ÖZGÜR ÖZEL: “AKP, BÜTÇEYİ DEPREME DİRENÇLİ KENTLER YARATMAK İÇİN HARCAMADI”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin yıldönümünde, depremin merkez üslerinden Pazarcık’ta yurttaşlarla bir araya geldi.

SİYASET 06.02.2024, 20:01
ÖZGÜR ÖZEL: “AKP, BÜTÇEYİ DEPREME DİRENÇLİ KENTLER YARATMAK İÇİN HARCAMADI”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin yıldönümünde Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde, “Bu deprem tam 21 yıldır iktidarda olan bir partinin, yürütmenin 21 yıldır başbakanı olarak, son dönemde Cumhurbaşkanı olarak, başında genel başkanını bulunduran bir partinin, Türkiye’nin tarihi boyunca 79 yılda topladığı toplam verginin 4 katını toplamış bir iktidarın döneminde oldu. Deprem vergisi olarak toplanan paraların, 1999 depreminde çıkan vergiyi Özel İletişim Vergisi diye kalıcılaştıran ve milyar dolarlarca bütçeyi toplayan ama depreme dirençli kentler yaratmak için harcamak yerine başka yerlerde bunu harcayan bir partinin döneminde oldu” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin yıldönümünde, depremin merkez üslerinden Pazarcık’ta yurttaşlarla bir araya geldi. Özel burada yaptığı konuşmada, “Pazarcık’ın gönlünde vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisi olan çok değerli yiğit insanları. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Bugün çok büyük bir acının, Cumhuriyet tarihinde bu ülkenin yaşadığı en büyük acılardan bir tanesinin birinci yıl dönümündeyiz ve Pazarcık’tayız. 81 ilde Türkiye’deki bütün ilçelerde dün deprem olduğu saatte ve bugün öğlen depremin olduğu saatte saygı duruşları yapıldı, anmalar yapıldı. Biz CHP olarak geceleyin saat 04.17’de ışıkları açtık, saygı duruşunda bulunduk, anma töreni yaptık. Türkiye’de 7 bölgede, 81 ilde bine yakın ilçede Pazarcık depremi konuşuldu. Şimdi Pazarcık’tayız. Günün sonunda acının merkez üssündeyiz” dedi.

“DERS ALMAK GEREKİYOR”

Günün, katı siyaset yapma zamanı olmadığını bildiren Genel Başkan Özel, “Partimizin bir platformunun üstündeyiz. İlçe başkanlığımızın önündeyiz ve elbette CHP’liler var. Her siyasi görüşten insan var. Bugün öyle katı siyaset yapılacak bir gün değil. Çünkü çok büyük bir acının daha üzerinden 1 yıl geçti. Yaramız daha kabuk bağlamadı. Her birimizin yüreğinde hiç değilse o bir mum ateşi yanıyor, yanmaya da devam ediyor. Öncelikle depremde Pazarcık’ta, Kahramanmaraş’ta, 10 ilimizde hayatını kaybeden herkese Allah’tan rahmet diliyorum. Siz yakınlarına, arkadaşlarına, komşularına, hemşerilerine başsağlığı diliyorum. Halen tedavisi süren yaralılarımız var. Onlara acil şifalar diliyorum. Allah bir daha ne memleketinize, ne Türkiye Cumhuriyetine böyle büyük bir acı göstermesin diyorum. Elbette bu acılar yaşanıyor, geçiyor ama ders almak gerekiyor. Unutmamak gerekiyor. Bundan sonrasında bunların yaşanmaması için herkesin üstüne düşeni yapması gerekiyor” ifadelerini kullandı. “Başta hükümetin, sonra yerel yönetimlerin ve muhalefet partilerinin dahi üzerine düşen sorumluluklar var” diyen Özel, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“GÖRDÜĞÜMÜZ EKSİĞİ SÖYLEYECEĞİZ”

“Biz, gördüğümüz eksiği söyleyeceğiz, doğrusunu ve nasıl olması gerektiğini söyleyeceğiz. İktidarın yapıp yapmadığını takip edeceğiz. Ama iktidar partisi de bunları yapmak durumunda. Nasıl bir iktidar döneminde gerçekleşti bu deprem? Bu deprem tam 21 yıldır iktidarda olan bir partinin, yürütmenin 21 yıldır başbakanı olarak, son dönemde Cumhurbaşkanı olarak, başında genel başkanını bulunduran bir partinin, Türkiye’nin tarihi boyunca 79 yılda topladığı toplam verginin 4 katını toplamış bir iktidarın döneminde oldu. Deprem vergisi olarak toplanan paraların, 1999 depreminde çıkan vergiyi Özel İletişim Vergisi diye kalıcılaştıran ve milyar dolarlarca bütçeyi toplayan ama depreme dirençli kentler yaratmak için harcamak yerine başka yerlerde bunu harcayan bir partinin döneminde oldu. Öncesinde ihmal çok. Buna hiç şüphe yok. İhmal olmasa, eksik olmasa bu kadar yıkım olmaz. Depremin hemen sonrasında gecikme büyük. Ben deprem günü 130 milletvekilimizi, o zaman grup başkanvekiliyim, diğer arkadaşlarımızla birlikte 10 ile dağıttık. Bir grup başkanvekilimiz Hatay’dan, bir tanesi Diyarbakır tarafından, ben de Malatya’dan başladım. Hızla taradık. Ben depremin ikinci gününde Nurhak’taydım, Nurhak’a ilk giden bendim. Öğlen depreminde Nurhak’ta kadınlar içeride kara kazanlar kaynasın diye, içeriden erzak alırken üstlerine yıkılan evlerden Nurhaklı kadınların sesleri geliyordu, enkaz altında. Dağ yollarından ulaşıp oraya gittik. Belediye başkanı ‘Kaybettiğim abimi bulsam, bu kadar sevinirdim’ dedi. Başkanımızla sarıldık. Sonra oradan bir video çektik ve çağrı yaptık. Nurhak’a yardımların gelmesi için, yolun açılmasının çağrısını yaptık. O kadar erken buradaydık. Ama maalesef devlet yoktu. Uzun süre yoktu. 3 gün yoktu. İşin kötüsü hazırda kışlada, kalk deyince kalkan, çık deyince çıkan, teçhizatı hazır gencecik aslan gibi bir ordu vardı. Ama birilere orduyu içeride tuttu. Dediler ‘Orduyu kullanalım.’ ‘Orduyu kışladan çıkarması kolay, sokması zor’ dediler. Darbe yapar diye korktular. Depremde ordu darbe yapar mı? Mehmetçik acıda, yasta öyle bir şey yapar mı? Bir korkudur, kendi kendilerine 15 Temmuz’un yaşanmasına sebebiyet veren ihmaller, yarattığı paranoya, korku... Orduyu 3 gün içeride tuttu. O en kritik 12, 24, 48, 72 saat maalesef enkazların altından sesler, inlemeler, yardım çağrıları gele gele çok evladımızı, çok ailemizi, çok eşimizi, çok dostumuzu maalesef kaybettik.”

“BÜYÜK ZAMAN KAYBEDİDİ”

“Sonra muhalif belediyelerin araçları, ‘Aman gelmesinler, üstünde İstanbul, Ankara yazmasın. Kolilerin üstüne AFAD yapıştırmadan şehirlere sokulmasın’ derken büyük zamanlar kaybedildi. Ama en sonunda bir şekilde Türkiye’nin dört bir yanından AK Partilisi, MHP’lisi, CHP’lisi, İYİ Partilisi, her siyasi partiden belediyeler yardıma koştu. İyi ki de koştular. Hangi görüşten olursa olsun deprem bölgesine gelip de depremzedeye bir karton bardakta çay vermişse bile hepsinden Allah razı olsun. Bundan sonraki dönemde de doğruya doğru demeye, eğriye eğri demeye devam etmemiz lazım. Sonrasında da tabii ki Kızılay’ın çadır beklerken millete çadır satmasını mı konuşmak lazım, yardım beklerken IBAN yollayıp milletten para toplamalarını mı söylemek lazım? Sıkıntılar büyüktü. Esas sıkıntının büyüğü şimdi yaşanıyor. İnsanoğlunun birinci ihtiyacı beslenme ihtiyacı. Onu ilk günün sonunda çözmeye başladık. Bir çorba, çay, simit, kuru ekmekle, sonrasında kurulan mutfaklarla o sorun bir şekilde çözüldü. Ama barınma sorunu çözülmedi, o gün ülkenin Cumhurbaşkanı yaklaşan seçimleri de gözeterek hızlı bir söz verdi. Dedi ki ‘1 yıl içinde ben herkesin evini vereceğim.’ Buraya çıkmadan önce basın danışmanımız Şevket arkadaşımız, Sayın Erdoğan’ın yarım saat önce burada yaptığı teslimatı ve rakamları verdi. Kahramanmaraş’taki konut ihtiyacı devletin resmi rakamlarıyla 110 bin. Sayın Erdoğan’ın bugün teslim ettiği konut sayısı 9 bin 289. Konutların yüzde 8,2’si Kahramanmaraş’ta verildi. Yani ‘Depremin yıl dönümüne herkes eve girecek’ demişti. 100 depremzededen 8’i bu akşam evde, 92’si konteynerde, çadırda. Barınma sorunu çözülmedi, çözülebilecek gibi de görünmüyor. İlerleyen dönemlerde vereceklerini taahhüt ettiklerini verse dahi rakam 2 ay sonra yüzde 10’a çıkacak, yıl sonunda yüzde 20-25’leri bulursa ne ala. Ayrıca bugün Kahramanmaraş’ta teslim edilen konutlarla birlikte Türkiye’de teslim edilen toplam konut sayısı 27 bin 318. İhtiyaç 650 bin. Kendi ifadeleri… 1 yıl sonunda Türkiye’deki oran da yüzde 4,2. Yani 100 kişiden 96’sı çadırda ve konteynerde bu akşam. Oysa devlet sözü vermişlerdi. ‘1 yıl içinde kalıcı konutları vereceğiz’ demişlerdi. ‘Oyu bize verin’ demişlerdi. Biz CHP olarak ‘Konutlar bedava’ demiştik, onlar ‘Paralı ama 1 yıl içinde ve hemen’ demişlerdi. Bu sözün tutulmamasının ve 100 kişiden 96’sının bugün çadırda, konteynerde kalmasının da takipçisi olacağız. Bu sorunun çözülmesi son derece önemlidir.”

“BU KENTİN GÜVENDİĞİ BİRİNİN OLMASI LAZIM” 

Yerel yönetimlerin afet zamanı vatandaşın yanında olmasının büyük öneme sahip olduğunu kaydeden Özel, “Bunun için Pazarcık’ta Pazarcık’ın güvendiği, bu kentin güvendiği birinin olması lazım. Vallahi bütün bu konuda iddia koyanların ben göstermiş oldukları cesarete ve vatanseverliğe şükran duyuyorum ama ben bu konuda en çok Haydar Başkana, evladınıza güveniyorum. Büyükşehirde de sıkıntı büyük. Büyükşehrin büyük sorunlarını bir iddia koyarak çözmek lazım. Ben uzun süredir Kahramanmaraş’ın bir arayış içinde olduğunu biliyorum. Biz de hemen içimizden birini tutalım, büyükşehir adayı yapalım, aldığımız oyu alalım, çekilelim demedik. Bir arayışa girdik. Güçlü bir aday olsun dedik, kökü sağlam, dedesi bu partinin kurucu il başkanı olsun ama ailede her siyasi görüşten güçlü figürler olsun dedik. Vatanseverliği, milliyetçiliğinden kimsenin şüphesi olmasın ki yarın yine tutup birileri olur olmaz iftiralar atarken abdestimizden şüphemiz yok ki namazımızdan olsun dedik. Dedik ki Zeynep Hanım gibi birisi olsun, gelsin bu şehrin ablası, anası olsun dedik. Başarılı bir iş insanı, iyi bir yönetici bundan sonraki süreçte hakkınızı sizinle birlikte dile getirecek, icabında söke söke alacak birisi benim de ona bir sözüm var. İkisine de sözüm var. Bu seçimleri kazansınlar Zeynep Hanımın kardeş belediyesi hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi, hem Ankara Büyükşehir Belediyesi. Söz veriyorum. Haydar Beye de Türkiye’nin en güçlü, en kuvvetli ilçe belediyeleri ile Kadıköy, Beşiktaş, Konak, Karşıyaka ile kardeş belediye yapmaya, dünyadaki siyasi akrabalarımızın Pazarcık ve Kahramanmaraş’a katkı sağlaması için her türlü imkan ve fonu seferber etmeleri için en büyük desteği vermeye sözveriyorum. Yeter artık bu makus tarihi bunlar değiştirir. 2 tane aslan gibi belediye başkan adayımız var, bunlar bunu mutlaka değiştirecekler” dedi. “Kahramanmaraş’ı çok önemsiyorum, aldığımız oy düşük olabilir. Milletvekili sayımız 1, yetmez bu seçim 2 çıkardık, birisi ittifak ortağımıza gitti. Ama belediye, çok sayıda belediye almamız lazım. Büyükşehre bizim bir elimizin dokunması lazım” diyen Özel, konuşmasında ayrıca şunları söyledi:

“SÜREKLİ ÇALIŞTILAR”

“Çünkü artık nasılsa oy veriyorlar diye, köyleri ve mahalleri çantada keklik görme dönemi bitti. Bir Nacar Mahallesi var değil mi? Orada sizin Nacarlılar oyları veriyor AK Parti’ye. Ama ne oldu? Depremde en büyük yıkım Nacar’da, çivi çakmadılar. Nacar’ı yalnız bırakmaya değil Nacar’da gece- gündüz sizinle yaşamaya, Nacar’ın sorununu çözmeye geliyor Zeynep Başkan. Söz veriyoruz. Koşcağız, Kocadere Mahalleri var. Bu mahallelerde içme suyu sorunu var. Koskoca büyükşehir belediyesi bu sorunları halen çözmemiş. En büyük mahallelerinizden Ufacıklı Mahallesi, içme suyu problemi var, devam ediyor. Bunu arkadaşlarımız sürekli bize dile getiriyorlar. Tetirlik, Şahintepe, Ortaköy’de yol sorunu var, yol sorunu çözülebilmiş değil. Ayrıca 108 evin yıkıldığı Ördekdede var. Zamanında gittik, her türlü söz verildi. Biz önden gittik, onlar arkadan gittiler. Ben hiç gelmediysem bu Pazarcık’a 10 kere geldim. Orhan Sarıbal kardeşim Narlı’da60 gün yattı. Burada dönüşümlü olarak görev yapan Bursa milletvekilimiz, o zaman eczacı Erkan, Sevda vekilimiz. Çok sayıda arkadaşımız geldiler, sürekli çalıştılar.”

CHP SORUNLARIN FARKINDA

“Sorunları biliyoruz. Ama bu sorunların bu kadar çözümsüz bırakılmasına dayanamıyoruz. Ben ana muhalefet partisinin genel başkanıyım. Ben burada bilirim, Tayyip Erdoğan tutmuş şeriat demiş, yok başka bir şey demiş. Ben bu tartışmalara girmem. Bunlar suni gündemler. Pazarcık’ın sorunu, Maraş’ın sorunu barınma. Buranın sorunu işsizlik. Buranın sorunu emeklilere 10 bin liranın yetmemesi. Buranın sorunu gelecek kaygısı, barınma sorunu. Bunların her bir tanesini çok önemli mesele olarak görüyoruz. Bundan önce örneğin Pazarcık’ta bilmiyorum kaç tane aday var AK Parti’de, biri gösterildi. Vallahi de diğer 10’u da biliyor ki bu Pazarcık’a artık bir başka elin değmesi lazım. Ben AK Parti’nin belediye başkan aday adaylarından dahi Haydar Başkana oy istiyorum, destekistiyorum. Bu Pazarcık’ın makus talihi değişsin istiyorum. Katı particilik yok. Biz onu İzmir, İstanbul, Bolu, Antalya, Kayseri, Konya’da yaparız. Burada yok, burası yas evi. Burada particilik olmaz. Seçildikleri gün, aha bak burada. Seçildiği gün bu rozeti çıkaracak. Ne takacak? Türk bayrağını takacak ya da belediyenin rozetini takacak. Diyecek ki ‘Bundan sonra herkesin başkanıyım.’ Zeynep Başkan da Haydar Başkan da AK Partilinin de MHP’linin de başkanı. Eğer Pazarcık, Kahramanmaraş ezbere AK Parti’de kalırsa vallahi şöyle olur. Nasılsa oy veriyor derler, yahu kardeşim Ördekdede’ye söz verdik ve çivi çakmadık, yine aldık oyu derler. Buna bir şey yapmaya gerek yok derler. Nacar’ıntepkisi varmış, Nacar’ın tepkisinden ne olacak derler. Nasılsa bize veriyor, çantada keklik bunlar derler. Ama verin oyu, değiştirin belediyeyi bakın nasıl üstünüze titreyecekler. Çantada keklik olmadığınızı, artık canınıza tak ettiğini, artık hiç olmazsa yerel seçimde bir sarı kart gösterdiğinizi, bundan sonra hizmet, ilgi, alaka istediğinizi gösterin bakın size bakış açısı bundan sora ne olacak? O yüzden bir kez daha bu Miraç Kandili gününde, Peygamber Efendimizin Allah katına yükseldiği bu kutlu gecede hem kandilinizi kutluyorum, kandiliniz mübarek olsun, hem de 1 yıl önce Allah katına, Allah’ın huzuruna giden bütün deprem şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Onlar geceleyin yattıklarında ertesi sabah kalkıp işe gitmek için, neydi işi? Kimi öğretmendi, öğrenci okutacaktı. Kimi bankadaydı, emekli maaşı dağıtacaktı. Kimi askerdi, nöbet tutacaktı. Kimi karnımızı doyuracaktı, fırında ekmek yapacaktı. Kimi sadece çocuğuna bakacaktı. Kimi çoluğunun çocuğunun rızkı için gidip çalışacaktı. Hepsi gözünü yumdular, bir daha açamadılar. Onların hepsini bu Miraç Kandili akşamında Allah gani gani rahmet eylesin, bir daha Pazarcık’a, Maraş’a Allah böyle bir felaket yaşatmasın. Bundan sonra böyle acıların yaşanmaması için elbette dua edelim ama yapacak bir şey daha var. O da oyumuzu verirken bundan sonra dikkat edelim. Liyakatli isimlere, size sahip çıkacaklara, Pazarcık’ı, Kahramanmaraş’ı ayağa kaldıracak, dürüst, çalışkan ve güzel insanlara destek verelim. Onları sizi, sizi de Allah’a emanet ediyorum.”

Yorumlar (0)