17 Kasım 2018, Cumartesi

Haberin Kalbi - Türkiye'nin En Güncel Haber Sitesi

'Menfaatleri bitince dava adamlıkları da bitti'

'Menfaatleri bitince dava adamlıkları da bitti'

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici tartışılmaya devam ediliyor...

Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) Lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünden sonra açılan davanın görülmesi sırasında gerginlik yaşanmış, Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin üzerine yürümüş, “buradan kalkın” diye bağırarak salondan kovmuştu. Yazıcıoğlu’nun ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu da “ahlaksız herif, sen buraya ne yüzle geliyorsun” diye bağırmış ve salonda gergin anlar yaşanmıştı. Bunun üzerine Mustafa Destici açıklama yaparak, “Utanmazca, hayâsızca, ahlaksızca büyük bir iftira atılıyor. Efendim neymiş, yok mahkemeden kovulmuşuz, yok yumruk yemişiz, bize yumruk atacak adam alnının ortasına mermiyi yer” demişti.

Konuyla ilgili olarak, BBP Başkanlık Divanı ve Alperen Ocakları Eğitim Kültür ve Dayanışma Vakfı Genel Başkanı Murat Aslan da bir açıklama yaptı.

BBP Başkanlık Divanı tarafından yapılan açıklamada, "Bizim için Muhsin Yazıcıoğlu algısı her türlü şahsi hesap ve bencillikten öte bir değerdir. Merhum liderimizin şehadetiyle alakalı hukuki sürecin sıhhati ve selameti için Büyük Birlik Partisi kurumsal yapısının gayretleri bundan sonrada azami şekilde sürdürülecektir. Bu boynumuzun borcudur" denildi.

BBP Başkanlık Divanı tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

"Malumunuz Büyük Birlik Partisi ve Genel Başkanı Sayın Mustafa Destici en başından beri kurumsal olarak bu dava sürecinin tüm aşamalarında eksiksiz yer almış, parti ve ocaklı arkadaşlarımızla birlikte yaz demeden kış demeden yollara revan olmuş, dava sürecinin sıhhatli bir şekilde yürütülmesi için her türlü imkânını seferber etmiştir.

Fakat bu dava sürecini gerek dışarıdan olsun gerekse içeriden olsun, sulandırma ve akamete uğratma gayretinde olan odaklarla işbirliği içerisinde olduğuna inandığımız bazı kimseler ise hiçbir zaman boş durmamışlardır. 

Şehit liderimizin dava sürecine destek olmak için mahkeme salonlarına dahi gitmeyen, zerre kadar katkısı olmayan, buna rağmen sanal ortamlarda klavye kahramanlığı ve dava adamlığı yapan gerçek hayatta karşılık bulamayan bazı tipler, sürece destek veriyoruz görüntüsü altında sürekli taşın altına elini koyan bizleri her türlü iftira ve karalamalarla itibarsızlaştırmaya çalışmışlardır. 

Bunların bir kısmı zamanında Muhsin Başkanla hesabı olan, yaşarken kendisini yalnız bırakan, fakat vefatından sonra onun ismi ve karizması üzerinden Muhsin Başkan ile olan hesaplarını sürdüren kimselerdir!

Diğer kısmı ise; Parti içi hedeflemelerini tutturamayan, geçmişte Cumhur İttifakı içerisinde yer alabilmek için can atan ama en son seçimlerde milletvekili sıralamalarını beğenmeyip birdenbire Cumhur İttifakı aleyhine ithamlarda bulunan, menfaatleri bitince dostlukları ve dava adamlıkları da biten, en önemlisi partideki 'görevleri sona erdirilmiş' kişilerdir. 

Bunların derdi ne Büyük Birlik Partisi’dir, ne de Muhsin Yazıcıoğlu’nun dava sürecidir. Bunların derdi merhum liderimizin ismini istismar ederek genel başkanımızı ve camiamızı attıkları iftiralarla itibarsızlaştırmaya çalışmaktır.

Şurası çok dikkat çekicidir ki; Birileri takipsizlik kararları verildiğinde tepkisiz kalıp, mahkemelere gelmeyen lakin takipsizlik kararları kaldırılıp soruşturmalar yeniden başlayınca harekete geçtiler. Belli ki son gelişmelerden ve bu dava sürecinin aydınlatılacak olmasından 

Malum bazı çevreler epeyce rahatsız olmuştur. Ve kontrolleri altındaki bazı kişi ve çevreleri harekete geçirmişlerdir. 

Ne kadar rahatsız olurlarsa olsunlar; Devletimizle, Adalet Bakanlığı, Yargımızın kıymetli hâkim ve savcıları ile ve tabi ki Muhsin Yazıcıoğlu sevdalısı hukukçularımız ve şehitlerimizin aileleri ile birlikte, Büyük Birlik Partili dava arkadaşlarımız ve Alperenlerle bu işi aydınlatıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

Fakat görülmüştür ki şahsi hesaplarını, hasetliklerini ve çıkarlarını her türlü erdemli davranışın önüne koyan, kul hakkını dahi önemsemeyen bu kişiler, mahkeme salonlarında dahi her türlü çirkefliği göstermekten çekinmemişlerdir. 

Bizim için Muhsin Yazıcıoğlu algısı her türlü şahsi hesap ve bencillikten öte bir değerdir. Merhum liderimizin şehadetiyle alakalı hukuki sürecin sıhhati ve selameti için Büyük Birlik Partisi kurumsal yapısının gayretleri bundan sonrada azami şekilde sürdürülecektir. Bu boynumuzun borcudur. 

Büyük Birlik Partisi şahsi çıkarları için bu dava sürecini bile istismar etmekten çekinmeyen müfteri kişilerle ilişkisini zaten daha önce kesmiştir. Bunların herhangi bir şekilde partide resmi sıfatları yoktur.

Büyük Birlik Partisi ve camiası bünyesinden arındırdığı bu kişilerle arasına koyduğu mesafeyi her zaman itinayla koruyacak, Parti Tüzüğüne aykırı davranışlarda bulunanlarla ilgili disiplin süreci başlatılacaktır. Ve kınayanların kınamalarına ve müfterilerin iftiralarına aldırmadan yoluna devam edecektir.

Ayrıca Pazar günü İl Başkanları ve MKYK toplanarak Yerel Seçimler ve Şehadet süreci değerlendirilecektir. 

Her türlü olumsuz şartlara ve hava muhalefetine rağmen halisane niyetlerle, içten samimi duygularla Kahramanmaraş adliyesine gelerek Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarımızın şehadet süreciyle ilgili mahkemede bizi yalnız bırakmayan tüm dava arkadaşlarımıza, Alperen kardeşlerimize şükranlarımızı sunuyoruz."

"MAKAM MEVKİ İÇİN NEFİSLERİNE YENİK DÜŞTÜKLERİNİ İTİRAF EDENLER..."

Alperen Ocakları Eğitim Kültür ve Dayanışma Vakfı Genel Başkanı Murat Aslan ise yaptığı açıklamada, "Alperenler, ne mal bulmuş mağribi gibi bu olaydan provokatif manşet çıkaranları ne de bu oyunları kurmaya çalışanları unutacaktır. Tüm bu yaşanan olaylara ve kişilere karşı gereken cevap doğru yer, zaman ve zeminde en ağır şekilde verilecektir" diye belirtti.

Murat Aslan'ın açıklaması şu şekilde:

"Dün, yaklaşık 10 yıldır olduğu gibi, Kahramanmaraş Adliyesi’ne giderek Muhsin başkanımızın suikast süreciyle ilgili adalet aramak üzere yollara düştük. Türkiye’nin dört bir tarafından ve Avrupa’dan gelen inanmışlar ordusu her zaman olduğu gibi yine oradaydılar. Tüm alperenler adına bu süreçte yaz, kış, yağmur, çamur demeden adaletin tecellisi için mahkeme salonlarına akın eden dava erlerine şükranlarımı sunuyorum.

Son duruşmada, sosyal medya hesapları üzerinden klavye delikanlılığı ile adalet arayanlar yine yoktu. Fakat her zamankinden farklı olarak bizi sevindiren görüntüler vardı. Bugüne kadar hiçbir mahkeme duruşmasında görmediğimiz veya beş altı yıldır bir iki kere gördüğümüz yeni yüzleri, “büyük dava adamlarını”, ablalarımızı ve son günlere kadar divan üyeliği yapan başkanlarımızı ailecek orada görmek bizleri gerçekten ilk bakışta mutlu etti. Ancak gönül isterdi ki bu hâzirun, gerçekten Muhsin başkanımızın katillerinin bulunması ve adaletin tecelli etmesi için gelmiş olsalardı… Makam ve mevki için nefislerine yenik düştüklerini itiraf edenler, yine kendi siyasi kin ve nefretlerini kusmak için mahkeme salonuna bilinçli bir şeklide toplanmışlar ve hazırlanmışlardır. Temiz siyasetin yegâne temsilcilerinden olan Muhsin başkanın duruşma salonunu kendi pis siyaset ve hesapları için bir tiyatro salonuna çevirmek ve burada şov yapmak için uğraş göstermişlerdir. Şunu açıkça ifade etmek isterim ki alperenler, Muhsin başkanın dosyasını siyasi kin ve hesaplara malzeme yaptırtmayacak dirayete, ferasete ve kudrete sahiplerdir. Genç Alperenlere örnek olması gereken dünün koca dava adamları, başkanları bugün hiçbir siyasi edep ve ahlaka yakışmayan davranışları ile ancak ve ancak geçmişte yapmış oldukları hizmetlerden dolayı kendilerine duyulan saygıyı yok etmişlerdir. Alperenler nerede ve nasıl davranacağını bilen vakar sahipleridir. Alperenler her zaman haklı eleştirilerini yaparlar. Fakat bunu yapılması gereken yerlerde ve yapılması gereken şeklide yapmayı bilirler. Partimizin içerisindeki parti yönetimine muhalefet eden güruh, hiçbir şey bilmiyorsa “kol kırılır yen içinde kalır” düsturu ile hareket etmeliydiler. Muhsin başkanın duruşmasını kendilerine malzeme yapıp şehit başkanımızın emaneti olan ailesini de kendilerine kalkan yaparak kayıt altına aldıkları şovları ile ancak kendilerini rezil etmişlerdir. Tüm alperenleri, Muhsin başkanın şahsi manevisinin bu manzarayı izlediğini ve bu durum karşısında neler hissedeceğini düşünmeye davet ediyorum.

Bilinçli bir şekilde mahkeme salonundaki mahremimizi kayıtlar altına aldırıp servis ettirenler ne kadar suçlu ise bunu fütursuzca paylaşarak yayan insanlar da o kadar suçludur. Hiç kimse kalmasa dahi alperenler, Muhsin başkanımızın suikast sürecini sonuna kadar takip etmeye ve dosyanın aydınlığa kavuşması için sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceklerdir. 

Alperenler, ne mal bulmuş mağribi gibi bu olaydan provokatif manşet çıkaranları ne de bu oyunları kurmaya çalışanları unutacaktır. Tüm bu yaşanan olaylara ve kişilere karşı gereken cevap doğru yer, zaman ve zeminde en ağır şekilde verilecektir. Alperenler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yanlış kendi kurumlarından dahi zuhur etse karşısında olacak, doğru düşmanından dahi gelse onun yanında olmaya devam edecektir ve bu emaneti ne sizin gibi hesap adamlarına bırakacak ne de yolundan döneceklerdir."

Odatv.com

BAYRAKLI
yukarı çık