN DİYE…”

“Geçen sefer birinci seçim iptal olduğunda Fatih’te bir esnaf amcaya gittik. Amcanın halinden CHP’li olmadığı belli. Ben merhaba derken, ‘Gel bakalım’ dedi. Aslında şimdi Tayyip Bey diyor ya, bana Özgür Efendi’yi ilk o amca söyledi. ‘Özgür Efendi’ dedi, ‘gel bakalım’. Girdim konuyu açmaya çalışıyorum. ‘Bak evladım’ dedi, ‘şimdi yenisi var.’ Elini koydu, elektronik terazi tartıyor. ‘Ama bak bu arkada ne var?’ Tezgahın arkasında. Sarı kefeleri yamuk, yumuk olmuş bir terazi. ‘Bu hacı, bu terazide 40 yıl nohut, fasulye, pirinç, bulgur tarttı. Sonra bu terazi böyle dengeye gelir, bilir misin? Bu hacı hep bir tutam daha o tarafa attı. Pirinç, fasulye, nohut attı. Niye attım? Hak geçmesin diye attım oğlum. Hak geçmesin diye. Belki şimdiye kadar 2 kamyon nohut atmışımdır o tarafa, 2 kamyon pirinç atmışımdır hak geçmesin, müşterinin hakkı bana geçmesin diye. Ben Tayyip Beye oy veririm. Binali Beye verdim. Bir dahaki seçimde Tayyip Bey kime ver derse ona vereceğim ama bu sefer Ekrem Beye vereceğim’ dedi. ‘Niye hacı amca’ dedim. ‘Hak geçti evladım, hak geçti.’ Oyu vermiş hacı Binali Beye, seçtirememiş ama yaşananları görmüş. Bir sonraki seçim olsa yine vereceğim ama diyor, bu sefer hak geçmesin diye Ekrem Beye vereceğim diyor. Bu ferasetli insanlar bu kadar hizmet varken, hakkı yemezler, hakkı yedirmezler. Biz ona inanıyoruz.”

“İSTANBUL’A 10 TANE METRO YAPTI”

“Tabi ben burada olunca il başkanım konuşmuyor. Ekrem Başkan burada olunca Kemal Çebi Başkanım konuşmuyor ama Kemal Çebi Başkanım bir şeyi hatırlattı. Ben onu hep taktir ederim. İlçede 15 tane kreş yaptım diyor. Bir de 5 tane sosyal tesisim var, emekli kafelerim var, çayı da 1 liraya satıyoruz hala diyor. Sayın başkanım metro tartışmasında herkes her şeyi gördü. 65 kilometre metroyu, nasıl gizleyecek? Yerin altında diye çıkmış dün şöyle bir şey söylüyor. Metro mu yapmış o, hepsi yalan diyor. Ben biliyorum, İstanbul Genel Sekreter Yardımcısıydı, biz İstanbul Büyükşehir’i alınca ulaşımdan sorumlu genel sekreter yardımcısını Ulaştırma Bakanı yaptı. İlk bütçede biz ona dedik ki 7 metronun inşaatını durdurmuşsun. Dedi ki dış kaynak olmadan yapılamaz. Maliyetler yüksekti. Durdurduk, bulunduğunda yapılır. O 7’ye 3 daha eklendi. 10 metro. Dünyada hiçbir metropolde 10 metro inşaatı birden yok. Başkanım, bu tartışmada ben Trabzon’da sizin hemşerilerinize bir şey anlattım, hoşlarına gitti. Buradaki hemşerilerinize anlatayım. Trabzon’da soruyorum, diyorum ki Ekrem Başkan bir Trabzonlu olarak İstanbul’da, gurur duyuyorsunuz. O İstanbul’da çalışırken Trabzon’da kaç AKP’li milletvekili var? Diyorlar, 4. Kaç AKP’li bakan var hükümette, 4. Ortahisar Belediyesi kimde, AKP’de. Büyükşehir kimde, AKP’de. 10 tane AKP’li Trabzonlu Trabzon’a bir hafif raylı sistem yapamadı, bir tane CHP’li Trabzonlu İstanbul’a 10 tane metro yaptı. 10 tane. Öyle olunca biraz karın ağrısı oluyor tabi. 10 Trabzonlu bir raylı sistem yapamazken, İstanbul’un altında 10 metro için 10 bin kişi böyle çalışıyorsa, o iş için de işi ehline teslim etmekle ilgili Kur’an’da ayet var, Peygamberin hadisi var, söylenmiş onca söz var. Bu işler öyle boşuna yapılmıyor.”

“İSTANBUL’A İNANIYORUZ, GÜVENİYORUZ”

“Ekrem Başkan gitti, Japonya’dan o işlerin Türk kızı olarak gurur duyduğumuz bir insanı buldu ve getirdi. Pelin Hanımı. Raylı sistemlerin başına getirdi. Genel sekreter yardımcısı yaptı. Dünya onun yaptığı, İstanbul’a güvenen, CHP’nin belediyeciliğine güvenen, Pelin Hanımın mesleki liyakatine güvenenler bu metro yatırımları için hükümetin ön kestiği yerde, İstanbul’un önünü açacak kredileri verdiler. Bunların her bir tanesi çok çok kıymetlidir. Ben böyle kutsal bir günde, Ramazan’ın ilk gününde bu mahallede bir daha gözyaşı akmasın diye, bir daha yağmur başladığında esnafın yüreği ağzına gelmesin, mahallelinin yüreği ağzına gelmesin diye endişe edenlerin öyle görünür yerlerde işler yapmak varken, yerin dibine böylesine 1 milyar liralık yatırımı yapmaya, böyle bir dönemde kalkanların emeklerine ve yürüklerine teşekkür ediyorum. Bundan sonra da İstanbul’u belediye meclisinde de çoğunluğu elde edecek bir yürüyüşte ilerliyoruz. Çok iyi bir seçim sonucu bekliyoruz. 14 belediyeye en az 14 tane daha katacağız diyor il başkanımız. İstanbul’a inanıyoruz, güveniyoruz. Yarınlarda çok daha güzel bir İstanbul’da birlikte olmak ümidiyle.’

Yorumlar (0)