ÖZGÜR ÖZEL: “CHP ATATÜRK’ÜN PARTİSİNİ İKTİDAR YAPMAYA ANT İÇMİŞ KADROLAR TARAFINDAN YÖNETİLİYOR”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’de Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen aday tanıtım toplantısına katıldı.

SİYASET 15.02.2024, 16:11
ÖZGÜR ÖZEL: “CHP ATATÜRK’ÜN PARTİSİNİ İKTİDAR YAPMAYA ANT İÇMİŞ KADROLAR TARAFINDAN YÖNETİLİYOR”

İzmir’de belediye başkanları aday tanıtım toplantısında konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, “CHP, Cumhuriyetin ilk yüzyılında büyük bir ayağa kalkış, şahlanış, ekonomik devrim, siyasal devrimi hayata geçirmiş bir partidir. Altı okundan bir tanesi devrimcilik olan partidir. Cumhuriyetin 100’üncü yılındaki seçimleri çok istemesine, hak etmesine rağmen kazanamamış, sizlerin başını öne eğmiş, sizlerin o büyük yüzüncü yıl umutlarını ve hayallerini hayata geçirememiş ancak Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yapmaya ant içmiş kadrolar tarafından yönetiliyor” dedi. İzmir’de tüm ilçeleri CHP belediyeciliği ile tanıştırmak istediklerini kaydeden Özel, “İnanır, kenetlenirseniz, çalışırsanız İzmir’de 30’da 30 yapacağız. Buna inanın ve güvenin” ifadesini kullandı.

“ATATÜRK’ÜN EVİNDEYİZ”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’de Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen aday tanıtım toplantısına katıldı. 31 Mart yerel seçimlerinde yarışacak adayları tanıtan Özel, “Bugün, CHP’nin sancak gemisindeyiz. Bugün, milli mücadelede ilk kurşunun atıldığı yerdeyiz. Bugün, kadınlar için gençler için bir imparatorluğun tebaası olmaktan, bir padişahın kulu olmaktan çıkıp da bir Cumhuriyetin onurlu, eşit vatandaşları olma erdemine kavuşmanın en önemli mücadelesinin hem başladığı, hem nihayetlendiği yerdeyiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanımın emanet edildiği kentteyiz. Bugün Asteğmen Kubilay’ın başını verdiği ama onlara başını eğmediği kentteyiz. Bugün, ‘İki büyük eserim var, birisi Cumhuriyetse diğeri CHP’ diyen, hepimizin baba ocağı, herkesin içine doğduğu, kiminin ayrılıp gittiği, kiminin bacasını tüttürdüğü bir evdeyiz. O evin tapusunun kayıtlı olduğu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün evindeyiz” dedi. Henüz lise çağında İzmir’de okul kazandığını ve bu kente geldiğini bildiren Özel, “Şuracıkta doğdum, ilkokul son sınıfta öğretmenim dedi ki ‘İki sınava gireceksin, bir tanesi Anadolu Lisesi sınavı, bir tanesi Devlet Parasız Yatılı Burs Sınavı. Formumu doldurdu Gülseren Hasyamanlar. Şimdi 89 yaşında ve hala Karşıyaka’da yaşıyor. Ellerinden öpüyorum. Formu doldurdu, beni sınava soktu. İki sınavı da kazandım. 10 yaşında Bornova Anadolu Lisesi’ne geldim. Ortaokul, lise, üniversite, hatta sonra sınavda ikinci olunca ‘Dilediğin yerde askerlik yap’ dediler, Bornova Anadolu Lisesi’nden, Ege Eczacılık’tan sonra askerliğimi dahi şurada, Ege Deniz Bölge Komutanlığı’nda yaptım. Bugün ben boğazımdan 7 yıl devlet ekmeğinin geçtiği, ömrümün en güzel 12 yılının geçtiği, hayat arkadaşım Didem ile tanıştığım, aşık olduğum bu güzel kente bugün Genel Başkan olarak geldim. Bugün bu güzel kent ile kucaklaşmanın onuru, gururu ve mutluluğunu yaşıyorum. Merhaba İzmir. Merhaba güzel İzmir” ifadelerini kullandı.

“GÖĞSÜMÜZ DİK, BAŞIMIZ İLERİDE”

“Hepimiz İzmir ile gurur duyuyoruz. Bugün yanımda genel başkan yardımcılarım, Parti Meclisi üyelerim var. Pek çoğu İzmir’in ama partimizin çok sayıda milletvekili var. İl Başkanımız, ev sahibimiz çok güzel bir konuşma yaptı” diyen Özel, “Biz burada namuslu çalışan, dürüstçe çalışan, bütün engellemelere rağmen görevini yapan kıymetli arkadaşlarımız ile bir büyük devrimi, kadın, gençlik devrimini, İzmir’in bizden beklediği dinamizmi ve yarınların yöneticilerini bugünden İzmir’e tanıştıracağımız, İzmir’i ayağa kaldıracak, İzmir’i dünya kenti olmak, dünyanın en önemli kentlerinden birisi haline getirecek, dinamik kadroların bayrak devir teslimine geldik. Bu kenti 1999’dan beri sosyal demokratlar yönetiyor. Bu kente emeği olan Yüksel Çakmur’a, bu kente büyük katkılar ve emekler vermiş, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni mali disiplini, kredi notlarıyla, büyük projeleri ile çok önemli noktaya getirmiş sevgili Aziz Kocaoğlu’na, ondan bayrağı devralıp bugüne kadar getirmiş ve başımızı öne eğdirmemiş sevgili Tunç Soyer’e, Allah gani gani rahmet eylesin, İzmir’in efsane belediye başkanı ve İzmir’i yıkılmaz bir kale haline getiren Ahmet Piriştina’ya çok şey borçluyuz. Önümüzdeki süreçte kampanyada AKP tarafından elbette birçok iftira, hakaret, yalan sıralanıyor ve devam edecek. CHP olarak göğsümüz dik, başımız ileride, alnımız açık, İzmir bizi ve biz İzmir’i biliyoruz. Hiç heveslenmesinler” dedi.

“40 YAŞIN ALTINDA 12 BAŞKAN ADAYI”

“Bugün birazdan buraya 30 belediye başkan adayı ve onlarla birlikte bir takım kaptanı çıkacak” diyen Özel, “Bu ekip benim çok önem verdiğim bir büyük devrimin ilk adımını burada atacak. Biz namuslu, dürüst, çalışkan belediye başkanlarımızla övünüyoruz. Bu süreçte İzmir’in beklentilerine baktığımızda, İzmir bir dinamizmi, madem ki Cumhuriyetin sancak gemisidir. Kadının bu şehirdeki izini ve gücünü, birileri 18 bakan ilan edip de kadınlara sadece inatla ve ısrarla Aile Bakanlığını verirken yani ‘Senin yerin evindir, işin ailendir, bakan dahi olsan sadece Aile Bakanı olabilirsin, onun dışında ekonomiden, dış politikadan, içişlerinden, milli eğitimden, kültür sanattan kadınlar anlamaz’ deyip, 18’de 17 erkeklere bu işi emanet edenlere karşı Atatürk’ün kentinde, Zübeyde Annenin kentinde bugüne kadar Cumhuriyet tarihi boyunca 6 kadın belediye başkanımız varken, bugün hepsi de seçilecek yerden 9 Cumhuriyet kadını ile karşınızdayız. Geçen gün rahmetli Deniz Baykal’ın mezarı başındaydık, Bülent Ecevit’in mezarı başındaydık, Ahmet Taner Kışlalı’yı ölüm yıl dönümünde anıyoruz. Deniz Baykal 35 yaşında milletvekili, 36 yaşında Maliye Bakanı. Bülent Ecevit, 32 yaşında milletvekili, 36 yaşında bakan. Deniz Baykal, Bülent Ecevit, Ahmet Taner Kışlalı, Önder Sav ve niceleri 30’lu yaşlarında bakanlık görevlerini üstlendiler. Şimdi İzmir belediyelerinde 30 belediye başkan adayımızdan tam 12 tanesi 40 yaşın altında. İzmir’e emanet olsunlar, İzmir onlara emanettir.”

“İZMİR’İ RANTTAN VE TALANDAN KORUYACAKLAR”

“32 yaşında gencecik belediye başkan adayını gösteriyorsunuz, bir akıl çıkıyor karşınıza ‘Bu yaşta belediye mi yönetebilir? O bütçeyi mi yönetebilir’ diyor. 35 yaşında Deniz Baykal, Türkiye hazinesini yönettiyse, 36 yaşında, 38 yaşında Bülent Ecevit, Ahmet Taner Kışlalı bakanlıklar yaptılar, 40 yaşında bu memleketi yönettilerse CHP’nin birbirinden genç, dinamik, en az bir yabancı dil bilen, eğitim ve kültürleriyle, vizyonları ile bu gençlerin yapacağı devrim İzmir’i devleştirecek, Türkiye’yi de şaha kaldıracak. Onlara yürekten inanıyoruz. Bundan sonraki süreçte CHP’yi kimse küçük iktidar alanlarının partisi olarak görmesin. CHP, Cumhuriyetin ilk yüzyılında büyük bir ayağa kalkış, şahlanış, ekonomik devrim, siyasal devrimi hayata geçirmiş bir partidir. Altı okundan bir tanesi devrimcilik olan partidir. Cumhuriyetin 100’üncü yılındaki seçimleri çok istemesine, hak etmesine rağmen kazanamamış, sizlerin başını öne eğmiş, sizlerin o büyük yüzüncü yıl umutlarını ve hayallerini hayata geçirememiş ancak Cumhuriyetin ikinci yüzyılının ilk seçimlerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yapmaya ant içmiş kadrolar tarafından yönetiliyor. Hepiniz şunu bilmelisiniz, bugün İzmir’de ortaya koyduğumuzu, iyi eğitimli, yaş ortalaması 45 olan, İzmir’in belediye başkanlarına bütün olarak baktığınızda, benden 4 yaş genç. Her birisi iyi düzeyde yabancı dil bilen. Aldıkları eğitim ve geçmişte verdikleri mücadele ile kentin yüzünü güldürecek, kent suçlarına geçit vermeyecek, kentin dokusunu, tarihini bilip yarınlarını planlayabilecek, İzmir’e yakışan ve İzmir’i ranttan ve talandan kendilerini, evlatlarını korur gibi koruyabilecek kadrolara emanet etmek üzere yola çıktık. Bu kadroları önümüzdeki 5 yıl boyunca yapacakları her hizmetle İzmir bu kadrolar ile gurur duyacak. Türkiye bu kadroları görecek ve bu kadroların yönettiği İzmir, cazibe merkezi olma noktasındaki ilerlemesini bir devrime dönüştürecek. İzmir’deki iyi yönetim Türkiye’ye örnek olacak ve gün gelecek Türkiye, İzmir’deki iktidarı CHP’nin, Cumhuriyetin ikinci yüzyılındaki iktidarı ile ödüllendirecek. Söz veriyoruz. Buna yürekten inanıyoruz.”

“BÜYÜK BİR İŞBİRLİĞİNE İHTİYAÇ VAR”

“Şimdi kimden oy istiyoruz? Biz bugün sadece CHP’lilerden, bugün sadece sosyal demokratlardan oy istemiyoruz. Çünkü 2019 seçimleri, 2018’deki büyük moral bozukluğunun üzerine milletin iradesiyle 11 büyükşehirde ülkenin kaderine el konulması sonucuna ulaşan bir büyük başarı ile bitmişti. İstanbul’u, Ankara’yı, Adana’yı, Mersin’i, Antalya’yı, İzmir’in ve Eskişehir’imizin, Aydın’ımızın, Muğla’mızın yanına katmıştık. Şimdi mayıs ayında yapamadığımız zaferden sonra herkes bakıyor. Tayyip Erdoğan, iktidarını perçinleyecek mi, yoksa Atatürkçü, Cumhuriyetçi, Cumhuriyet değerlerine saygılı kurucu kadrolarına husumet değil hayranlık duyan kadrolar acaba yeniden hem bu 11 kentte, hem de devamında hakim olup bir denge sağlanacak ve geleceğe umutla bakılacak mı? İşte bu dengeyi sağlamak için bir büyük ittifaka ihtiyaç vardı. Bir büyük işbirliğine ihtiyaç vardı. Bunun için ben göreve geldiğim günden itibaren hepinizin gözü önünde, bütün Türkiye’nin gözü önünde üzerime düşen ne varsa yaptım. Arkadaşlarım yaptı. Yapmaya da devam ediyoruz. Ancak bir yerden sonra bunu başaramadık. Çok istedik ama geçen seçimden sonra çeşitli ve elbette asla sorgulayamayacağımız, kendilerinde anlamlandırdıkları gerekçelerle ittifakların dışında kalmayı tercih ettiler. Biz Ankara’da bir ittifak kuramadık, Ankara’da anlaşıp Türkiye’de ittifak kuramadık ama bir şeye inanıyoruz. O da şu ki 2019’da 11 büyükşehri kazanan seçmen… 11 büyükşehri adaylar kazanmadı. Partiler kazanmadı. Cumhuriyetin kıymetini bilen seçmen kazandı, o seçmen değişmedi duruyor. O seçmenin itirazı Tayyip Erdoğan’a, saray rejimineydi, değişmedi duruyor. O seçmenin itirazı Devlet Bahçeli’nin U dönüşüneydi, değişmedi ve duruyor. O seçmenin korkusu İstanbul, Ankara’da parsel parsel satılan arsaların, birilerine peşkeş çekilen kentin İzmir’e de bu yönetim anlayışının sirayet etmesinden korkuyordu, korku, endişe, tehlike baki ama seçmen duruyor. Biz Ankara’da bir imza atamadık ancak İzmir’in demokratları, sosyal demokratlar, muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar. İzmir’in demokratları, Kürt demokratlar. İzmir’e, Cumhuriyete ve geleceğimize hep beraber sahip çıkacaklar. İzmir ittifakına güveniyorum. Ben İstanbul ittifakına güveniyorum, ben Türkiye ittifakına güveniyorum. İstanbul’da satacak arsa kalmadığından, İstanbul’a bir hançer dayayıp Kanal İstanbul yapıp, etrafını Katarlılara söz veren anlayış, İstanbul’a geri gelmesin diye, Bülent Arınç’ın tabiri ile Ankara’yı parsel parsel satan, Ankara’nın bütün varlıklarını dinozor parklarına peşkeş çeken, oraları yaptırdığı müteahhitlere peşkeş çeken, parsel parsel satan anlayış Ankara’ya geri gelmesin diye ve gözlerini diktikleri göz bebeğimiz İzmir’in bir kum tanesi bile gözden çıkarılmasın diye Türkiye ittifakı 31 Mart seçimini bir zafere dönüştürecek, buna yürekten inanıyorum.”

“İZMİR’DE 30’DA 30 YAPACAĞIZ”

Yerel seçimlerde İzmir’de CHP’nin büyük bir zafer kazanacağını kaydeden Özel, “Şimdi, böyle bir zaferi gerçekleştireceğiz, bunu yaparken biraz önce bir gazeteci arkadaşım geldi, elimi tuttu. Beni hatırladın mı, dedi. Kurultayda fotoğrafımı çekip, demişti ki ‘Sen bu işi başaracaksın. Beni unutma.’ Dedim ‘Tamam.’ Şimdi dedi ki ‘Beni hatırladın mı?’ Nerede o gazeteci ağabeyimiz. Elini kaldırsın göreyim ağabeyimizi. Kurultayda fotoğrafı çekip, ‘Beni unutma’ diyen ve şimdi gelen ağabeyimizin bir elini göreyim. Şimdi geldi, çekti fotoğrafı dedi ki ‘Bak söylüyorum, İzmir’de rekor kırılacak. İzmir’deki bütün belediyeler alınacak…’ Şimdi iki tane, önce bir müjdem ve sonra bir sürprizim var. Müjde şu, adayları gösterdik, 4 gün sonra sahaya indik. Anketlerimizi yaptırdık, yapılan anketlerin sonucunda gördüğümüz o dur ki, aldığımız yol, adayların gördüğü kabul, sahada yarattıkları heyecan, önümüzdeki süreç için bugün belki bir hayal olarak görülen 30’da 30’u müjdeliyor. Size söz veriyoruz. Hiçbir belediyemiz kaybedilme noktasında değil. Kiminde çok açık öndeyiz. Örneğin Karşıyaka. Kiminde açık farkla öndeyiz. Pek çoğunda garanti bir farkla öndeyiz. Ama 4-5 ilçede ciddi şekilde yarışıyoruz. Birkaç puan ya önde ya gerideyiz. CHP şimdiden 24’ü, 25’i gördü. İnanır, kenetlenirseniz, çalışırsanız İzmir’de 30’da 30 yapacağız. Buna inanın ve güvenin. Şimdi güzel günleri müjdeleyen bu güzel gençlere, geleceği müjdeleyen bu güzel çocuklara alkış alayım. Madem bu kadar güzel karşıladınız, coşkulusunuz. Türkiye’nin çok merak ettiği bir şey var. Seçimlerde seçim şarkısı ve seçimlerin tanıtım filmi var. Bugün akşam saat 20.00’de bütün Türkiye’ye görecek ama bu güzel İzmir’e bir sürpriz yapıp, seçim şarkısı ve filmini hep beraber izleyelim mi?” dedi. “İzmir’de harika bir kadro ve müthiş bir takım var” diyen Genel Başkan Özgür Özel, aday tanıtım toplantısındaki konuşmasını şöyle sürdürdü:

“BU TAKIMIN BİR DE KAPTANI VAR”

 “Onları birazdan sahada göreceğiz ama bu takımın bir de kaptanı var. Biz 14 ve 28 Mayıs’tan sonra büyük bir üzüntü, moral bozukluğu, herkesin bahsettiği seçmendeki küskünlük, duygusal kopuş, bir şey yapmazsak önümüzdeki belediye seçimleri çok büyük bir tehlike ve Recep Tayyip Erdoğan bu moral bozukluğu ile bizi yakalarsa Allah muhafaza dediğimiz günlerde, dedik ki ‘Biz bir yola çıkıyoruz. Bunun adına yüzyılın değişimi, değişimin yüzyılı.’ Bunu zaman zaman Türkiye’de seçmen değişimi ne kadar istiyor diye baktığımızda farklı sonuçlar gördük. Ama İzmir sonucu kimseyi şaşırtmadı. İzmir, yüzde 93 ile değişimi isteyen kentti. Değişimin başkentiydi. İşte o günlerde sokağı duyan, seçmeni hisseden, yapılması gereken adımı atmaya İzmir’de ilk karar veren ve bana telefon açıp da ‘Sonu ne olursa olsun, sonuna kadar yanınızdayım’ diyen, bütün süreç boyunca Türkiye’deki bütün belediyeleri inanılmaz bir dinamizmle gezen, ben yorulduğumda yorulmayan, ben düştüğümde morali düşmeyen, bozulmayan, sakin, kararlı, soğukkanlı ama iyi organizatör, çok iyi organizatör, bir cerrah titizliği ve bir büyük yöneticilik vasfı olan, soğukkanlılığını hiç kaybetmeden heyecanı en üstte tutabilen bir yol arkadaşım vardı. Şimdi o arkadaşım, o sevgili dostum, o hem çok sevdiğim, hem güvendiğim ve bu takıma kaptanlık edeceğini, çok iyi başarıları birlikte kazanacaklarına yürekten inandığım Cemil Tugay’ı buraya davet ediyorum.”

Yorumlar (0)