CHP'li Muharrem Erkek: İktidar hukuk deformu yaptı!

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, CHP Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi.

CHP'li Muharrem Erkek: İktidar hukuk deformu yaptı!

Muharrem Erkek, düzenlediği basın toplantısında ''Hukuk reformu yapamadılar, hukuk deformu yaptılar.'' dedi. 

CHP'li Erkek'in o konuşması:

Değerli basın mensupları, öncelikle Irak’ta maalesef şehitlerimiz var, bir araç kazası sonucunda. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, ailelerine sabır diliyorum, milletimizin başı sağ olsun.

Değerli basın mensupları, son günlerde yürütmenin başındaki AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan olsun, Sayın Adalet Bakanı olsun saray iktidarının temsilcileri ısrarla bir ekonomi ve hukuk reformundan bahsediyorlar. Aslında 18 yıldır hiçbir yapısal reform yapamadıklarının, 18 yıldır tek başına yönettikleri halde doğru bir şey yapamadıklarının da bir ifadesi, ikrarı niteliğinde bu açıklamalar.

Hukuk reformu yapamadılar, hukuk deformu yaptılar. Yaptıkları hukuk deformu maalesef. Demokratik hukuk devletinin olmadığı yerde zaten hukuk reformu yapamazsınız. Kimseyi kandırmayacaksınız, milleti de dünyayı da kandırmaya çalışmayacaksınız. Demokrasi dediğiniz şey güçlü bir masaysa bunun ayakları yasama, yürütme, yargı ve basın. Bu ayaklar güçlü olursa, sağlam olursa, saygın olursa, uyumlu ve dengeli çalışırsa siz demokratik hukuk devletini ancak inşa edebilirsiniz.

Basında dördüncü bir güç. Basın özgür değilse toplum özgür değildir. Bugün Cumhuriyet gazetesi, Sözcü gazetesi davaları, Birgün gazetesine ve birçok gazeteye uygulanan cezalar… Oda TV tam 259 gündür kapalı. Özgür basının üzerinde maalesef RTÜK’ü ve Basın İlan Kurumunu silah olarak kullanan bir saray iktidarı. Böyle bir anlayış hiç hukuk reformu yapabilir mi?

Bir hatırlatma yapıyım. Cumhuriyet gazetesi davasının iddianamesini hazırlayan Savcı bugün Hakimler Savcılar Kurulu üyesi. Öyle bir Hakimler Savcılar Kurulumuz var ki bırakın yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını sağlamayı tam aksine saray iktidarına, yürütmeye biat ediyor. Böyle bir Hakimler Savcılar Kurulu varken hukuk reformu yapabilir misiniz? Samimiyseniz gelin Anayasa değişikliği yapalım Hakimler ve Savcılar Kurulunu yürütmenin vesayetinden kurtaralım. Ama bunu yapamayacaklarını hepimiz çok çok iyi biliyoruz.

Bugün AİHM kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına, Danıştay kararlarına uymayan bir iktidar hukuk reformu yapabilir mi? Hukukun üstünlüğüne inanmayan, yargı kararlarına saygı göstermeyen bir iktidar hukuk reformu yapabilir mi? Bir örnek vereceğim, bireysel başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi’nin verdiği 10 binden fazla hak ihlali kararı var. Bireysel başvurular sonucunda bugüne kadar toplam 10 binden fazla hak ihlali tespit edilmiş ve bunlardan yüzde 55’i adil yargılanmayla ilgili. Adil yargılanma hakkının bu kadar ağır ihlal edildiği bir sistemde hukuk reformu yapabilir misiniz? Bırakın adil yargılanma hakkını yargılanma hakkını bile ortadan kaldırdılar. İşte Anayasa Mahkemesi İstanbul Milletvekilimiz Enis Berberoğlu’yla ilgili yeniden yargılama yapacaksın dedi ama yerel mahkeme hayır yapmıyorum dedi. Bırakın adil yargılanma hakkını yargılanma hakkını bile insanların elinden alan bir sistem hukuk reformu yapabilir mi?

İstanbul İl Başkanımız Sayın Canan Kaftancıoğlu hakkında tweetlerinden, düşüncelerinden, eleştirilerinden dolayı son derece ağır cezalar veren bir sistem hukuk reformu yapabilir mi? TBMM’de bekleyen fezleke sayısı ne kadar biliyor musunuz değerli basın mensupları? 1190. 1190 fezleke bugün TBMM’de bekliyor. Milletvekillerimiz, TBMM’de görev yapan milletvekilleri birer suç makinası olmadığına göre sistemde bir sorun var demektir. Bu sistemde hukuk reformu yapmak maalesef mümkün değil.

Hızlanacağız diyorlar, bu sistem her şeyi hızlandıracak diyorlar. Ama maalesef hiçbir şey hızlanamıyor sağlıklı bir şekilde. 2012’de soruşturma dosyalarının ortalama sonuçlanma süresi 364 iken 2019’da bu 416 güne çıkmış. Ortalama bir soruşturma dosyası 416 gün bekliyor. Yıllarca süren soruşturmalar, yıllarca süren davalar ve geç gelen adaletin adalet olmadığı bir sistem hukuk reformu tabii ki yapamaz.

Değerli basın mensupları, sorunun kaynağı ve sebebi olanlar çözümün ortağı asla olamazlar. Zaten böyle bir niyetleri de, böyle bir amaçları da aslında yok. Bunu hepimiz çok çok iyi biliyoruz.

Ve gelinen tablo; Artıbir kamuoyu araştırma şirketinin yaptığı bir araştırma var, bize gönderiyorlar. Türkiye’de en güvendiğiniz kurum hangisidir? Yargı 1,7. Çok enteresan hiçbiri de yüzde 30,6. Yani bu sistem kurumları da o kadar çürütmüş, adaleti o kadar çürütmüş ki. TSK’ya 30,5, yargı 1,7, polis teşkilatı 7,5. Tabi ki siyasi iklime göre hareket eden, karar veren yargıç ve savcılarında maalesef bunda rolü var. İşte sistemin yargıyı getirdiği nokta bu. Bu sistemde hukuk reformunun yapılamayacağını hepimiz çok iyi biliyoruz. Zaten bu sisteme de güven kalmadı değerli basın mensupları.

AREA araştırma şirketi geçerli oylar üzerinden yaptığı bir araştırmada güçlendirilmiş parlamenter sisteme bugün referandum yapılsa oy veririz diyenler yüzde 54,4. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini destekleyenler 45,6. 54 – 45.

Başka bir araştırma ADAMOR araştırma şirketi göndermiş. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden memnuniyet yüzde 30. Memnuniyetsizlik yüzde 66. 30.1 – 66,4. Vatandaşta artık bu sisteme güvenini yitirmiş haklı olarak. Adalete, yargıya güven temelinden sarsıldığı gibi.

Değerli basın mensupları, iktidar şikâyet etme yeri değildir. İktidar ağlama yeri de değildir. 18 yıldır tek başınıza yöneteceksiniz, bugün geleceksiniz işsizlik, yoksulluk bu kadar büyümüş, insanlar çöp konteynırlarında yemek arıyor, adaletsizlikler büyümüş, suçsuz insanlar cezaevinde, uzun tutukluluk süreleri, yargı bir silaha dönüşmüş muhalefete karşı siz geliyorsunuz hukuk reformundan bahsediyorsunuz. Eğer samimiyseniz adım adım ama doğru adımlar atın. Çünkü adalet bir söylem değil eylem meselesidir. Adaleti sağlayacaksınız. Eylem adaleti sağlamaktır ve adaleti sağladığınızı toplum görecek, bilecek. Adaleti tecelli ettirmekle görevli yargıya güveni ancak o şeklide tesis edebilirsiniz.

Sayın Adalet Bakanı, “Bırakın adalet yerini bulsun isterse kıyamet kopsun” dedi. Güzel bir söz ama memlekette zaten kıyamet kopuyor adalet yerini bulmadığı için, adaletsizlikler büyüdüğü için kıyamet kopuyor. Siz ne yapıyorsunuz? Hiçbir şey yapamayacakları ortada. Aksine baskılarını arttırıyorlar. Aksine hukuksuzlukları büyütüyorlar. Ne kadar baskı kurarsanız kurun biz adaleti savunacağız.

Soru- Sayın Erkek, Alaattin Çakıcı’nın CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alan sözlerini ve bu sözlerin ardından MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Alaattin Çakıcı’ya yönelik dava arkadaşım nitelemesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu birinci sorum olacak.

İkinci sorumda, yine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik başlatılan soruşturma ne durumda, son bilgileri bizimle paylaşır mısınız?

Muharrem ERKEK- Teşekkür ederim. İkinci sorunuzdan başlayım. İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu İstanbul halkının temsilcisidir. İstanbul’un hak ve hukukunu korumak içinde mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. İstanbul Büyükşehir sınırları içerisindeki bir projeyle ilgili olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanına “sen mücadele etme, sen düşüncelerini kamuoyuyla paylaşma, düşüncelerini yayma billboardlarda, İstanbul’u bilgilendirme” demek aslında çok trajikomik bir durum ve maalesef bugün 18 yıldır Türkiye’yi tek başına yönetenler devlet nedir, hükümet nedir onun bile farkında değiller. Bu soruşturmalar, bu haksız, hukuksuz soruşturmalar bize güç katar. Sayın Ekrem İmamoğlu da tarihe not düşecek ve yine gerçekleri vurgulayacak yazılı ifadesini de bugün ya da yarın yasal süre içerisinde müfettişe gönderecek.

Diğer sorunuz, Alaattin Çakıcı’nın muhatabı Sayın Bahçeli’dir, Sayın Erdoğan’dır, Sayın Soylu’dur. Biliyorsunuz infaz düzenlemesi adı altında özel af çıkarttılar ve işte bu kişilerde artık herhalde cumhur ittifakının, koalisyonun bir diğer ortağı haline geldi. Hukuk devletinden uzaklaştıkça mafya düzenine yaklaşırsınız. Burada önemli olan Türkiye’yi yönetenlerin ne söyleyeceği. Bir siyasi parti Genel Başkanına bir tehdit yöneltiliyorsa, siyasetin önüne ciddi engeller konmaya çalışılıyorsa ki konamaz. Burada Türkiye’yi yöneten özellikle yürütmenin başındaki Sayın Erdoğan’ın da ne diyeceği, nasıl bir tavır alacağı aslında çok önemli. Onlar yapamazlar, başaramazlar ama hiç kimse merak etmesin biz bu mafya düzenini bitireceğiz.

Güncelleme Tarihi: 19 Kasım 2020, 13:37
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER