Kemal Kılıçdaroğlu: Devleti arpalığa dönüştüren Erdoğan'dır

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan istifa eden Berat Albayrak hakkında konuştu, ekonomideki asıl sorumlunun Erdoğan olduğunu söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu: Devleti arpalığa dönüştüren Erdoğan'dır

Kılıçdaroğlu, "Devleti arpalığa dönüştüren Erdoğan'dır" dedi. Kılıçdaroğlu, KOBİ'lerin sorunlarını dile getirdi ve çözüm önerileri sundu. Kılıçdaroğlu, KOBİ'ler için vergi indirimi isterken, asgari ücretten de verginin sıfırlanması gerektiğini belirtti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu konuşmasına, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 82. ölüm yıl dönümü nedeniyle bir anma ile başladı, Atatürk'ün devrimlerini anlattı.

Kılıçdaroğlu, Berat Albayrak'ın istifasına ilişkin, "Erdoğan, damadı feda ederek bundan kaçamazsınız. Daha önce de söyledim veziri verip şahı kurtaramazsınız" dedi. Kılıçdaroğlu MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin de sessizliğe büründüğüne dikkat çekerek, "Berat Albayrak istifa etti, bakıyorsunuz, Saray'da, AKP'de, koşulsuz destekçisi MHP'de sessizlik var" ifadelerini kullandı, şöyle konuştu:

"Berat Albayrak'ın istifasını RTÜK kayıtlarına baktık, sadece 5 radyo ve televizyon duyurmuş, gerisi havuz medyası olduğunu kanıtladı. Havuz medyasının ağzına bant çekilmiş, tek kelime edemiyorlar.. Kalemini satan, saraya tahsis eden insandan, aylığını; yazmadığı, eleştirmediği için alan adamdan gazeteci olur mu? Bunlardan gazeteci olmaz..Berat Albayrak'ın istifası hayırlı olmuştur. Ama neden istifa etti bilmiyoruz. Bunun sorumlusu bir kişi o da Erdoğan'dır. Bazı gerçekler gizlenmiş, Erdoğan sonradan öğrenmişse bu daha büyük felaket. Tek adam rejimi ile birlikte Türkiye devlet krizi yaşıyor"

Türkiye'nin bir ekonomik buhran yaşadığını belirten Kılıçdaroğlu, "İntiharların çoğu işsizlik ve ekonomik nedenlerden. Milyonların işsiz kaldığı, insanların ekmek bulamadığı bir süreç..." ifadelerini kullandı.

"Dünyada hiçbir muhalefet partisinin yapmadığını yaptık, sorunlara çözüm ürettik. İktidarın basiretsizliğini görünce yol gösterdik" diyen Kılıçdaroğlu, KOBİ'lerin sorunlarını ve çözüm önerilerini açıkladı.

Özeleştiri yapan CHP Lideri, "KOBİ'lerin yüzde 90'ının CHP'nin önerilerinden haberi yok. Demek ki burada bizim eksiğimiz var. Bu sorunu çözmemiz lazım. Bize çok konuşan, kavga eden adam lazım değil. Bize konusunda uzman, birikimli olan, görüş alabilen yöneticiye ihtiyacımız var" dedi.

Kılıçdaroğlu, CHP'nin hazırladığı 'Arpalık Aile Şirketi' adlı broşürün toplatılması üzerine sert ifadeler kullanarak, "Bu broşürü toplatan hâkim... Sen hâkim falan değilsin! Açık ve net söylüyorum bunlar Saray'ın satılmış insanlarıdır. Ben Zekeriya Öz'ler İstanbul'da var sanıyordum. Meğer Anadolu'da da varmış. Devleti arpalığa çevirirseniz kamuoyuna duyururuz." dedi.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:

Düşmanının bile saygı duyduğu bir insan. Düşünceleriyle, devlet adamlığı ile dünyada ender bulunan kişilerden birisi. Demokrasiyi getiren, bütün mazlum ülkelere örnek olan bir devlet adamı, bir komutan. 82 yıldır onu unutmadık, bundan sonra da unutmayacağız. Sadece biz değil, dünya onu unutmayacak. O, ülkesini düşman işgalinden kurtardı. Milli mücadeleyi bütün mazlum milletler için yaptı. TBMM'nin açılışı, halka duyduğu güven tarihin altın sayfalarında yer alan eylemlerdir. O, cumhuriyeti kurarken "cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir" dedi. Bilgiye, birikime değer verdi.

O dönemde de Londra'daki tefecilerin esiriydi Osmanlı. Onlar yönetiyorlardı. Devletin bütün gelirleri üzerinde söz sahibi oldular. Verilen mücadelenin, elde edilen bağımsızlığın hangi koşullarda verildiğini çok iyi bilmek zorundayız. Bizim mücadelemiz onun bıraktığı mirası büyütmektir. Biz artık ikinci yüzyıla Cumhuriyet'imizi demokrasiyle taçlandırma hedefiyle girmek zorundayız. Biz onu saygıyla, rahmetle ve şükranla anıyoruz.

TİMUR SELÇUK

Bir besteciydi, yorumcuydu. Besteleri hala kulaklarımızda. Adalet Yürüyüşü'nde müziğiyle bize eşlik etmişti. Ailesine, sevenlerine, sanat dünyasına başsağlığı diliyoruz.

MÜYESSER YILDIZ

Haksız yere 115 gün içeride tutuldu. O yazıları internet sitesinde zaten okuyordunuz. Onu hapse atan yargı değil, devletin içerisindeki bazı organizasyonlar. İntikam almak istiyorlar. Benim bildiğim Müyesser Yıldız, istediği kadar gözdağı versinler kalemini satmayan onurlu bir gazetecidir. Selahattin Demirtaş'ın, Osman Kavala'nın, Ayhan Bilgen'in, harp okulu öğrencilerinin, Ahmet Altan'ın da haksız yere içeride tutuldukları için doğru olmadığını ifade ediyoruz. Gercekgundem.com'da yer alan habere göre Kılıçdaroğlu şöyle devam etti; Hapisten çıktıktan sonra bizi alkışlasınlar diye değil, bizi özgürce eleştirebilsinler onların üzerine baskı kurulmasın, her düşünceye bu ülkeye saygı olmalı, her düşünceye saygı gösterirsek çıkıp dünyaya haykırabiliriz bizim ülkemizde demokrasi var diye. Biz bunu istiyoruz.

ARPALIKLAR BROŞÜRÜ

Ben sanıyordum ki Zekeriya Öz sadece İstanbul'da var. Meğer Anadolu'da da varmış Zekeriya Öz'ler. Bizim bu kitapçığımızı toplatmışlar. Bu broşürde kimseye hakaret yok, hiçbir bilgi yanlış değil. Devleti arpalığa çevirirseniz biz bunu kamuoyuna duyuracağız.

Bir kişi dört yerden maaş alır mı? Her birisi 15-20 bin lira. Bu ülkede bu kadar fakirlik varken biz bunu eleştirmeyecek miyiz? Hayır diyorlar, bunu yaparsanız cumhurbaşkanına hakaret etmiş olursunuz. Ne hakareti? Bunlar bu maaşları alıyorlar mı? Alıyorlar. Devleti arpalığa dönüştürdüler mi? Dönüştürdüler. Bu yeni Zekeriya Öz nasıl bu kararı alıyor? Sanıyorlar ki biz bunu dillendirmeyeceğiz. Senin gücün yetmez sevgili hakim. Sen hakim değilsin. Sarayın korumaları adalet kürsüsünde oturduklarında biz onlara hakim demeyiz, onlar sarayın satılmış insanlarıdır.

5-6 yerden maaş alacaksın, bunu eleştirdik diye cumhurbaşkanına hakaretmiş... Bu kararların tamamının altında Erdoğan'ın imzası var. Devleti arpalığa dönüştüren de Erdoğan'dır. Rüşvet alanları büyükelçi atayan Erdoğan'dır. Neresi hakaret? Rüşvet aldın diyorum dava bile korkudan açamıyorlar.

İZMİR DEPREMİ

Belediye başkanlarımız el ele vererek son derece güzel bir çalışmayı kararlılıkla sürdürüyorlar. Yaralar hızla sarılıyor. Yıkılan hane sayısı 143. Acil yıkılması gereken hane sayısı 831. İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait 224 konut eşyaları ile birlikte tamamlandı ve depremzedelere verilecek. Hilton otelinin 380 odası depremzedelere açıldı. İzmir Gaziemir semt garajının bulunduğu bir yerde 58 daire depremzedelere tahsis edildi. Hiç kimse aç ve açıkta kalmayacak. Bir kira bir yuva dayanışmasına gelen para 30 milyonu aşmış durumda. Bu da çok değerli bir birikim. Orta hasarlı binalara yönelik olarak da her daireye 5 bin lira ödeme yapılacak. Yaralar hızlı bir şekilde sarılıyor. 857 çadır belediye tarafından hizmete sunulmuş durumda.

ALBAYRAK'IN İSTİFASI

Ülke yönetimi ciddiyet ister. Halk sizi ülke yönetimi ile görevlendirmişse siz bakanlarınızı kim hangi işi en iyi yapabilir düşüncesinden hareketle belirleyip onu bakanlığa atarsınız. Benim akrabam, eşim dostum diye kişileri bakan yapmazsınız. Berat Albayrak'ı en çok eleştirenlerden birisi de benim. Hazine'den sorumlu, ülke felaket durumda, kasa tamtakır ama ortalıkta pembe tabloyla kamuoyuna sunuş yapılıyor. Bu doğru değildi. Gerçekleri milletin bilmesi gerekiyordu. İktidarın basiretsizliğini görünce onlara yol gösterdik. Daha 2018 Ağustos'unda bu iş böyle yürümez diye 13 madde halinde saydık. Kriz varsa kavga etmenin mantığı yok. Milyonların işsiz kaldığı bir süreç. Siyasi parti devlet değildir, siyasi parti ne zaman ki ben devletim diyorsa o zaman sorunlar başlar. Tek adam rejimi bir kişinin ben devletim dediği rejimdir.

Sayın Albayrak, damat istifa etti. Gerçekten istifa etti mi etmedi mi? Uzun bir sessizlik Saray'da. Ona koşulsuz destek veren bütün değerlerini yitirip destek veren MHP'de de, genel başkanında da büyük bir suskunluk.

MEDYAYA SERT TEPKİ

Medyaya bakıyorsunuz, açıklamanın üstünden 17 saat geçtiği halde 1780 radyo ve televizyondan sadece 5'i istifa ettiğini söylüyor. Diğerlerinde tık yok. Havuz medyasında zaten hiç tık yok. Şu memleketin geldiği hale bakar mısınız Allah aşkına?

27 saat sonra bir açıklama yapıldı. Ülke böyle yönetiliyor. Milli mücalede veren Türkiye Cumhuriyeti Devleti işte böyle yönetiliyor! Eğer bir ülkeyi anonim şirket gibi yönetmeye kalkarsanız sonuç budur.

Kayınpeder-damat ülkeyi yönetiyorlar. Aralarında bir kavga çıkmış herkes diken üstünde. Havuz medyasının ağzına bant çekilmiş. Tek kelime edemiyorlar. Siz gazeteci misiniz ya? Kalemini satan insandan gazeteci olur mu? Kalemini satacaksın, öngörünü, eleştiri hakkını satacaksın ortalıkta da ben gazeteciyim diye gezeceksin. Bunlardan gazeteci olmaz.

"BU İŞİN TEK SORUMLUSU ERDOĞAN"

Ülkemiz için hayırlı bir iş. En azından bir damat kayınpeder olayından kurtuldu Türkiye. Ama arkasındaki gerçekler ne bilmiyoruz. Hangi gerekçelerle istifa edildi bilmiyoruz. Sorumlusu damat mıdır? Hayır. Bu işin sorumlusu bir kişi, Erdoğan.

Dünya Merkez Bankası'ndaki açığı biliyor. Sen yeni öğrendiysen o daha büyük bir felaket. Devletin bir aile şirketine dönüştürüldüğünü hepimizin kabul etmesi lazım. Damadı feda ederek buradan kaçınamazsınız. Veziri verip şahı kurtaramazsınız.

Berat Bey'in yaptığı açıklama da ilginç. At izi it izine karıştı diyor. Yıllardır bakanlık yapıyorsun. Yanında kayınpederin. Öve öve bitiremiyordun. Ne oldu da at izi it izine karıştı? Belki önümüzdeki günlerde Berat Bey çıkıp ayrıntılı açıklama yapar.

CHP'NİN YENİ KOBİ PAKETİ

Kobilerin yüzde 20'sinin borçlarının döviz olması büyük bir risk. Kobilerin ortak talepleri: ekonomide istikrar, güven istiyoruz diyorlar. Tek adam rejimiyle beraber bir devlet krizi, bir yönetim krizi yaşıyoruz. Sorun Kovid-19 değil bir yönetim sorunu. Bizim kadar perişan olan başka bir ülke yok. Arkadaşlarım gittiler, bütün illerde OSB'lerde üreticiler ile görüştüler. Yüzde 90'ının CHP'nin önerilerinden haberi yok. Demek ki bizim bir eksiğimiz var, demek ki biz bir şeyi yapamıyoruz. Bu bağlamda hepimize görev düşüyor. Bize çok konuşan adam lazım değil, çok bağıran adam da lazım değil, bize dünya ile kavga eden adam da lazım değil, konusunda uzman, birikimli olan, istişareyi bilen, uygarca tartışabilen yöneticiye ihtiyacımız var.

KOBİLER İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Ertelenen vergiler ve banka kredileri için vadelendirme imkanı getirilmelidir. KDV sistemi baştan revize edilerek girdi-çıktı farkları ortadan kaldırılmalı, şirketlerin devletten tahsil edilemeyen KDV alacakları süratle ödenmelidir.

Kobilerin kredi piyasalarında direncini arttırmak için yararlanabilecekleri finansman seçenekleri genişletilmelidir. Katma değeri yüksek ürün üretecek firmalar için özel kredi ve vergi desteği sağlanmalıdır. Teşvikli kredilerin yerinde kullanıldığını ölçmek aracılığıyla teşvik kredisi denetim mekanizması da oluşturulmalıdır.

Asgari ücret tamamen vergi dışı kalmalıdır. İşvereni rahatlatıyorsanız işçiyi de rahatlatacaksınız. Kamu ihale sistemi kobilerden alımları teşvik edecek şekilde değiştirilmelidir.

Devlet kurumlarına satılan mallar dolayısıyla üreticinin kamuda bekleyen alacakları süratle ödenmelidir. Bütün OSB'lerde teknoloji liseleri kurulmalıdır. Kobilerin uluslararası pazarlara erişimi desteklenmelidir. Teşvik sistemi bölgesel ve sektörel faktörler göz önünde bulundurularak dizayn edilmelidir. OSB'lerdeki kobiler için enerji özel olarak fiyatlandırılmalıdır.

EKONOMİK BUHRANDAN ÇIKIŞ - KOBİLER İÇİN ÇÖZÜM YOLLARI 

A. Kısa Vadede Yapılması gerekenler

1.    Nisan’da ertelenen vergiler ve banka kredileri için, vadelendirme imkânı getirilmelidir. KDV sistemi baştan revize edilerek girdi-çıktı farkları ortadan kaldırılmalı, şirketlerin devletten tahsil edilemeyen KDV alacakları süratle ödenmelidir.  

2.    KOBİ'lerin kredi piyasalarında değişen koşullara karşı direncini artırmak ve ekonomik büyümeye katkılarını güçlendirmek için, yararlanabilecekleri finansman seçenekleri genişletilmelidir. KOBİ’ler için banka ve sigorta muameleleri vergisi sıfırlanmalıdır. 

3.    Katma değeri yüksek ürün üretecek firmalar için özel kredi ve vergi desteği sağlanmalıdır. Teşvikli kredilerin yerinde kullanıldığını ölçmek amacıyla teşvik kredisi denetim mekanizması oluşturulmalıdır.

4.    Asgari ücrette vergi kaldırılmalıdır. 

5.    Kamu İhale Sistemi KOBİ’lerden alımları teşvik edecek şekilde değiştirilmelidir. (AB ülkelerinde kamu alımlarının KOBİ’lerden yapılması AB direktifleri doğrultusunda teşvik edilmektedir. AB genelinde alımların ortalama %56’sı KOBİ’lerden yapılmaktadır. Yunanistan’da bu oran %84’tür. Türkiye’de bu konuda bir rakam yoktur.)

6.    Devlet kurumlarına satılan mallar dolayısıyla üreticinin kamuda bekleyen alacakları süratle ödenmelidir.

7.    Bütün Organize Sanayi Bölgelerinde “Teknoloji Liseleri” kurulmalıdır. İnovasyon ve dijitalleşme desteklenmelidir. Dijitalleşme için gerekli beceriye sahip işgücü yetiştirilmelidir.

8.    KOBİ’lerin uluslararası pazarlara erişimi desteklenmelidir. 

9.    Teşvik sistemi bölgesel ve sektörel faktörler göz önünde bulundurularak dizayn edilmeli, işsizlik üreten Doğu – Güneydoğu’da yeni cazibe merkezleri yaratılarak yatırım ve istihdam teşvik edilmelidir. 

10.    Organize sanayi bölgelerindeki KOBİ’ler için enerji özel olarak fiyatlandırılmalı,  üretimde verim ve rekabet gücü artırılmalıdır.

11.    Bilişim altyapısında bölgesel farklar giderilmelidir. 

12.    Ekonomik kriz öncesi vergi ve sigorta borcunu düzenli ödemiş olan KOBİ’lere, belirlenecek koşulları taşımaları kaydıyla, vergi indirimi teşviki verilmeli, vergi sorumluluğunu yerine getirmiş KOBİ’ler zor zamanda ödüllendirilmelidir.

13.    Ödenmeyen banka borçları, çekler ve protesto edilmiş senetler nedeniyle “kara listede” yer alan KOBİ’ler bir defaya mahsus kara listeden çıkartılarak finansmana erişimleri kolaylaştırılmalıdır.

B. GÜVEN VE İSTİKRAR İÇİN YAPILMASI GEREKENLER…

1.    Öngörülebilirlik ve güven sağlamak için önce devletin vatandaşa hizmet eder hale getirilmesi gerekir. Yani Türkiye’de yaşayan herkes, rahatlıkla “Bu ülkede benim can ve mal güvenliğim hukukun teminatı altındadır” diyebilmelidir. Dolayısıyla Türkiye’yi açmaza sokan mevcut yapı değişmeli, devlet sıcak siyasetin, yani bir partinin organı olmaktan çıkarılmalıdır.  

2.    Devleti yönetenler, devletin kurumlarına ve işleyişlerine saygı göstermeli, bağımsız kurullar (SPK, BDDK, Kamu İhale Kurumu, Merkez Bankası gibi) liyakatli atamalarla güçlendirilmelidir. Bu kurumlar, bir kişinin iradesine – vesayetine terk edilmemelidir.

3.    Bir anayasal kurum olan “Ekonomik ve Sosyal Konsey”e işlev kazandırılmalı ve belli aralıklarla Ekonomik ve Sosyal Konsey toplanmalıdır.

4.    Devlet yönetiminde liyakat sistemi süratle tesis edilmelidir. 

5.    Devlet yönetiminde savurganlık ve israf önlenmelidir.

6.    Devlet yönetiminde şeffaflık sağlanmalıdır. Özellikle mali yönetimde şeffaflık vergi mükelleflerine karşı devletin temel sorumluluğudur. Bu bağlamda “Ulusal Vergi Konseyi” kurulmalı ve Konseyin raporları her yıl Resmi Gazete’de yayınlanmalıdır. 

7.    Siyaset kirlilikten arınmalı, “Siyasi Ahlak Yasası” çıkarılmalıdır. 

8.    Devlet yol gösterici olmalı, güçlü bir “Stratejik Planlama Teşkilatı” kurulmalıdır. 

9.    Türkiye süratle “ihvancı” dış politikadan vazgeçmeli, dış politika; bir kişinin, bir ailenin ya da bir partinin çıkarları ya da beklentileri üzerine değil, Türkiye’nin çıkarları üzerine inşa edilmelidir. 
 

Güncelleme Tarihi: 10 Kasım 2020, 15:39
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER