23 Ocak 2019, Çarşamba

Haberin Kalbi - Türkiye'nin En Güncel Haber Sitesi

Kalbinden mandalina büyüklüğünde tümör çıktı

Kalbinden mandalina büyüklüğünde tümör çıktı

Etiyopya’da tekstil üzerine üretim yapan bir fabrikanın sahibi olan evli ve 4 çocuk babası 45 yaşındaki Bayhmekonnen Melese, iş için Türkiye’ye geldi. Melese'ye arkadaşı check-up hediye etti. Hiçbir sağlık problemi olmamasına rağmen Memorial Bahçelievler Hastanesi’nde check-up yaptıran Etiyopyalı iş adamı Melese’nin kalbinde tümöre rastlandı. Acil bir şekilde ameliyata alınan Etiyopyalı hastanın kalbinin sol kulakçığındaki tümörün büyüklüğü 6,5 santimetre olarak belirlendi. Büyüklüğüyle doktorları bile şaşkına çeviren tümör, başarılı bir operasyonla çıkarıldı. Operasyonu Doç. Dr. Aşkın Ali Korkmaz ve Op. Dr. Hüseyin Gemalmaz küçük bir kesiyle meme altından yapılan minimal invaziv yöntemle gerçekleştirdi.


"BÖYLE BİR İMKAN AFRİKA KITASINDA YOK"


Sadece gastrit hastalığının olduğunu ve bu kadar ciddi bir tümörün olduğunu düşünmediğini belirten iş adamı Melese, Türk doktorlarına duyduğunu güveni şu sözlerle anlattı:


“Hiç düşünmeden ameliyat olmaya karar verdim. Türklerin misafirperverliklerine güvendiğim için ameliyat kararı almam hiç zor olmadı. Karar verdikten sonra da kendimi Allah’a teslim ettim. Burada kendimi ülkemde gibi hissediyorum. Türkiye'ye iş için gelmiştim. Kalbimdeki bu sorun ortaya çıkınca doktorlar beni hemen ameliyata aldılar. Buradaki doktorların eğitimleri çok iyi ve çok başarılılar. Böyle bir imkandünyanın pek çok ülkesinde yok. Kalbimdeki problem beni öldürebilirdi ve bekleyenlerime, aileme kavuşamayabilirdim. Ülkemdeki bütün hastalara Türkiye’yi tavsiye edeceğim. Türk hekimlere her şey için teşekkür ederim” dedi.


"ANİ ÖLÜME VE FELÇ RİSKİNE YOL AÇABİLİRDİ"


Melese'yi muayene ederek ameliyata karar veren Kardiyoloji Uzmanı Uz. Dr. Gülsüm Bingöl, hastanın geldiğinde hiçbir problemi olmadığını belirterek,check-up’ın önemine dikkat çekti. Tümörün bulunduğu yerle ilgili bilgi veren Uz. Dr. Gülsüm Bingöl, "Hastanın fizik muayenesinde herhangi bir bulguya rastlamadık. Fiziki muayenede saptayamadığımız ve şikayet vermeyen hastalıkları ekokardiyografi ile tespit edebiliyoruz. Ekokardiyografisini yaptığımız zaman kalbin sol kulakçığında büyük bir kitleye rastladık. Burada görülen tümörler daha çok miksoma denilen kalbin iyi huylu tümörlerine benziyordu. Tedavimizi buna göre şekillendirdik. Kalpteki tümörler, kalbin kendisinden kaynaklanan ve genelde de iyi huylu olan tümörler oluyor. Bunlar çok nadir yüksek ateş, halsizlik, yorgunluk, terleme gibi şikayetler yapabilir. Bu tümörler kalbin sol boşlukları arasındaki kapağı tıkayarak ani ölüme ve felç riskine yol açabilir” dedi.


“22 SANTİMLİK KESİ YERİNE 6 SANTİMLİK KESİ YAPILDI”


Hastanın 6,5 santimetrelik tümörünü gördükten sonra şaşırdıklarını dile getiren ve operasyonu gerçekleştiren doktorlardan Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü'nden Doç. Dr. AşkınAli Korkmaz, kalp tümörlerinin normal şartlarda bu kadar büyük boyuta ulaşamadığını söyledi. Hastanın hızlı iyileşmesine katkıda bulunmak için minimal invaziv yöntemle tümörü çıkarttıklarını anlatan Korkmaz, “Hasta büyük kesi istemeyince 6 santimlik bir kesiden tümörü çıkarttık. Klasik yöntemde göğüs ön duvarında yaklaşık 22-25 santimlik bir kesi olacaktı. Onunla kıyaslandığında minimal invaziv çok büyük bir avantaj. Hasta solunum egzersizlerine devam edip, yürüyüşler yapacak. Özel hiçbir şey yapmasına gerek kalmadan normal hayatına devam edebilecek” diye konuştu.


"HASTALAR PSİKOLOJİK AÇIDAN KENDİNİ RAHAT HİSSEDİYOR"


Ameliyatı gerçekleştiren doktorlardan Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Hüseyin Gemalmaz ise hastaya uyguladıkları yöntemin hastayı psikolojik açıdan olumlu etkilediğini söyledi ve minimal invaziv yöntemin avantajlarını şöyle anlattı:


"Klasik kesiye göre hastanın iyileşme süresi ve ameliyathanede, yoğun bakımda ve hastanede kalış süresi inanılmaz derecede hızlı oluyor. Minimal invazivin kozmetik bir artısı da vardır. Hastaların psikolojik olarak kendilerini daha iyi hissettiği ve hayatlarına daha kolay adapte oldukları gözlemlenebilir. Diğer yöntemlere göre biraz daha tecrübe gerektirir. Hasta ve ameliyat sonrasındaki süreç açısından çok büyük avantajları vardır. Kalp tümörleri nadir görülür genelde genç yaşlarda yakalayabiliriz. Daha öncesinden kalp kontrolünden geçmiş olsaydı, hastanın tümörü bu kadar büyümeden de tedavi edilebilirdi."

Gökçe KARAKÖSE, Hüseyin ÇAKMAK / İSTANBUL, (DHA)

BAYRAKLI
yukarı çık