<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:g="http://base.google.com/ns/1.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
>

    <channel>
        <title>Gazetekritik.com</title>
        <link>https://www.gazetekritik.com</link>
        <description>Türkiye&#039;nin Özgür Haber Sitesi</description>
        <atom:link href="https://www.gazetekritik.com/rss/categorynews/siyaset" rel="self" type="application/rss+xml" />
        <lastBuildDate>Fri, 07 Aug 2026 19:41:30 +0300</lastBuildDate>
        <category>News</category>
        <language>tr</language>
        <generator>Gazete Kritik</generator>
        <ttl>1</ttl>
                        <item>
                      <title>Bülent Kuşoğlu: Mansur Yavaş&#039;ı yıpratmadan cumhurbaşkanlığı adaylığına zamansız girmemek lazım</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/bulent-kusoglu-mansur-yavasi-yipratmadan-cumhurbaskanligi-adayligina-zamansiz-girmemek-lazim/413838</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/bulent-kusoglu-mansur-yavasi-yipratmadan-cumhurbaskanligi-adayligina-zamansiz-girmemek-lazim/413838</guid>
            
            <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6215-bulent-kusoglu-mansur-yavasi-yipratmadan-cumhurbaskanligi-adayligina-zamansiz-girmemek-lazim.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6215-bulent-kusoglu-mansur-yavasi-yipratmadan-cumhurbaskanligi-adayligina-zamansiz-girmemek-lazim.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Bülent Kuşoğlu: Mansur Yavaş&#039;ı yıpratmadan cumhurbaşkanlığı adaylığına zamansız girmemek lazım ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/bulent-kusoglu-mansur-yavasi-yipratmadan-cumhurbaskanligi-adayligina-zamansiz-girmemek-lazim/413838"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6215-bulent-kusoglu-mansur-yavasi-yipratmadan-cumhurbaskanligi-adayligina-zamansiz-girmemek-lazim.jpg" /></a>
               CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanı adayı olmaması gerektiğini vurgulayarak, zamanından önce adayları yarıştırmanın olumsuz sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Ayrıca, Türkiye&#039;nin yeni bir düzen ve terörsüz bir sürece ihtiyacı olduğunu belirtti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, ABB Başkanı Mansur Yavaş'ın cumhurbaşkanı adaylığına ilişkin, "Bizim Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden sonra en büyük yanlışlarımızdan bir tanesi zamandan önce cumhurbaşkanlığı adaylarını birbirleriyle yarıştırmak oldu. Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Mansur Yavaş, Sayın Ekrem İmamoğlu. Bu yarış olumlu netice vermiyor. Bu sefer de şimdiden Sayın Mansur Yavaş'ı böyle bir dönemde hemen adayımız diye ortaya çıkartıp yıpratmak istemiyoruz. Belediye başkanlığını yapıyor bir büyükşehir başkentimizin belediye başkanlığı. Yıpranmaması lazım. Zamanı gelirse, toplumun, halkın teveccühü devam ederse tabii ki olur" ifadelerini kullandı.CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, KRT TV yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.CHP’nin çerçeve yasa ve Terörsüz Türkiye sürecine bakışını anlatan Kuşoğlu, dünyada yeni bir düzen kurulduğunu belirterek, "45 yıldan beri Türkiye'nin ayağında pranga olan, ekonomisini, gelişimini, toplumsal dinamiklerini öldüren bir süreç yaşadık terörle. Bunlar konusunda önümüz açılacak diye umuyoruz yani, inşallah öyle olur. Terörsüz Türkiye sürecinden sonra terör ortadan kalkar, bunu herkes, bu ülkeyi seven herkes bunu diler herhalde. Biz de mümkün olduğunca bu sürece destek olmaya çalışacağız" ifadelerini kullandı.Değişen siteme Türkiye’nin hazır olması gerektiğini söyleyen Kuşoğlu, şunları kaydetti:"Değişecek olan kavramlardan bir tanesi de devlet kavramı. Daha farklı bir devlet kavramı söz konusu olabilecek. Yani vatandaşına rekabetçi bir devlet olmalı. Bakın şu anda bizim 500 bin civarında dil bilen, dünyayı bilen, mesleği olan insanımız yurt dışında çalışıyor, daha fazla para kazanabilmek için. Daha iyi imkanlar veren yerlere gidiyor gençlerimiz. O yurt dışında çalışan 4 milyon küsur işçimizin dışında, Türk vatandaşının dışında bunlar, Türkiye'de eğitim görmüş, dil öğrenmiş, dünyayı öğrenmiş insanlar. Bunları kaybetmememiz lazım. Ama sadece bizde değil, bütün dünyada, mesela Yunanistan'dan, Bulgaristan'dan, Romanya'dan, hatta Almanya'dan bile kaçıyorlar gençler. Daha iyi koşullar bulduklarında, daha iyi devletler, ülkeler bulduklarında, onun için devletlerin de artık rekabetçi olması lazım. Daha fazla özgürlük vermesi lazım, daha fazla ekonomik refah vermesi lazım vatandaşına. Şimdi devletlerin kendilerini de devam ettirebilmesi gerekiyor. Onun için entegrasyonlara ihtiyaç var yeni dönemde. Bunu gören birçok ülke var. Bizim de öyle entegrasyonlara ihtiyacımız var ama bizim Türkiye olarak çok fazla alternatifimiz de var. Yani Avrupa Birliği var bizim alternatiflerimizden bir tanesi. Akdeniz coğrafyasında önemli bir ülkeyiz, bir Akdeniz alternatifimiz var. Bizim Orta Doğu'da geçmişte aynı inancı, kültürü yaşadığımız ülkeler var. Bizimle beraber Osmanlı coğrafyasında yaşayan ülkeler var. Bizimle soydaş ülkeler var, Türk coğrafyasında. Öbür taraftan Balkanlarda, Kafkaslarda beraber olabileceğimiz ülkeler var. Bizim alternatifimiz de çok fazla. Dolayısıyla tüm bunların da değerlendirilmesi gerekiyor. Devletin de bunları görmesi gerekiyor. O anlamda da sürekli arayış içerisinde olunması gerekiyor."DEVLET AKLI SÖZLERİNE AÇIKLIK GETİRDİVerdiği bir röportajda kullandığı "devlet aklı" kavramının çok tartışıldığını hatırlatan Kuşoğlu, bu sözlerine açıklık getirerek, şunları söyledi:"Bir ülkeyi, bir devleti, özellikle demokrasileri seçilmişlerle atanmışlar idare ederler. Yani bürokratlar ve siyasiler. Devleti temsil edenler bürokratlardır, atanmışlardır. Siyasiler seçilmişlerdir, onlar halkı temsil ederler. Milletin temsilcisi, halkın temsilcisidirler. Türkiye'de son zamanlarda son dönemde, özellikle 2018 sonrası, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte seçilmişlerin etkisi çok azaldı. TBMM’nin, milletvekillerin etkisi çok azaldı. Bunu herkes kabul ediyor, görüyor net olarak. Bir de yürütme erkinde tek seçilmiş bir kişi kaldı. Cumhurbaşkanı. Onun dışında bakanların hepsi atanmış. Çok önemli görevler var hepsi atanmış. Sadece Cumhurbaşkanı seçilmiş yürütme erkinde. Şimdi böyle olunca seçilmişlerin etkisi azalınca demokrasi de zayıflamaya başladı. Çünkü seçilmişlerin etkisi, yani halkın etkisi dolayısıyla azalmış oluyor. Halkın etkisi, toplumun etkisi azalınca devlet o boşluğu dolduruyor tabii yani. Sonuçta bir boşluk var. Bu devlet haklıyla, bürokratlar tarafından, atanmışlar tarafından dolduruluyor. Ve mesela Terörsüz Türkiye süreci de öyle geldi. Evet karşı çıkmıyoruz ama orada CHP'nin fark etmesi gereken şey şu, devlet haklı çok fazla devreye giriyor. Yani atanmışların aklı çok fazla devrede. Seçilmişlerin, yani siyasilerin esamesi pek okunmamaya başladı. Bu demokrasimiz adına bir tehlikedir, sıkıntıdır. Onun için CHP'nin buna müdahale etmesi gerekir demiştim. O anlamda söylemiştim. Bunu daha farklı anladılar. Bu siyasiler tarafından getirilmiş bir olay değil, Terörsüz Türkiye süreci. Yani AK Parti'nin ya da bir başka iktidar partisinin, Milliyetçi Hareket Partisi'nin projesi değil bu. Bu doğrudan doğruya devlet aklının, bürokrasinin projesi, atanmışların projesi, her şeyiyle. Getirdiler, en sonunda komisyon kurdurdular vesaire. Sonuçta kanun haline geldi. Bundan gocunmuyorum. Türkiye'nin lehine olacaksa bu da olur tabii ki ama bunun halka mal olması lazım. Onun için siyasilerin devrede olması lazım. Onun için Sayın Kılıçdaroğlu da her zaman vurguladı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu çözüm süreci içerisinde devrede olması gerekiyor diyor. Biz bu Terörsüz Türkiye sürecini destekleriz, destekliyoruz. Fakat halkın da katılımını şart görüyoruz. Onun için de parlamentonun, onun için de seçilmişlerin de devrede olması gerektiğine inanıyoruz. Bunun da olması lazım. Bu şartla tabii ki destekleriz.""42'NCİ VE 66'NCI MADDELER DEĞİŞMEMELİ"Terörsüz Türkiye süreci kapsamında yeni anayasa tartışmalarının sorulduğu Kuşoğlu, "Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte bir anayasa, özellikle 66 ve 42. maddeyle ilgili değişiklikler de öngörülüyordu. Yani olabilir şu kavramlar değişir vesaire. Öyle bir şey söz konusu olmadı. Değişmemesi de gerekiyor ilk dört maddenin ve 66 ile 42'nin de temel olarak böyle kalması gerekiyor, ona inanıyorum. Olmadığından memnuniyet duyuyoruz ama bundan sonra gelebilir mi? Sanmıyorum yani şimdi Meclis tatile giriyor. Yeni dönem başladığında hangi gerekçeyle anayasada böyle bir değişiklik yapılacak? Salt böyle bir değişiklik birçok iktidar götürür. Onun için seçim öncesi bir anayasa değişikliğinin olabileceğini pek düşünmüyorum" yanıtını verdi."YAVAŞ YIPRATILMAMALI"Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’de kalıp kalmayacağı ve cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağının sorulması üzerine Kuşoğlu, "Bizim Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nden sonra en büyük yanlışlarımızdan bir tanesi, bizim kesim, parti olarak demiyorum, parti olarak da var ama en büyük yanlışlarımızdan bir tanesi zamanından önce cumhurbaşkanlığı adaylarını yarıştırmak oldu, birbirleriyle yarıştırmak oldu. Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Mansur Yavaş, Sayın Ekrem İmamoğlu. Bu yarış olumlu netice vermiyor. Bu sefer de şimdiden Sayın Mansur Yavaş'ı henüz daha, partide bir ayrışma oldu, ayrılma oldu, böyle bir dönemde hemen adayımız diye ortaya çıkartıp yıpratmak istemiyoruz. Onun için çok girmek istemem bu konuya. Belediye başkanlığını yapıyor, bir büyükşehir, başkentimizin belediye başkanlığı. Yıpranmaması lazım. Görevinin başında. O yarışa hemen sokmak istemem doğrusu onu. Kendisi de girmek istemiyor hemen böyle bir yarışa bugünlerde. Zamanı gelirse, toplumun, halkın teveccühü devam ederse tabii ki olur" ifadelerini kullandı."AK PARTİ CUMHURİYET DEĞERLERİNE YAKLAŞTI"CHP'li belediye başkanlarının AK Parti'ye geçişini de değerlendiren Kuşoğlu, "Bunu birkaç şekilde yorumlamak mümkün. Demek ki AK Parti CHP'ye çok yaklaştı. Çok yabancı görmüyorlar. Tabii ki korkudan dolayı, 'içeri girmeyin, bu tarafa geçin' korkusu var tabii ama AK Parti'nin CHP'ye yaklaşması da söz konusu. Kabul etmek lazım değil mi? AK Parti yakınlaştığı için çok uzak görülmemeye başlandı belki de. AK Parti cumhuriyet değerlerini daha fazla yaklaştı. Bu ülkenin kurucusu, çok saygı duyuyoruz ama kendi döneminden daha fazla bugün Atatürkçü var.Hepimiz Atatürkçüyüz neredeyse toplum olarak. AK Partisiyle, CHP'lisiyle. Kendi meşrebine göre yorumluyor herkes falan ama toplumun yüzde 70'i hatta bazı kamuoyu yoklamalarında 80'i Atatürkçüdür. Bu da Cumhuriyet'in başarısıdır. Dolayısıyla ben bu anlamda da AK Parti'nin cumhuriyet değerlerini benimsemesini, Atatürk'ü benimsemesi olarak görüyorum" dedi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Özgür Özel: Türkiye&#039;nin demokrasi geleceği Avrupa&#039;nın da geleceği ile iç içe!</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozel-turkiyenin-demokrasi-gelecegi-avrupanin-da-gelecegi-ile-ic-ice/413832</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozel-turkiyenin-demokrasi-gelecegi-avrupanin-da-gelecegi-ile-ic-ice/413832</guid>
            
            <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 15:13:44 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8126-ozgur-ozel-turkiyenin-demokrasi-gelecegi-avrupanin-da-gelecegi-ile-ic-ice.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8126-ozgur-ozel-turkiyenin-demokrasi-gelecegi-avrupanin-da-gelecegi-ile-ic-ice.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Özgür Özel: Türkiye&#039;nin demokrasi geleceği Avrupa&#039;nın da geleceği ile iç içe! ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozel-turkiyenin-demokrasi-gelecegi-avrupanin-da-gelecegi-ile-ic-ice/413832"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8126-ozgur-ozel-turkiyenin-demokrasi-gelecegi-avrupanin-da-gelecegi-ile-ic-ice.jpg" /></a>
               YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Le Monde&#039;da Türkiye&#039;nin demokrasisinin Avrupa&#039;nın geleceğiyle bağlantılı olduğunu vurguladı. Türkiye&#039;deki demokratik gerilemenin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, Avrupa&#039;nın bu duruma kayıtsız kalıp kalamayacağını sorguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Fransız gazetesi Le Monde için kaleme aldığı yazıda, "Türkiye'nin demokratik geleceğine elbette Türk milleti karar verecektir. Biz müttefiklerimizden Türkiye'nin siyasetini belirlemelerini istemiyoruz. Beklentimiz çok daha basit: Demokratik gerilemenin hiçbir stratejik sonuç doğurmadığını varsaymaktan vazgeçmeleri. Çünkü Avrupa'nın geleceği Türkiye'de demokrasinin geleceğinden ayrı düşünülemez" ifadelerini kullandı.YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Fransız gazetesi Le Monde için "Avrupa'nın geleceği, Türkiye demokrasisinin geleceğine de bağlı" başlıklı bir yazı kaleme aldı.Avrupa'nın Türkiye'ye uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak göç, güvenlik ve jeopolitik merceğinden baktığını kaydeden Özel, "Oysa bugün Türkiye'de çok daha temel bir mesele belirleniyor: Seçimlerin yapılmaya devam ettiği, ancak siyasi rekabetin giderek ortadan kaldırıldığı bir ülkede demokrasi ayakta kalabilir mi? Bu yalnızca Türkiye'nin iç siyasetini ilgilendiren bir sorun olmanın ötesinde. NATO'nun en kritik üyelerinden biri olan Türkiye'de demokrasinin alacağı yön, ittifakın geleceğini de doğrudan etkileyecektir" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın muhalefet partilerinin kâğıt üzerinde varlığını sürdürdüğü, ancak iktidara gelmelerinin fiilen imkânsız hale getirildiği yeni bir siyasi düzen inşa etmeye çalıştığını yazan Özel, bu sürecin kırılma noktasının 31 Mart 2024 yerel seçimleri olduğunu belirtti."SON AŞAMA YARGI ELİYLE MUHALEFETİN YENİDEN ŞEKİLLENDİRİLMESİ"CHP'nin yerel seçimlerde birinci parti olmasının AK Parti'nin demokratik seçim yoluyla yenilebileceğinin göstergesi olduğunu kaydeden Özel, "İktidar ise buna sandıkta cevap vermek yerine yargıyı devreye sokmayı tercih etti. Partimizin yönettiği belediyeler peş peşe soruşturmalarla hedef alındı. Otuzdan fazla belediye başkanımız gözaltına alındı ya da tutuklandı. Ardından Türkiye demokrasi tarihinde benzeri görülmemiş bir adım atıldı. Tartışmalı bir mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı görevimden uzaklaştırıldım ve Erdoğan karşısında defalarca seçim kaybetmiş selefim yeniden göreve getirildi. İzlenen yöntem son derece açıktı: Önce cumhurbaşkanlığı yarışındaki en güçlü rakibi devre dışı bırakmak, ardından muhalefet belediyelerini hedef almak ve son aşamada yargı eliyle muhalefetin kendisini yeniden şekillendirmek" ifadelerini kullandı."AVRUPA'NIN YAŞANANLARI DİKKATLE OKUMASI GEREKİYOR"Bu operasyonlar nedeniyle 24 Temmuz'da 91 milletvekili olarak YENİ Parti'yi kurduklarını aktaran Özel, şöyle devam etti:"Bugün YENİ Parti, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin en büyük muhalefet grubudur. Partimiz, Türkiye'nin farklı siyasi geleneklerinden gelen demokratları ortak bir ilke etrafında buluşturuyor: İktidarlar hukuka hesap vermeli ve hukuku kendi iktidarlarını korumanın aracı haline getirmemelidir. Tam da bu nedenle Avrupa'nın yaşananları dikkatle okuması gerekiyor. Bugün Türkiye'nin NATO açısından taşıdığı stratejik önem belki de hiç olmadığı kadar büyüktür. Ordumuzun gücü, coğrafi konumumuz ve Karadeniz'e açılan kapıyı kontrol ediyor oluşumuz Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş ve Orta Doğu'daki istikrarsızlık nedeniyle her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. Ancak Türkiye'nin stratejik öneminin artması, demokrasinin gerilemesini görmezden gelmenin mazereti olamaz. Tam tersine, Türkiye ne kadar stratejik hale geliyorsa, kurumlarının gücü, hukukun üstünlüğü ve öngörülebilirliği de o kadar önem kazanıyor. Türkiye uluslararası alanda en güçlü konumuna, demokratik kurumlarının daha sağlam olduğu ve Avrupa ile ilişkilerinin daha güçlü seyrettiği dönemlerde ulaşmıştır. Bugün ise yargı bağımsızlığı ciddi biçimde zayıflamış, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanmaz hale gelmiş, halkın oylarıyla seçilen belediye başkanları mahkeme kararlarıyla görevlerinden uzaklaştırılmaktadır.Ne yazık ki Batı başkentlerinde bütün bunlar bir uluslararası güvenlik meselesi değil de yalnızca insan hakları başlığı altında değerlendiriliyor. Oysa bu yaklaşım büyük bir yanılgıdır. Türkiye otoriterleştikçe stratejik önemini kaybetmez. Ama güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini kaybeder. Kurumlar zayıfladıkça dış politika kişiselleşir, ittifaklar ortak değerlerden çok kısa vadeli çıkarlara dayanır ve ani yön değişiklikleri daha olası hale gelir. NATO'nun kurucu antlaşması, üyelerini yalnızca ortak savunmaya değil demokrasiye, bireysel özgürlüklere ve hukukun üstünlüğüne de bağlı kalmaya çağırmaktadır. Eğer bu ilkeler stratejik açıdan vazgeçilmez görülen ülkeler söz konusu olduğunda ikinci plana itilirse, NATO ortak değerler üzerine kurulmuş bir ittifak olmaktan çıkar ve yalnızca jeopolitik çıkarların belirlediği bir askeri ortaklığa dönüşme riskiyle karşı karşıya kalır. Bu kaygı teorik değildir. İttifakların temelinde güven vardır. Güven ise ancak siyasi iktidarı sınırlayabilen güçlü kurumlarla mümkündür.Bugün Avrupa ciddi bir çelişkiyle karşı karşıyadır. Bir yandan Türkiye'ye askeri açıdan her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyarken diğer yandan Türkiye'nin demokratik kurumları her geçen gün daha fazla zayıflıyor. Birinci gerçeği gerekçe gösterip ikincisini görmezden gelmek bu sorunu çözmeyecek, tam tersine daha da derinleştirecektir. Burada asıl tehlike Türkiye'nin Batı'dan kopması değildir. Güvenliğimiz de ekonomimiz de tarihimiz de Avrupa ve transatlantik ittifakıyla iç içe geçmiştir. Gerçek risk, Türkiye'nin Batılı kurumların içinde kalmaya devam ederken dış politikasını giderek daha fazla günlük pazarlıklara ve kısa vadeli çıkarlara göre şekillendirmesidir. Böyle bir Türkiye ne bizim çıkarımıza olur ne de müttefiklerimizin.""AVRUPA UZUN VADEDE BUNA KAYITSIZ KALACAK MI?"YENİ Parti'nin farklı bir gelecek önerdiğini kaydeden Özel, Türkiye'nin Avrupa Birliğine yalnızca askeri gücüyle değil güçlü demokrasisi, dinamik toplumu ve kurumlarıyla katkı sunabileceğini belirtti. Özel, "Türkiye'nin demokratik geleceğine elbette Türk milleti karar verecektir. Biz müttefiklerimizden Türkiye'nin siyasetini belirlemelerini istemiyoruz. Beklentimiz çok daha basit: Demokratik gerilemenin hiçbir stratejik sonuç doğurmadığını varsaymaktan vazgeçmeleri. Çünkü Avrupa'nın geleceği Türkiye'de demokrasinin geleceğinden ayrı düşünülemez. Batı, onlarca yıl boyunca Türkiye'nin demokratik gelişimi ile stratejik önemini birbirini tamamlayan iki unsur olarak gördü. Bugün ise bunları birbirine rakip iki çıkar gibi değerlendirmeye başladı. Oysa bu, Türkiye'nin gerçekliğini yanlış okumaktır. Avrupa'nın önündeki soru, Rusya tehdidiyle, Orta Doğu'daki istikrarsızlıkla ve giderek belirsizleşen uluslararası düzenle mücadele ederken Türkiye'deki demokrasiye önem verip veremeyeceği değildir. Asıl soru şudur: Avrupa uzun vadede buna kayıtsız kalmayı gerçekten göze alabilir mi?" ifadelerini kullandı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>YENİ Parti’den açıklama: 232 belediye başkanı CHP’den istifa etti</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/yeni-partiden-aciklama-232-belediye-baskani-chpden-istifa-etti/413830</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/yeni-partiden-aciklama-232-belediye-baskani-chpden-istifa-etti/413830</guid>
            
            <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 13:53:08 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/7736-yeni-partiden-aciklama-232-belediye-baskani-chpden-istifa-etti.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/7736-yeni-partiden-aciklama-232-belediye-baskani-chpden-istifa-etti.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ YENİ Parti’den açıklama: 232 belediye başkanı CHP’den istifa etti ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/yeni-partiden-aciklama-232-belediye-baskani-chpden-istifa-etti/413830"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/7736-yeni-partiden-aciklama-232-belediye-baskani-chpden-istifa-etti.jpg" /></a>
               YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, 31 Mart 2024 seçimlerinde CHP’den seçilen belediye başkanlarından 232’sinin partiden istifa ettiğini açıkladı. Tüzün, istifa edenlerin büyük çoğunluğunun YENİ Parti’ye üyelik işlemlerini tamamladığını, sayının ay sonunda 300’ü geçebileceğini söyledi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ YENİ Parti’den dikkat çeken açıklama: 232 belediye başkanı CHP’den istifa etti. YENİ Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında CHP’den ayrılan belediye başkanlarının sayısına ilişkin yeni veriler paylaştı.Tüzün, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’den belediye başkanı seçilen isimlerden 232’sinin bugün itibarıyla partiden istifa ettiğini söyledi. İstifa eden belediye başkanlarının büyük çoğunluğunun YENİ Parti’ye üyelik kayıt işlemlerini tamamladığını belirten Tüzün, diğer isimlerin de partiye katılım sürecinin devam ettiğini ifade etti.Yaşar Tüzün açıklamasında, “232 belediye başkanı CHP'den istifa etti, büyük çoğunluğu YENİ Parti'ye üye kayıt işlemlerini tamamladı” dedi.Tüzün: Sayı 300’ü geçebilirYENİ Parti’ye belediye başkanı katılımlarının devam edeceğini söyleyen Tüzün, mevcut 232 kişilik rakamın önümüzdeki haftalarda daha da yükselebileceğini savundu.Tüzün’ün verdiği bilgilere göre, CHP’den istifa eden bazı belediye başkanları henüz YENİ Parti’ye resmi üyelik sürecini tamamlamadı. Bunun yanı sıra bazı belediye başkanlarının da belediye meclislerindeki siyasi dengeler nedeniyle ağustos ve eylül ayındaki toplantıları beklediği ifade edildi.Tüzün, mevcut eğilim devam ederse CHP’den ayrılan belediye başkanı sayısının ağustos ayı sonunda 300’e yaklaşabileceğini, hatta 300’ü aşabileceğini söyledi.232 belediye başkanının dağılımı açıklandıYENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün’ün paylaştığı rakamlara göre CHP’den istifa eden belediye başkanlarının dağılımında büyükşehir, il, ilçe ve belde belediyeleri bulunuyor.Tüzün’ün açıkladığı tabloya göre istifa edenler arasında 2 büyükşehir belediye başkanı yer alıyor.CHP’den seçilen 19 il belediye başkanından 17’sinin partiden ayrıldığı ve YENİ Parti’ye üyelik başvurusunda bulunduğu belirtildi.Büyükşehirlere bağlı ilçelerde ise 109 belediye başkanının CHP’den istifa ettiği açıklandı. İllere bağlı ilçelerde bu sayının 54, belde belediyelerinde ise 50 olduğu kaydedildi.Bu rakamlar YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün tarafından açıklanmış olup belediye başkanlarının üyelik durumlarıyla ilgili YENİ Parti’nin verdiği güncel sayıları yansıtıyor.28 ilde CHP’li belediye başkanı kalmadıTüzün’ün açıklamasındaki bir diğer dikkat çekici başlık ise CHP’nin yerel yönetimlerdeki yeni tablosuna ilişkin oldu.YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı, yaşanan istifaların ardından 28 ilde CHP’li belediye başkanı kalmadığını söyledi.Tüzün bu illeri şöyle sıraladı:Afyonkarahisar, Aksaray, Ardahan, Artvin, Aydın, Bilecik, Bolu, Bursa, Çanakkale, Hatay, Karabük, Kars, Kastamonu, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Kütahya, Malatya, Manisa, Ordu, Osmaniye, Rize, Samsun, Trabzon, Uşak, Yalova ve Yozgat.Adıyaman Belediye Başkanı CHP’de kalacakTüzün, CHP’den seçilen il belediye başkanlarının durumuna ilişkin açıklamasında Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin YENİ Parti’ye katılmama kararı aldığını da söyledi.Tutdere’nin CHP’de kalma kararına saygı duyduklarını belirten Tüzün, Bartın Belediye Başkanı’nın ise henüz nihai karar vermediğini aktardı. Bartın’daki kararın yapılacak değerlendirmelerin ardından açıklanması bekleniyor.CHP’den YENİ Parti’ye geçişler sürüyorÖzgür Özel liderliğinde YENİ Parti’nin kurulmasının ardından CHP’de başlayan istifalar, milletvekillerinin yanı sıra belediye başkanları ve parti örgütlerine de yansımıştı.YENİ Parti’nin kuruluş sürecinde Özgür Özel ile birlikte toplam 91 milletvekili CHP’den istifa ederek YENİ Parti Kurucular Kurulu’na katılmıştı. Anadolu Ajansı da 24 Temmuz’da Özel ve 91 milletvekilinin CHP’den ayrıldığını duyurmuştu.Yerel yönetimlerdeki son tabloya ilişkin en güncel rakam ise Yaşar Tüzün’den geldi. Tüzün’ün açıklamasına göre 232 belediye başkanı CHP’den ayrılırken bunların büyük çoğunluğu YENİ Parti’ye üyelik işlemlerini tamamladı.Tüzün, önümüzdeki haftalarda yeni katılımların olacağını öne sürerken özellikle belediye meclislerindeki dengeler nedeniyle kararını henüz açıklamayan bazı büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarının bulunduğunu söyledi.Bu nedenle CHP ve YENİ Parti arasındaki yerel yönetim hareketliliğinin ağustos ayı boyunca siyasetin önemli gündem başlıklarından biri olmaya devam etmesi bekleniyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’den Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek için kesin ihraç talebi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/chpden-menderes-belediye-baskani-ilkay-cicek-icin-kesin-ihrac-talebi/413828</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/chpden-menderes-belediye-baskani-ilkay-cicek-icin-kesin-ihrac-talebi/413828</guid>
            
            <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 13:32:31 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9421-chpden-menderes-belediye-baskani-ilkay-cicek-icin-kesin-ihrac-talebi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9421-chpden-menderes-belediye-baskani-ilkay-cicek-icin-kesin-ihrac-talebi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’den Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek için kesin ihraç talebi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/chpden-menderes-belediye-baskani-ilkay-cicek-icin-kesin-ihrac-talebi/413828"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9421-chpden-menderes-belediye-baskani-ilkay-cicek-icin-kesin-ihrac-talebi.jpg" /></a>
               CHP’den İlkay Çiçek için kesin ihraç talebi: Disipline sevk edildi. CHP Genel Sekreteri Rıfat Nalbantoğlu, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in “parti ilkeleriyle bağdaşmayan tutum ve davranışları” gerekçesiyle tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildiğini açıkladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP’den İlkay Çiçek için kesin ihraç talebi: Disipline sevk edildi. Cumhuriyet Halk Partisi’nde İzmir’in Menderes ilçesiyle ilgili dikkat çeken bir gelişme yaşandı. CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek hakkında tedbirli olarak “kesin ihraç” talebiyle disiplin sürecinin başlatıldığını duyurdu.Nalbantoğlu, 7 Ağustos Cuma günü yaptığı açıklamada kararın CHP’nin temel ilkeleri, parti tüzüğü ve örgüt disiplini doğrultusunda yapılan değerlendirmeler sonucunda alındığını bildirdi.Açıklamada, Menderes Belediye Başkanı Çiçek hakkında ortaya çıkan tutum ve davranışların parti ilkeleriyle bağdaşmadığı kanaatine varıldığı belirtildi. Bu değerlendirme doğrultusunda Çiçek’in tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle disipline sevk edildiği kaydedildi.Nalbantoğlu: Parti ilkeleriyle bağdaşmadığı kanaatine varıldıCHP Genel Sekreteri Rıfat Nalbantoğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:“Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel ilkeleri, parti tüzüğü ve örgüt disiplini doğrultusunda yapılan değerlendirmeler sonucunda, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek hakkında ortaya çıkan tutum ve davranışların parti ilkeleriyle bağdaşmadığı kanaatine varılmıştır.”Nalbantoğlu, bu kapsamda Çiçek hakkında tedbirli olarak “kesin ihraç” talebiyle disipline sevk işleminin başlatıldığını bildirdi.“Savunma hakkı gözetilecek”CHP yönetiminin açıklamasında disiplin sürecinin nasıl yürütüleceğine ilişkin de bilgi verildi.Nalbantoğlu, sürecin CHP Tüzüğü’nün öngördüğü usul ve esaslar çerçevesinde ilerleyeceğini belirterek, hukukun üstünlüğü ile Çiçek’in savunma hakkının gözetileceğini ifade etti.Açıklamada, partinin kurumsal bütünlüğünün ve örgüt disiplininin kişisel tutumların üzerinde görüldüğüne dikkat çekildi.CHP’nin açıklamasında ayrıca, “Partimizin ilkelerine aykırı hiçbir davranışa müsamaha gösterilmeyecek; örgütümüzün ortak iradesi ve siyasi ahlak anlayışı kararlılıkla korunacaktır” denildi.İlkay Çiçek gözaltına alınmıştıDisiplin kararı, Menderes Belediyesi’ne yönelik yürütülen adli soruşturmanın ardından geldi.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 4 Ağustos’ta Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in de aralarında bulunduğu 6 kişi gözaltına alınmıştı.Soruşturmada “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “suç örgütüne üye olma”, “rüşvet”, “irtikap”, “resmî belgede sahtecilik”, “görevi kötüye kullanma” ve “imar kirliliğine neden olma” iddiaları bulunuyor. Söz konusu başlıklar soruşturma kapsamındaki iddialar olup, kişiler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı anlamına gelmiyor.Yerel kaynaklar da CHP Genel Sekreteri Nalbantoğlu’nun açıklamasını, Menderes Belediyesi’ne yönelik devam eden soruşturmanın ardından parti içerisinde başlatılan disiplin işlemi olarak aktardı.“Kesin ihraç” talebi ne anlama geliyor?CHP’nin açıkladığı karar, İlkay Çiçek’in doğrudan partiden ihraç edildiği anlamına gelmiyor. Çiçek hakkında kesin ihraç talebiyle disiplin süreci başlatılmış durumda.Parti yönetiminin açıklamasında da sürecin tüzükteki usullere göre yürütüleceği ve savunma hakkının korunacağı özellikle vurgulandı. Disiplin sürecinin ardından yetkili kurulun vereceği karar, Çiçek’in CHP üyeliğinin geleceğini belirleyecek.“Tedbirli” sevk kararı ise disiplin incelemesi devam ederken parti içindeki sürecin tedbir uygulanarak yürütülmesini ifade ediyor.CHP’den örgüt disiplini mesajıNalbantoğlu’nun açıklaması, yalnızca İlkay Çiçek’e ilişkin disiplin kararını duyurmakla kalmadı; CHP yönetiminin parti içerisindeki disiplin ve siyasi etik konusundaki yaklaşımına ilişkin de mesajlar içerdi.CHP Genel Sekreteri, partinin “kurumsal bütünlüğünü, örgüt disiplinini ve halka karşı taşıdığı sorumluluğu” kişisel tutumların üzerinde gördüğünü belirtti.Böylece Menderes Belediyesi’ne yönelik soruşturmanın ardından CHP içerisinde de resmi süreç başlatılmış oldu. İlkay Çiçek’in parti üyeliğine ilişkin nihai karar ise disiplin sürecinin tamamlanmasının ardından belli olacak. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Bülent Kuşoğlu’ndan CHP’deki ayrılığa özeleştiri: “Hepimiz hatalıyız”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/bulent-kusoglundan-chpdeki-ayriliga-ozelestiri-hepimiz-hataliyiz/413826</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/bulent-kusoglundan-chpdeki-ayriliga-ozelestiri-hepimiz-hataliyiz/413826</guid>
            
            <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8212-bulent-kusoglundan-chpdeki-ayriliga-ozelestiri-hepimiz-hataliyiz.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8212-bulent-kusoglundan-chpdeki-ayriliga-ozelestiri-hepimiz-hataliyiz.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Bülent Kuşoğlu’ndan CHP’deki ayrılığa özeleştiri: “Hepimiz hatalıyız” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/bulent-kusoglundan-chpdeki-ayriliga-ozelestiri-hepimiz-hataliyiz/413826"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8212-bulent-kusoglundan-chpdeki-ayriliga-ozelestiri-hepimiz-hataliyiz.jpg" /></a>
               CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, CHP’de yaşanan ayrılık ve Yeni Parti sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kuşoğlu, “İçi dolu olmayan bir ayrılık. CHP çok zarar gördü. Hepimiz hatalıyız” diyerek yaşanan süreçte sorumluluğun ortak olduğunu söyledi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Bülent Kuşoğlu’ndan CHP’deki ayrılığa özeleştiri: “Hepimiz hatalıyız”. CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, partide yaşanan ayrılıkların ardından dikkat çeken bir özeleştiride bulundu. Kuşoğlu, yaşanan sürecin CHP’ye ciddi zarar verdiğini belirterek sorumluluğun tek bir kişi ya da gruba yüklenmemesi gerektiğini söyledi.CHP’den ayrılan isimlerin Yeni Parti çatısı altında siyasi faaliyetlerini sürdürmesinin ardından parti içindeki tartışmalar devam ederken Kuşoğlu, ayrılığın siyasi ve ideolojik temelinin yeterince güçlü olmadığı görüşünü dile getirdi.Kuşoğlu şunları söyledi:“İçi dolu olmayan bir ayrılık. CHP çok zarar gördü. Hepimiz hatalıyız. Bu toplumun beklentileri var. Burada hepimizin günahı var, bunu bir an önce telafi etmemiz lazım.”Kuşoğlu’nun açıklamasında kullandığı “hepimiz hatalıyız” ifadesi, CHP içerisinde son dönemde yaşanan sert tartışmalara yönelik dikkat çeken bir özeleştiri olarak değerlendirildi.“İçi dolu olmayan bir ayrılık”Bülent Kuşoğlu daha önce yaptığı açıklamalarda da CHP’den Yeni Parti’ye uzanan süreci bir “bölünme” olarak değerlendirmediğini belirtmişti.Kuşoğlu, parti tabanı içerisinde sosyolojik ya da ideolojik açıdan belirgin bir ayrışma bulunmadığını savunarak yaşananları daha çok siyasi bir kopuş olarak tanımlamıştı.Yeni Parti konusunda daha önce yaptığı değerlendirmede Kuşoğlu, CHP’den ayrılan isimlerin temel politikalarının CHP’den belirgin biçimde farklılaşmadığını belirterek, “Bu bir bölünme değil, ayrılma” ifadelerini kullanmıştı.Kuşoğlu ayrıca ayrışmanın geçmişinin 2023 seçimlerinden önceye dayandığı görüşünü de dile getirmişti. Partide yaşanan kopuşun yalnızca son dönemde ortaya çıkmadığını savunan Kuşoğlu, siyasi gerilimin daha önce başladığını ifade etmişti.Kuşoğlu’ndan ortak sorumluluk vurgusuKuşoğlu’nun son açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm ise parti içerisinde yaşananların sorumluluğunu yalnızca ayrılan isimlere yüklememesi oldu.“CHP çok zarar gördü. Hepimiz hatalıyız” diyen Kuşoğlu, parti içerisindeki farklı tarafların yaşanan sürecin ortaya çıkmasında pay sahibi olduğu mesajını verdi.Kuşoğlu’nun, “Burada hepimizin günahı var” sözleri de CHP’deki ayrışma sürecine ilişkin kapsamlı bir özeleştiri çağrısı olarak öne çıktı.Açıklamanın devamında toplumun siyasetten beklentileri bulunduğunu vurgulayan Kuşoğlu, mevcut ayrışmaların bir an önce aşılması gerektiğini söyledi.“Bunu bir an önce telafi etmemiz lazım”Kuşoğlu’nun “Bu toplumun beklentileri var” sözleri de açıklamasındaki siyasi mesajlardan biri oldu.Son dönemde yaptığı değerlendirmelerde muhalefet seçmenindeki değişim ve iktidar değişikliği beklentisine sık sık işaret eden Kuşoğlu, daha önce de siyasi ayrışmanın seçmenin beklentilerine zarar verebileceği uyarısında bulunmuştu.Kuşoğlu, önceki açıklamasında muhalefetin yeniden ortak bir zeminde buluşması gerektiğini savunarak cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 50+1’i sağlayabilecek güçlü ve ortak bir aday çıkarılması gerektiğini ifade etmişti. Muhalefetin ayrışarak sonuç alamayacağını belirten Kuşoğlu, partilerin yeniden bir araya gelmesi çağrısı yapmıştı.CHP ve Yeni Parti tartışması sürüyorCHP’de yaşanan ayrılıklar ve Yeni Parti’nin kurulmasının ardından muhalefet içerisindeki siyasi dengeler yeniden tartışılmaya başlandı.Kuşoğlu ise son açıklamasıyla tartışmayı yalnızca Yeni Parti’ye yönelik eleştiri üzerinden değil, CHP içerisindeki aktörlerin sorumluluğu üzerinden de değerlendirdi.“Hepimiz hatalıyız” diyen Kuşoğlu’nun, “Bunu bir an önce telafi etmemiz lazım” çağrısı, iki siyasi yapı arasındaki ayrışmanın ardından uzlaşma ve yeniden ortak hareket etme tartışmalarını da gündeme taşıdı.Kuşoğlu’nun daha önce muhalefetin ortak aday ve ortak siyasi hedef etrafında buluşması gerektiğini savunmasıyla birlikte değerlendirildiğinde son açıklaması, CHP ve Yeni Parti arasındaki siyasi kopuşun daha fazla derinleşmemesi yönünde bir mesaj olarak öne çıktı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Özgür Özel’den çerçeve yasa açıklaması: İmza çabamız yok</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozelden-cerceve-yasa-aciklamasi-imza-cabamiz-yok/413818</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozelden-cerceve-yasa-aciklamasi-imza-cabamiz-yok/413818</guid>
            
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 17:52:43 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/3736-ozgur-ozelden-cerceve-yasa-aciklamasi-imza-cabamiz-yok.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/3736-ozgur-ozelden-cerceve-yasa-aciklamasi-imza-cabamiz-yok.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Özgür Özel’den çerçeve yasa açıklaması: İmza çabamız yok ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozelden-cerceve-yasa-aciklamasi-imza-cabamiz-yok/413818"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/3736-ozgur-ozelden-cerceve-yasa-aciklamasi-imza-cabamiz-yok.jpg" /></a>
               YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM’ye yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla sunulan çerçeve yasa teklifini değerlendirdi. Teklifin hazırlanma yöntemini eleştiren Özel, “İmza çabamız yok” derken partisinin komisyon görüşmelerinde metne katkı sunacağını belirtti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’den çerçeve yasa açıklaması: İmza çabamız yok. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan çerçeve yasa teklifine ilişkin partisinin tutumunu açıkladı. Özel, teklifin ortak imzacıları arasına katılmak için bir çabalarının bulunmadığını belirtirken düzenlemenin komisyon ve Genel Kurul aşamalarında ayrıntılı şekilde ele alınması gerektiğini söyledi.Özel’in açıklamasının merkezinde, teklifin hazırlanma ve siyasi partilere gönderilme yöntemi yer aldı. Teklif üzerinde siyasi partilerin katıldığı ortak bir hazırlık çalışması yapılmadığını savunan Özel, metnin parti gruplarına kapalı zarf içinde gönderildiğini ve gruplara yeterli inceleme süresi verilmeden TBMM Başkanlığına teslim edildiğini belirtti. Özel, bu yöntemin sürecin taşıması gereken şeffaflık ve ortak çalışma anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.YENİ Parti teklife neden imza atmadı?YENİ Parti, teklifin TBMM Başkanlığına sunulduğu aşamada imzacı partiler arasında yer almadı. Parti yönetimi, düzenlemenin içeriğinin kendileriyle önceden paylaşılmamasını ve metin üzerinde çalışma fırsatı verilmemesini temel eleştiri konusu yaptı. Ancak bu karar, YENİ Parti’nin terörün sona erdirilmesine veya silahsızlanmaya karşı olduğu anlamına gelmiyor. Özel, partisinin siyasi yaklaşımında değişiklik olmadığını ve süreci Meclis zemininde takip etmeyi sürdüreceğini söyledi.Özel, Türkiye’de silahların tamamen susmasını, örgütün elinde tek bir silahın dahi kalmamasını ve silahsızlanmanın geri dönüşü olmayacak biçimde tamamlanmasını savunduklarını kaydetti. Bu süreçte gerekli bütün düzenlemelerin demokratik zeminde yapılması gerektiğini belirten Özel, YENİ Parti hukukçularının teklif üzerinde çalışacağını ve komisyon görüşmelerine katkı sağlayacağını açıkladı.Teklif yaklaşık 360 imzayla Meclis’e sunuldu“Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, 5 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu. Teklifin esas numarası Meclis kayıtlarına 2/3793 olarak geçti. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, düzenlemenin yaklaşık 360 milletvekilinin imzasını taşıdığını açıkladı.Teklife AK Parti, MHP, DEM Parti, CHP ve HÜDA PAR’dan milletvekilleri ile bazı Yeni Yol Grubu üyeleri imza verdi. YENİ Parti ile İYİ Parti ise ortak imzaya katılmadı. CHP adına teklifin imzalanması kararı, Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki parti yönetimi tarafından alındı. CHP grup yöneticileri de teklifin imzacıları arasında yer aldı.Çerçeve yasa neyi düzenliyor?TBMM’nin resmî kayıtlarına göre teklif; PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiilî varlıklarına son verdiğinin, kontrol ettikleri silah ve mühimmatı teslim ettiklerinin güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesinden sonraki hukuki süreci düzenliyor. Düzenlemenin uygulanabilmesi için söz konusu tespiti teyit eden Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanması öngörülüyor.Teklifte belirli soruşturma, kovuşturma, mahkûmiyet ve infaz işlemlerinin ertelenmesine ilişkin hükümler bulunuyor. Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları ile bazı ağır suçların kapsam dışında bırakılması planlanıyor. Teklif toplam 12 maddeden oluşuyor.Özel’den demokratikleşme vurgusuÖzgür Özel, Kürt meselesinin yalnızca ceza ve infaz düzenlemeleriyle çözülemeyeceğini savundu. Meclis komisyonunun hazırladığı ortak raporun silahsızlanmaya ilişkin altıncı bölümü ile hukuk, demokrasi ve temel haklara ilişkin yedinci bölümünün birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Özel; Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması, hukuk devletinin güçlendirilmesi ve demokratikleşme adımlarının silahsızlanma sürecinden ayrı tutulmamasını istedi.YENİ Parti’nin teklife imza vermemesi, komisyon veya Genel Kurul aşamasında düzenlemeye tamamen karşı çıkacağı anlamına gelmiyor. Özel’in açıklamalarına göre parti, teklifin maddelerini inceleyecek, gerekli gördüğü değişiklikleri sunacak ve silahsızlanmanın gerçek, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olması yönündeki yaklaşımını Meclis görüşmelerinde savunacak. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Orhan Sarıbal: Orman yangınları için kamu hazırlığı şart!</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/orhan-saribal-orman-yanginlari-icin-kamu-hazirligi-sart/413813</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/orhan-saribal-orman-yanginlari-icin-kamu-hazirligi-sart/413813</guid>
            
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 14:51:52 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9506-orhan-saribal-orman-yanginlari-icin-kamu-hazirligi-sart.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9506-orhan-saribal-orman-yanginlari-icin-kamu-hazirligi-sart.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Orhan Sarıbal: Orman yangınları için kamu hazırlığı şart! ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/orhan-saribal-orman-yanginlari-icin-kamu-hazirligi-sart/413813"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9506-orhan-saribal-orman-yanginlari-icin-kamu-hazirligi-sart.jpg" /></a>
               CHP&#039;li Orhan Sarıbal, orman yangınlarını önlemede vatandaş duyarlılığının yeterli olmadığını, kamusal hazırlığın şart olduğunu vurguladı. Ayrıca, tarımsal ithalatın 410 milyar lira, çiftçi desteklerinin ise yalnızca 168 milyar lira olduğunu belirtti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Yurtiçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, orman yangınlarını önleme sorumluluğunun yurttaşların duyarlılığına bırakılamayacağını söyledi. Tarımsal ithalat verilerini de değerlendiren Sarıbal, yılın ilk altı ayında seçilmiş bitkisel ürünler ile canlı hayvan ve kırmızı et ithalatı için yaklaşık 410 milyar lira ödendiğini, çiftçiye ayrılan desteğin ise 168 milyar lirada kaldığını belirtti. Sarıbal, “Mehmet Şimşek enflasyonun belini kıramadı; kırsaydı faizler düşerdi. Mehmet Şimşek yoksulun, fakirin, emeklinin, emekçinin, köylünün ve çiftçinin belini kırdı” dedi.Ormanları koruma sorumluluğu yurttaşa bırakılamazTarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın Çanakkale, Balıkesir, Bursa, İzmir ve Manisa başta olmak üzere birçok ilde artan yangın riskine ilişkin, “En büyük gücümüz vatandaşlarımızın duyarlılığı ile yangın çıkmasını önlemektir” açıklamasını değerlendiren Sarıbal, yurttaşların sorumlulukla hareket etmesinin önemli olduğunu ancak kamusal hazırlığın yerine geçirilemeyeceğini söyledi.Sarıbal, “Vatandaşlarımız elbette duyarlı olacak, kendi sorumluluklarını yerine getirecek. Ama bu şu demek değildir: Vatandaşlarımız dikkat ederlerse orman yangınları çıkmaz. Asla böyle bir şey yok” diye konuştu.İklim değişikliği, artan sıcaklıklar, kuraklık, düşük nem ve rüzgârın yangın riskini artırdığını belirten Sarıbal; enerji nakil hatları, yol kenarlarındaki yanıcı maddeler, orman alanlarındaki ticari faaliyetler ve önleyici ormancılık çalışmalarındaki eksikliklerin de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.2025'te 81 bin 473 hektar orman alanı yandıOrman Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılında Türkiye genelinde 3 bin 224 orman yangını çıktı ve 81 bin 473 hektar orman alanı zarar gördü. Yangınlardan 1.012'sinin çıkış nedeni belirlenemedi; nedeni belirlenemeyen yangınlarda yanan alanın büyüklüğü 37 bin 626 hektara ulaştı.Sarıbal, “Bir tane değil, iki tane değil, üç tane değil; 3 bin 224 orman yangınının 1.012'sinin sebebi belli değil. Açıkça itiraf ediliyor ki orman yangınlarının neden çıktığını bile tespit edemiyoruz” dedi.Ormancılık Politikası Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Atmış'ın hesaplamasına göre 2010-2019 döneminde yılda ortalama 7 bin hektar orman alanı yanarken, 2020-2025 döneminde yıllık ortalama kayıp 49 bin hektara çıktı. Böylece yıllık ortalama yanan alan yaklaşık yedi katına yükseldi.12,5 milyon hektarlık alan yüksek yangın riski altındaTürkiye Ormancılar Derneğinin değerlendirmesine göre yaklaşık 12,5 milyon hektarlık alan yangına hassas bölgelerde bulunuyor. Akdeniz, Ege ve Marmara'daki riskli alanların uzun süredir bilindiğini belirten Sarıbal, yangın çıkmadan önce yol kenarlarının, enerji nakil hatlarının, yangın emniyet şeritlerinin ve müdahale altyapısının hazır hale getirilmesi gerektiğini söyledi.Sarıbal, yangınların yalnız çıktıktan sonra söndürülmeye çalışılmasının yeterli olmadığını belirterek, “Yangınlar bir sonuçtur. Önemli olan, yangınlar çıkmadan önce gerekli çaba ve çalışmaları yapabilmektir” dedi.Enerji hatlarından çıkan yangınlar yanan alanın dörtte birini oluşturuyorHazırlık notlarında aktarılan verilere göre enerji nakil hatlarından kaynaklanan yangınların toplam yangın sayısı içindeki payı yaklaşık yüzde 7 iken, bu yangınlarda zarar gören alanın toplam yanan alan içindeki payı yaklaşık yüzde 25'e ulaşıyor.Sarıbal, enerji hatlarından çıkan yangınların sayıca sınırlı görünmesine rağmen geniş alanlara yayıldığını belirterek, kritik hatların bakımının enerji şirketlerinin tercihine bırakılamayacağını ifade etti.“Kentin merkezinde, rantın yüksek olduğu yerde enerji hatlarını yer altına alıyorlar. Mesele orman olunca enerji şirketleri ve Bakanlık bu işin üzerine yeterince gitmiyor” diyen Sarıbal, ormanlık alanlardan geçen kritik hatların yer altına alınmasını istedi.900 bin hektar orman alanı ticari faaliyetlere açıldıYaklaşık 900 bin hektar, başka bir ifadeyle 9 milyon dekar orman alanı madencilik, enerji, turizm, taş ocağı, ulaşım ve atık tesisleri gibi faaliyetlere ilişkin izinlere konu edildi.Sarıbal, ormanlara yurttaşların girişinin sınırlandırıldığı dönemlerde aynı alanlarda madencilik, enerji ve turizm faaliyetlerinin devam etmesine tepki gösterdi:“Madenciler orada, enerji şirketleri orada, turizmciler orada ama halka yasak. Niye? Halk suçlu. Ormanların yangın sebebi halk olacak; böyle bir şey olamaz.”Orman köylüsünün, küçükbaş hayvancılığın ve geleneksel ormancılık faaliyetlerinin dışlanırken ticari faaliyetlerin genişlemesinin yangın riskini azaltmadığını belirten Sarıbal, verilen izin ve tahsislerin gözden geçirilmesini istedi.Orman işçileri geçici istihdamla çalıştırılamazYangınlara karşı sahada mücadele eden orman işçilerini ve kamu emekçilerini selamlayan Sarıbal, havadan müdahalenin tek başına yeterli olmadığını, yangının zeminde yer ekipleri tarafından söndürülmesi gerektiğini söyledi.Orman işçilerinin kadrolu, eğitimli ve sahayı tanıyan personelden oluşması gerektiğini belirten Sarıbal, çalışma sürelerinin, ücretlerinin, özlük haklarının ve kişisel koruyucu donanımlarının yaptıkları işin tehlikesine göre düzenlenmesini istedi.Sarıbal, “Bakanlığın bu işi geçici istihdamla değil, sahici bir kadrolaşmayla; uzman, eğitimli ve tecrübeli insanlarla yapması gerekir” dedi.Bakanlığa personel, hava aracı ve hazırlık sorularıSarıbal, yüksek yangın riski açıklanan Çanakkale, Balıkesir, Bursa, İzmir ve Manisa için Tarım ve Orman Bakanlığına şu soruları yöneltti:Riskli bölgelerde kaç kadrolu orman işçisi ve teknik personel hazır bekletilmektedir? Personelin yeterli eğitimi, tecrübesi, iş güvenliği malzemesi, aracı ve gereci var mıdır? Riskli bölgelerde müdahaleye hazır kaç uçak ve helikopter bulunmaktadır? Enerji nakil hatlarının ve yol kenarlarının son bakımları yapılmış mıdır? Yangın emniyet yollarındaki yanıcı madde yükü azaltılmış mıdır? Orman köyleri ve yerel yönetimlerle tahliye ve ilk müdahale planları hazırlanmış mıdır?Sarıbal, 1.012 yangının çıkış nedeninin belirlenememiş olmasının Bakanlığın inceleme, denetim ve uzman kadro kapasitesine ilişkin ciddi bir sorun ortaya koyduğunu söyledi.Yangın bütçesi Mehmet Şimşek'in oluruna bırakılamazOrman Genel Müdürlüğünün yangın önleme ve mücadele bütçesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Sarıbal, ormanların korunmasının yalnızca mali disiplin yaklaşımıyla ele alınamayacağını söyledi.Sarıbal, “Orman Genel Müdürlüğünün yangın önleme ve mücadele bütçesi güçlendirilmelidir. Daha fazla kaynak ayrılmalıdır. Bütün bunlar Mehmet Şimşek'in oluruna bırakılmamalıdır” dedi.Yüksek riskli bölgelerde yeterli sayıda kadrolu personel istihdamı, kapatılan veya işlevsizleştirilen eğitim merkezlerinin yeniden açılması, enerji hatlarının denetlenmesi, tahliye planlarının hazırlanması ve yangınların çıkış nedenleri için bağımsız ve bilimsel bir inceleme sistemi kurulması gerektiğini vurguladı.Üretimde rekor deniliyor, ithalat büyüyorAçıklamasının tarım bölümünde iktidarın “üretimde rekor” söylemi ile dış ticaret verileri arasındaki çelişkiye dikkat çeken Sarıbal, artan mazot, gübre, enerji, sulama ve finansman maliyetlerinin yerli üreticiyi zayıflattığını söyledi.Hazırlık notlarına göre son bir yılda amonyum nitrat gübresinin fiyatı yüzde 71, amonyum sülfat gübresinin fiyatı yüzde 59,4, 20.20.0 kompoze gübrenin fiyatı yüzde 35,4, mazot fiyatı ise yüzde 43,6 arttı.Sarıbal, “Dışarıdan ithalat, içerideki üretimden daha ucuz hale getirildi. Bunun sorumlusu bizzat iktidar ve yakın dönemde Mehmet Şimşek'in ekonomi politikalarıdır” dedi.Buğday ithalatı yüzde 150 arttı2026 yılının ilk altı ayında buğday ithalatı, geçen yılın aynı dönemindeki 1 milyon 329 bin 3 tondan 3 milyon 331 bin 700 tona yükseldi. Buğday ithalatına ödenen tutar 343 milyon 86 bin dolardan 856 milyon 796 bin dolara çıktı. Miktar ve değer artışı yaklaşık yüzde 150 oldu.Mısır ithalatı 3 milyon 458 bin 391 tondan 4 milyon 374 bin 514 tona, ödenen tutar ise 881 milyon 461 bin dolardan 1 milyar 106 milyon 293 bin dolara yükseldi.Toplam hububat ithalatı miktar olarak yaklaşık yüzde 59 artarak 7 milyon 908 bin 504 tona ulaştı. Hububat ithalatına ödenen tutar ise yüzde 54 artışla 2 milyar 82 milyon 53 bin dolara çıktı.Yağlı tohum ve küspe ithalatı büyüdüYağlı tohum ithalatına ödenen tutar 2025'in ilk yarısındaki 1 milyar 543 milyon 185 bin dolardan, 2026'nın aynı döneminde 1 milyar 998 milyon 325 bin dolara yükseldi. Artış yüzde 29 oldu.Ayçiçeği tohumu ithalatı 730 bin 137 tondan 977 bin 433 tona, ithalata ödenen tutar ise 493 milyon 691 bin dolardan 748 milyon 344 bin dolara çıktı.Küspe ithalatı 1 milyon 138 bin 887 tondan 1 milyon 602 bin 884 tona yükseldi. Küspeler için ödenen tutar 360 milyon 847 bin dolardan 558 milyon 97 bin dolara çıkarak yüzde 55 arttı. Soya küspesi ithalatı tek başına 602 bin 390 tondan 1 milyon 84 bin 878 tona yükseldi.Canlı hayvan ve kırmızı et ithalatına 1,17 milyar dolarCanlı hayvan ve kırmızı et ithalatına ödenen toplam tutar, 2025'in ilk yarısındaki 977 milyon 631 bin dolardan, 2026'nın aynı döneminde 1 milyar 173 milyon 867 bin dolara çıktı.Kırmızı et ithalatı 34 bin 951 tondan 43 bin 995 tona yükseldi. İthalata ödenen tutar ise 248 milyon 19 bin dolardan 436 milyon 868 bin dolara çıkarak yaklaşık yüzde 76 arttı.İthalata 410 milyar, çiftçiye 168 milyar liraTabloda yer alan seçilmiş bitkisel ürünlerin ithalatına 2026 yılının ilk altı ayında 8 milyar 105 milyon 982 bin dolar, canlı hayvan ve kırmızı et ithalatına ise 1 milyar 173 milyon 867 bin dolar ödendi.Toplam tutar 9 milyar 279 milyon 849 bin dolar oldu. Dolar kuru 44 lira üzerinden hesaplandığında karşılığı yaklaşık 408,3 milyar liraya ulaşıyor. Sarıbal, bu tutarı konuşmasında yuvarlayarak 410 milyar lira olarak ifade etti.Sarıbal, “İthalata yaklaşık 410 milyar lira veriyoruz. Peki bu iktidarın çiftçiye ayırdığı para ne kadar? 168 milyar lira” dedi.Mehmet Şimşek enflasyonun değil, çiftçinin belini kırdıMeyve ve sebze fiyatlarındaki üretici kaynaklı düşüşlerin enflasyonla mücadele başarısı olarak gösterilemeyeceğini belirten Sarıbal, ithalat ve düşük fiyat politikalarının çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını söyledi.Sarıbal şöyle konuştu:“Mehmet Şimşek enflasyonun belini kıramadı; kırsaydı faizler düşerdi. Ama bildiğim bir şey var: Mehmet Şimşek yoksulun, fakirin, emeklinin, emekçinin, köylünün ve çiftçinin belini kırdı. Vahşi liberal politikalara bu halkı, bu ülkeyi teslim etti.”Sarıbal, açıklamasını, “Bu düzen değişecek; hakkaniyetli, adil, halktan, ülkeden, emekçiden, çiftçiden ve topraktan yana yeni bir düzen elbet kurulacak” sözleriyle tamamladı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Özgür Özel, şehit yakınları ve gazilere destek ziyaretinde bulundu</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozel-sehit-yakinlari-ve-gazilere-destek-ziyaretinde-bulundu/413804</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozel-sehit-yakinlari-ve-gazilere-destek-ziyaretinde-bulundu/413804</guid>
            
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 11:45:57 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/1519-ozgur-ozel-sehit-yakinlari-ve-gazilere-destek-ziyaretinde-bulundu.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/1519-ozgur-ozel-sehit-yakinlari-ve-gazilere-destek-ziyaretinde-bulundu.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Özgür Özel, şehit yakınları ve gazilere destek ziyaretinde bulundu ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozel-sehit-yakinlari-ve-gazilere-destek-ziyaretinde-bulundu/413804"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/1519-ozgur-ozel-sehit-yakinlari-ve-gazilere-destek-ziyaretinde-bulundu.jpg" /></a>
               YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara&#039;da şehit yakınları ve gazilerin eylemine destek vererek, 19 maddelik çözüm tekliflerinin acilen yasalaşması gerektiğini vurguladı. Özel, diğer siyasi partilerin çözüm önerilerini eleştirerek, gerçek sorunların henüz çözülmediğini belirtti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Güvenpark’ta şehit yakınları ve gazilerin eylemine destek oldu. YENİ Parti lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, “Bugün burada herhalde 25 gün sonra bir kez daha birlikteyiz. Eylemin ilk başladığı gün, Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş Genel Başkanı olarak son ziyaretimi kendi adıma, buraya da ilk ziyareti ben gerçekleştirmiştim hatırlattığınız gibi. Şimdi YENİ Parti’nin Genel Başkanı olarak milletvekillerimizle, Genel Başkan Yardımcılarımızla birlikte burada sizinle birlikteyiz. O gün kararlılığınızı ifade etmiştiniz hep birlikte ve buradan ayrılmayacağınızı ifade etmiştiniz. 25 gün boyunca sizler o kararlılığın gereğini yaptınız. Hatta beş gündür de başlatılan bir açlık grevi ile eylemliliğinizi, tepkinizi en üst düzeye çıkarttınız. İlk gün söylediğim gibi bugün de söylemek isterim ki biz sonuna kadar, siz sonuç alana kadar, hakkınız verilene kadar, herkes ‘Ben bu düzenlemelerden razıyım’ diyene kadar yanınızdayız ve arkanızdayız. En başta bu desteği ifade etmek isterim” dedi. Özel, şunları söyledi: “BİRLİKTE OLUŞTURDUĞUMUZ TEKLİFİ YENİDEN İMZALADIK”“Şimdi beraberimde sizin de ben burada yokken sürekli andığınız Emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu var. Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu ve göreve gelir gelmez ki Milli Savunma Gölge Bakanımızdı bizim. Türkiye’de örgütlü oluşmuş gazi ve şehit ailelerinin; hem polislerin, hem askerlerin en üst üç yapısıyla sürekli temas kurdu ve biz bir araya getirdi defalarca. Türkiye’de 250’nin üzerinde derneği ziyaret etti. İstanbul’da bir çalıştay düzenledi, son günü ben de vardım. Sizler oradaydınız hepiniz; bütün dernekler, bütün vakıflar, bütün yapılar. Dört başı mamur bir hazırlığı, hep birlikte o salondan ‘Böyle olursa olur’ diye çıktık; toplam net 19 talep ve toplam 18 kanununda değişiklik yapıyor. Bu yapıldığı takdirde ‘Herkes benim sorunum çözüldü’ diyordu. Biz öyle bir teklif hazırladık, bizzat ben de imzaladım. Bu hafta da YENİ Parti Genel Başkanı ve milletvekilleri olarak imzaladık. O gün Cumhuriyet Halk Partisi’nin başındaydık.” “SORUNLARIN TÜMÜ ÇÖZÜLÜYORMUŞ HAVASI VERİLİYOR”“Teklif biraz önce bahsettiğiniz ilgili komisyona ve komisyonlara gitti. Orada bekliyor iki yıldır. O teklif yasalaşsa Türkiye’de ne bir şehit ailesinin, ne bir gazinin artık bir beklentisi, eksik kalmış bir talebi kalmayacak. Öyle bir teklif. Bunu da herkes kabul ediyor, siz de kabul ediyoruz, bütün dernekler ve aileler de kabul ediyor. Yani biraz önce bahsettiğiniz bütün sorunların çözümü Meclis’te duruyor. 25 gün önce daha kötü bir noktadaydık şu açıdan. Sizin yarattığınız farkındalığın ve mücadelenin buna katkısı var. O 19 maddede şimdi üçünü ilgilendiren bir teklif. Sanki sorunların tamamı çözülüyormuş havası verilerek AK Parti tarafından hazırlandı ve bizim kapsamlı teklifimizden altı saat sonra verildi. Bunun iletişimini yapıyorlar. Eğri oturup doğru konuşmak lazım. Verilen teklif elbette sıfırdan iyidir. Ne oluyor? Bazı sorunları çözüyor. Ne çözüyor, ben söyleyeyim. Eksiğim varsa komutanım tamamlar, siz tamamlarsınız. Birincisi bizim hep söylediğimiz bir şey vardı ve diyorduk ki… Gazilerin ailelerinin ya da şehit olmuş erlerin… Nasıl rütbeli birini kaybettiğimizde, bir rütbeli asker şehidimiz olduğunda ailesi sanki şehit olmamış, devresi kıdem aldıkça, rütbe aldıkça maaşı yükseldikçe albaylığa kadar aynı maaşı alıyor. Oysa burada öyle bir şey olmadığı gibi fevkalade düşük maaşları ifade ettiniz, biz utandık. 8 bin lira, 10 bin lira, 22 bin lira… Bizim bu noktadaki temel yaklaşımımız; ‘Bir er şehit olduysa ailesine uzman çavuş emsali maaş verilsin’ di. Yasada buna ‘bir asgari ücret kadar’ diye yazmışlar. Eskiden iyi, beklentinin altında. İkincisi ki biraz önce söylediniz. Düzenlemede gazi sayılmayanlara biz onur aylığı teklif ediyorduk düzenlememizde. Kendileri 17 bin ek gösterge gibi bir şey koymuşlar. Hiç yoktan iyi, beklentinin çok altında. Yine bir diğer tarafta yaralandığı halde maluliyet kabul edilmeyenlerle ilgili bizim düzenlemelerimiz vardı. O konuda da yine beklentinin çok altında bir düzenleme var. Şimdi bunlar hiç yoktan iyi ama beklentiyi asla karşılamıyor. Bunların düzgün hale getirilmesi önemli ama diğer 16 madde için fırsat var önümüzde.” “19 MADDENİN HER AŞAMASINI SAVUNACAĞIZ”“Biraz önce söylediniz, bir çerçeve yasa var. Onunla ilgili dün imzalayan partiler… Teklif ettiler. Biz hukukçularla bir araya geldik. Bugün de çalışacağız, komisyonda da çalışacağız. Bizim temel yaklaşımımız şu. Biz silahların tamamen susmasını, bir tek silahın dahi terör örgütünün elinde kalmamasını, geri dönüşümsüz olarak silahsızlanmayı ve Türkiye’de bir daha kan akmaması için bütün düzenlemelerin demokratik zeminde yapılmasını savunuyoruz. Bu, bizim bin yıllık fikrimiz ve bunun Meclis’te konuşulmasını savunuyoruz. Bu sırada bir yandan sanki gazilerin ve şehit ailelerinin sorunları çözülüyormuş gibi bir izlenim yaratmayı samimiyetsiz buluyoruz. 19 maddelik kanun orada. Onun her bir aşamasını savunacağız. Burada er gazilerin ya da er iken şehit olanların ailelerinin beklentilerinin de hiçbir şekilde karşılanmadığını ve bu işin sonuna kadar takipçisi olacağımızı herkesin bir kez daha bilmesini isterim. Zor günlerden geçiyoruz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nde seçilmişken bir darbeyle partimizin yönetiminden uzaklaştırılmış, partisi elinden alınmış, Cumhurbaşkanı adayı ve pırıl pırıl, gencecik belediye başkanları hapiste tutulan, hapisle tehdit edilenlerin bazılarının parti değiştirdiği, il başkanlarımızın ki benim kendi ilimin kadın il başkanını bile Manisa’da aldılar ve şimdi getirdiler. Büyük bir zulüm görüyor partimiz. Bu şartlar altında, sizin bu itirazlarınız altında Türkiye’de terörün durdurulması, Suriye’de, Irak’ta, İran’da, Türkiye’de, Türkiye’nin ulusal çıkarları, güvenliği açısından önemli olacağının devlet kademelerinde değerlendirildiğinin ifade edildiği, rapor edindiği bir süreçte çok zorlu bir yerde, aslında ‘Lanet olsun yaptığınıza da yapacağınıza da’ dememiz gereken acıları çekiyorken ve zorlukları görüyorken Türkiye’de bir süreç yürüyor.” “BUGÜN DE AYNI HASSAS NOKTADAYIZ”“Bu şartlarda emin olun meseleyi sizin kadar dikkatli takip ediyoruz, bütün hassasiyetleri dikkatli takip ediyoruz. İlk gün nasıl hassas bir yerdeysek bugün de aynı noktadayız. Her zaman söyledim. Biz şehit ailelerinin, gazilerin yanına varamayacağımız, gözüne bakamayacağımız işlerin içinde hiçbir zaman olmayız. Türkiye’nin geleceği açısından, terörün bitmesi açısından, bir daha gazilerin olmaması, şehitlerimizin olmaması açısından, terörün durdurulması ve demokratik meselelere de doğru bir yerden yaklaşıyoruz. Buradan bir kez daha ifade edeyim, en önemli konudur. 5 bin 500 kişiden bahsediyoruz burada. 5 bin 500 kişi. Madem ki bundan sonra terör olmayacak, madem ki bundan sonra kan akmayacak, çatışma olmayacak… Zaten artık askerlik bu dönemdeki gibi o 33 erimizin şehit olduğu, kurtulan gazimizi de kaybettik, Allah gani gani rahmet eylesin. O gün olduğu gibi 18 yaşını toplayan vatan evlatları eline kına yakılıp götürülüp de daha sonra orada zorunlu askerlikle hayatını kaybedenler yerine; şimdi terörle mücadelede olanların da neredeyse tamamının profesyonel ordu düzeyinde olduğu yerde artık madem ki er gaziler olmayacak, er şehitler olmayacak. Ya bu kadar önemli bir süreçte kolunu vermiş, bacağını vermiş, gözünü vermiş, canını vermişlerin, geride bırakanlara ya da kendilerine bu sorunun artık çözülmesi lazım. El insaf. 5 bin 500 kişiye aile, yakına atılacak bir imzanın maddi yükümlülüğü ne olacak? Devlet için bu nedir? Bunu arkadaşlarımız, ilgili komisyonlarda, biz dilimiz döndüğünce, size daha önce de söz verdiğim ve yaptığım gibi bundan sonra da dile getirmeye devam edeceğim. Hepinizi bir kez daha kucaklıyorum, saygıyla selamlıyorum.” “TALEPLER VE KONUŞTUKLARIMIZ HABER OLSUN”“Değerli basın mensupları, biliyorum gündeminiz çok, sorular çok. Bir kuralımız var; geçen sefer de onu yaptık, çok da iyi oldu. Bu konu dışında burada bir şey konuşmuyoruz ki bu haber olsun. Şimdi ben Meclis’e giderken siz bu haberi yazın. Talepler haber olsun, konuştuklarımız haber olsun. Meclis’e geçiyorum. Bütün gün Meclis’teyim. Meclis’teki toplantılarımızdan sonra çıkarken sorularınızı Meclis’te diğer gündemle ilgili cevaplayacağım. Şehit ailelerimizin, er gazilerimizin, onların ailelerinin taleplerinin önüne herhangi bir gündem geçmemesi için bu konu dışında bir konu konuşmadan ayrılıyoruz, Meclis’e geçiyoruz.” ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>MHP’li Yıldız: Kanun teklifinin 430’un üzerinde bir kabulle kanunlaşacağı görülmektedir</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/mhpli-yildiz-kanun-teklifinin-430un-uzerinde-bir-kabulle-kanunlasacagi-gorulmektedir/413799</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/mhpli-yildiz-kanun-teklifinin-430un-uzerinde-bir-kabulle-kanunlasacagi-gorulmektedir/413799</guid>
            
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6710-mhpli-feti-yildiz-kanun-teklifinin-gazi-mecliste-430un-uzerinde-bir-kabulle-kanunlasacagi-gorulmektedir.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6710-mhpli-feti-yildiz-kanun-teklifinin-gazi-mecliste-430un-uzerinde-bir-kabulle-kanunlasacagi-gorulmektedir.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ MHP’li Yıldız: Kanun teklifinin 430’un üzerinde bir kabulle kanunlaşacağı görülmektedir ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/mhpli-yildiz-kanun-teklifinin-430un-uzerinde-bir-kabulle-kanunlasacagi-gorulmektedir/413799"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6710-mhpli-feti-yildiz-kanun-teklifinin-gazi-mecliste-430un-uzerinde-bir-kabulle-kanunlasacagi-gorulmektedir.jpg" /></a>
               MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında TBMM’ye sunulan çerçeve yasa teklifinin 430’dan fazla milletvekilinin desteğiyle kabul edilmesini beklediklerini açıkladı. Teklifin yürürlüğe girmesi, örgütün silah bıraktığının güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanması şartına bağlandı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ MHP’li Feti Yıldız: Kanun teklifinin Gazi Meclis’te 430’un üzerinde bir kabulle kanunlaşacağı görülmektedir. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, “Terörsüz Türkiye” süreci doğrultusunda hazırlanan çerçeve yasa teklifinin Meclis’te geniş bir siyasi destekle kabul edileceğini öne sürdü.Sosyal medya hesabından açıklama yapan Yıldız, “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulduğunu belirtti. Teklifin hazırlanması sırasında ulusal ve uluslararası yüksek yargı kararlarının, hukuki tartışmaların ve dünyadaki benzer uygulamaların dikkate alındığını söyleyen Yıldız, Türkiye’ye özgü bir model oluşturulduğunu savundu.Feti Yıldız’dan 430 oy açıklamasıTeklifin yasalaşma sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Feti Yıldız, Meclis’te 430’dan fazla milletvekilinin kabul oyu vermesinin beklendiğini ifade etti.Yıldız, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:“Teklifin önümüzdeki hafta başında Gazi Mecliste 430’un üzerinde bir kabulle kanunlaşacağı görülmektedir.”Yıldız’ın açıklaması bir beklenti ve siyasi öngörü niteliği taşıyor. Teklifin hangi oy oranıyla kabul edileceği, Adalet Komisyonu ve TBMM Genel Kurulunda yapılacak görüşmelerin ardından gerçekleştirilecek oylamayla kesinleşecek. Teklifin Meclis kayıtlarındaki esas numarası 2/3793 olarak yer alırken mevcut statüsü “komisyonda” şeklinde gösteriliyor.Kanun ne zaman yürürlüğe girecek?Feti Yıldız, teklifin Meclis’ten geçmesinin tek başına düzenlemenin uygulanmaya başlaması için yeterli olmayacağını bildirdi. Buna göre PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiilî varlıklarına son verdiğinin ve ellerindeki silahlarla mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesi gerekecek.Söz konusu tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesine ilişkin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından kanun yürürlüğe girecek. Yıldız, açıklamasını “Hayırlı uğurlu olsun” sözleriyle tamamladı.TBMM’nin teklif özetinde de aynı yürürlük koşuluna yer verildi. Meclis kayıtlarına göre düzenleme; güvenlik kurumlarının silah bırakma ve örgütsel varlığın sona ermesine ilişkin tespiti ile bu tespiti teyit eden MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından uygulanacak.Çerçeve yasa teklifi neleri kapsıyor?TBMM’ye 5 Ağustos 2026 tarihinde sunulan teklif, örgüt kurma veya yönetme, örgüt üyeliği, örgüte bilerek yardım etme, propaganda ve terörizmin finansmanı kapsamındaki bazı suçlara ilişkin soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerinde düzenlemeler içeriyor.Teklife göre kapsamdaki bazı soruşturma ve kovuşturmaların, suçun ceza sınırına bağlı olarak beş veya on yıl ertelenmesi öngörülüyor. Ancak örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren bazı suçların kapsam dışında bırakılması planlanıyor.Teklifte dava zamanaşımının erteleme süresince işlememesi, dosya ve delillerin korunması, müsadereye tabi eşya ve mal varlığı değerlerinin tasfiye edilerek Hazineye aktarılması gibi hükümler de bulunuyor.İlk görüşme Adalet KomisyonundaTBMM’nin resmî gündemine göre teklif, 7 Ağustos 2026 Cuma günü saat 15.30’da Adalet Komisyonunda ele alınacak. Komisyon görüşmelerinin tamamlanmasının ardından teklifin TBMM Genel Kuruluna gelmesi bekleniyor.Teklifin imza sahipleri arasında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti eş genel başkanları Tülay Hatimoğulları Oruç ile Tuncer Bakırhan, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve CHP milletvekilleri de bulunuyor. Feti Yıldız da teklife imza veren milletvekilleri arasında yer alıyor.Yıldız’ın 430’un üzerinde kabul oyu beklentisinin gerçekleşmesi durumunda teklif, TBMM’de temsil edilen farklı siyasi partilerden milletvekillerinin desteğiyle yasalaşmış olacak. Ancak nihai oy dağılımı ve teklifin son şekli, komisyon görüşmeleri sırasında yapılabilecek değişiklikler ile Genel Kurul oylamasının ardından belli olacak. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Fatih Erbakan’dan kademeli emeklilik çağrısı: Mağduriyet artık giderilmeli</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/fatih-erbakandan-kademeli-emeklilik-cagrisi-magduriyet-artik-giderilmeli/413798</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/fatih-erbakandan-kademeli-emeklilik-cagrisi-magduriyet-artik-giderilmeli/413798</guid>
            
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/7541-fatih-erbakandan-kademeli-emeklilik-cagrisi-magduriyet-artik-giderilmeli.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/7541-fatih-erbakandan-kademeli-emeklilik-cagrisi-magduriyet-artik-giderilmeli.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Fatih Erbakan’dan kademeli emeklilik çağrısı: Mağduriyet artık giderilmeli ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/fatih-erbakandan-kademeli-emeklilik-cagrisi-magduriyet-artik-giderilmeli/413798"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/7541-fatih-erbakandan-kademeli-emeklilik-cagrisi-magduriyet-artik-giderilmeli.jpg" /></a>
               Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, milyonlarca vatandaşın kademeli emeklilik talebinin daha fazla ertelenmemesi gerektiğini belirtti. Erbakan, bir günlük sigorta başlangıç farkının uzun yıllara yayılan emeklilik farkı oluşturduğunu savunarak yetkililere düzenleme çağrısında bulundu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Yeniden Refah Partisi lideri Erbakan’dan kademeli emeklilik çağrısı: Mağduriyet artık giderilmeli. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, emeklilik koşullarında kademeli geçiş düzenlemesi bekleyen vatandaşlara destek verdi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Erbakan, milyonlarca kişinin talebinin daha fazla ertelenmemesi gerektiğini belirterek yetkilileri kalıcı bir çözüm üretmeye davet etti.Fatih Erbakan, açıklamasında Emeklilikte Adalet Derneğinin yürüttüğü mücadeleye dikkat çekti. Sigortalı işe giriş tarihleri arasında yalnızca bir gün bulunmasına rağmen emeklilik koşullarında büyük farklılıkların ortaya çıktığını savunan Erbakan, “Bir günlük fark nedeniyle oluşan 17 yıllık emeklilik farkı” ifadesini kullandı. Bu durumun adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığını dile getiren Erbakan, çözümün kademeli emeklilik düzenlemesinden geçtiğini belirtti.“Çözüm nettir: Kademeli emeklilik”Erbakan, paylaşımında kademeli emeklilik talebinin milyonlarca vatandaş açısından haklı bir beklenti olduğunu söyledi. “Çözüm nettir: Kademeli Emeklilik!” mesajını veren Yeniden Refah Partisi lideri, Emeklilikte Adalet Derneğinin çalışmalarını desteklediğini açıkladı. Erbakan, ilgili kurumları ve siyasi karar vericileri emeklilik koşullarında oluştuğunu söylediği mağduriyeti kalıcı biçimde gidermeye çağırdı.Kademeli emeklilik tartışmasının merkezinde, 8 Eylül 1999 ve öncesinde sigortalı olanlarla bu tarihten sonra çalışma hayatına başlayanların tabi olduğu farklı emeklilik şartları bulunuyor. Sosyal Güvenlik Kurumunun EYT düzenlemesine ilişkin açıklamasına göre, 8 Eylül 1999 ve öncesinde sigorta girişi bulunan kişiler, prim ve sigortalılık süresi gibi yaş dışındaki şartları tamamlamaları durumunda yaş sınırı aranmadan emekli olabiliyor.Kademeli emeklilik kimleri kapsayabilir?Kademeli emeklilik talebini gündeme getiren vatandaşlar, özellikle 8 Eylül 1999 sonrasında sigortalı olanlar için yaş ve prim koşullarının işe giriş tarihine göre aşamalı biçimde belirlenmesini istiyor. Böylece belirli bir tarihin öncesi ile sonrası arasında keskin bir emeklilik farkı oluşmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.TBMM kayıtlarında bulunan bir kanun teklifi de sigorta başlangıcı 8 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında olan kişilerin emeklilik yaşı ve prim günü şartlarının kademeli uygulanmasını öngörüyor. 5 Aralık 2024’te Meclis Başkanlığına sunulan teklif, TBMM’nin güncel kayıtlarına göre Plan ve Bütçe Komisyonunda bulunuyor. Teklifin komisyonda olması, düzenlemenin yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor; yasalaşabilmesi için komisyon ve Genel Kurul süreçlerinin tamamlanması gerekiyor.Gözler hükümet ve Meclis’teErbakan’ın açıklamasıyla birlikte kademeli emeklilik konusu yeniden siyasi gündemin öne çıkan başlıklarından biri haline geldi. Düzenleme bekleyen vatandaşlar, sigorta başlangıç tarihleri dikkate alınarak yaş ve prim şartlarında kademeli bir geçiş sistemi kurulmasını talep ediyor.Fatih Erbakan’ın çağrısının ardından gözler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile TBMM’de yürütülecek çalışmalara çevrildi. Mevcut durumda kademeli emeklilik konusunda yürürlüğe girmiş yeni bir düzenleme bulunmuyor. Erbakan ise talebin daha fazla ertelenmemesi ve sigortalılar arasındaki emeklilik farkının kalıcı bir yasal düzenlemeyle giderilmesi gerektiğini savunuyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Lüleburgaz Belediye Başkanı Murat Gerenli CHP’den istifa etti</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/luleburgaz-belediye-baskani-murat-gerenli-chpden-istifa-etti/413797</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/luleburgaz-belediye-baskani-murat-gerenli-chpden-istifa-etti/413797</guid>
            
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 09:57:29 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/3689-luleburgaz-belediye-baskani-murat-gerenli-chpden-istifa-etti.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/3689-luleburgaz-belediye-baskani-murat-gerenli-chpden-istifa-etti.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Lüleburgaz Belediye Başkanı Murat Gerenli CHP’den istifa etti ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/luleburgaz-belediye-baskani-murat-gerenli-chpden-istifa-etti/413797"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/3689-luleburgaz-belediye-baskani-murat-gerenli-chpden-istifa-etti.jpg" /></a>
               Lüleburgaz Belediye Başkanı Dr. Murat Gerenli, CHP Kırklareli İl Örgütü’ne yapılan yeni atamaların siyasi ilkeleri ve değerleriyle bağdaşmadığını belirterek partisinden istifa etti. Gerenli, belediye başkanlığı görevine bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Lüleburgaz Belediye Başkanı Murat Gerenli CHP’den istifa etti. Dr. Murat Gerenli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğini sonlandırdığını kamuoyuna duyurdu. Gerenli, istifa kararının gerekçesi olarak CHP’de yaşanan son gelişmeleri ve Kırklareli İl Örgütü’ne yapılan yeni atamaları gösterdi.Murat Gerenli’nin açıklaması 5 Ağustos 2026 Çarşamba gecesi yayımlandı. Gerenli, parti içinde “mutlak butlan süreciyle başlayan” gelişmelerin Kırklareli örgütündeki atamalarla devam ettiğini belirtti. Yaşananların ilkeleri, değer yargıları ve siyasi ahlak anlayışıyla uyuşmadığını ifade eden Gerenli, bu nedenle CHP üyeliğinden ayrılma kararı aldığını bildirdi.Kırklareli İl Örgütü’ne yapılan atamalara tepkiGerenli’nin istifa açıklamasında özellikle CHP Kırklareli İl Örgütü’ne yapılan atamalara dikkat çekmesi öne çıktı. Belediye Başkanı, açıklamasında söz konusu gelişmelerin “siyasi ahlak anlayışıyla bağdaşmadığını” vurguladı. Böylece CHP’deki parti içi tartışmalar ve örgüt yönetimine ilişkin kararlar, Kırklareli’nde yeni bir istifaya daha yol açmış oldu.Murat Gerenli, CHP’den ayrılmasına rağmen Lüleburgaz Belediye Başkanlığı görevini sürdüreceğini açıkladı. Gerenli’nin bundan sonraki süreçte görevine bağımsız belediye başkanı olarak devam etmesi bekleniyor.“Lüleburgaz’a hizmet etmeye devam edeceğim”İstifa kararının belediye hizmetlerini etkilemeyeceğini belirten Gerenli, Lüleburgaz halkına ilk göreve geldiğinde verdiği sözleri hatırlattı. Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda hareket etmeyi sürdüreceğini belirten Belediye Başkanı, sosyal demokrasinin evrensel değerlerine bağlı kalacağını söyledi.Gerenli ayrıca şeffaf ve hesap verebilir bir belediyecilik anlayışıyla Lüleburgaz’a hizmet etmeye devam edeceğini ifade etti. Açıklama, parti üyeliğinden istifa edilmesine rağmen Gerenli’nin siyasi ve yerel yönetim anlayışında bir değişiklik olmayacağı mesajı olarak değerlendirildi.Kırklareli’nde CHP’li belediye başkanı kalmadıMurat Gerenli’nin istifası, Kırklareli siyasetindeki dengeler açısından da önemli bir gelişme oldu. Kentte daha önce CHP’den ayrılan dokuz belediye başkanının ardından partide kalan son belediye başkanı olan Gerenli de üyeliğini sonlandırdı. Böylece Kırklareli genelinde CHP üyesi olarak görev yapan belediye başkanı kalmadı.Gerenli’nin başka bir siyasi partiye katılıp katılmayacağına ilişkin açıklamasında herhangi bir bilgi yer almadı. Belediye Başkanı’nın mevcut açıklaması, görevine bağımsız şekilde devam edeceğine işaret ediyor.CHP yönetiminden veya Kırklareli İl Örgütü’nden Gerenli’nin istifasına ilişkin henüz kapsamlı bir değerlendirme paylaşılmadı. Gelişmenin ardından gözler, CHP Genel Merkezi’nin örgüt atamalarına yönelik eleştirilere ve Kırklareli’nde peş peşe yaşanan istifalara vereceği yanıta çevrildi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Ali Babacan: Teklif önemli ve olumlu bir aşama, eşitlik yönünden eksiklikler giderilmeli</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/ali-babacan-teklif-onemli-ve-olumlu-bir-asama-esitlik-yonunden-eksiklikler-giderilmeli/413796</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/ali-babacan-teklif-onemli-ve-olumlu-bir-asama-esitlik-yonunden-eksiklikler-giderilmeli/413796</guid>
            
            <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 08:57:54 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/5811-ali-babacan-teklif-onemli-ve-olumlu-bir-asama-esitlik-yonunden-eksiklikler-giderilmeli.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/5811-ali-babacan-teklif-onemli-ve-olumlu-bir-asama-esitlik-yonunden-eksiklikler-giderilmeli.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Ali Babacan: Teklif önemli ve olumlu bir aşama, eşitlik yönünden eksiklikler giderilmeli ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/ali-babacan-teklif-onemli-ve-olumlu-bir-asama-esitlik-yonunden-eksiklikler-giderilmeli/413796"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/5811-ali-babacan-teklif-onemli-ve-olumlu-bir-asama-esitlik-yonunden-eksiklikler-giderilmeli.jpg" /></a>
               DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, PKK/KCK’nin fesih ve tasfiye sürecine ilişkin kanun teklifinin TBMM’ye sunulmasını olumlu karşıladı. Teklifte hukuk önünde eşitlik ilkesinin yeterince gözetilmediğini savunan Babacan, benzer hukuki durumdaki kişilerin kapsam dışında bırakılmasına itiraz etti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: Teklif önemli ve olumlu bir aşama, eşitlik yönünden eksiklikler giderilmeli. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, PKK/KCK’nin fesih ve tasfiye sürecinin hukuki çerçevesini belirlemeyi amaçlayan kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.Babacan, terör örgütünün bütün unsurlarıyla feshedilmesi ve kontrolü altındaki silahlarla mühimmatın teslim edilmesi sürecini tamamlamayı hedefleyen teklifin Meclise gelmesini “önemli ve olumlu bir aşama” olarak değerlendirdi. Teklifin, TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun ortak imzayla yayımladığı raporun altıncı bölümüyle büyük ölçüde uyumlu olmasını da değerli bulduğunu belirtti.Babacan’dan teklifin hazırlanma yöntemine eleştiriAli Babacan, düzenlemenin amacına destek verirken teklifin hazırlanma ve imzaya açılma yöntemini eleştirdi. Nihai metin ortaya çıkmadan kapalı kapılar ardında imza toplanmasını doğru bulmadığını belirten Babacan, toplumsal meşruiyetin şeffaflık, istişare ve Meclis iradesine saygıyla sağlanabileceğini ifade etti.Babacan’ın açıklamasında öne çıkan eleştirilerden biri, teklifin içeriğinin milletvekillerinin ve kamuoyunun önünde yeterince tartışılmadan imzaya açılması oldu. DEVA lideri, toplumsal barış gibi geniş kesimleri ilgilendiren bir süreçte siyasi partiler, hukukçular ve sivil toplumla açık bir müzakere yürütülmesi gerektiğini savundu.“Hukuk önünde eşitlik ilkesi gözetilmiyor”Babacan, kanun teklifindeki en önemli eksikliğin hukuk önünde eşitlik ilkesi konusunda ortaya çıktığını söyledi. Düzenlemenin benzer hukuki koşullara sahip kişiler arasında farklı uygulamalar oluşturabileceğini ileri süren Babacan, bazı tutuklu, hükümlü ve sanıkların tamamen kapsam dışında bırakılmasının toplumdaki adalet duygusunu zayıflatabileceğini belirtti.DEVA Partisi Genel Başkanı, benzer hukuki durumda bulunan kişilerin neden farklı kurallara tabi tutulacağının açık ve nesnel ölçütlerle ortaya konulması gerektiğini savundu. Babacan, bu eksikliklerin teklifin görüşüleceği komisyonda giderilmesini beklediklerini kaydetti.Babacan’ın açıklaması, DEVA Partisinin teklife bütünüyle karşı çıkmadığını ancak komisyon sürecinde değişiklik yapılmasını istediğini gösterdi. Parti, terörün sona erdirilmesine yönelik hukuki adımlara destek verirken düzenlemelerin anayasal eşitlik, hukuk güvenliği ve adalet ilkeleriyle uyumlu olması gerektiğini vurguluyor.Komisyon raporunun yedinci bölümüne dikkat çektiAli Babacan, yalnızca örgütün feshi ve silahların teslim edilmesine yönelik hükümlerin yeterli olmayacağını belirterek TBMM Komisyonu raporunun yedinci bölümünü hatırlattı. Babacan; hukuk, adalet, demokrasi ve özgürlükler alanında raporda yer verilen adımların da gecikmeden uygulanması gerektiğini söyledi.Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun raporu, 18 Şubat 2026’da yapılan toplantıda 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edilmişti. Komisyonun çalışma esaslarında terörün Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkarılması, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, millî birlik ve kardeşliğin pekiştirilmesi ile demokrasi ve hukuk devleti alanlarında çalışma yapılması temel amaçlar arasında gösteriliyor.Babacan’a göre sürecin kalıcı başarıya ulaşabilmesi için terör ve şiddetin sona erdirilmesinin yanında vatandaşların adalete güvenini artıracak demokratik ve hukuki reformların da gerçekleştirilmesi gerekiyor.DEVA Partisi teklife destek verecek mi?Babacan’ın açıklamasında teklifin yasalaşması ve başarılı şekilde uygulanarak terörün ülke gündeminden tamamen çıkarılması temel temenni olarak ifade edildi. Ancak açıklama, teklifin mevcut hâline koşulsuz destek verileceği anlamına gelmiyor.DEVA Partisinin komisyon görüşmelerinde eşitlik ilkesi, kapsam, kişiler arasında farklı uygulama yapılması ve sürecin şeffaflığı konularında değişiklik talep etmesi bekleniyor. Partinin teklifin son hâline ilişkin tutumu, komisyonda yapılacak değişiklikler ve Genel Kurul öncesinde gerçekleştirilecek değerlendirmelerin ardından kesinleşecek.Ali Babacan, Türkiye’nin terörü sona erdirirken hukuku güçlendiren, toplumsal barışı oluştururken adalet duygusunu koruyan, şeffaf ve kapsayıcı bir yaklaşıma ihtiyacı olduğunu belirtti. DEVA Partisinin hem terörün ve şiddetin son bulduğu bir Türkiye’yi hem de hukuk devletiyle eşitlik ilkelerinden taviz verilmeyen bir çözümü savunmayı sürdüreceğini açıkladı.Sonuç olarak Babacan, kanun teklifinin TBMM’ye sunulmasını olumlu bir aşama olarak değerlendirirken, benzer hukuki durumdaki kişilerin kapsam dışında tutulmasını önemli bir adalet ve eşitlik sorunu olarak gördü. Gözler şimdi teklifin komisyondaki görüşmelerine ve Babacan’ın işaret ettiği eksikliklerin metinde giderilip giderilmeyeceğine çevrildi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Müslim Sarı’dan dikkat çeken açıklamalar: CHP çerçeve yasaya imza attı, 8 ile başkan atandı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/muslim-saridan-dikkat-ceken-aciklamalar-chp-cerceve-yasaya-imza-atti-8-ile-baskan-atandi/413795</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/muslim-saridan-dikkat-ceken-aciklamalar-chp-cerceve-yasaya-imza-atti-8-ile-baskan-atandi/413795</guid>
            
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 18:46:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/1295-muslim-saridan-dikkat-ceken-aciklamalar-chp-cerceve-yasaya-imza-atti-8-ile-baskan-atandi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/1295-muslim-saridan-dikkat-ceken-aciklamalar-chp-cerceve-yasaya-imza-atti-8-ile-baskan-atandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Müslim Sarı’dan dikkat çeken açıklamalar: CHP çerçeve yasaya imza attı, 8 ile başkan atandı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/muslim-saridan-dikkat-ceken-aciklamalar-chp-cerceve-yasaya-imza-atti-8-ile-baskan-atandi/413795"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/1295-muslim-saridan-dikkat-ceken-aciklamalar-chp-cerceve-yasaya-imza-atti-8-ile-baskan-atandi.jpg" /></a>
               CHP Sözcüsü Müslim Sarı, 5 Ağustos’taki MYK toplantısının ardından çerçeve yasa, asgari ücret, parti kongreleri ve belediye başkanlarının AK Parti’ye geçeceği iddiaları hakkında konuştu. Sarı, CHP’nin çerçeve yasa teklifine imza verdiğini ve sekiz ile yeni başkan atandığını açıkladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Sözcüsü Müslim Sarı’dan dikkat çeken açıklamalar: CHP çerçeve yasaya imza attı, 8 ile başkan atandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, 5 Ağustos 2026’da gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu toplantısının ardından basın mensuplarının karşısına çıktı.Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki ve yaklaşık dört saat süren toplantıda ekonomi, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasa, parti örgütlenmesi, kongre takvimi ve CHP’den olası ayrılıklar ele alındı. Sarı, MYK’da alınan kararları açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı.CHP çerçeve yasaya neden imza attı?Müslim Sarı, “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne CHP adına imza verildiğini doğruladı. CHP’nin teklifteki ön açıklama metnini; Grup Başkanı, iki grup başkanvekili ve Adalet Komisyonu Sözcüsü İnan Akgün Alp aracılığıyla imzaladığını belirtti.Sarı, CHP’nin düzenlemeye destek vermesinde silahsızlanma ve örgütün tasfiyesinin yetkili kurumlar tarafından doğrulanması şartının etkili olduğunu anlattı. Teklifin yürürlüğe girecek hükümlerinin PKK/KCK ve bağlantılı yapıların silah bıraktığının tespit edilmesi, hazırlanacak raporun Millî Güvenlik Kuruluna sunulması ve karar alınmasıyla başlamasının CHP’nin daha önce açıkladığı ilkelerle örtüştüğünü söyledi.Düzenlemenin genel af getirmediğini savunan Sarı; sistemin şartlı ve süreli olduğunu, cezaları doğrudan ortadan kaldırmak yerine belirli durumlarda infazın ertelenmesini öngördüğünü kaydetti. Sürecin hem başlangıcında hem de izleme aşamasında TBMM’nin etkin olmasının CHP açısından önemli bir ölçüt olduğunu ifade etti.Sarı, CHP’nin teklifin altına imza attığını ancak bunun sürecin tamamlandığı anlamına gelmediğini söyledi. Ekonomik kalkınma, demokratikleşme, toplumsal bütünleşme ve kültürel politikalar alanında atılması gereken başka adımlar bulunduğunu vurguladı.Müslim Sarı’dan asgari ücrete ara zam çağrısıBasın toplantısının önemli başlıklarından biri de ekonomi oldu. Müslim Sarı, açıklanan resmî enflasyon verileri kabul edilse dahi asgari ücretin yılbaşından bu yana yaklaşık 6 bin lira değer kaybettiğini savundu.Dar ve sabit gelirli vatandaşların korunması için asgari ücrete ara zam yapılmasının zorunlu hâle geldiğini söyleyen Sarı, düzenleme için yıl sonunun beklenmemesi gerektiğini belirtti. En düşük emekli aylıkları ile memur maaşlarına yapılan artışların da hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını ifade etti.Sarı, yalnızca iç talebi azaltarak enflasyonla mücadelenin kalıcı sonuç vermeyeceğini savundu. CHP’nin üretim, yatırım ve istihdamı merkeze alan bir ekonomik modele geçilmesi gerektiği görüşünde olduğunu aktardı. Enflasyonda sınırlı bir gerileme sağlanırken büyüme, gelir dağılımı ve istihdam alanlarında ağır maliyetler oluştuğunu ileri sürdü.CHP’nin kongre takvimi ne zaman açıklanacak?Müslim Sarı, CHP’nin kongre takviminin Eylül 2026’nın başında ilan edileceğini açıkladı. Örgütsel hazırlıkların ağustos ayı sonuna kadar büyük ölçüde tamamlanmasının hedeflendiğini belirten Sarı, kesin başlangıç tarihinin gelecek hafta duyurulabileceğini söyledi.Sarı’nın açıkladığı yeni il başkanları şöyle:Ardahan: Temel AvşarÇankırı: Kamil AkdoğanErzincan: Şevki AktaKahramanmaraş: Esat ŞengülKarabük: Burak Onur GündüzKırklareli: Özgür KayaKilis: Mustafa CuratoğluKocaeli: Selman Yıldırımİstanbul’da da boş bulunan ilçe örgütlerinin yeniden faaliyete geçirilmesi amacıyla 22 ilçeye görevlendirme yapıldı. Kalan ilçelere ilişkin kararların bir sonraki MYK toplantısında alınması planlanıyor.CHP Gençlik Kolları Başkanı kim oldu?CHP MYK, Gençlik Kolları Başkanlığına Berfin Karan’ı atadı. Berfin Karan ile birlikte Gençlik Kolları Merkez Yönetim Kurulunun da görevlendirildiği açıklandı.Gençlik Kollarının Türkiye genelindeki örgütlenmesini tamamlayarak kendi kongre sürecini başlatacağı belirtildi. Sarı ayrıca kadın kolları örgütlenmesinin 50’den fazla ilde tamamlandığı bilgisini paylaştı.Belediye başkanlarının AK Parti’ye geçeceği iddialarına yanıtMüslim Sarı’ya Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddialar da soruldu.Sarı, bu iki belediye başkanına ilişkin CHP Genel Merkezine ulaşmış resmî bir bilgi bulunmadığını söyledi. CHP’den seçilen bir belediye başkanının siyasi çizginin karşısında bulunan iktidar partisine geçmesini etik ve siyasi açıdan kabul edilemez bulduklarını ifade etti.Sorumluluğun yalnızca parti değiştiren belediye başkanlarına yüklenemeyeceğini belirten Sarı, bu kişileri CHP’ye üye yapan ve belediye başkan adayı gösteren kadroların da öz eleştiri vermesi gerektiğini söyledi.CHP’de disiplin incelemesi başlatıldıCHP üyesi olmasına rağmen başka bir siyasi parti adına faaliyet yürüttüğü öne sürülen kişiler hakkında inceleme yapılması için bir ekip kurulduğu da açıklandı.Müslim Sarı; söz konusu kişilerin sosyal medya paylaşımlarının, açıklamalarının ve diğer partilerin etkinliklerine katılıp katılmadıklarının incelendiğini söyledi. İncelemelerin tamamlanmasının ardından gerekli görülen kişiler hakkında disiplin süreçlerinin işletileceğini bildirdi.CHP’den istifalara ilişkin yeni bir sayı vermeyen Sarı, ayrılıkların önemli ölçüde yavaşladığını savundu. İstanbul’daki istifaların Türkiye ortalamasının üzerinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki istifaların ise ortalamanın altında kaldığını belirtti.Müslim Sarı’nın 5 Ağustos’taki basın toplantısında öne çıkan üç temel karar; CHP’nin çerçeve yasa teklifini imzalaması, sekiz ile yeni başkan atanması ve kongre takviminin eylül başında açıklanacağının duyurulması oldu. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP çerçeve yasa teklifini imzaladı: MYK’dan ortak imza kararı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/chp-cerceve-yasa-teklifini-imzaladi-mykdan-ortak-imza-karari/413783</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/chp-cerceve-yasa-teklifini-imzaladi-mykdan-ortak-imza-karari/413783</guid>
            
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:56:18 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8130-chp-cerceve-yasa-teklifini-imzaladi-mykdan-ortak-imza-karari.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8130-chp-cerceve-yasa-teklifini-imzaladi-mykdan-ortak-imza-karari.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP çerçeve yasa teklifini imzaladı: MYK’dan ortak imza kararı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/chp-cerceve-yasa-teklifini-imzaladi-mykdan-ortak-imza-karari/413783"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8130-chp-cerceve-yasa-teklifini-imzaladi-mykdan-ortak-imza-karari.jpg" /></a>
               CHP Merkez Yönetim Kurulu, “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne imza verilmesini kararlaştırdı. CHP Grup Yönetimi ve TBMM Anayasa Komisyonundaki CHP’li üyeler teklifin imzacıları arasına katıldı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP çerçeve yasa teklifini imzaladı: MYK’dan ortak imza kararı. Kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” sürecinin çerçeve yasası olarak bilinen düzenlemeye ilişkin CHP’nin kararı belli oldu. Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu toplantısında, kanun teklifine CHP adına imza verilmesi kararlaştırıldı.Alınan karar doğrultusunda CHP Grup Yönetimi ile TBMM Anayasa Komisyonunda görev yapan CHP’li milletvekillerinin “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin imza sürecine katıldığı bildirildi. Böylece CHP de düzenlemeye destek veren ve imza sürecine dahil olan siyasi partiler arasına girdi.CHP kanun teklifini neden imzaladı?CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, teklif gündeme gelmeden önce yaptığı açıklamada terörün sona erdirilmesine yönelik sürecin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yürütülmesi gerektiğini savunmuştu. Kılıçdaroğlu, silahsızlanmanın gerçek, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olması; demokratik siyasetin alanının genişletilmesi ve üniter devlet yapısının korunması gerektiğini açıklamıştı.CHP’nin imza kararı, partinin sürecin Meclis merkezli yürütülmesi yönündeki yaklaşımıyla bağlantılı değerlendiriliyor. Bununla birlikte CHP’nin teklifin komisyondaki ve Genel Kuruldaki görüşmelerinde maddeler üzerinde değişiklik önerileri sunabileceği belirtiliyor.CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, Grup Başkanvekilleri Rahmi Aşkın Türeli ve Sevda Erdan Kılıç imza attı.Teklifi hangi partiler imzaladı?Kanun teklifinin ilk imzacısı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli oldu. Bahçeli’nin yanı sıra MHP yöneticileri Feti Yıldız, Celal Adan, Erkan Akçay ve Filiz Kılıç da metne imza verdi.TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da 4 Ağustos’ta teklifi imzaladı. Kurtulmuş’un imzası TBMM tarafından resmî olarak duyuruldu.AK Parti milletvekillerinin ardından DEM Parti ve HÜDA PAR temsilcilerinin de imza sürecine katıldığı bildirildi. CHP MYK’nin aldığı son kararla CHP Grup Yönetimi ve Anayasa Komisyonu üyeleri de teklifin imzacıları arasına dahil oldu.Çerçeve yasa teklifinin adı ne?Teklifin tam adı “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” olarak belirlendi.Düzenleme, TBMM’de kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmaları temel alınarak hazırlandı. Komisyonun resmî raporunda terörün Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkarılması, millî birlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi, toplumsal bütünleşmenin sağlanması ile demokrasi ve hukuk devleti alanında çalışmalar yapılması temel amaçlar arasında sıralanıyor.Teklifin Meclis Başkanlığına sunulmasının ardından ilgili komisyona gönderilmesi, komisyon görüşmelerinin tamamlanmasından sonra ise TBMM Genel Kurulunda milletvekillerinin oyuna sunulması bekleniyor.Son gelişmeyle birlikte CHP’nin teklifi imzalamadığı yönündeki önceki bilgiler geçerliliğini yitirdi. CHP MYK, düzenlemeye imza verilmesini kararlaştırdı ve CHP Grup Yönetimi ile Anayasa Komisyonu üyeleri imza sürecine katıldı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu: İkinci Cumhuriyet&#039;i kabul etmeyeceğiz</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/iyi-parti-lideri-musavat-dervisoglu-ikinci-cumhuriyeti-kabul-etmeyecegiz/413781</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/iyi-parti-lideri-musavat-dervisoglu-ikinci-cumhuriyeti-kabul-etmeyecegiz/413781</guid>
            
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:23:19 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/4343-iyi-parti-lideri-musavat-dervisoglu-ikinci-cumhuriyeti-kabul-etmeyecegiz.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/4343-iyi-parti-lideri-musavat-dervisoglu-ikinci-cumhuriyeti-kabul-etmeyecegiz.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu: İkinci Cumhuriyet&#039;i kabul etmeyeceğiz ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/iyi-parti-lideri-musavat-dervisoglu-ikinci-cumhuriyeti-kabul-etmeyecegiz/413781"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/4343-iyi-parti-lideri-musavat-dervisoglu-ikinci-cumhuriyeti-kabul-etmeyecegiz.jpg" /></a>
               İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, terör örgütü liderinin metnini &quot;ikinci cumhuriyet&quot; olarak nitelendirip kabul edilmeyeceğini belirtti. TBMM&#039;deki yasaların halk iradesine ihanet olduğunu vurguladı ve iktidarın bu süreçte devleti sadece kendi menfaati için kullandığını eleştirdi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[  İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, terör örgütü elebaşı Öcalan'ın kamuoyu ile paylaşılan metnine işaret ederek, "Burada tarif edilen ikinci cumhuriyettir. Bu yasayla kapısı aralanan ikinci cumhuriyettir. Bir de yasanın altına imza atarken gururla poz veriyorlar. Siz Lozan’a değil Sevr’e imza atıyorsunuz" dedi. Dervişoğlu, "Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini kabul etmeyeceğiz" diye konuştu.İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Meclis'te düzenlenen grup toplantısına katılarak gündeme dair açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, yaptığı konuşmada şunları kaydetti:"Yaklaşık bir yıl dokuz aydır, bu menfur sürecin farklı safhalarını konuşuyoruz. Söylenmeyeni söyledik, gizleneni gösterdik, milletimizden kaçırılan her adımı kayda geçirdik. Biz bunu ilk günden, Cumhuriyetimize yönelmiş bir kalkışma olarak tarif etmiştik. Görüyoruz ki, içeriğiyle, usulüyle ve bundan sonrası için açtığı yolla tanımladığımız kalkışma süreci tam olarak karşımızdadır. Bu, Cumhuriyeti 100 yıllık reklam arası görenlerle, 100 yıllık zulüm diye tarif edenlerin ortak metnidir. Bu nasıl bir metindir, bu metnin arkasında kim vardır? Bütün bu hazırlıklar kimin yol göstermesiyle gerçekleştirilmiştir? Bunları zaten süreç başladığından bu yana konuşuyoruz. Biz, Cumhuriyet’e karşı bir kalkışma diye konuya girdiğimizde, bizi paranoya ile itham edenler de vardı. Şimdi size bir metin okuyacağım. Bu metin bana ait cümlelerden oluşmuş bir metin değil. Bu metin İmralı’daki canibaşının, ulakları marifetiyle kamuoyu ile paylaştığı metin. Burada tarif edilen ikinci cumhuriyettir. Bu yasayla kapısı aralanan ikinci cumhuriyettir. Bir devletin sonunu getirip, yeni bir devletin kapısını aralayan bir bakış açısının sonucudur. Bir de yasanın altına imza atarken gururla poz veriyorlar. Siz Lozan’a değil Sevr’e imza atıyorsunuz. Ve ne yaptığınızın farkında bile değilsiniz. Biliyorum… Bizi dinleyen pek çok vatandaşımızın içinden 'Yine söyledik, yine uyardık ama yine yapıyorlar' diye geçiyor. Zaman zaman hissettiğiniz çaresizliği de öfkenizi de görüyorum. Bu duyguyu küçümsemiyorum. Ancak siyaset, başkalarının yaptığı gibi, millete gerçekte olmayan bir kudret hikâyesi anlatmak değildir. Siyaset, hakikati görmek ve ne kadar ağır olursa olsun tek başına da olsa, o hakikat karşısında vazifeyi terk etmemektir."ASIL SORUN DEVLETİN ÖNCELİKLERİNİN TERSİNE ÇEVRİLMESİDİR"Bu hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündeminde birbirinden ayrıymış gibi görünen üç mesele bulunmaktadır. Çocukların suça sürüklenmesine ilişkin bir düzenleme, günlerdir haklarını arayan gazilerimize ilişkin bir düzenleme ve teröristler adına hazırlanan çerçeve yasa denilen teklif. TBMM bu üç teklifi görüşecek. Hani diyorlar ya suça sürüklenen çocuklar, işi o kadar masum hale getirdiler ki, utanmasalar suça sürüklenen teröristlere kanun teklifi hazırlayacaklar. Bunlar birbirinden kopuk üç dosya değildir. Aynı yönetim anlayışının üç ayrı sonucudur. Biri, toplumun kendi evlatlarını yetiştirme ve koruma kapasitesinin çöküşüdür. Diğeri, millet olma ahdinin ve devletin vefa borcunun çöküşüdür. Sonuncusu ise Meclis egemenliğinin çöküşüdür. Türkiye’de devlet, milletin ihtiyaç duyduğu yerlerden çekilmiş, sadece iktidarın ihtiyaç gördüğü yerlere yığılmıştır. Yangında uçak, depremde çadır, salgında maske lazım olduğunda geç gelmesi ya da hiç gelmemesi bundandır. Bu sebepledir ki 25 yaşını kutlayan iktidar, bunca yıldır evlatlarının asıl sorunlarına dönüp bakmamış, sokakları çetelere terk edebilmiş, gazisini dahi park köşelerinde eyleme mecbur bırakmıştır. Asıl sorun, devletin önceliklerinin tersine çevrilmesidir. Aksi olsaydı, 10 sene boyunca toplumu kutuplaştırıp terörize etmezlerdi. 25 sene boyunca adını bile anmadıkları Uğur Mumcu’yu, 17 yıllık Muhsin Yazıcıoğlu dosyasını şimdi hatırlamazlar, Sinan Ateş cinayetini ise çoktan çözerlerdi. Böyle daha yüzlerce olay göstermektedir ki, devletim diye ahkam kesen çoktur ama devlet görevini sarayın tensibi dışında yerine getiren ise yoktur."HUKUK ZEMİNİNE TAŞINAN KİMDİR"Sorunu tanımlayın diyoruz, geveliyorlar. Süreç nedir diyoruz, 'Terörsüz Türkiye' nakaratı başlıyor. Amaç nedir diyoruz, 'Sorun ve süreç artık hukuk zeminine taşınıyor' diyorlar. Soruyorum, hukuk zeminine taşınan kimdir? Terörist başı mı? Kandil’in terör ağaları mı? Yurtdışındaki narko-terör odakları mı? Yoksa 8000 militan mı? Peki hangi hukuk zeminine taşınacaktır bunlar? Siyasi partilerin butlan davalarıyla terbiye edildiği; Anayasa’nın da Anayasa Mahkemesi'nin de paspas edildiği zemine mi? Milletin seçtiği belediye başkanlarının tutuklanıp cezaevlerine gönderildiği; muhaliflere ceza hukukunun, terör örgütüne ise imtiyaz hukukunun uygulandığı zemine mi? Mahallerimizin çetelere, evlatlarımızın uyuşturucuya, esnafımızın haraç mafyalarına bırakıldığı zemine mi? Suç işlemenin, temiz kalmaya tercih edilir hale geldiği, milletvekilinin görmediği metne imza attığı, milletin bilmediği yasanın siyasi muhatabının İmralı olduğu hukuk zeminine mi? Sorarım, hangi hukuk zeminidir bu? Hukuk, devletin kimi koruduğudur. Kime hesap sorduğudur ve kimin iradesini esas aldığıdır. Sonunda da kime hesap verdiğidir. Asıl zemin budur. Bugün tartıştığımız şey de bu sebeple bir kanun teklifi değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nde egemenlik yetkisinin kim tarafından ve kim adına kullanıldığını, iktidarın devlet organlarını, kurumlarını, yasalarını, ayrıcalıklarını ne adına, nerede işlettiğidir."GÖRMEDİĞİNİZ BİR YASAYA NASIL İMZA ATIYORSUNUZ"Geçen hafta bu kürsüden sorduk: Milletvekillerinin bilmediği bir metni, İmralı nasıl bilmektedir? Cevap veremediler. Bu hafta daha vahim bir manzarayla karşı karşıyayız. Önlerine bir kâğıt konuyor. Neyin altına imza attıklarını bile bilmiyorlar. Ama şu gün şu saate kadar gidip tıpış tıpış imzalıyorlar. Sonra da kendilerine milletin vekili diyorlar. Millet iradesini size emanet etti. O emanet namustur. Siz, nasıl olur da o kutlu emaneti gidip başkalarına kiraya verirsiniz? Neyi imzaladığını bilmiyor, birisi istedi diye gözü kapalı imza atıyorsun. Bu nasıl bir teslimiyettir? Sizi nasıl rehin aldılar? Akıl bunun neresinde, ahlak bunun neresinde, vicdan bunun neresindedir? Bir milletvekilinin imzası, şahsi onayı değildir. Oy istediği, vaatler, sözler verdiği oyların tecellisidir. Siz, milletin size emanet ettiği iradeyi de başkasına teslim ediyorsunuz. Peki kime ediyorsunuz? Erdoğan’a mı? Hayır, ona bile değil! İmralı’ya teslim ediyorsunuz, İmralı’ya! Dahası da var. İktidarın, TBMM'deki milletvekillerine görmedikleri bir yasayı imzalatmalarının, neye mal olduğunuzun farkında mısınız? Millet iradesinin tecelligahının hükümsüzlüğü üzerinde tepiniyorlar. Burada bile, Meclis'in ruhuyla, cismiyle, düsturuyla kavga veriyorlar. Bu kutlu çatı, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait oluşunun mührüdür. Bu tezgahınızla, Anayasa’da yer bulan büyük bir toplumsal sözleşmeyi, aynı zamanda da milletin egemenliğini ayaklar altına alıyorsunuz. Burası Türk Milleti’nin meclisidir. Siz de onların vekilisiniz. İnsanlık tarihinde, kurtuluş savaşı vermiş tek meclisi, devlet kurmuş tek meclisi, bir cani istiyor diye çiğnetmeyeceğiz. Milletimizin iradesini son ana kadar size hatırlatacak, kirli işbirliklerin karşısında duracağız."AİLENİZE BIRAKMAK İSTEDİĞİNİZ MİRAS BU MUDUR"O vekillere tekrar soruyorum: Siz neye hizmet ediyorsunuz? Neyin vebalini alıyorsunuz? Bu konuda da mı hınk deyicilik yapacaksınız? Hiç birinizin bir şüphesi, bir itirazı yok mudur? Bundan sonra olabileceklere dair bir endişeniz yok mudur? Görmüyor musunuz? Bugün Apoculuk, iktidarınızın makbul siyaset demetine eklenmektedir. Dün suç saydıklarınız, bugün iktidarınızı koruyacak siyasi koalisyonun bir parçasına dönüşmektedir. Biz bunları söylerken, muhatabımız ne müebbetlik terör hükümlüsü, ne de onun ulaklarıdır. Ben, iktidar ve ortağı partilerin vekillerine sesleniyorum: Tüm tarihi ve yasal sorumluluk sizindir. Ailenize evlatlarına bırakmak istediğiniz miras bu mudur? Onların yüzüne nasıl bakacaksınız, onlardan da mı utanmayacaksınız? Bu mudur sizin davanız? Öcalana ulaklık yapmak, Öcalan denen caninin yol haritacılığıyla devlete güzergah belirlemek midir?"DEVLET AKLI İKTİDARIN SEÇİM KAZANMAK İÇİN ÇALIŞTIRDIĞI REKLAM AJANSI DEĞİLDİR"Bize bu sürecin, silahların bırakılmasıyla ilgili olduğunu anlatıyorlar. Bize, filin hortumunu tarif edip duruyorlar. Biz ise kendilerine; 'Ortada bir fil var' diyoruz. PKK yalnızca Türkiye sınırları içindeki silahlı unsurlardan ibaret değildir. Suriye’de, Irak’ta ve İran’da farklı isimlerle örgütlenmiş bölgesel bir tehdittir. İran kolu PJAK’ın silahlandığına, PKK mensuplarının, Süleymaniye üzerinden İran sahasına kaydırıldığına dair ciddi bilgiler geliyor. Bölgedeki örgütsel kapasite hareket hâlindeyken, yalnızca Türkiye’deki bir görüntüye bakarak, örgütün tasfiye edildiğini nasıl söyleyebilirsiniz? Türk devleti, bir örgütün bugün verdiği söze göre değil, yarın sahip olabileceği kapasiteye göre hareket eder. Devlet aklı, iktidarın seçim kazanmak için çalıştırdığı reklam ajansı değildir. Devlet, bizden önce yaşayanları, bugün yaşayanları ve bizden sonra yaşayacakları birlikte düşünmek zorundadır. Geçmişte kurulan, şeffaflıktan uzak, kurumsuz ve hesapsız süreçlerin bedelini önce güvenlik güçlerimiz ve sonra bütün milletimiz ödemiştir."SANKİ ÖCALAN'LA GÖRÜŞÜNCE EKONOMİ DÜZELECEK"Yine aynı süreci bütün dertlerimizin devası gibi pazarlıyorlar. Sanki Öcalan’la görüşülünce ekonomi düzelecek. Sanki İmralı memnun edilince sokaklar güvenli olacak. Sanki terör örgütüne mahsus bir hukuk hazırlanınca işsizlik, yoksulluk ve adaletsizlik sona erecek. Bir de 'Terörün 50 yıllık maliyetinden' söz ediyorlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne yapacaktı? Silah sıkanın şantajıyla masaya oturup, maliyet hesabı mı yapacaktı? Teröristin isteklerini karşılayıp, sizin yaptığınızı mı yapacaktı? Terörün maliyeti diyorsunuz ya, biz ona Türk Milletinin fertleri olarak, bedel ve sorumluluk diyoruz. Ekonomiyi yıkan, adalete güveni sarsan, devletin kurumlarını tarumar eden, toplumsal huzuru aşındıran yönetim anlayışınızın maliyeti yanında, sizin o 'maliyet' dediğiniz 50 yıllık sayılar bile devede kulak kalır. Size göre değil ama söyleyeyim: Hiçbir maddi hesap ve maliyet, milli bir namusun ölçüsü olamaz, ikamesi olamaz.""İKTİDARIN ASIL İSTEDİĞİ BU YASAYI GEÇİRMEK DEĞİLDİR"Milletvekili görmediği metne imza atıyor. Çocuk, devletin ulaşamadığı yerde çetelerin eline düşüyor. Gazi, uğruna bedel ödediği devleti kapısında bekliyor. İmralı ise milletin bilmediği yasanın onay mercii haline geliyor. Bu düzen hukuka bağlı kalanı cezalandırıyor, fedakârlık yapanı unutuyor, temiz kalmaya çalışanı yalnızlaştırıyor, kan dökene, silahın gölgesinde yeşerene ise imtiyaz vaat ediyor. Bir devletin adaleti, yalnızca verdiği cezalarla değil, kime umut, kime güven ve kime cesaret verdiğiyle ölçülür. Bugün bu ülkede doğru tarafta duran insanlar, kendilerini neden güçsüz ve sahipsiz hissetmektedir? Çünkü iktidarın asıl istediği yalnızca bu yasayı geçirmek değildir. Millete, 'Artık yapacak bir şey yok' dedirtmektir. Bir iktidarın en büyük zaferi, karşısındakileri susturması değil onlara çaresiz olduklarını hissettirmesidir. İşte bunu kabul etmeyeceğiz. Bizim defterimizde, öğrenilmiş çaresizlik yoktur. Bizim defterimizde, umutsuzluk yoktur. Bizim defterimizde güce teslim olmak yoktur!"İHANETE HAYIR DİYECEĞİZ"Sayısal çoğunlukları bu yasayı geçirmeye yetebilir. Belki bugün sayımız bu yanlışı durdurmaya yetmeyecektir. Fakat bir kanunu geçirmek, yapılanı haklı kılmaz. Meclis çoğunluğu, milletin vicdanını oylayamaz. Bugün yaşanan budur. Hiçbir çoğunluk Meclis'in namusunu kirletemez. Bir yanlışın kanunlaşması, onu hakikate dönüştürmez. Bugün engelleyemediğimiz bir yanlış da kadermiş deyip geçebileceğimiz bir vazgeçiş olamaz. Biz günlük alkışların değil, uzun mücadelenin insanlarıyız. Umudumuzu tüketmeyecek, sözümüzü ucuzlatmayacak; doğru bildiğimiz yerde dayanacağız. Genel Kurul'a getireceğiniz metnin her maddesini, milletin önünde konuşacağız. Kimi kapsadığını, neye yol açacağını, hangi pazarlığın sonucunda hazırlandığını tek tek anlatacağız. Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve ihanete hayır diyeceğiz. Buna destek verenleri, tarihî ve şahsi sorumluluklarıyla karşı karşıya bırakacak, millete şikayet edeceğiz."YA AMPÜLLÜ ROZET YA ÇELİK KELEPÇE ŞANTAJINA BOYUN EĞMEYECEĞİZ"Bu süreci, türlü cambazlıklarla bu aşamaya getirmiş olabilirler. İlk adım diyorlar ya buna… İşte o ilk adımlarının nereye bastığını göreceğiz. O çukurdan bu millet çıkacak. Bunlarsa, millete ettikleri bu kötülüğün siyasi ve toplumsal sonuçlarında boğulacaklar. İmralı pazarlığına açtıkları bu dönemin siyasi sicilini de asla ve asla temizlemeyecekler. Sömürge valilerinin sufleleri sona erdiğinde, Türk mlilletinin gür sesi kalacak geriye, hesap zamanı diyecek. Aldananlar ve aldatanlar için hesap zamanı. El kazanında aş kaynatanlar için hesap zamanı! Taşıma meşrulukla değirmen döndürenler için hesap zamanı. Görüyoruz ki, biri iktidarını, biri koltuğunu, biri siyasi geleceğini, biri de yıllardır ulaşamadığı hedefe sarayın eliyle ulaşmayı düşünmektedir. Bizim ise Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü, Cumhuriyetin haysiyetini, devletin şerefini ve evlatlarımızın geleceğini korumaktan başka bir derdimiz yoktur. Bizim tek dayanağımız, Türk milletinin azmi ve imanıdır. Ya ampullü rozet, ya çelik kelepçe şantajına boyun eğmeyeceğiz."YENİSİNDEN ESKİSİNE BÜTÜN ÇEVRELERİN TESLİM OLDUĞU BÖLÜNME SENARYOSUNU BOZACAĞIZ"Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini kabul etmeyeceğiz. Bu çözüm oyununun piyonu olmayacağız. İmralı ve sarayın ortaklaşarak Meclis'e getirmeye çalıştığı yasanın hesabını Genel Kurul’da da, meydanlarda da tek tek soracağız. İktidarından muhalefetine, yenisinden eskisine, bütün çevrelerin teslim olduğu bölünme senaryosunu bozacağız. Bölücübaşını, terör örgütünü ve yandaşlarını normalleştirmeyeceğiz. Türk milletinin faziletini, muzaffer ordusunun haysiyetini, aziz şehit ve gazilerinin hatırasını korumak için bizim hiçbir dış onaya ihtiyacımız yoktur. Bizim ittifakımız milletin sinesindedir, vakur ve güçlü varlığıyladır. Bu aziz millet tarih boyunca, egemenliğine ve bağımsızlığına zincir vurmaya yeltenenlere itiraz etmiş, her daim bunun kavgasını vermiştir. Baskıya boyun eğmemiş, namerde el açmamış, muktedire şahsiyetini satmamıştır. Bizim ittifakımız işte bu milli ruhladır. Bizim milli hafızamız ve şuurumuz bu ruhtur. Ecdadı ve ruhu ile bu toprağa bağlı hiçbir yurttaş, milli varlığımızın temellerini kundaklayan bu ajandaya rıza göstermeyecektir."MÜCADELEMİZ YENİ BAŞLIYOR"Yasa gelebilir. Genel Kurul’dan geçebilir, çoğunlukları var. Şundan emin olunuz ki bu bir son değil, bir başlangıçtır. O ihanet belgesine oylarıyla evet diyebilirsiniz. Ancak karar, Türk milletinin aklında ve vicdanında hükümsüzdür kalacaktır. Büyük Türk milleti hazır olsun, mücadelemiz yeni başlıyor. Yenilgi, haklı bildiğin yerden çekilmektir. Biz hak bildiğimiz yerden çekilmeyeceğiz. Biz yenilmeyeceğiz. Oy çoğunluğun, hüküm tarihin, son söz de büyük Türk milletinindir." ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>AK Parti&#039;nin &#039;Terörsüz Türkiye&#039; çerçeve yasa teklifi kapalı grup toplantısı sona erdi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/ak-partinin-terorsuz-turkiye-cerceve-yasa-teklifi-kapali-grup-toplantisi-sona-erdi/413780</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/ak-partinin-terorsuz-turkiye-cerceve-yasa-teklifi-kapali-grup-toplantisi-sona-erdi/413780</guid>
            
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:11:30 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6530-ak-partinin-terorsuz-turkiye-cerceve-yasa-teklifi-kapali-grup-toplantisi-sona-erdi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6530-ak-partinin-terorsuz-turkiye-cerceve-yasa-teklifi-kapali-grup-toplantisi-sona-erdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ AK Parti&#039;nin &#039;Terörsüz Türkiye&#039; çerçeve yasa teklifi kapalı grup toplantısı sona erdi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/ak-partinin-terorsuz-turkiye-cerceve-yasa-teklifi-kapali-grup-toplantisi-sona-erdi/413780"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6530-ak-partinin-terorsuz-turkiye-cerceve-yasa-teklifi-kapali-grup-toplantisi-sona-erdi.jpg" /></a>
               AK Parti, &quot;terörsüz Türkiye&quot; süreci çerçevesinde hazırlanan yasa teklifini milletvekilleriyle müzakere etti. Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifin TBMM Başkanlığı&#039;na sunulmadan önce bazı görüşmeler ve incelemeler yapılacağını açıkladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan "çerçeve yasa" teklifine ilişkin AK Parti'nin kapalı grup toplantısı sona erdi. Yaklaşık bir buçuk saat süren toplantıda teklif milletvekilleriyle müzakere edilirken, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifin TBMM Başkanlığı'na sunulacağına ilişkin, "Şimdi bir görüşme ve inceleme yapacağız. Sonrasında ben size bildireceğim" dedi.Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasa teklifine ilişkin AK Parti'nin kapalı grup toplantısı sona erdi. AK Parti milletvekillerinin katılımıyla gerçekleştirilen ve yaklaşık 1,5 saat süren kapalı grup toplantısında, TBMM Başkanlığı'na sunulması planlanan çerçeve yasa teklifi ele alındı.Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifin TBMM Başkanlığı'na ne zaman sunulacağına ilişkin soruya, "Şimdi bir görüşme ve inceleme yapacağız. Sonrasında ben size bildireceğim" yanıtını verdi.Güler, kapalı grup toplantısında teklifin milletvekilleriyle müzakere edildiğini belirtti.AK Parti'nin yapılacak son görüşme ve incelemelerin ardından "çerçeve yasa" teklifini TBMM Başkanlığı'na sunması bekleniyor.  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Üsküdar muhalefette kaldı: Seçimi Sibel Tan Çetinkaya kazandı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/uskudar-muhalefette-kaldi-secimi-sibel-tan-cetinkaya-kazandi/413779</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/uskudar-muhalefette-kaldi-secimi-sibel-tan-cetinkaya-kazandi/413779</guid>
            
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:05:10 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9989-uskudar-muhalefette-kaldi-secimi-sibel-tan-cetinkaya-kazandi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9989-uskudar-muhalefette-kaldi-secimi-sibel-tan-cetinkaya-kazandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Üsküdar muhalefette kaldı: Seçimi Sibel Tan Çetinkaya kazandı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/uskudar-muhalefette-kaldi-secimi-sibel-tan-cetinkaya-kazandi/413779"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9989-uskudar-muhalefette-kaldi-secimi-sibel-tan-cetinkaya-kazandi.jpg" /></a>
               Üsküdar Belediye Meclisinde yapılan başkan vekilliği seçimini CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya kazandı. Dördüncü turda Çetinkaya 22, Cumhur İttifakı’nın adayı Dündar Ziya Gültekin ise 18 oy aldı. Böylece Üsküdar Belediyesinin yönetimi CHP’de kaldı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Üsküdar muhalefette kaldı: Seçimi Sibel Tan Çetinkaya kazandı. Üsküdar Belediye Meclisinde yapılan başkan vekilliği seçiminde CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya ile AK Parti’nin adayı Dündar Ziya Gültekin yarıştı. Dört tura uzayan ve geçersiz oy tartışmalarının yaşandığı seçimin sonunda Çetinkaya, Üsküdar Belediye Başkan Vekili oldu.Seçimi yöneten meclis başkanlığının açıkladığı sonuca göre Sibel Tan Çetinkaya dördüncü turda 22, Dündar Ziya Gültekin ise 18 geçerli oy aldı. Çetinkaya’nın seçilmesiyle 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’ye geçen Üsküdar Belediyesinin yönetimi iktidar partisine geçmedi.Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçimi nasıl sonuçlandı?Başkan vekilliği seçiminin ilk iki turunda Sibel Tan Çetinkaya rakibinin önünde yer aldı ancak seçilebilmek için gereken nitelikli çoğunluğa ulaşamadı. Üçüncü turda Çetinkaya 21, Dündar Ziya Gültekin 18 oy alırken beş oy geçersiz sayıldı. Bu sonuç üzerine seçim dördüncü tura taşındı.Üçüncü ve dördüncü turlarda bazı oy pusulalarının geçerliliği konusunda CHP ve Cumhur İttifakı üyeleri arasında tartışma yaşandı. Son turdaki oyların bir bölümüne iki taraf da itiraz etti. Yapılan incelemenin ardından seçimi yöneten başkanlık, Sibel Tan Çetinkaya’nın 22 geçerli oyla başkan vekili seçildiğini açıkladı. Gültekin’in geçerli oy sayısı ise 18 olarak ilan edildi.Üsküdar Belediye Meclisinde 2024 seçimlerinin ardından CHP 27, AK Parti 14, MHP ise üç üyeyle temsil edilmişti. Belediye tarafından yayımlanan stratejik planda da meclisin parti dağılımı bu şekilde sıralanıyor.Sibel Tan Çetinkaya kimdir?Sibel Tan Çetinkaya, Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde siyaset yapan yerel yönetim temsilcisidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yayımlanan meclis üyesi bilgilerinde Çetinkaya’nın 1965 yılında İstanbul’da doğduğu, lise mezunu ve emekli olduğu belirtiliyor. Buna göre Çetinkaya, 2026 yılı itibarıyla 61 yaşındadır.Çetinkaya, 31 Mart 2024 Mahallî İdareler Genel Seçimlerinin ardından hem Üsküdar Belediye Meclisi hem de İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi olarak görev almaya başladı. Seçilmeden önce Üsküdar Belediye Meclisinin ikinci başkan vekilliğini yürütüyordu. Belediyenin resmî meclis listesinde de Çetinkaya’nın bu görevi yer alıyordu.İBB Meclisinde eğitim alanındaki çalışmalara katılan Çetinkaya, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eğitim Komisyonunda raportör olarak görev yapıyor. Komisyonun resmî sayfasında Çetinkaya, CHP Üsküdar meclis üyesi ve komisyon raportörü olarak gösteriliyor.Sibel Tan Çetinkaya daha önce hangi siyasi görevlerde bulundu?Sibel Tan Çetinkaya, Üsküdar’daki CHP örgütünde uzun süredir siyasi faaliyet yürüten isimler arasında bulunuyor. Çetinkaya, 2017 yılında CHP Üsküdar İlçe Başkanlığına adaylığını açıklamış ve parti üyeleriyle bir araya gelerek ilçe yönetimine ilişkin hedeflerini anlatmıştı.Yerel yönetimlerde eğitim, sosyal hizmetler ve belediye meclisi çalışmaları üzerinde yoğunlaşan Çetinkaya, yeni göreviyle Üsküdar Belediyesinin idari ve siyasi sorumluluğunu üstlenecek. Başkan vekilliği görevi, Sinem Dedetaş’ın görevden uzaklaştırıldığı süre boyunca belediye başkanlığı yetkilerinin kullanılmasını kapsıyor.Üsküdar’da neden başkan vekili seçimi yapıldı?Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından geçici olarak görevden uzaklaştırıldı. İstanbul Valiliği bunun üzerine 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45’inci maddesi gereğince belediye meclisinin 5 Ağustos 2026 saat 08.00’de toplanmasına karar verdi.Dedetaş hakkındaki suçlamalar soruşturma aşamasında bulunuyor. Tutuklama ve görevden uzaklaştırma kararları kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü anlamına gelmiyor; masumiyet karinesi gereğince yargılama süreci tamamlanana kadar suçlamaların iddia niteliğinde olduğu dikkate alınmalı.Belediye Kanunu’nun 45’inci maddesi, belediye başkanının görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması durumunda belediye meclisinin kendi üyeleri arasından gizli oyla bir başkan vekili seçmesini öngörüyor. Bu kapsamda seçilen Sibel Tan Çetinkaya, Üsküdar Belediye Başkanlığı görevini vekâleten yürütecek.Üsküdar Belediyesi hangi partide kaldı?Sibel Tan Çetinkaya’nın seçilmesiyle Üsküdar Belediyesi CHP yönetiminde kaldı. Çetinkaya’nın belediye başkan vekili olarak seçilmesi yeni bir yerel seçim anlamına gelmiyor. 2024’te seçmenlerin oyuyla oluşan belediye meclisi, mevcut üyeleri arasından geçici olarak belediyeyi yönetecek ismi belirledi.Çetinkaya’nın başkan vekilliği, Sinem Dedetaş’ın hukuki ve idari durumuna ilişkin yeni bir karar alınmasına ya da görev süresinin sona ermesine kadar devam edecek. Üsküdar Belediyesinde bütçe, belediye hizmetleri, yatırımlar ve kurumsal çalışmalar yeni dönemde Sibel Tan Çetinkaya başkanlığında sürdürülecek. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>DEM Parti, &#039;çerçeve yasa&#039; teklifini değerlendiriyor</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/dem-parti-cerceve-yasa-teklifini-degerlendiriyor/413778</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/dem-parti-cerceve-yasa-teklifini-degerlendiriyor/413778</guid>
            
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:00:41 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/1666-dem-parti-cerceve-yasa-teklifini-degerlendiriyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/1666-dem-parti-cerceve-yasa-teklifini-degerlendiriyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ DEM Parti, &#039;çerçeve yasa&#039; teklifini değerlendiriyor ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/dem-parti-cerceve-yasa-teklifini-degerlendiriyor/413778"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/1666-dem-parti-cerceve-yasa-teklifini-degerlendiriyor.jpg" /></a>
               DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, &quot;çerçeve yasa&quot; teklifini değerlendirdiklerini belirtirken, toplantının ardından &quot;Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi&quot; teklifinin imzalanacağı duyuruldu. Öte yandan, henüz resmi imza atılmadığı ifade edildi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM'de DEM Parti grubunda "çerçeve yasa" teklifine ilişkin toplantı devam ederken gazetecilerin teklifi DEM Parti'nin teklifi imzalayıp imzalamayacağına ilişkin sorusu üzerine, "Değerlendiriyoruz içeride bakacağız" dedi. Toplantının ardından DEM Parti'nin "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ni imzaladığını gösteren videoyu servis etmesi bekleniyor.TBMM'de DEM Parti Grubunda "çerçeve yasa"ya ilişkin DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ile Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri Meral Danış Beştaş, Cengiz Çiçek ve Saruhan Oluç'un yer aldığı bir toplantı düzenlendi.Toplantı devam ederken arada dışarı çıkan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, kanun teklifine henüz imza atmadıklarını söyledi.DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, "çerçeve yasa" teklifiyle ilgili "Anlaşmazlık yok mutabıkız, maddelere DEM Parti onay verdi" dedi."İmza attınız mı?" sorusuna ise DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Değerlendiriyoruz içeride bakacağız" yanıtını verdi.Yapılan toplantının ardından DEM Parti'nin Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifini imzaladığı bir videoyuyu servis etmesi bekleniyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Yakup Odabaşı, Bakan Murat Kurum’u ziyaret etti: AK Parti’ye geçecek mi?</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/yakup-odabasi-bakan-murat-kurumu-ziyaret-etti-ak-partiye-gececek-mi/413771</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/yakup-odabasi-bakan-murat-kurumu-ziyaret-etti-ak-partiye-gececek-mi/413771</guid>
            
            <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 00:09:02 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/4474-yakup-odabasi-bakan-murat-kurumu-ziyaret-etti-ak-partiye-gececek-mi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/4474-yakup-odabasi-bakan-murat-kurumu-ziyaret-etti-ak-partiye-gececek-mi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Yakup Odabaşı, Bakan Murat Kurum’u ziyaret etti: AK Parti’ye geçecek mi? ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/yakup-odabasi-bakan-murat-kurumu-ziyaret-etti-ak-partiye-gececek-mi/413771"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/4474-yakup-odabasi-bakan-murat-kurumu-ziyaret-etti-ak-partiye-gececek-mi.jpg" /></a>
               CHP’den seçilen Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’u AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan ve Gölbaşı İlçe Başkanı Selim Akceylan ile birlikte ziyaret etti. Görüşme, Odabaşı’nın AK Parti’ye geçeceği iddialarını yeniden gündeme taşıdı; ancak henüz resmî bir istifa veya katılım açıklaması yapılmadı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP'li Ankara Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Bakan Murat Kurum’u ziyaret etti: AK Parti’ye geçecek mi? Ankara Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı’nın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile gerçekleştirdiği görüşme, başkent siyasetinde yeni bir tartışma başlattı.Odabaşı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Bakan Murat Kurum’u ziyaret ettiğini açıkladı. Görüşmede Odabaşı’na AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan ile AK Parti Gölbaşı İlçe Başkanı Selim Akceylan’ın eşlik etmesi dikkati çekti.Ziyaretin Gölbaşı’na yönelik yatırımlar, ilçenin ihtiyaçları ve hayata geçirilmesi planlanan projeler kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi. Odabaşı, Bakan Kurum’un Gölbaşı’na gösterdiği ilgi ve destek nedeniyle teşekkürlerini iletti.Murat Kurum ziyaretinde kimler yer aldı?Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığında gerçekleştirilen görüşmede şu isimler yer aldı:Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup OdabaşıÇevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KurumAK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han ÖzcanAK Parti Gölbaşı İlçe Başkanı Selim AkceylanAK Parti’nin il ve ilçe yöneticilerinin görüşmede bulunması, ziyaretin yalnızca belediye projeleriyle sınırlı olup olmadığı konusunda siyasi kulislerde yeni yorumlara neden oldu. Ancak görüşmenin taraflarından parti değişikliğine ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı. Odabaşı’nın paylaşımında da CHP’den istifa ettiği veya AK Parti’ye katılacağı yönünde bir ifade yer almadı.Yakup Odabaşı AK Parti’ye mi geçiyor?Yakup Odabaşı’nın AK Parti’ye geçeceği iddiaları ilk kez bu ziyaretle gündeme gelmedi. Gölbaşı Belediye Başkanı’nın adı daha önce de CHP’den ayrılarak iktidar partisine katılacağı ileri sürülen belediye başkanları arasında gösterilmişti.Bazı yerel haberlerde Odabaşı’nın AK Parti’nin kuruluş yıl dönümü olan 14 Ağustos’ta partiye katılacağı öne sürüldü. Söz konusu haberlerde, farklı partilerden seçilen bazı belediye başkanları ve belediye meclisi üyeleri için katılım töreni düzenlenebileceği iddia edildi. Haberde de Odabaşı veya AK Parti yönetimi tarafından yapılmış resmî bir açıklama bulunmadığı özellikle belirtildi.5 Ağustos 2026 itibarıyla CHP’nin resmî internet sitesinde Yakup Odabaşı’nın profili, “Ankara/Gölbaşı İlçe Belediye Başkanı” sıfatıyla yer almaya devam ediyor. Bu durum, hakkında resmen duyurulmuş bir istifa veya parti değişikliği kararı bulunmadığını gösteriyor.Dolayısıyla “Yakup Odabaşı AK Parti’ye geçti” şeklindeki ifadeler şu aşamada doğrulanmış bir gelişmeye değil, siyasi kulislerde gündeme getirilen iddialara dayanıyor.Daha önce de Murat Kurum’u ziyaret etmiştiYakup Odabaşı, 17 Haziran 2026’da Haymana Belediye Başkanı Levent Koç ile birlikte Bakan Murat Kurum’u ziyaret etmişti. Bakan Kurum, o görüşmenin ardından ilçelerin ihtiyaçlarının ve yürütülen çalışmaların değerlendirildiğini, Ankara’nın gelişimi için yerel yönetimlerle iş birliğinin sürdürüleceğini açıklamıştı.Söz konusu ziyaretin ardından Levent Koç’un CHP’den istifa ederek 22 Haziran’da AK Parti’ye katılması, Yakup Odabaşı hakkındaki iddiaların da güçlenmesine neden olmuştu. Koç’a AK Parti rozetini Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan takmıştı.Odabaşı ise o dönemde parti değiştireceği yönündeki iddiaları reddederek, “Biz hizmet peşindeyiz, işimize bakıyoruz” açıklamasını yapmıştı. Yerel basında yer alan haberde Odabaşı’nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile çalışmayı sürdürme kararlılığını koruduğu aktarılmıştı.Yakup Odabaşı kimdir?Yakup Odabaşı, 1960 yılında Ankara’nın Gölbaşı ilçesine bağlı Tulumtaş Mahallesi’nde doğdu. Gazi Üniversitesi İktisat Fakültesinden 1982 yılında mezun oldu. Ticaret hayatının yanı sıra siyasete MHP’de başlayan Odabaşı, iki dönem MHP Gölbaşı İlçe Başkanlığı yaptı.Odabaşı, 2009-2014 yılları arasında Gölbaşı Belediye Başkanı olarak görev yaptı. 31 Mart 2024 Mahallî İdareler Seçimlerinde ise CHP’nin Gölbaşı Belediye Başkan adayı olarak seçimi kazanarak yeniden belediye başkanlığı görevine geldi.Ziyaret sonrası gözler 14 Ağustos’a çevrildiYakup Odabaşı’nın Bakan Murat Kurum’u bu kez AK Parti’nin Ankara il ve Gölbaşı ilçe başkanlarıyla birlikte ziyaret etmesi, 14 Ağustos hakkındaki kulis iddialarını yeniden güçlendirdi.Buna karşın bir belediye başkanının bakanlıkla yatırım ve proje görüşmesi yapması tek başına parti değiştireceği anlamına gelmiyor. Odabaşı’nın CHP üyeliğinden istifa ettiğini açıklaması veya AK Parti tarafından katılım duyurusu yapılması hâlinde süreç resmiyet kazanacak.Mevcut durumda doğrulanabilen gelişme, Yakup Odabaşı’nın Bakan Murat Kurum’u Hakan Han Özcan ve Selim Akceylan ile birlikte ziyaret etmiş olmasıdır. AK Parti’ye katılacağı ve katılımın 14 Ağustos’ta gerçekleşeceği yönündeki bilgiler ise henüz resmî makamlarca doğrulanmamış siyasi kulis iddialarıdır. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Özgür Özel ve Veli Ağbaba&#039;ya rüşvet suçlamasıyla fezleke düzenlendi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozel-ve-veli-agbabaya-rusvet-suclamasiyla-fezleke-duzenlendi/413768</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozel-ve-veli-agbabaya-rusvet-suclamasiyla-fezleke-duzenlendi/413768</guid>
            
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 22:33:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/4074-ozgur-ozel-ve-veli-agbabaya-rusvet-suclamasiyla-fezleke-duzenlendi-dokunulmazliklari-kaldirilacak-mi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/4074-ozgur-ozel-ve-veli-agbabaya-rusvet-suclamasiyla-fezleke-duzenlendi-dokunulmazliklari-kaldirilacak-mi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Özgür Özel ve Veli Ağbaba&#039;ya rüşvet suçlamasıyla fezleke düzenlendi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozel-ve-veli-agbabaya-rusvet-suclamasiyla-fezleke-duzenlendi/413768"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/4074-ozgur-ozel-ve-veli-agbabaya-rusvet-suclamasiyla-fezleke-duzenlendi-dokunulmazliklari-kaldirilacak-mi.jpg" /></a>
               Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve Milletvekili Veli Ağbaba hakkında rüşvet iddialarıyla yürütülen soruşturmaların fezleke ile Adalet Bakanlığı&#039;na iletildiğini duyurdu. Her iki isim için dokunulmazlıklarının kaldırılması talep ediliyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile Yeni Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında "zincirleme şekilde rüşvet almak" suçlamasıyla yürütülen soruşturmalar kapsamında fezleke düzenledi. Başsavcılık, her iki milletvekilinin dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle hazırlanan fezlekelerin Adalet Bakanlığı'na gönderildiğini açıkladı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Memur ve Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosu'nca Yeni Parti Genel Başkanı ve ve Manisa Milletvekili Özgür Özel ile Yeni Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında "zincirleme şekilde rüşvet almak" suçundan soruşturma yürütüldüğü bildirildi.Başsavcılık açıklamasında, dönemin CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in sahip olduğu nüfuz ve yetkiyi kötüye kullanarak 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilen yerel seçimlerde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına yeniden aday gösterilmesini sağlamak amacıyla, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek'ten doğrudan ya da Veli Ağbaba aracılığıyla farklı tarihlerde menfaat temin ettiği öne sürüldü.Açıklamada ayrıca, Özel'in 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen CHP Kurultayı'nda kullanılmak üzere Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'dan da farklı tarihlerde maddi menfaat temin ettiği iddia edildi.Başsavcılık, Özgür Özel'in Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında "zincirleme şekilde rüşvet almak" suçunu işlediği iddiasıyla Anayasa'nın 83. maddesi uyarınca dokunulmazlığının kaldırılması istemiyle fezleke düzenlenerek Adalet Bakanlığı'na gönderildiğini bildirdi.Veli Ağbaba hakkında yapılan açıklamada ise, Ağbaba'nın Özgür Özel'in talimatıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in oğlu Mustafa Gökhan Böcek'ten belediye başkanlığı adaylığı süreciyle bağlantılı olarak farklı tutarlarda menfaat temin ettiği iddia edildi.Açıklamada, Ağbaba'nın ayrıca Çankaya Belediye Başkanı üzerindeki nüfuzunu kullanarak katı atık toplama ihalesinin şartnameye aykırı şekilde pazarlık usulüyle istediği şirkete verilmesi konusunda maddi menfaat sağladığı ve 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde kullanılmak amacıyla İzmir ve çevresindeki belediye ile meclis üyelerinden maddi menfaat temin ettiği iddia edildi.Başsavcılık, Veli Ağbaba'nın da Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında "zincirleme şekilde rüşvet almak" suçunu işlediği iddiasıyla Anayasa'nın 83. maddesi uyarınca dokunulmazlığının kaldırılması istemiyle fezleke hazırlanarak Adalet Bakanlığı'na gönderildiğini açıkladı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Şamil Tayyar, Mehmet Şimşek görüşmesini anlattı: “2027’de bile seçim yok”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/samil-tayyar-mehmet-simsek-gorusmesini-anlatti-2027de-bile-secim-yok/413767</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/samil-tayyar-mehmet-simsek-gorusmesini-anlatti-2027de-bile-secim-yok/413767</guid>
            
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 21:09:17 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/375-samil-tayyar-mehmet-simsek-gorusmesini-anlatti-2027de-bile-secim-yok.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/375-samil-tayyar-mehmet-simsek-gorusmesini-anlatti-2027de-bile-secim-yok.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Şamil Tayyar, Mehmet Şimşek görüşmesini anlattı: “2027’de bile seçim yok” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/samil-tayyar-mehmet-simsek-gorusmesini-anlatti-2027de-bile-secim-yok/413767"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/375-samil-tayyar-mehmet-simsek-gorusmesini-anlatti-2027de-bile-secim-yok.jpg" /></a>
               AK Partili eski milletvekili Şamil Tayyar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le yaptığı görüşmeden edindiği izlenimleri paylaştı. Ekonomi politikalarının seçimin Nisan 2028’de yapılacağı varsayımıyla sürdürüldüğünü söyleyen Tayyar; kira, gıda ve ulaşım maliyetlerini düşürmeye yönelik hazırlıklar bulunduğunu açıkladı. Tayyar’ın sözleri resmî seçim tarihi ilanı niteliği taşımıyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Şamil Tayyar, Mehmet Şimşek görüşmesini anlattı: “2027’de bile seçim yok”. AK Partili eski Gaziantep Milletvekili ve gazeteci Şamil Tayyar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le gerçekleştirdiği görüşmenin ardından erken seçim tartışmaları ve dar gelirli vatandaşlara yönelik planlanan ekonomik adımlar hakkında açıklamalarda bulundu.Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Tayyar, görüşmenin ardından kendisine seçim hazırlığı bulunup bulunmadığı ve topluma ekonomik açıdan nefes aldıracak düzenlemelerin ne zaman hayata geçirileceği yönünde çok sayıda soru geldiğini belirtti.Şimşek’le yaptığı görüşmeden çıkardığı sonucu aktaran Tayyar, “Bırakın 2026’yı, 2027’de bile seçim yok” ifadesini kullandı. Ekonomi politikalarının seçimin zamanında ve Nisan 2028’de gerçekleştirileceği varsayımıyla yürütüldüğünü savundu. Ancak açıklama, Şimşek’in doğrudan duyurduğu veya Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilan edilen resmî bir seçim takvimi değil; Tayyar’ın görüşmeden edindiği kişisel değerlendirme niteliğinde.Seçimler Nisan 2028’de mi yapılacak?Şamil Tayyar’ın paylaşımına göre iktidarın ekonomi programında 2026 veya 2027 yılında bir erken seçim hazırlığı bulunmuyor. Tayyar, mevcut politikaların Nisan 2028 hedef alınarak sürdürüldüğü izlenimini edindiğini bildirdi.Bununla birlikte Türkiye’de bir sonraki Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçiminin kesin günü henüz Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilan edilmedi. Son genel seçimler 14 Mayıs 2023’te yapılmıştı. Mevzuata göre Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri beş yılda bir aynı gün gerçekleştiriliyor; görev süreleri sona ermeden önce seçimin yenilenmesine karar verilmesi de mümkün bulunuyor. Bu nedenle Tayyar’ın sözlerindeki Nisan 2028 tarihi resmî seçim ilanı olarak değerlendirilmemeli.Dar ve sabit gelirli için hangi çalışmalar yapılıyor?Tayyar’ın aktardığına göre ekonomi yönetimi, ilk aşamada bütün maaşları topluca artırmak veya seyyanen zam yapmak yerine vatandaşların alım gücünü azaltan temel giderleri düşürmeyi amaçlıyor.Çalışmaların özellikle kira, gıda ve ulaşım olmak üzere üç başlıkta yoğunlaştığını belirten Tayyar, gelirlerde yapılacak artışın hayat pahalılığı devam ettiği sürece kalıcı rahatlama sağlamayacağı görüşünün ekonomi yönetiminde öne çıktığını ifade etti.Kira sorununa karşı 750 bin sosyal konut projesinin önemli görüldüğünü aktaran Tayyar, gıda fiyatlarında ise üreticiden tüketiciye uzanan tedarik zincirinin yeniden ele alınacağını söyledi. Ulaşım ücretlerinin maliyet enflasyonunun üzerinde artırılmasını önlemek amacıyla bir değerleme oranı belirlenmesinin değerlendirildiğini de kaydetti.Tayyar’ın açıklamasına göre planlanan modelde, belirlenen oranın üzerinde ulaşım zammı yapılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Ancak sosyal konut sayısı, ulaşım fiyatlarına getirilecek sınırlama ve uygulama takvimi hakkında ilgili bakanlıklardan yayımlanmış ayrıntılı bir karar henüz bulunmuyor.Dar gelirliye ilave aylık mı verilecek?Şamil Tayyar, Gelir Tamamlayıcı Destek Programı olarak ifade ettiği GETAD çalışmasının son aşamaya geldiğini ileri sürdü. Tayyar’a göre toplumun en dezavantajlı kesimlerine ilave aylık ödeme yapılmasını öngören uygulama yeni yılda başlayabilir.Programın gelir düzeyine göre farklılaştırılması ve bayram ikramiyesi gibi bazı ödemelerde yalnızca düşük gelirli kesimlere daha yüksek destek verilmesine olanak sağlaması değerlendiriliyor. Tayyar’ın “yeni yıl” ifadesi 2027’ye işaret etse de başlangıç tarihi ve ödeme miktarı resmî olarak açıklanmış değil.Hazine ve Maliye Bakanlığının 2026 yılı bütçe sunumunda programın adı Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi olarak yer aldı. Bakanlık, mevcut sosyal yardımların aile odaklı ve bütünleşik bir yapı altında toplanmasını, kişi başına asgari gelir seviyesini destekleyecek sistemin 2026 yılında pilot uygulamayla başlatılmasını öngördüğünü açıklamıştı.İstihdam ve finansman için yeni paketlerTayyar, istihdamı desteklemek ve işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla yeni paketler üzerinde çalışıldığını da söyledi. Bu desteklerin mevcut uygulamalar güçlendirilerek devam ettirileceğini belirtti.Hazine ve Maliye Bakanlığının bütçe sunumunda da istihdamın korunması, ihracatçıların ve üreticilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması ile Hazine destekli kredi mekanizmalarının genişletilmesi ekonomi programının başlıkları arasında gösterilmişti.Şamil Tayyar kimdir?Şamil Tayyar, 1 Mart 1965’te Gaziantep’in İslahiye ilçesinde doğdu. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesinden mezun olan Tayyar, çeşitli gazete ve televizyon kuruluşlarında gazeteci ve yazar olarak görev yaptı.Tayyar, AK Parti’den 24, 25 ve 26’ncı dönemlerde Gaziantep Milletvekili seçildi. Milletvekilliğinin ardından gazetecilik faaliyetlerini ve siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini sürdürdü.Sonuç olarak Şamil Tayyar, Mehmet Şimşek’le görüşmesinden erken seçimin gündemde olmadığı ve ekonomi politikalarının 2028 takvimine göre yürütüldüğü izlenimiyle ayrıldığını açıkladı. Dar ve sabit gelirli kesimler için maaş artışının yanında kira, gıda ve ulaşım maliyetlerinin düşürülmesi ile gelir tamamlayıcı destek sisteminin devreye alınması üzerinde durulduğunu aktardı. Ancak seçim tarihi, yeni sosyal yardımlar ve fiyat sınırlamalarına ilişkin kesin takvimin resmî makamlar tarafından açıklanması bekleniyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>AK Parti, milletvekillerini çerçeve yasa teklifi için kapalı toplantıya çağırdı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/ak-parti-milletvekillerini-cerceve-yasa-teklifi-icin-kapali-toplantiya-cagirdi/413758</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/ak-parti-milletvekillerini-cerceve-yasa-teklifi-icin-kapali-toplantiya-cagirdi/413758</guid>
            
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 14:45:36 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/5330-ak-parti-milletvekillerini-cerceve-yasa-teklifi-icin-kapali-toplantiya-cagirdi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/5330-ak-parti-milletvekillerini-cerceve-yasa-teklifi-icin-kapali-toplantiya-cagirdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ AK Parti, milletvekillerini çerçeve yasa teklifi için kapalı toplantıya çağırdı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/ak-parti-milletvekillerini-cerceve-yasa-teklifi-icin-kapali-toplantiya-cagirdi/413758"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/5330-ak-parti-milletvekillerini-cerceve-yasa-teklifi-icin-kapali-toplantiya-cagirdi.jpg" /></a>
               AK Parti, milletvekillerini 5 Ağustos&#039;ta yapacağı kapalı grup toplantısına çağırdı. Toplantıda, &quot;Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi&quot; hakkında bilgi verilecek. Teklifin TBMM gündemine sunulması öncesi son değerlendirmeler yapılacak. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ AK Parti, partili milletvekillerini TBMM Başkanlığı'na sunulması planlanan çerçeve yasa teklifiyle ilgili olarak yarın yapılacak kapalı grup toplantısına çağırdı.AK Parti Grup Başkanlığı, milletvekillerine konuya ilişkin yazı gönderdi. Yazıya göre, 5 Ağustos Çarşamba günü saat 10.00'da kapalı grup toplantısı gerçekleştirilecek.Duyuruda, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" taslağıyla ilgili AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala'nın milletvekillerine bilgilendirme yapacağı belirtilerek, tüm milletvekillerinin toplantıya katılması istendi.Toplantının, teklifin TBMM gündemine sunulması öncesinde son değerlendirmelerin yapılacağı oturum olması bekleniyor."Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin yarın TBMM Başkanlığı'na sunulması bekleniyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Kılıçdaroğlu 1009 gün sonra grup kürsüsünde: “Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/kilicdaroglu-1009-gun-sonra-grup-kursusunde-bu-kemal-hicbir-gucun-karsisinda-egilmez/413757</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/kilicdaroglu-1009-gun-sonra-grup-kursusunde-bu-kemal-hicbir-gucun-karsisinda-egilmez/413757</guid>
            
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/7558-kilicdaroglu-1009-gun-sonra-grup-kursusunde-bu-kemal-hicbir-gucun-karsisinda-egilmez.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/7558-kilicdaroglu-1009-gun-sonra-grup-kursusunde-bu-kemal-hicbir-gucun-karsisinda-egilmez.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Kılıçdaroğlu 1009 gün sonra grup kürsüsünde: “Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/kilicdaroglu-1009-gun-sonra-grup-kursusunde-bu-kemal-hicbir-gucun-karsisinda-egilmez/413757"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/7558-kilicdaroglu-1009-gun-sonra-grup-kursusunde-bu-kemal-hicbir-gucun-karsisinda-egilmez.jpg" /></a>
               CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yaklaşık üç yıl sonra partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda milletvekillerine seslendi. Kılıçdaroğlu; ifade özgürlüğü, siyasi ahlak, mevsimlik tarım işçilerinin sorunları ve tutuklu siyasetçiler üzerinden iktidara mesajlar verdi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 1009 gün sonra grup kürsüsünde: “Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez”. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 4 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen TBMM Grup Toplantısı’nda milletvekilleri ve partililere hitap etti. Yaklaşık üç yıllık aranın ardından yeniden Meclis’teki grup kürsüsüne çıkan Kılıçdaroğlu, konuşmasına parti örgütlerine mücadele ve birlik mesajı vererek başladı.Kılıçdaroğlu, siyasette hiçbir güç odağının karşısında geri adım atmayacağını belirterek CHP’nin yeniden güçlü bir iradeyle sahaya çıkması gerektiğini söyledi. Konuşmasının dikkat çeken bölümünde, “Bu Kemal hiçbir gücün karşısında eğilmez” ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri, salondaki partililer tarafından alkışlarla karşılandı.“Kimsesizlerin kimsesi olmak zorundayız”Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyeti “kimsesizlerin kimsesi” olarak tanımlayan sözünü hatırlatan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’lilerin toplumun unutulan kesimlerine ulaşması gerektiğini söyledi. Kadınlarla, gençlerle, yaşlılarla ve ekonomik sorun yaşayan yurttaşlarla birlikte hareket edeceklerini belirten Kılıçdaroğlu, partisinin temel önceliğinin halkın sorunlarını çözmek olduğunu ifade etti.Kılıçdaroğlu, kısa süre önce Ankara’da mevsimlik tarım işçilerini ziyaret ettiğini anlatarak bu alanda yaklaşık 1,5 milyon kişinin çalıştığını söyledi. İşçilerin çocuklarının eğitimlerini yarıda bırakmak zorunda kaldığını belirten CHP lideri, Millî Eğitim Bakanlığına geçici öğretmen görevlendirilmesi çağrısında bulundu. Sağlık Bakanlığından da mevsimlik işçilerin yaşadığı bölgelerdeki sağlık sorunlarıyla ilgilenmesini istedi.Kimlik, inanç ve yaşam tarzı mesajıCHP’nin hiçbir vatandaşın kimliğini, inancını veya yaşam tarzını siyasi tartışma konusu yapmayacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, bütün yurttaşlara eşit yaklaşacaklarını söyledi. Partisinin köklü bir siyasi geleneği temsil ettiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, CHP’nin tek amacının halkın sorunlarını çözmek olduğunu savundu.Kılıçdaroğlu konuşmasında demokrasi, hukuk devleti ve ifade özgürlüğü konularına da geniş yer ayırdı. Düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılacağını söyleyen CHP lideri, hukuk ve adalet olmadan Türkiye’nin sorunlarını çözemeyeceğini belirtti.Demirtaş, Kavala ve Can Atalay açıklamasıKemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin iktidara gelmesi hâlinde Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Selçuk Mızraklı’nın cezaevinde kalmayacağını söyledi. Avukatların düşünceleri ve mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklanmasına da karşı çıkan Kılıçdaroğlu, hukuk sisteminin siyasi etkilerden arındırılması gerektiğini savundu.Bu açıklama, Kılıçdaroğlu’nun grup konuşmasının sosyal medyada en fazla tartışılan bölümlerinden biri oldu. CHP lideri, söz konusu isimler üzerinden yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma hakkı mesajı verdi.“Siyasi ahlak olmazsa halk siyasete güvenmez”Kılıçdaroğlu’nun konuşmasındaki bir diğer önemli başlık siyasi ahlak oldu. Siyasetin ahlaki bir zeminde yürütülmemesi durumunda yöneticilerin halktan uzaklaşacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, TBMM’ye siyasi ahlak kanunu teklifini ilk sunan partinin CHP olduğunu hatırlattı. Hesap vermenin siyasetçiler açısından onurlu bir görev olduğunu belirten CHP lideri, kendilerinin hem hesap sormaktan hem de hesap vermekten çekinmeyeceğini söyledi.Kamu kaynaklarının kullanımını da eleştiren Kılıçdaroğlu, iktidara gelmeleri durumunda devleti zarara uğrattığını ileri sürdüğü kişi ve şirketlerden hesap soracaklarını belirtti. Ankara’nın geçmişte “parsel parsel satıldığı” yönündeki tartışmaları hatırlatan Kılıçdaroğlu, yapılan işlemlerin tamamının inceleneceğini söyledi.TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a tepkiKemal Kılıçdaroğlu, TBMM’de gerçekleştirilen bir oylama sırasında 76 AK Parti milletvekilinin salonda bulunmadıkları hâlde oy pusulası gönderdiğini öne sürdü. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’u gerekli tepkiyi göstermemekle eleştiren Kılıçdaroğlu, TBMM’nin saygınlığının korunması gerektiğini ifade etti.Odatv’nin ANKA’ya dayandırdığı habere göre CHP’nin grup toplantısına 17 milletvekili katılmadı. Kılıçdaroğlu kürsüye CHP Grup Başkanı Faik Öztrak’ın konuşmasının ardından davet edildi. Toplantı, Kılıçdaroğlu’nun uzun bir aradan sonra Meclis’te gerçekleştirdiği ilk grup konuşması olması nedeniyle yakından takip edildi.Kılıçdaroğlu, konuşmasını CHP’nin toplumun bütün kesimleriyle yeniden güçlü bağ kurması gerektiğini vurgulayarak tamamladı. Parti örgütlerinden sahada daha görünür olmalarını isteyen CHP lideri; sosyal adalet, siyasi ahlak, ifade özgürlüğü ve hesap verebilirlik başlıklarının önümüzdeki dönemde partinin temel gündemleri arasında bulunacağını söyledi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Devlet Bahçeli, &quot;Çerçeve Yasa&quot; teklifine imza attı; TBMM&#039;ye sunulması bekleniyor</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/devlet-bahceli-cerceve-yasa-teklifine-imza-atti-tbmmye-sunulmasi-bekleniyor/413754</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/devlet-bahceli-cerceve-yasa-teklifine-imza-atti-tbmmye-sunulmasi-bekleniyor/413754</guid>
            
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/3294-devlet-bahceli-milli-dayanisma-teklifine-imza-atti-tbmmye-sunulmasi-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/3294-devlet-bahceli-milli-dayanisma-teklifine-imza-atti-tbmmye-sunulmasi-bekleniyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Devlet Bahçeli, &quot;Çerçeve Yasa&quot; teklifine imza attı; TBMM&#039;ye sunulması bekleniyor ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/devlet-bahceli-cerceve-yasa-teklifine-imza-atti-tbmmye-sunulmasi-bekleniyor/413754"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/3294-devlet-bahceli-milli-dayanisma-teklifine-imza-atti-tbmmye-sunulmasi-bekleniyor.jpg" /></a>
               MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, &quot;Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi&quot; adlı yasa teklifine imza attı. Teklif, AK Parti Grubu tarafından TBMM&#039;ye sunulması planlanırken, MHP&#039;nin çalışmaları Feti Yıldız tarafından koordineli olarak yürütülüyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, çerçeve yasa teklifine imza attı. Teklifi Bahçeli ile birlikte Feti Yıldız, Celal Adan, Erkan Akçay ve Filiz Kılıç da imzaladı.AK Parti Grubu'nda dün imzaya açılan ve bugün saat 17.00'ye kadar milletvekillerinin imzalaması için süre verilen teklifin, akşam saatlerinde veya yarın TBMM Başkanlığı'na sunulması planlanıyor.İsmi "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" olarak belirlenen teklifle ilgili Cumhur İttifakı'nın MHP kanadında çalışmaları MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız yürütüyor. Feti Yıldız, dün akşam saatlerinde AK Parti Grubu'nda, Grup Başkanı Abdullah Güler ve AK Parti Grup Başkanı Abdulhamit Gül ile teklife son şeklini vermek üzere bir araya geldi.Son değerlendirmeleri yapılan teklife, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin imza attığı öğrenildi. Teklifi Bahçeli ile birlikte MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM Başkanvekili Celal Adan, Grup Başkanvekilleri Erkan Akçay ve Filiz Kılıç da imzaladı.AK PARTİ YENİ YOL GRUBU'NU ZİYARET EDECEKÖte yandan AK Parti, Teklifle ilgili temaslarını da sürdürüyor. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler dün siyasi partileri teklifin içeriğine ilişkin bilgilendirmek üzere görüşmelerde bulunmuştu. Bu kapsamda dün HÜDA PAR milletvekilleri Serkan Ramanlı ve Şehzade Demir ile görüşen Güler, akşam saatlerinde de DEM Parti heyeti ile bir araya gelmişti.AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ile Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel bugün Yeni Yol Partisi grubunu ziyaret ederek, taslakla ilgili bilgilendirme yapacak. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Çerçeve yasa teklifinin adı belli oldu: Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/cerceve-yasa-teklifinin-adi-belli-oldu-milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesi/413753</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/cerceve-yasa-teklifinin-adi-belli-oldu-milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesi/413753</guid>
            
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 14:01:58 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/2851-cerceve-yasa-teklifinin-adi-belli-oldu-milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/2851-cerceve-yasa-teklifinin-adi-belli-oldu-milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Çerçeve yasa teklifinin adı belli oldu: Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/cerceve-yasa-teklifinin-adi-belli-oldu-milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesi/413753"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/2851-cerceve-yasa-teklifinin-adi-belli-oldu-milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesi.jpg" /></a>
               “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında TBMM’ye sunulması beklenen çerçeve yasa teklifinin adı “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” olarak belirlendi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de imzaladığı teklifin 5 Ağustos’ta Meclis Başkanlığına sunulması bekleniyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Çerçeve yasa teklifinin adı belli oldu: Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi. “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan süreç kapsamında hazırlanarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulması planlanan düzenlemede yeni bir aşamaya geçildi.Habertürk’ün edindiği bilgiye göre kanun teklifi, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” adını taşıyacak. Teklifin mümkün olan en geniş siyasi mutabakatla ve birden fazla siyasi parti grubunun ortak imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulması hedefleniyor.AK Parti tarafından milletvekillerinin imzasına açılan teklif için imza sürecinin 4 Ağustos 2026 Salı günü saat 17.00’ye kadar tamamlanması istendi. Meclis’teki temasların ardından düzenlemenin 5 Ağustos Çarşamba günü TBMM Başkanlığına sunulabileceği belirtiliyor.Çerçeve yasa teklifinin adı ne oldu?Meclis’e sunulması beklenen teklifin tam adı “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” olarak belirlendi.Düzenlemenin adı, terör örgütünün fesih ve silah bırakma sürecinin hukuki sonuçlarının yanı sıra toplumsal bütünleşme ve demokratik siyasetin güçlendirilmesi hedeflerini de kapsayacak şekilde oluşturuldu. Ancak teklif henüz TBMM Başkanlığına resmen sunulmadığı için maddelerin kesin içeriği kamuoyuyla paylaşılmış değil.Teklifin resmî metni TBMM’ye verildikten sonra düzenlemenin kaç maddeden oluştuğu, kimleri kapsadığı ve hangi kanunlarda değişiklik öngördüğü netleşecek.Devlet Bahçeli çerçeve yasa teklifini imzaladıMHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti Grubu tarafından imzaya açılan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” teklifine imza attı.Bahçeli ile birlikte TBMM Başkanvekili Celal Adan, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın da teklifi imzaladığı açıklandı.AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül’ün teklif üzerindeki çalışmaları kapsamında MHP, DEM Parti, HÜDA PAR, CHP, Yeni Parti ve Yeni Yol temsilcileriyle ayrı ayrı görüştüğü bildirildi.MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, AK Parti heyetiyle yaptığı görüşmenin ardından teklif üzerindeki uzlaşmaya ilişkin “Mutabıkız, pürüz yok” açıklamasını yaptı. Yıldız’ın açıklaması, AK Parti ile MHP arasında düzenlemenin temel başlıklarında anlaşma sağlandığı şeklinde değerlendirildi.Çerçeve yasa ne zaman Meclis’e sunulacak?Siyasi partiler arasındaki temasların ve milletvekillerinden imza alınması sürecinin tamamlanmasının ardından teklifin 5 Ağustos 2026 Çarşamba günü TBMM Başkanlığına verilmesi bekleniyor.Teklifin Meclis Başkanlığına sunulmasının ardından ilgili ihtisas komisyonuna havale edilmesi gerekiyor. Güncel haberlerde esas komisyonun TBMM Adalet Komisyonu olmasının beklendiği belirtiliyor. Komisyon aşamasında kabul edilen metin daha sonra TBMM Genel Kurulunun gündemine taşınacak.TBMM’nin 4, 5 ve 6 Ağustos tarihlerinde kanun tekliflerini görüşmek üzere çalışmasını sürdürmesine ilişkin program da Genel Kurul gündeminde yer alıyor. Ancak yeni teklifin kesin görüşme takvimi, resmî olarak sunulmasının ardından belirlenecek.Çerçeve yasa teklifinde hangi maddeler olacak?Teklifin tam metni henüz yayımlanmadığı için maddelere ilişkin kesin bir liste bulunmuyor. Meclis kulislerine yansıyan bilgilere göre düzenlemede silah bırakan örgüt mensuplarının hukuki durumu, denetimli serbestlik, ceza infaz oranları ve belirli hak yoksunluklarına ilişkin hükümler değerlendiriliyor.MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’a, AK Parti heyetiyle görüşmesinin ardından Türk Ceza Kanunu’ndaki hak mahrumiyetleri ve denetimli serbestlik konularında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığı da soruldu. Yıldız bu sorulara “Mutabıkız, pürüz yok” yanıtını verdi. Bununla birlikte hangi maddelerin son metinde yer alacağı, teklif TBMM’ye sunulduğunda kesinlik kazanacak.Çerçeve yasa genel af mı?TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, daha önce yaptığı açıklamada düzenlemenin genel veya kişiye özel bir af niteliği taşımayacağını söyledi. Kurtulmuş, hazırlanacak yasanın sürece özgü, geçici ve müstakil bir düzenleme olmasının planlandığını belirtti.Bu nedenle teklifin bütün hükümlüleri kapsayan genel bir af düzenlemesi olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Bununla birlikte kimlerin hangi koşullarla düzenlemeden yararlanabileceği, kesin teklif metninin açıklanmasının ardından belli olacak.Çerçeve yasa hangi çalışmaya dayanıyor?Düzenlemenin hazırlık sürecinde TBMM bünyesinde kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmaları önemli bir zemin oluşturdu.Komisyonun hazırladığı nihai rapor, 18 Şubat 2026 tarihindeki toplantıda 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edildi. Raporda toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, demokratik siyasetin desteklenmesi ve terörün sona erdirilmesine yönelik hukuki adımların Meclis çatısı altında yürütülmesi gerektiği vurgulandı.Sonuç olarak çerçeve yasa teklifinin adı “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” oldu. Devlet Bahçeli ve MHP yöneticilerinin imzaladığı teklifin, siyasi temasların tamamlanmasının ardından 5 Ağustos’ta TBMM Başkanlığına sunulması bekleniyor. Teklifin kapsamı ve maddeleri ise resmî metnin yayımlanmasıyla kesinleşecek.mec ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>YENİ Parti lideri Özgür Özel: “Milletin Partisini İktidara Taşıyacağız”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/yeni-parti-lideri-ozgur-ozel-milletin-partisini-iktidara-tasiyacagiz/413747</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/yeni-parti-lideri-ozgur-ozel-milletin-partisini-iktidara-tasiyacagiz/413747</guid>
            
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:55:40 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/2806-yeni-parti-halkin-talimatiyla-siyasette-devrim-vaadediyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/2806-yeni-parti-halkin-talimatiyla-siyasette-devrim-vaadediyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ YENİ Parti lideri Özgür Özel: “Milletin Partisini İktidara Taşıyacağız” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/yeni-parti-lideri-ozgur-ozel-milletin-partisini-iktidara-tasiyacagiz/413747"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/2806-yeni-parti-halkin-talimatiyla-siyasette-devrim-vaadediyor.jpg" /></a>
               YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, grup toplantısında partinin milletin talimatıyla kurulduğunu belirterek, iktidar hedeflediklerini vurguladı. Yeni nesil siyasette katılımcılığı ön plana çıkaracaklarını, şeffaf ve hesap verebilir bir parti olacaklarını ifade etti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. YENİ Parti lideri Özel, “Değerli yol arkadaşlarım, Türkiye’nin dört bir yanından gelerek grup toplantımızı onurlandırılan kıymetli misafirlerimiz, bizleri ekranları başından izleyen, radyolarından dinleyen sevgili yurttaşlarımız, sizleri milletimizle birlikte kurulan, milletimizin talimatıyla kurulan, milletimizle birlikte büyüyen YENİ Partimizin ilk grup toplantısından sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum. Hoş geldiniz. İyi ki varsınız” dedi. Özel, şunları söyledi: “MİLLETİN TALİMATIYLA YENİ PARTİ’Yİ KURDUK”“Bizler girdiği ilk seçimleri kazanan, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne hiç yenilmeyen, yenilgiyi bilmeyen, yenilgiye alışmayan, kazanan, kazanmaya söz veren, iktidara yürüyen kadrolarız. Kontrollü muhalefet olmayı reddeden, mağlubiyeti reddeden, kendine çizilen sınırlar içinde muhalefeti reddeden; bu yüzden de bir sivil darbenin hedefi olmuş ama pes etmemiş, boyun eğmemiş, geri çekilmemiş, teslim olmamış Kuvayı Milliye ruhunun bugünkü temsilcileriyiz. Bu salonda son yaptığımız grup toplantısında nasıl bir yargı darbesine maruz kaldığımızı detaylarıyla anlatmıştım. Bu darbe pratiğine karşı verdiğimiz hukuki, siyasi, fiziki mücadeleye sizler tüm milletimizle birlikte en yakından şahitsiniz. Bu mücadelenin içindesiniz, bu mücadelenin ta kendisisiniz. Tüm bu saldırılardan sonra bir karar vermemiz gerekiyordu. Biz de istikameti egemenliğin gerçek sahiplerine; halkımıza, milletimize sorduk. 60 günde 22 il gezdik. Vatandaşlarımızla el ele tutuştuk. Göz hizasında onlarla dertleştik, dinledik, önerilerini ve talimatlarını aldık. Umutsuz olanlara, korkanlara, ‘Aman ha geri çekilmeyin. Teslim olmayın, teslim etmeyin, bizi bırakmayın’ diyenlere dedik ki ‘Hiç endişe etmeyin. Ya bir yol bulacağız, ya yeni bir yol açacağız.’ Günü geldiğinde millet ‘Artık yeter’ dediğinde, millet ‘Artık yeni bir yolu açın. Benim umutlarımı karartmayın, benim umudum olun. Sizinle birlikte yürüyeceğim, yanınızda duracağım, arkanızda duracağım, size sahip çıkacağım bir yol açın’ dediğinde artık bu talimattan sonra yeni yolu açmayı bir görev bildik. YENİ Partimizi 24 Temmuz günü milletin talimatıyla, milletin vekilleriyle, 91 arkadaşımızla birlikte kurduk.” “YENİ PARTİ’Yİ MİLLETİ İKTİDARA GETİRSİN DİYE KURDUK”“Şimdi asıl görevimiz, yarını birlikte kurmaktır; ortak geleceğimizi birlikte planlamak, birlikte kurmaktır. Çünkü biz YENİ Parti’yi bir partimiz olsun diye kurmadık; biz YENİ Parti’yi iktidar olsun, milleti iktidara getirsin diye kurduk. Bir partimiz olsun diye değil, iktidar olsun diye kurulan YENİ Parti bir umudun, bir yürüyüşün, bir kuruluşun, bir dirilişin ve geleceğe yönelik olarak bu toplumun tüm mağdurlarının, tüm mazlumlarının, gelecekten ümidi kalmamış olanların ama bu olan - bitene yüreği dayanmayan, teslim olmayı, geri çekilmeyi asla kabullenmeyenlerin ortak yürüyüşüdür. Hepimiz ve milletimiz şahittir ki tarihte kuruluşunu, ismini ve bütçesini milletin belirlediği başka bir siyasi parti yoktur. Ancak ve ancak bu kuruluş, Cumhuriyet’ten önce kurtuluşun ve kuruluşun, Samsun’dan başlayıp Ankara’ya uzanan yürüyüşle bu kuruluşun bir benzerliği, Samsun’dan başlayıp Ankara’ya ulaşan, Ankara’da hem Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kuran hem kuruluş gününü Sivas Kongresi kabul eden Türkiye’nin ilk partisini kuran ve sadece ve sadece millete soran, milletten talimat alan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yürüyüşünden esinlenen, örnek alan o yoldan başka yol tanımayan, milletten başka kimsenin egemenliğini kabul etmeyen bir yürüyüştür.”“MİLLETE KARŞI TAM SORUMLULUK VE HESAP VERME VARDIR”“Millet istediği için partimizi kurduk. Millet, ‘yeni’ olsun dedi, ‘YENİ Parti’ dedi, adını kendi koydu, adını YENİ koyduk. Şimdi de bütçesini onların bağışlarıyla oluşturuyoruz. YENİ Parti’nin kuruluş talimatını da adını da bütçesini de millet koymuştur. Millet belirlemiştir. Bu yüce çatı altında hatırlatmak isterim ki demokrasi tarihi, bütçe hakkının ete, kemiğe büründüğü, binalar kurduğu, içine girdiği, parlamentolar oluşturduğu tarihtir. Bir tek adamın bildiği gibi para toplayıp bildiği gibi hizmet etmesine karşı ‘Verilecek vergiye de yapılacak hizmete de biz karar vereceğiz’ yaklaşımı bütçeyi, bütçe hakkını ve verdiği verginin arkasını aramayı yani gelişmiş bir demokrasi anlayışını kurmuştur. Parlamentolar bütçeden, bütçe hakkından temel alırlar, nerede bir yapı varsa onu kuranlar bütçesini belirliyorsa, onu izliyorsa, denetliyorsa orada demokrasi vardır, kalkınma vardır, başarı vardır. Birazdan detaylıca anlatacağım, YENİ Parti’nin bundan sonraki yürüyüşünde kurduran minnete, adını koyan millete, bütçesini veren millete karşı tam sorumluluk vardır, tam hesap verme vardır. Tüm bu sebeplerle YENİ Parti tavanda değil, tabanda kurulmuştur. Millete rağmen değil, milletle birlikte kurulmuştur. YENİ Parti, Türkiye’nin hasret kaldığı yeni siyasetin partisidir. Bu partide ‘Oyu bize verin, yetkiyi bize verin’ ya da ‘Üye olun, kenara çekilin, gerisini bize bırakın’ anlayışı yoktur. Bu partiyi millet kurmuştur, bu partiye yön verecek, istikamet tayin edecek yegane güç de milletin kendisidir. Bu partinin kapıları vatanını, milletini seven, demokrasiye, adalete ve ortak geleceğimize inanın bütün demokratlara sonuna kadar açıktır.”“TÜRKİYE’YE VE DÜNYAYA İLAN EDECEĞİZ”“Bugünün Türkiye’si, dünün Türkiye’si değildir. Dünün siyaset anlayışı da bugünün Türkiye’sine kafi değildir. YENİ Partimiz, yeni nesil bir siyasetin partisidir. Milletle tepeden konuşan, tepeden bakan, üstten üstten cümleler kuran siyasetçilerin partisi değildir. Milleti dinleyen siyaset anlayışının, ülkeye demokrasi vaat edenlerin bunu sokağa, mahalleye, eve, köye, bucağa giderek dinlediği ve başlattığı bir siyasi hareketin partisidir. Bunları yapabilmek için bu ülkeye ne vaad ediyorsak onu önce kendi evimizde kurmayı, kendi evimizde hayata geçirmeyi temel prensibimiz olarak belirledik. Siyasette katılımcılık vaad edebilmenin tek şartı vardır. Önce katılımcılığı kendi partinizde sağlayacaksınız. Adalet vaat etmenin ülkeye tek şartı vardır önce adaleti kendi partinizde, kendi evinizde hakim kılacaksınız. Bizim yeni nesil siyaseti kurma iddiamız bir vaatten ibaret değildir. Yeni siyaset, yeni ilkelerle kurulur. İşte bugün bu toplantıda YENİ Parti’nin bu çatı altında sizlerle birlikte yaptığı ilk toplantısında YENİ Parti’nin siyaset ilkelerini hep birlikte Türkiye’ye ve dünyaya ilan edeceğiz.” “SİYASET TARİHİNE KAZIMAK SADECE AN MESELESİDİR”“Emin olun ki bu yürüyüş arzu ettiğiniz sona ya da ara durağa vardığında, biz başardığımızda, Türkiye’de demokrasi ile gelmiş ve demokrasinin imkanlarıyla iktidarını perçinlemiş, sonra adım adım demokrasiyi geriletip otoriterleşmeyi sağlamış, günün sonunda bütün dünyanın ‘Acaba Türkiye’de serbest seçimler bir daha olacak mı?’ sorusunu ortaya koymuş bir iktidarı biz hep birlikte yendiğimizde bütün dünya Türkiye örneğini, Türkiye’de iktidarı değiştiren bu yeni nesil siyaseti, kapsayıcı ve akışkan örgütlenme modelimizi, şeffaf ve hesap veren mali durumunuzu, örgütlenmeden iktidar yürüyüşüne kadar partiye gelen herkesin bu yükün bir tarafından, ucundan tutabildiği, taşıyabileceği, kendini ait; parçası da değil, sahibi hissettiği kurucu bir siyaseti dünya siyaset tarihine kazımak sizin için, bizim için ve benim için bundan sonra sadece an meselesidir; sandığa ulaşma meselesidir.”“YENİ BİR ÖRGÜTLENME MODELİ KURUYORUZ”“Değerli dostlar, kıymetli milletimiz, değerli arkadaşlarım önce örgütlenme modelimizden başlayalım. Eski nesil örgütlenme anlayışını kökten değiştirecek bir adımı atıyoruz. Çünkü demokrasi sadece sandığa gidip oy vermek değildir. Demokrasi yurttaşlar kendini siyasetin öznesi olarak hissettiğinde sağlam temellere oturmuş olur. Belki de siyasetin çok uzun yıllardır unuttuğu, unutturduğu şey de budur. Biz insanlarımızın farklılıklarından güç alan, ama onları ortak bir gelecek hayalinde buluşturmayı başaran, başaracak olan bir siyasete talibiz. Belki de siyaset, bundan sonra, YENİ Parti’den sonra sadece YENİ Parti, YENİ Partililer için değil; Türkiye siyasetindeki tüm kurumlar ve tüm kişiler için de bugünden sonra geri dönmeyecek bir kazanıma sahip olacak. İşte YENİ Parti üyeliği bunun ilk adımıdır. YENİ Parti üyeliği siyasi karar süreçlerine ortak olmak, sorumluluk üstlenmek, hesap sormak ve hesap verebilmek üzerine kuruludur. YENİ Parti olarak demokratik katılımı esas alan yeni bir örgütlenme modelini çalıştık ve milletimize arz ediyoruz. Bu örgütlenme modelinin asli unsuru YENİ Parti’nin eskisi olmayan, her birisi yeni; kıdemlisi olmayan, her biri bir diğeri kadar kıdemli; sözü başkasından geride olmayan, sesi daha az çıkmayan, iddiası kimsenin gerisinde olmayan; herkesin birbirine eşit, yepyeni üyeleridir. Üye sayısı, nüfusu ve imkanları müsait olan tüm mahallelerimizde mahalle meclislerinin esas olduğu yeni bir örgütlenme modelini kuruyoruz.” “GÜCÜMÜZ, ÖRGÜTTEN VE HER BİR ÜYEDEN GELECEK”“İstisnasız olarak örgütlediğimiz tüm ilçelerde ve temel siyaset organı artık ilçe yönetimi, ilçe yönetim kurulu, ilçe başkanı değil; sizlerin, üyelerin oluşturduğu ilçe meclisleridir. Örgütlendiğimiz 81 ilin tamamında il meclislerinin kurulması, siyasetin de orada kurulması, orada tartışılması, orada yönetilmesi, oradan yapılması, sahaya yayılması, orada değerlendirilmesi esastır. Toplumun tüm kesimlerinin, işçilerin, emeklilerin, çiftçilerin, iş insanlarının, esnafların, sivil toplum ve akademi dünyasının, kadınların ve elbette gençlerin politikalarımızı belirleyeceği, hayata geçireceği siyaset zemini ilçe ve il meclislerimizdir. İlçe ve il meclislerindeki komisyonlarımız, kurullarımız, yeni gelen her üyenin, her bir üyemizin yetkinliğine, etkinliğine, ayıracağı zamana, verebileceği emeğe göre onları kapsayan, onları çalıştıran, onların çalışmalarına destek veren ve siyasetin gücünü onlardan alan dinamik yapılar olarak siyaset sahasının asıl unsurları olacaktır. YENİ Parti’ye yeni katılan bir üye, ‘Seçimler geçti, birazcık beklemelisin. Birazcık seni tanıyalım, bir görev veririz’ yerine kendini içinde bulduğu, dinamik, akışkan, kapsayıcı ve sürekli siyaset yapan, siyaset üreten bir modele dahil olacak. Modelin kendisi zaten yeni üyeyi ya da şikayet edeni kendi içine çekecek, kendi safına çekecek. İktidarın değişmesini beklemek yerine; değiştirenlerden, değişmesi için çaba sarf edenlerden biri haline getirecektir. Siyasi partileri içine kapatan, bazen parti içi iktidar hedefi ile partiyi gerçek iktidar hedefinden uzaklaştıran delege sistemine dayalı eski nesil örgütlenme biçimini terk ediyoruz. Artık delegelik, Siyasi Partiler Kanunu’nu gereğini yerine getirmek için teknik bir görev olarak kalacak ve YENİ Partimizde her bir üye, ilçe başkanının, il başkanını ve Genel Başkanı doğrudan seçecektir. YENİ Parti Türkiye’de siyaset yapış biçimini değiştirecek, Türkiye’de siyasetin yapılış biçimini değiştirecektir. Artık üyeleri geri plana atan eski nesil siyaset anlayışı sona erecek; üyelerin söz, yetki ve karar sahibi olduğu yeni nesil siyaset YENİ Parti ile birlikte kurulacaktır. Bizim partimizin gücü liderinden, yöneticilerinden değil; partimizin gücü örgütünden ve bilhassa her bir üyesinden gelecektir. Geçtiğimiz son grup toplantısında zamanı gelmiş, başka çaresi kalmamış bir ayrılıktan hemen önce, nasıl son bir teklifle bütün üyelerle yapılacak bir Genel Başkan seçimini son çare olduğunu söyledim ve buna cevap alamadım ya da ‘Efendim mümkün değil’ diyenlere, yani mümkün görmeyenlere, o yüzden de iktidar değiştirmek yerine kendine muhalefeti sadece mümkün görenleri bu siyasetin nasıl mümkün olacağını görmek için YENİ Parti’yi izlemeye davet ediyorum.”“TARİHİN DOĞRU TARAFINDA DURAN 90 KAHRAMAN KURUCU…”“24 Temmuz günü yeni partimizin teknik kuruluşunu, 91 milletvekili olarak bizler hep birlikte gerçekleştirdik. Kurulduğumuz gün ana muhalefet partisi olma görevini, yetkisini ve sorumluluğunu üstlendik. Resmi prosedürleri, teknik ve hukuki işlemleri hızla tamamladık. Şimdi öncelikle buradan; tarihin doğru tarafında duran, sokağın sesini duyan, milletin talebinden haberdar olan, milletten talimat alan ve aslında verilmesi en zor kararı bu millet için, bu parti için, bu ülke için, bu devlet için, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet için ‘Doğru karar budur’ diyen 90 kahraman kurucu arkadaşımı huzurlarınızda yürekten alkışlıyorum. İyi ki varlar. Her birisiyle ayrı ayrı gurur duyuyorum. Ayrıca her birisi toplumu kapsayan, sayısını artırdığımız, bizimle birlikte en en önemli göreve, en tarihi oylarla seçilen ve milletvekili olmadığı için kurucu olmayan ama her birisi aynı kuruculuk onurunu bizim gözümüzde, gönlümüzde ve tarih önünde taşıyan, önceki dönem milletvekili olmayan Parti Meclisi Üyelerimizle, 74 il başkanımızı ve onlarla birlikte davranan tüm örgütümüzü tarih önünde onurla, gururla, saygıyla selamlıyorum.”“TÜM DEMOKRATLARI YENİ SİYASETE DAVET EDİYORUM”“Şimdi buradan tüm vatandaşlarımıza bir davette bulunuyorum. YENİ Parti’nin teknik kuruluşu bizler tarafından tamamlanmıştır. Ancak  YENİ Parti’nin siyasi kuruluşu birinci kurultayımıza kadar önümüzdeki yaklaşık üç aylık sürede Anadolu’da ve Trakya’da mahalle mahalle, ilçe ilçe, il il milletimizle birlikte gerçekleşecektir. Gerçek ve siyasi kuruluşumuz köylerden, beldelerden, ilçelerden başlayarak Ankara’ya kadar gelinecek üç aylık sürede milletimizle birlikte yapılacaktır. YENİ Parti’den umudu olan, eski nesil siyasetten bıkmış olan ya da siyaset yapmayı birtakım siyasi elitlerin elinde, tekelde görüp uzak duran; ama şimdi ‘Ülkenin geleceğinde ben de olacağım’ diyen herkesi YENİ Parti’ye, yeni siyasete davet ediyorum. Birinci kurultayımıza kadar YENİ Parti’ye kaydolacak olan her bir vatandaşımızı YENİ Parti’nin gerçek ve siyasi kurucuları olarak ilan ve tescil edeceğimizi buradan müjdeliyorum. Gelin, YENİ Parti’ye üye olun, yeni siyaseti ve Türkiye’nin ortak, yeni, müreffeh, zengin ve özgür geleceğini hep birlikte inşa edelim. Gelin, kurucu olun. Bu parti, elbette gözyaşlarıyla ayrıldığımız Cumhuriyet Halk Partililerin YENİ Partisidir. Bu parti, Atatürkçülerin, aslan sosyal demokratların YENİ Partisidir. Ancak yalnızca bana, bize, birbirimize benzeyenlerin değil; farklılıklarını koruyarak ortak bir gelecek inşa etmek isteyen bütün demokratların YENİ Partisidir. Bunun için tüm demokratları, milliyetçi demokratları, muhafazakar demokratları, Kürt demokratları, liberal demokratları, sosyalist demokratları, Türkiye’nin bütün demokratlarını YENİ Parti’nin yeni siyasetine davet ediyorum. O yüzden sesimin ulaştığı herkesi ya da YENİ Parti’nin sesini ulaştıracağımız herkesi düşünmeye, üretmeye, sorumluluk almaya çağırıyorum. Sizi siyasete katılmaya, siyaseti tavanın elinden almaya, ilçeye, mahalleye, sokağa ulaştırmaya davet ediyorum. Sizi, milletin bu büyük ve yeni evine bir tuğla da taşımak için sizi davet ediyorum. Geleceğimizi inşa edeceğimiz bu üç ayda sizleri harcı karmaya, tuğlayı koymaya, yeni ve büyük bir evi inşa etmeye davet ediyorum.” “YENİ NESİL BİR ÜYELİK SİSTEMİNE GEÇİYORUZ”“Hafta başı 54’tü, an itibariyle 60’ın üzerinde. Cuma günü itibariyle 65 ilimizde ve 733 ilçemizde teknik örgütlenme aşamalarını tamamlamış durumda olacağız. Bu yüzden her bir vatandaşımızı ilçe başkanlıklarımıza giderek partimize üye olmaya davet ediyorum. Online üyelik sistemimiz bir haftadır hazır durumda. Elbette geçmişte olduğu gibi adının online olduğu ama onay süreçlerinin olduğu, ıslak imza süreçlerinin olduğu, kargo süreçlerinin olduğu, itiraz süreçlerinin olduğu, üç ayda tamamlandığı ama bazen aylara, yıllara taştığı ve partinin kapıları kapalıymış imajı yarattığı bir modelden bir dostunuza yollayacağınız tek bir linkle WhatsApp üzerinde başlatacağı birkaç adımla, hem üyeliğin yapıldığı, Yargıtay’a başvurulduğu, resmin yüklendiği, kimlik basım talimatının onayının verildiği, aidat taahhüdünün gerçekleştiği ve üyelik işleminin çağa yakışır, çağı değiştirecek ve Türkiye’de iktidar değişimi ile birlikte çağı yakalayacak YENİ Parti’ye yakışır bir model elimizde hazır. Sadece Yargıtay‘dan ve birkaç kamu kurumundan onay süreçlerini bekliyoruz. Online üyelik başladığında gençlerin çok seveceği, herkesin rahat edeceği ve ‘Yeni nesil siyasetin üyeliği böyle olur arkadaş’ diyeceği diyeceğimiz sisteme geçiyoruz.“700 BİNİ AŞAN İSTİFALARDAN HABERDARIZ”“Şimdiye kadar hiçbir istifa çağrısı yapmadık. Ama 700 bini aşan istifalardan haberdarız. ‘İstifa etmeyin’ dediğimiz belediye başkanlarının, belediye meclis üyelerinin ‘Siz oradayken burada nasıl duralım?’ diyerek nasıl harekete geçtiklerini gördük. Şimdi artık vakittir. Geçmişte birlikte üye olmaktan onur ve gurur duyduğum tüm arkadaşlarımıza, bu yeni nesil siyasete, YENİ Parti’ye yaptığımız davetle birlikte şöyle sesleniyorum. Darbecilerden, butlancılardan, cuntacılardan kurtulun; YENİ Partimize buyrun.” “GENEL BAŞKANIN KADERİ, MİLLETİN KADERİYLE BİR”“Değerli arkadaşlarım, gelelim örgütlenme modeli, üyelik modeli, üyenin sorumlulukları, yükümlülükleri, artık bundan sonra doğrudan seçme hakkını üyelikle elde etmesi, bu modelin dışında ortaya koyacağımız yeni bir iddia, yeni bir kural var. YENİ Partimiz siyasetin sanki bir meslek gibi yıllarca yapıldığı, makamların ve mevkilerin sürekli tekrar edildiği bir yer olmayacak. Partimizde her makamda dönem sınırı uygulanacak. Bu sınır tüzüğümüzde belirtildiği gibi tüm yönetici makamlarında üç dönem olarak en fazla uygulanacak. Ancak ben Genel Başkan olarak kendi adıma bir kuralı bir kez daha ifade etmek isterim ki ister yerel, ister genel Genel Başkanlığında girdiğim seçimden parti birinci parti olarak, zafer kazanarak, iktidar olarak çıkmadıysa; ertesi gün kurultayı topluyorum ve aday olmuyorum. Siyaset iddia işidir, evet. Bir iddiayı ortaya koyuyorum. Ama esas yaklaşım; iddiayı ortaya koymak ve milletin huzurunda söz vermek, and içmek, kararlı olmak, evet hepsi içindedir. Ama esas koyduğumuz mesele şudur: Madem ki siyaset millet içindir, Genel Başkanın da partideki siyasetçilerin de kaderi milletin kaderiyle birdir. Milletin yüzü gülmedikçe hiçbirimizin yüzü gülmeyecektir.”“HESAP VERİLEBİLİR BİR SİYASETİN PARTİSİ”“Üçüncü başlığımız şeffaflık. Değerli arkadaşlar YENİ Partimiz şeffaf, hesap verebilir bir siyasetin partisi olacak. Öncelikle hep birlikte bir hatırlayalım. Hatta şimdi gençler bilmez, işin bir boyutunu da gençlere farklı bir perspektiften hatırlatalım. Bugün vize sorunu var ya, vizede kuyruklar var ya, Avrupa ülkelerinden Türkiye’yi aşağılarcasına haksız vize retleri var ya, bunların hiçbiri olmayacaktı. Olmayabilirdi. Olmamasının bir tane sorumlusu var. Şimdi onu anlatacağım. 2016 yılında Avrupa Birliği üyesi olmadığımız halde Avrupa Birliği’nin ortaya koyduğu belli şartları sağlarsak bir vize serbestisi imkanı vardı. Bu 2014 - 2015’te çok konuşuldu. 2016 yılında dönemin Başbakanı Sayın Ahmet Davutoğlu tarafından, ayrıca kendisi, partisi, ailesi açısından bir önemli kararı paylaştı, hepimiz haberdar olduk. Siyasette geçmişte rakip olduk. Ağır eleştirilerimiz oldu. Muhalefette buluştuk. Birlikte sohbetlerimiz oldu. Siyaseti bıraktığını, bundan sonra siyaset yapmayacağını açıkladı. Bu vesileyle Sayın Davuoğlu’na, ailesine bundan sonraki yaşamlarında mutluluk, sağlık ve huzur diliyorum. Kendisine YENİ Parti grubu olarak bundan sonraki hayatında başarılar diliyoruz. 2016, Grup Başkanvekiliyim, Sayın Davutoğlu Başbakan. Vizesiz dolaşım için 60’a yakın kriter var. 60’a yakın düzenleme var. Bunların bir kısmı yapılmış, bir kısmını daha yaparsak, hayata geçirirsek vizesiz dolaşım olur. Biz zaten Avrupa Birliği fikrinin sahibi partiyiz. Ayrıca Avrupa kurallarına uyum, demokrasi demek. Daha düzenli bir kamu yönetimi demek. Şeffaflık demek. Biz o gün grup olarak ‘Gece gündüz çalışırız, bunları çıkarırız’ dedik. Çok sayıda düzenleme yapıldı. İş geldi, geldi, geldi son dört tanesinde takıldı. Bu dört taneden bir tanesi terör tanımıydı. Diyorlar ki ‘Terör tanımınız öyle geniş ki gazeteciyi de terörist yapıyor, akademisyeni de terörist yapıyor, günü geliyor ve normal bir vatandaşı da Facebook paylaşımından terörist yapıyor. Bu yapılmalı.’ Dedik ki ‘Bunda fayda var.’ Bir tanesi, İçişleri Bakanlığı ‘Sona bırakın’ dedi, İnterpol’le ilgili bir taahhüt. ‘Her şey tamamsa biz de tamamız’ dedi, o da geçti. Bir tanesi, Kişisel Verilerin Korunma Kanunu’ydu. O gün yarım yamalak çıktı ve reddedildi. Bugünkü hali, Avrupa Birliği tarafından da kabul edildi.”“SİYASİ ETİK KANUNU, İLK TEKLİFLERİMİZDEN”“Kala kala bir tane kanun kaldı. O da neydi biliyor musunuz? Siyasi Etik Yasası, Siyasi Ahlak Yasası; GRECO kriterlerine göre uyumlu çıkarılacak bir kanunla siyasetin hesap verilebilirliği. Sayın Davutoğlu’na biz tam destek verdik, muhalefet partileri tam destek verdi. Her şey tamamken laf aramızda Sayın Davutoğlu o dönem partisinin de Genel Başkanıyken, Sayın Erdoğan güya tarafsız Cumhurbaşkanıyken bir telefon açtı. Davutoğlu’nu yanına çağırdı, ‘Ne yapıyorsun sen? Nasıl çıkarırsın?’ İzahını aldığı cevap, ‘Eğer bu kanun çıkarsa AK Parti’de ilçe başkanı, il başkanı bulamazsın.’ Ne demek siyasetin finansmanının şeffaf olması? Ne demek koyacağı kanunlar?’ Örneğin içinde şu var; milletvekillerinin alabileceği hediyelerin sınırı, sınırı geçerse yapacağı bildirimler… Örneğin ilçe başkanlarının, il başkanlarının birinci derece yakınlarının kamudan ihale almaları… Örneğin birinci - ikinci yakınlarının çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamı, her kapalı verilen mal biriminin açık yapılması, sebepsiz zenginleşmenin izah edilmesi ya da nüfus ticareti, lobicilik faaliyetleri, ‘Kim geldi ve konuşuyor seninle parlamentoda? Hangi maden şirketi? Sonra o maden şirketinin istediği hangi kanun maddesine attın imzayı? O maden şirketi seninle, nerede hangi ilişkiyi kurdu?’ Tamamı, tamamı; GRECO kriterleridir. Bunların hayata geçirildiği bir kanunun çıkmamasına, bu yüzden de Avrupa Birliği’yle serbest dolaşımın olmamasına, o gün bugündür çıkabilecek pek çok yeni düzenlemeyle siyasetin pek çok şüpheden, kirden, pastan arınma imkanına karşı olan tek kişi; bugün de başımızdaki kişi, Recep Tayyip Erdoğan denen kişidir. Bir başkası değildir. Eğer Erdoğan partisine güvenseydi, siyasi şeffaflığı taahhüt etseydi bugün Avrupa’nın tüm ülkelerinde serbestçe dolaşan ve Avrupa Birliği yürüyüşünde çok daha iyi bir yere kavuşmuş bir ülke olacaktık.” “22’DE 19’LUK EKSİKLİĞİN MAHCUBİYETİNİ DUYMALARI GEREKİRKEN…”“O dönemden sonra her yıl Meclis’e verilen Siyasi Etik Kanunu teklifinin altında imzam vardır. YENİ Parti’nin parti grubu olarak hep birlikte verdiğimiz ikinci kanunun teklifimiz de yine Siyasi Etik Kanunu’dur. Orada - burada şimdi bize birtakım operasyonlar, iftiralar, gizli tanıklar, yalancı şahitler üzerinden iftiralar atan AK Parti siyasetine açık çağımdır. GRECO kriterlerine tam uyumlu Siyasi Etik Yasası, Siyasi Şeffaflık Yasası YENİ Parti’nin size ilk önerisidir. Hodri meydan, biz buradayız. Ancak şunu ifade etmeliyim ki yolsuzluğa karşı devletler grubu olan GRECO kriterlerinin, yani milletvekillerinin ve kamu görevlilerinin yolsuzluğunu önleme stratejisinin eksiksiz olarak hayata geçmesi, GRECO’nun bir takım takiplerinde tabi. Bu ülkeyi 24 yıldır yöneten bir iktidar var. GRECO, Dördüncü Aşama Değişim Raporu’nu 2023’te güncelledi. Milletvekilleri, dikkat buyurun; hakim ve savcıları yönünden yolsuzluğun önlenmesine ilişkin 22 tavsiyesinin sadece üçünün yerine getirildiğini raporuna yazın. Bu ülkede, AK Parti’nin yönettiği bu ülkede, milletvekilleri, hakimler ve savcıların mal varlıkları, zenginleşmeleri ya da etik dışı davranışları denetleme yönünden 22 kriterden sadece üçü karşılanabiliyor. 19’u yok. Yani bugün açıkça Erdoğan’ın, AK Parti medyasının siyasi bazı konularda, siyasi bazı davalarda bize bir şey söylemek yerine Türkiye’de 24 yıllık iktidarın sonunda 22’de 19’luk bir eksikliğin mahcubiyetini duymaları, millete bunun hesabını vermeleri gerekir. Benim yerimde, Manisa’nın Hacıaliler Köyü’ndeki İdris abi olsa bu 22’de 19’luk ihlali görüp, bunların bize siyasi ahlak dersi verdiğini görse ‘Dinime küfreden Müslüman olsa’ der.” “HARCANAN HER KURUŞU PAYLAŞACAĞIZ”“Tabii bu bizim tarafımızdan sadece kanun teklifinin verilmesiyle kalacak bir durum değil. Bu GRECO kriterlerinde ne varsa, buna YENİ Parti’nin milletvekillerinin, YENİ Parti’nin belediye başkanlarının, belediye meclis üyelerinin, il ve ilçe başkanlarının da uyması yönünden, partimiz kuruluş sürecinde oluşturduğumuz bir komisyonla sanki varmış gibi partimizi buna uyumlaştıracağı ve bizlerin bunun üzerinden siyaseti yapacağımız sorumluluğumuzu bir kez daha buradan kararlılıkla ifade etmek isterim. Siyasetin finansmanından bahsederken, şu anda parti olarak kuruluşta bir bağış kampanyası sürecini yürütüyoruz. Halkımızın, milletimizin yoğun talepleri üzerine üyelikler başlamadan önce bunu başlattık. İlan ettiğimiz IBAN numaraları üzerinden millet kurduğu, adını koyduğu partiye bütçe sağlıyor. Beş günde 113 bin bağışçı tarafından ki iki günü hafta sonudur, toplamda 240 milyon lira bağışta bulunuldu. Bağış yapan, yapacak olan tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Şeffaflığı, demokratik meşruiyet şartı olarak kabul ediyor; bağışlarla ilgili verileri düzenli olarak açıklıyoruz. Her akşam saat 20.00’de Genel Başkan Yardımcımız, Sayman Üyemiz, Genel Saymanımız bu bilgileri şeffaflıkla paylaşıyor. Bundan sonra da aldığımız her bağışı ve harcadığımız her kuruş parayı bağışı yapanlarla, kamu otoriteleriyle ve kamuoyla şeffaf bir şekilde paylaşmaya devam edeceğiz.” “AYAKKABI İÇİN AYIRDIĞI PARAYI YENİ PARTİ’YE BAĞIŞLADI”“Bu Anadolu’da başlayan, sel olup taşan yürüyüşün nasıl büyüdüğünü herkesin anlaması için vatandaşlarımızın bağış yaparken açıklama kısmına yazdıkları ve çok az bir kısmının tarafımızdan henüz görülebildiği bazı notları açıklamak isterim. İlerleyen zamanlarda rıza gösteren vatandaşlarımızınkini bir albümde, belki bir anı kitabında, belki genel merkezimizin belli alanlarında sergileyeceğiz. Ayrıca basın mensubu arkadaşlarımız, basından sorumlu arkadaşlarımızla iletişim halinde olarak bağış kampanyasının devamında da bu partimize yapılan bağışların bazı açıklama kısımlarını bence çok kıymetli bulacaklar. Örneğin 100 lira bağışta bulunan Serdar kardeşimiz şöyle bir açıklama yazmış. ‘Bir şehit oğluyum, maaş yattıktan sonra daha çok destek olacağım. Yolunuz açık olsun.’ Serdar. 200 lirasını bağışlayan Ege şu notu düşmüş. ‘Öğrenciyim, çok gönderemiyorum. Elimden gelen buydu.’ Bin lirasını gönderen Mesut amca, ‘Geçen maaştan ayakkabı almak için ayırmıştım, YENİ Parti’ye kısmet oldu. Hayırlı olsun.’ Bin 881 lira gönderen vatandaşımız Mehmet Bey, ‘Bu bağışı Gazi Mustafa Kemal Atatürk adına yapıyorum.’ 500 lira bağışlayan bir işçi kardeşimiz ‘Yevmiyemin üçte birini yolluyorum. Allah muvaffak etsin. İktidarınız şanlı olsun.’ Bir teyzemiz şöyle yazmış, ‘Yarın perşembe pazarı, pazar param size helal olsun. Benim azımı siz çok bilin.’ İşte bir vakitler ‘Milletle yola çıktım’ diyenlere, ‘Yüzüğü bozdurup parti kurduk’ diyenlere şimdi bu milletin söylediği sözün hatırlattığı bir şey var. Milletten korkarak, millete rağmen, millet istemeden hiçbir şey olmaz. Seni oturttuğu koltuktan millete rağmen asla oturulmaz. Ve millete saygı seni bir makama getirdiğinde değil; artık o makama layık görmediğinde ne yapacağına bağlıdır. Sen milletin gözünden düşmüşsen, sen milletin gönlünden düşmüşsen, millet artık değiştirmeye karar vermişse ve sen bir darbeye yeltenmişsen millet senin değil, o darbe yaptıklarının arkasında böyle durur işte, böyle durur.”“BAĞIŞLA GENEL MERKEZİMİZİN DOĞALGAZI VE SUYU AÇILDI”“Bu arada arkadaşlarımızın çok önem verdiği bir uyarı var. Hesaplarımız kamu denetimine açık. Bağımsız denetçi raporları yayınlanacak. Her bir bağış yapana açık, ayrıca kamuoyuna açık. İsteyen gelecek, tüm bağışları inceleyecek. Üzüldükleri şey, buna rağmen 130 milyon lira toplandığı ikinci günün sonunda ‘Efendim 130 milyona lüks araç aldılar Genel Başkana’ yalanını atan meczuba buradan sesleniyoruz, meczuba. Bunu döndürenlere. Şu ana kadar gelen bağışlardan harcanan iki kalem var. O da dün yapıldı. İnşaatı bitmek üzere olan genel merkezin doğal gazı ve suyu açıldı. Bilginiz olsun. Bağış kampanyası devam edecek, imkanı olan herkesi resmi hesabımızdan paylaştığımız IBAN numaralarına bağış yapmaya, bu uzun, meşakkatli, zor yürüyüşte çok önemli bir eksiği kapatmaya ve bu onuru bizlere yaşattıkları için teşekkür ediyorum. Bağış kampanyamıza herkese destek olmaya davet ediyorum.”“İLK KANUN TEKLİFİ ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERİMİZİN BEKLENTİLERİ İLE İLGİLİYDİ”“Bu arada bugün sadece yeniyi anlatıyoruz ama bir yeri eksik bırakmamam lazım. Çünkü çok önemlidir. Biraz önce dedim ya ‘Bu ikinci kanun teklifi.’ ‘Birincisi neydi?’ derseniz, birincisi üç yıl önce göreve gelirken söz verdiğimiz gibi 2,5 yıl önce bütün yapıları toplayıp iki günlük bir çalıştayda hem daha sonra da 250 dernek ziyaretiyle ama bir çalıştayda belirlediğimiz 18 kanundaki değişiklikle söz verdiğimiz ve arkasında durduğumuz gibi YENİ Parti’nin ilk kanun teklifi de şehit yakınları ve gazilerimizin beklentileri ile ilgiliydi. Şimdi tabi bu kanun teklifini verdik, biliyorsunuz Güvenpark’ta gazilerimiz, şehit yakınlarımız eylem yapıyorlar. Onların beklentileri var. Bizim önerilerimizin tamamının kendi isteklerini, kendi beklentilerini tam karşıladıklarını söylüyorlar. Biz kanun teklifimizi hazırlayıp verince; 6 saat sonra Adalet ve Kalkınma Partisi de, ki duyduğumda memnun oldum. Bu konuda bir kanun teklifi de o vermiş. Dedik ki ‘Keşke biz versek, onlar verse. Doğruda ve müşterekte birleşsek, Meclis’in bu son mesai günlerinde bu sorunları hep birlikte çözsek.’ Sayın Yankı Bağcıoğlu, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin teklifiyle bizim teklifi karşılaştırmış. Ve beklenti olan toplam 19 ana değişiklikten birini tam, birini eksik, birini de çok eksik karşıladığını, geriye kalan beklentilerin, taleplerin karşılanmadığını bize rapor etti. Derneklerle de görüştük, onlar da Adalet ve Kalkınma Partisi’nin verdiği kanunun sadece bir sorunu tam çözüp, ikisinin kıyısından dolaşıp geri kalanına dokunmadığını söylüyor. Buradan değerli Grup Başkanvekillerimize ve grubumuza emanettir. Taleplerin tamamını hayata geçirmek için vermiş olduğumuz kapsamlı teklifi tüm gruplarla müzakere edelim, Meclis kapanmadan bu sorunları çözelim, şehitlerimizin yakınlarına, gazilerimize mahcup olmayalım.”“MİLLETİN PARTİSİNİ FETÖ’CÜLER KİRLETMEYE ÇALIŞIYOR”“Tabi, partinin kuruluşu ‘Nedir yeni olan, yeni siyaset nedir, yeni bakış açılarımız nedir?’ hep söyledik. Ama bir yandan da milletimizle açtığımız tertemiz bu sayfayı kirletmeye çalışanlar var. Bunlara karşı Türkiye’de bizden yana olan, bizden yana olmayan ama bu ülkenin birliğinden ve bütünlüğünden yana olan herkesi uyanık olmaya davet ediyorum. Milletin 10 gün önce kurduğu partiyi, 10 yıldır firari olan FETÖ’cüler kirletmeye çalışıyorlar. Devletin verdiği silahı devlete, millete doğrultan, altındaki tankla milleti ezen, altındaki F-16 ile burayı bombalayanların firari temsilcileri gitmişler oradan… YENİ Parti’deki bu büyük rüzgâr, bu büyük dalga, bu büyük güç var ya. Sanki buna kendi katkılarıymış gibi ya da bu yeni partiyi öyle kendilerince olumlayarak esasen 15 Temmuz günü o darbecilere karşı ülkenin ana muhalefet partisini Meclis’e getiren, Meclis’i açtıran ve dimdik direnen Özgür Özel‘e karşı tersinden çelme takmaya çalışıyorlar. Şunu söyleyelim. YENİ Parti askeri darbelere de darbe girişimlerine de postmodern darbelere de kendinden sonra gelecek iktidara darbe yapanlara da 12 Eylülcülere de 15 Temmuzculara da 19 Martçılara da karşı dimdik ayaktadır; bir ve beraberdir. Her türlü mağdurun yanındayız. 15 Temmuz’dan sonra o darbecilerin, çetecilerin ‘Kira yatır’ dediği hesaba kira yatırdı diye, çocuğunu bursu aldıkları dershaneye - okula gönderdi diye atılmış, KHK ile mağdur olmuş, yargılanmamış, yargılansa da adil yargılanmamış olanların adalete ilişkin temiz duyguları ayrıdır. Ancak bu millete karşı damarlardan ilerleyenlerin, Tayyip Bey’in ne istediyse verdiklerinin, devletin başına musallat olanların, 15 Temmuz günü başarsalardı gelip bu Meclis’i kapatacak olanların YENİ Parti tarafından bırak alınacak selamı, onlara harcanacak tükürüğü bile yoktur.” “GERİDE KALMIŞ, DAHA İYİSİNİ HAK EDENLERİN YENİ PARTİSİ…”“Ülkemizi çoklu krizlere sokan bu kara düzen artık tükenmiştir. Biz AK Parti’nin kara düzenine karşı milletin yeni düzenini kuruyoruz. Artık vakit güçlü ve demokratik bir devleti kurma vaktidir. Zengin ve huzurlu bir toplumu kurma vaktidir. Eşit ve özgür yurttaşlığı büyütme vaktidir. Adil seçimleri, serbest rekabeti sağlama vaktidir. Vakit, ortak geleceği birlikte kurma vaktidir. Tüm bunları başaracağımıza yürekten inanıyorum ve buna inanan herkese şunu söylüyorum. YENİ Parti, emeklinin ve emekçinin yeni partisidir; esnafın ve çiftçinin yeni partisidir; gençlerin ve kadınların yeni partisidir; tüm mağdurların ve mazlumların yeni partisidir; engellilerin, gazilerimizin, şehit yakınlarının yeni partisidir. Geride kalmış kim varsa YENİ Parti onun partisidir. Unutulanların, ezilenlerin ve daha iyisini hak edenlerin yeni partisi, YENİ Partimizdir. Siz de buna inanıyorsanız gelin, YENİ Parti’de buluşalım ve AK Parti’nin kara düzenine karşı yepyeni bir düzen kuralım. Türkiye’nin ortak geleceğinde buluşmaya gidiyoruz. Talimatı milletten aldık, ismi milletten aldık, bütçeyi milletten aldık. Hep beraber yürüyoruz. Pusulamız millet, rotamız iktidar. YENİ Partililer, yürüyelim arkadaşlar.”  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Gürsel Erol&#039;dan CHP ve YENİ Parti çağrısı: &quot;Birlikte hareket etmeliyiz&quot;</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/gursel-eroldan-chp-ve-yeni-parti-cagrisi-birlikte-hareket-etmeliyiz/413727</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/gursel-eroldan-chp-ve-yeni-parti-cagrisi-birlikte-hareket-etmeliyiz/413727</guid>
            
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 01:04:42 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/1315-gursel-eroldan-chp-ve-yeni-parti-cagrisi-birlikte-hareket-etmeliyiz.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/1315-gursel-eroldan-chp-ve-yeni-parti-cagrisi-birlikte-hareket-etmeliyiz.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Gürsel Erol&#039;dan CHP ve YENİ Parti çağrısı: &quot;Birlikte hareket etmeliyiz&quot; ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/gursel-eroldan-chp-ve-yeni-parti-cagrisi-birlikte-hareket-etmeliyiz/413727"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/1315-gursel-eroldan-chp-ve-yeni-parti-cagrisi-birlikte-hareket-etmeliyiz.jpg" /></a>
               CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, CHP ile YENİ Parti&#039;nin bir araya gelmesi gerektiğini savundu. Parti içindeki bölünmelerin zararlı olduğunu belirterek, uzlaşı ve sağduyu çağrısı yaptı. Erol, seçim süreçlerinde ortak hareket edilmesini önerdi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, CHP ile YENİ Parti’nin yeniden ortak hareket etmesi gerektiğini belirterek, “Bu tam birleşme de olabilir, seçim ittifakı da olabilir. Bizim mücadelemiz iki yapının yeniden birlikte hareket etmesini sağlamaktır” dedi.CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, partisinde yaşanan son gelişmeler ile YENİ Parti’nin kurulmasının ardından ortaya çıkan siyasi tabloya ilişkin yazılı açıklama yaptı.Parti içindeki ayrılıkların kimseye fayda sağlamayacağını belirten Erol, sürecin suçlayıcı bir dille değil, sağduyu ve uzlaşıyla yönetilmesi gerektiğini söyledi. Partiden ayrılan isimleri eleştirmediğini ifade eden Erol, ayrılanlara emekleri, partide kalanlara ise gösterdikleri sorumluluk dolayısıyla teşekkür etti. Erol, “Birbirimizi suçlayarak değil, yeniden bir araya gelmenin yollarını arayarak hareket etmeliyiz” dedi.Türkiye siyasetinde geçmişte yaşanan bölünmelerin seçim kayıplarına neden olduğunu belirten Erol; Muharrem İnce, Mustafa Sarıgül ve CHP-SHP ayrışmalarını örnek gösterdi. Erol, 1994 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin de soldaki bölünme nedeniyle kaybedildiğini ifade etti.“İKİ YAPI YENİDEN BİRLİKTE HAREKET ETMELİ”CHP ile YENİ Parti’nin yeniden ortak hareket etmesi gerektiğini savunan Erol, şunları kaydetti.“Bu tam birleşme de olabilir, seçim ittifakı da olabilir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortak aday, milletvekilliği seçimlerinde ortak liste seçenekleri değerlendirilebilir. Bizim mücadelemiz iki yapının yeniden birlikte hareket etmesini sağlamaktır.”"UZLAŞMA FORMÜLÜ ÖNERDİM"Mutlak butlan kararının ardından Özgür Özel’in bazı milletvekilleriyle özel görüşmeler yaptığını, daha sonra Kemal Kılıçdaroğlu ile de temas kurduklarını anlatan Erol, partinin bölünmesini önlemek amacıyla bir uzlaşma önerisi hazırladıklarını söyledi. Önerinin kendi girişimiyle şekillendiğini belirten Erol, “Amacımız Cumhuriyet Halk Partisi’nin zarar görmesini engellemekti” dedi.Erol, hazırladıkları modeli Kılıçdaroğlu’na sunduklarını belirterek, seçim sürecine kadar Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık görevini sürdürmesini, siyasi saha çalışmalarının ise Özgür Özel tarafından yürütülmesini önerdiklerini aktardı."KILIÇDAROĞLU TEKLİFE OLUMLU YAKLAŞTI"İki tarafın uzlaşacağı ortak bir Merkez Yönetim Kurulu oluşturulması, milletvekili adaylarının ortak mutabakatla belirlenmesi ve seçim sürecinin birlikte yönetilmesi önerilerinde bulunduklarını kaydeden Erol, Kılıçdaroğlu’nun teklife olumlu yaklaştığını ve uzlaşma paketinin daha sonra Özel’e de iletildiğini belirtti.“BEN NE KEMALCİYİM NE ÖZGÜRCÜ, BEN CHP’LİYİM”Süreç boyunca hem Kılıçdaroğlu hem de Özel ile görüşmesinin farklı yorumlandığını belirten Erol, kendisini herhangi bir ismin değil, CHP’nin milletvekili olarak gördüğünü aktardı. Erol, “Genel başkanlar gelip geçicidir, kalıcı olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğidir. Ben ne Kemalciyim ne Özgürcü, ben CHP’liyim” dedi.Siyaseti makam ve koltuk için yapmadığını belirten Erol, bugüne kadar hiçbir genel başkana biat etmediğini ve gerektiğinde genel başkanlara karşı aday olduğunu hatırlatarak, “Eğer siyaset koltuk için yapılıyorsa ben çekilirim, koltuğu da başkasına bırakırım” ifadesini kullandı.“BENİM GÜVENCEM GENEL BAŞKANLAR DEĞİL, ELAZIĞ HALKIDIR”Milletvekilliği maaşını yıllardır öğrencilere burs, spor kulüplerine destek ve ihtiyaç sahiplerine yardım için kullandığını ifade eden Erol, siyasette önemli olanın makam değil, geride bırakılan iz olduğunu ifade etti. Yeniden aday gösterilme ya da listeye girme kaygısıyla hareket etmediğini belirten Erol, “Benim güvencem genel başkanlar değil, Elazığ halkıdır. Doğru bildiğimi söylemekten hiçbir zaman çekinmedim” dedi."BÜTÜN İDDİALAR ARAŞTIRILSIN İSTİYORUZ"Genel başkanlık tartışmalarında isminin konuşulmasının Elazığ adına önemli olduğunu belirten Erol, bu sürecin kendisine yönelik siyasi saldırıları da beraberinde getirdiğini belirtti. Hakkında ortaya atılan iddiaları yargıya taşıdığını kaydeden Erol, “Vicdanen de hukuken de kendimizden eminiz. Bütün iddialar araştırılsın istiyoruz” dedi.“KRİZİ KANGRENE DÖNÜŞTÜRMEMELİYİZ”Siyasetin dilinin değişmesi gerektiğini belirten Erol, hem CHP’nin hem de partiden ayrılan isimlerin sert ve kutuplaştırıcı söylemlerden uzak durması gerektiğini kaydetti. Tüm taraflara sağduyu çağrısında bulunan Erol, “Krizi kangrene dönüştürmemeliyiz. Bugün farklı düşünebiliriz ancak yarın yine aynı ülke için birlikte çalışacağız. Bu nedenle birbirimizi kırmadan, saygıyı kaybetmeden siyaset yapmalıyız" ifadesini kullandı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Cumhuriyet Halk Partisi’nden kaç kişi istifa etti? Son iddiaya göre sayı 564 bine ulaştı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/cumhuriyet-halk-partisinden-kac-kisi-istifa-etti-son-iddiaya-gore-sayi-564-bine-ulasti/413723</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/cumhuriyet-halk-partisinden-kac-kisi-istifa-etti-son-iddiaya-gore-sayi-564-bine-ulasti/413723</guid>
            
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 00:48:25 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8262-chpden-kac-kisi-istifa-etti-son-iddiaya-gore-sayi-564-bine-ulast.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8262-chpden-kac-kisi-istifa-etti-son-iddiaya-gore-sayi-564-bine-ulast.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Cumhuriyet Halk Partisi’nden kaç kişi istifa etti? Son iddiaya göre sayı 564 bine ulaştı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/cumhuriyet-halk-partisinden-kac-kisi-istifa-etti-son-iddiaya-gore-sayi-564-bine-ulasti/413723"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8262-chpden-kac-kisi-istifa-etti-son-iddiaya-gore-sayi-564-bine-ulast.jpg" /></a>
               CHP’den istifa edenlerin sayısı, Yeni Parti’nin kurulmasının ardından yeniden gündeme geldi. Gazeteci Şaban Sevinç, 31 Temmuz 2026 itibarıyla internet üzerinden 564 bin kişinin CHP üyeliğinden ayrıldığını öne sürdü. Yargıtay tarafından açıklanmış güncel ve kesin bir istifa sayısı ise henüz bulunmuyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP’den kaç kişi istifa etti? Son iddiaya göre sayı 564 bine ulaştı. Cumhuriyet Halk Partisi’nde Özgür Özel öncülüğündeki grubun ayrılarak Yeni Parti’yi kurmasının ardından başlayan istifa hareketliliği devam ediyor. Kamuoyuna yansıyan son açıklamada, CHP üyeliğinden internet üzerinden ayrılanların sayısının 564 bine ulaştığı ileri sürüldü. Ancak bu rakam henüz Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı veya CHP Genel Merkezi tarafından güncel ve kesin veri olarak doğrulanmadı.Gazeteci Şaban Sevinç tarafından paylaşılan bilgiye göre, 31 Temmuz 2026 itibarıyla CHP’den internet üzerinden istifa edenlerin sayısı 564 bin kişi oldu. Açıklamada istifaların hangi tarihten itibaren hesaplandığı, il ve ilçelere göre dağılımı ya da yüz yüze gerçekleştirilen üyelik iptallerinin bu sayıya dahil edilip edilmediği belirtilmedi. Bu nedenle 564 bin rakamının güncel siyasi tartışmalar açısından önemli olmakla birlikte resmîleşmemiş bir iddia olduğu vurgulanıyor.CHP’den resmî olarak kaç kişi istifa etti?CHP’den ayrılan üyelerin anlık ve resmî sayısı kamuoyuna açık bir sistem üzerinden yayımlanmıyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, siyasi partilerin üye sayılarını yılda iki kez, ocak ve temmuz aylarının ilk haftasında güncelliyor. Bu nedenle temmuz ayı içerisinde yaşanan istifaların kesin sonucu, mevcut kamuya açık Yargıtay tablosunda henüz görülemiyor.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1 Temmuz 2026 tarihli son verisine göre Cumhuriyet Halk Partisi’nin kayıtlı üye sayısı 1 milyon 879 bin 973 olarak açıklandı. Bu veri, Özgür Özel’in Yeni Parti kararının ardından başlayan toplu istifalardan önce yayımlandığı için son üyelik durumunu yansıtmıyor.564 bin kişinin istifa ettiği yönündeki açıklama doğru kabul edilirse CHP’nin üye sayısının yaklaşık 1 milyon 316 bine gerilemiş olması gerekiyor. Ancak bu hesap yalnızca 1 Temmuz’daki resmî üye sayısından iddia edilen 564 bin istifanın çıkarılmasına dayanıyor. Yeni katılan üyeler, yüz yüze yapılan işlemler ve henüz sisteme yansımayan başvurular bilinmediği için ortaya çıkan sonuç resmî üye sayısı olarak değerlendirilemez.İlk açıklamalarda 320 bin ve 400 bin rakamları gündeme gelmiştiÖzgür Özel’in yeni bir partiyle yoluna devam edeceğini açıklamasının ardından CHP’deki istifalara ilişkin farklı rakamlar kamuoyuna yansıdı. İlk haberlerde birkaç saat içerisinde yaklaşık 400 bin üyenin partiden ayrıldığı ve yoğunluk nedeniyle çevrim içi üyelik sisteminde erişim sorunları yaşandığı iddia edildi.Daha sonraki haberlerde ise istifa sayısının 320 bini geçtiği öne sürüldü. CHP yönetimi cephesinden yapılan ilk değerlendirmelerde bu rakamlara itiraz edildi ve istifa sayısının toplam üyelerin onda birine dahi ulaşmadığı savunuldu. Böylece sürecin ilk günlerinden itibaren CHP yönetimi ile Özgür Özel’e yakın çevrelerin açıkladığı rakamlar arasında belirgin bir fark oluştu.CHP’den kaç milletvekili istifa etti?Üye istifalarının yanı sıra CHP’nin Türkiye Büyük Millet Meclisindeki sandalye sayısı da önemli ölçüde değişti. Özgür Özel ile birlikte toplam 91 milletvekilinin CHP’den istifa ederek Yeni Parti’nin kuruluş sürecine katıldığı açıklandı. Bu istifaların ardından CHP’nin milletvekili sayısı 135’ten 44’e geriledi.Önceki dönemlerde CHP milletvekilliği yapan isimler arasında da toplu ayrılıklar yaşandı. Yayımlanan ortak açıklamayla 264 eski milletvekilinin CHP’den ayrılarak Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’ye destek vereceği duyuruldu. Aynı süreçte farklı teşkilatlardan 46 yöneticinin de CHP’den istifa ettiği bildirildi.Parti Meclisindeki istifalar toplam sayıya dahil mi?CHP Parti Meclisinde de 28 üyenin görevlerinden istifa ettiği açıklandı. Ancak Parti Meclisi görevinden ayrılmak ile CHP üyeliğinden tamamen istifa etmek aynı işlemi ifade etmiyor. Bu nedenle Parti Meclisi üyelerinin tamamının 564 bin kişilik çevrim içi istifa sayısına ayrıca eklenmesi doğru olmaz.Benzer biçimde 91 mevcut milletvekili, eski milletvekilleri, belediye başkanları ve teşkilat yöneticileri de aynı zamanda parti üyesi oldukları için farklı listelerde mükerrer şekilde bulunabilir. CHP’den ayrılan toplam kişi sayısı hesaplanırken bu grupları birbirine eklemek, aynı kişinin birden fazla kez sayılmasına yol açabilir.CHP’nin güncel üye sayısı ne zaman belli olacak?CHP’nin kesin güncel üye sayısı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi parti üyeliklerini yeniden güncellemesiyle netleşecek. Mevcut durumda kamuoyuna yansıyan en güncel iddia, 31 Temmuz 2026 itibarıyla çevrim içi istifaların 564 bine ulaştığı yönünde.Sonuç olarak “CHP’den şimdiye kadar kaç kişi istifa etti?” sorusuna verilebilecek en doğru yanıt şu şekilde: Son açıklamaya göre internet üzerinden istifa edenlerin sayısının 564 bine ulaştığı öne sürülüyor; ancak bu rakam resmî makamlar tarafından henüz doğrulanmadı. Kesin sayı, Yargıtay’ın yeni siyasi parti üye verilerini açıklamasının ardından ortaya çıkacak. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Yeni Parti bağış miktarı açıklandı: 5 günde 240 milyon TL</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/yeni-parti-bagis-miktari-aciklandi-5-gunde-240-milyon-tl/413720</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/yeni-parti-bagis-miktari-aciklandi-5-gunde-240-milyon-tl/413720</guid>
            
            <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 00:34:32 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6279-yeni-parti-bagis-miktari-aciklandi-5-gunde-240-milyon-tl.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6279-yeni-parti-bagis-miktari-aciklandi-5-gunde-240-milyon-tl.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Yeni Parti bağış miktarı açıklandı: 5 günde 240 milyon TL ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/yeni-parti-bagis-miktari-aciklandi-5-gunde-240-milyon-tl/413720"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6279-yeni-parti-bagis-miktari-aciklandi-5-gunde-240-milyon-tl.jpg" /></a>
               Yeni Parti bağış kampanyasının beşinci gün bilançosu açıklandı. Kampanyaya 113 bin 678 kişi katılırken toplam bağış miktarı 240 milyon 305 bin 252 TL’ye ulaştı. Parti yönetimi, bağış yapmak isteyen yurttaşları sahte internet sitelerine karşı uyardı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Yeni Parti bağış miktarı açıklandı: 5 günde 240 milyon TL. Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti’nin başlattığı dayanışma kampanyasında beşinci günün rakamları kamuoyuyla paylaşıldı. Parti yönetiminin açıkladığı verilere göre kampanyaya 113 bin 678 yurttaş katıldı, toplanan bağış miktarı ise 240 milyon 305 bin 252 TL oldu.YENİ Parti İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, 3 Ağustos 2026 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla kampanyanın güncel bilançosunu duyurdu. Ceylan, bağış kampanyasına destek veren yurttaşlara teşekkür ederken toplanan paraya ilişkin verilerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmaya devam edeceğini bildirdi.Yeni Parti ne kadar bağış topladı?YENİ Parti’nin açıkladığı son verilere göre dayanışma kampanyasında beş gün içerisinde 240 milyon 305 bin 252 TL toplandı. Kampanyaya bağış yapan kişi sayısı ise 113 bin 678 olarak kayıtlara geçti.Açıklanan rakamlar üzerinden yapılan hesaplamaya göre kişi başına düşen ortalama bağış tutarı yaklaşık 2 bin 114 TL oldu. Ancak kampanyaya farklı miktarlarda destek verilebildiği için bu tutar yalnızca toplam bağışın bağışçı sayısına bölünmesiyle elde edilen ortalamayı gösteriyor.Kampanyanın ilk 24 saatinde 31 bin 934 kişinin toplam 113 milyon 841 bin 910 TL bağış yaptığı açıklanmıştı. İkinci günün sonunda ise bağışçı sayısının 85 bin 975’e, toplanan miktarın da 182 milyon 68 bin 243 TL’ye ulaştığı duyurulmuştu. Son açıklamayla birlikte kampanyanın beşinci gününde toplam tutarın 240 milyon TL sınırını geçtiği görüldü.Bağışçı sayısı 113 bini geçtiBeşinci gün verileri, ilk 48 saatin ardından kampanyaya yaklaşık 27 bin 700 kişinin daha katıldığını ortaya koydu. Aynı dönemde toplanan bağış miktarı da yaklaşık 58 milyon 237 bin TL arttı.Özgür Ceylan, yaptığı açıklamada kampanyaya destek veren yurttaşlara teşekkür ederek bağış rakamlarını düzenli biçimde açıklamayı sürdüreceklerini belirtti. Ceylan’ın paylaşımında, kampanyanın parti tarafından “iktidar yürüyüşüne destek” ve “dayanışma” ifadeleriyle tanımlandığı görüldü.Yeni Parti neden bağış kampanyası başlattı?Yeni kurulan partinin mevcut mevzuat kapsamında doğrudan Hazine yardımı alamaması, finansman ihtiyacının bağışlar ve üye aidatları üzerinden karşılanmasını gündeme getirdi. Siyasi partilerin Hazine yardımından yararlanabilmeleri için seçimlere katılmaları ve kanunda belirtilen oy oranına ulaşmaları gerekiyor.Özgür Özel de daha önce yaptığı açıklamada yeni partinin mevcut mali kaynaklara erişemediğini belirterek bağış kampanyasının parti faaliyetlerinin yürütülmesi açısından önemli olduğunu söylemişti. Kampanya, Özel’in sosyal medya üzerinden yaptığı çağrının ardından 29 Temmuz 2026 tarihinde başlatılmıştı.Sahte Yeni Parti bağış sitelerine dikkatBağış kampanyasına yönelik ilginin artmasının ardından sahte internet siteleriyle ilgili uyarılar da gündeme geldi. YENİ Parti Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, arama motorlarında “YENİ Parti bağış” sorgusuyla gösterilen bazı sponsorlu bağlantıların partiye ait olmadığını açıkladı.Bulut, bağış yapmak isteyen yurttaşların ziyaret ettikleri internet adresini mutlaka kontrol etmeleri ve yalnızca partinin resmî internet sitesinde bulunan bağış bölümünü kullanmaları gerektiğini belirtti. Parti yönetimi de beşinci gün açıklamasında tek resmî bağış kanalının kendi internet sitesindeki sayfa olduğunu yeniden hatırlattı.YENİ Parti bağış kampanyasının önümüzdeki günlerde de devam etmesi beklenirken parti yönetiminin bağışçı sayısı ve toplanan toplam tutara ilişkin yeni verileri kamuoyuyla paylaşacağı bildirildi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Kılıçdaroğlu: Terörsüz Türkiye için TBMM merkezli çözüm süreci hayati önemde</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/kilicdaroglu-terorsuz-turkiye-icin-tbmm-merkezli-cozum-sureci-hayati-onemde/413718</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/kilicdaroglu-terorsuz-turkiye-icin-tbmm-merkezli-cozum-sureci-hayati-onemde/413718</guid>
            
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:27:11 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9309-kilicdaroglu-terorsuz-turkiye-icin-tbmm-merkezli-cozum-sureci-hayati-onemde.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9309-kilicdaroglu-terorsuz-turkiye-icin-tbmm-merkezli-cozum-sureci-hayati-onemde.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Kılıçdaroğlu: Terörsüz Türkiye için TBMM merkezli çözüm süreci hayati önemde ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/kilicdaroglu-terorsuz-turkiye-icin-tbmm-merkezli-cozum-sureci-hayati-onemde/413718"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9309-kilicdaroglu-terorsuz-turkiye-icin-tbmm-merkezli-cozum-sureci-hayati-onemde.jpg" /></a>
               CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Terörsüz Türkiye sürecinin başarısının hukuki güvence, toplumsal katılım ve şeffaflık gibi unsurlara bağlı olduğunu vurguladı. Ayrıca, Kürt vatandaşlarıyla eşit haklar hakkındaki taahhütlerini yineleyerek, TBMM merkezli bir çözüm çağrısında bulundu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğu, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, "Sürecin başarısı yalnızca siyasi iradeye bağlı değil, hukuki güvenceye, şeffaflığa, toplumsal katılıma ve güven duygusunun yeniden inşasına bağlıdır. Biz, Cumhuriyetçi, eşit yurttaşlık vadediyoruz. Benim ne hakkım varsa Kürt vatandaşımızın da o hakkı olacak bu kadar basit. Bu mesele, Türkiye’nin güvenliği ve dış politikası için de hayati bir meseledir. Hiç kimse unutmasın, biz bu meselemizi çözmeden, güçlü bölgesel bir aktör haline gelemeyiz" dedi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğu, partisinin Genel Merkezi'nde Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin basın toplantısı düzenledi.Açıklamaya, SHP'nin 1989 tarihli "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Sorunu" adlı raporunu göstererek başlayan Kılıçdaroğlu, "Raporda 'Kürt realitesinin' kabul edilmesi, anadil yasaklarının kaldırılması savunuluyordu. O günlerde bu rapor yüzünden SHP çok eleştirildi, yerden yere vuruldu. Soruşturmalar açıldı. Ama iki yıl sonra kurulan DYP - SHP koalisyon hükümeti ilk ziyaretini Diyarbakır’a yaptı. Rahmetli Süleyman Demirel ve rahmetli Genel Başkanımız Erdal İnönü kürsüye çıktılar ve o meşhur 'Kürt realitesini kabul ediyoruz' açıklamasını yaptılar. O açıklama Cumhuriyet tarihimiz için önemli bir andı ve çok önemli bir adımdı. Buna biz öncülük etmiştik. İlk kez biz cesaretle bu sorunun çözülmesi için önemli bir adım atmıştık. Daha sonraki yıllarda da CHP çok sayıda benzer Kürt raporları hazırladı. Bu raporların tümü Partimizin arşivlerinde" diye konuştu.Kılıçdaroğlu, 2013 yılında başlayan çözüm sürecine de destek verdiklerini, sorunun çözüm adresi olarak Meclis'i gösterdiklerini hatırlatarak, "2020 yılında yaptığımız Kurultayda da yine bu soruna değinmiş ve 'Başta Kürt sorunu olmak üzere, tüm toplumsal sorunlarımız demokrasi temelinde ve TBMM’nin öncülüğünde çözülecek; Türkiye'nin tam bağımsızlığı, demokrasisi ve üniter yapısı güçlendirilecektir' demiştik. İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamemizin saptamalarından biridir. Nihayet 13 yıl sonra, yani 2026’da bizim önerimize gelindi. Sorunun çözüm adresi olarak TBMM gösterildi ve Meclis bu görevi üstlendi" ifadelerini kullandı."ÇÖZÜM İÇİN DÖRT BOYUT"Gerçekçi bir çözüm için dört boyut olduğunu, bu boyutların birlikte çözüm sürecini başarıya götüreceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:"1 - Terör örgütünün doğrulanabilir biçimde silahsızlanması ve örgütsel tasfiyesi;2 - Türkiye’nin bütün yurttaşlarını kapsayan demokratik ve hukuki reformların yapılması;3 - Irak ve Suriye’deki bağlantılı silahlı yapıların geleceğini kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemesinin hayata geçirilmesi;4 - Dış güçlerin vekil yapılanmalar üzerinden müdahalesini sınırlayacak bir egemenlik stratejisinin oluşturulması.Bu dört boyut, her aşamada dikkate alınmak zorundadır. Çünkü Türkiye kendi iç barışını kurarken, dış jeopolitik hesaplara karşı da dikkatli olmak zorundadır. Bu mesele, Türkiye’nin kendi tarihsel ve toplumsal gerçekliği içinde, kendi Meclisiyle, kendi hukukuyla, kendi yurttaşlarıyla çözmesi gereken bir meseledir. Dolaysıyla Türkiye, hem güvenlik mimarisini hem de toplumsal barışını hukuk ve demokrasi temelinde oluşturmak zorundadır."TERÖRÜN BİTMESİ TÜRKİYE İÇİN TARİHSEL BİR FIRSATTIR"Bugün konuştuğumuz mesele yalnızca bir güvenlik başlığı, yalnızca bir yasa hazırlığı, yalnızca bir örgütün silah bırakması veya kendini feshetmesi meselesi değildir. Terörün bitmesi Türkiye için tarihsel bir fırsattır. Bu süreç, ancak Cumhuriyet’in kurucu ilkeleriyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin demokratik meşruiyetiyle, hukuk devletiyle, eşit yurttaşlıkla, üniter yapıyla, üretken kalkınmayla ve bağımsız dış politika iradesiyle başarıya ulaşabilir. Çünkü bugün konuştuğumuz mesele, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında Türkiye’nin nasıl bir ülke olacağı meselesidir. Bu gerçeği unutmamak gerekiyor."SORUNU İLK GÖREN, İLK KEŞFEDEN PARTİ CHP'DİR"Bu nedenle asıl soru şudur: Terör sonrasında nasıl bir Türkiye kurulacaktır? Silahların susması kendi başına kalıcı bir barışa dönüşecek midir? İşte onu yapabilecek vizyona ve iradeye sahip parti CHP’dir. Herkes bunu bilmeli. Sorunu ilk gören, ilk keşfeden, ilk raporu hazırlayan, çözüm önerilerini getiren bütün eleştirilere göğüs geren tek parti CHP’dir. Kimse bu gerçeği unutmasın.Gücümüzü nereden alıyoruz? Çünkü biz ülkeyi kuran partiyiz. Bu ülkenin mimarı biziz CHP’dir. Sorunları çözmesini, akılcı politikalar üretmesini bilen bir partiyiz. Biz bu sürece 'Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandırma' süreci diyoruz. Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandırmak nedir? Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandırmak, güvenliği hukukun yerine koymadan, özgürlüğü de güvenliğin karşısına dikmeden, bu iki değeri aynı anayasal düzen içinde birleştirebilmektir. Bu kapasiteye siyasetin sahip olması lazım. Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandırmak, silahın siyasetten tamamen çıkması, siyasetin de kapalı pazarlıklardan çıkarak Meclis’in, hukukun ve milletin denetimine girmesidir. Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandırmak; farklı toplumsal aidiyetleri çatışma alanı olmaktan çıkarıp ortak Cumhuriyet yurttaşlığı içinde güvence altına almaktır.Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandırmak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının gereğini yapmaktır.""TERÖRÜN BİTMESİ VE ÜNİTER DEVLET YAPISI KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR"Kemal Kılıçdaroğlu, sürecin başarısının, yalnızca siyasi iradeye değil, hukuki güvenceye, şeffaflığa, toplumsal katılıma ve güven duygusunun yeniden inşasına bağlı olduğunu dile getirerek, "Biz cumhuriyetçi eşit yurttaşlık vadediyoruz. Benim ne hakkım varsa Kürt vatandaşımızın da o hakkı olacak bu kadar basit" dedi.Bu meselenin sadece bir demokrasi ve hukuk meselesi olmadığını vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:"Bu mesele, Türkiye’nin güvenliği ve dış politikası için de hayati bir meseledir. Hiç kimse unutmasın, biz bu meselemizi çözmeden, güçlü bölgesel bir aktör haline gelemeyiz. Şunu da unutmamak gerekir. Önce Kürt vatandaşlarımızla, ardından Kürt komşularımızla kuracağımız güçlü bağlar, Türkiye’nin gelecek vizyonunu da şekillendirecek. Bu noktada açık bir ilkesel çerçeve ortaya koyuyoruz. Terörün bitmesi ve üniter devlet yapısı kırmızı çizgimizdir."SÜRECİN TÜM AŞAMALARI BUNDAN SONRA DA TBMM MERKEZLİ YÜRÜTÜLMELİDİR"Bu bağlamda, silahın siyasetin dışına çıkmasına evet. TBMM merkezli sürece evet. Hukuk devletine evet. Eşit yurttaşlığa evet. Demokratik siyasetin güçlenmesine evet. Üniter yapının korunmasına evet. Bölgesel barışa evet. Bu nedenle çağrımız açıktır. Sürecin tüm aşamaları bundan sonra da TBMM merkezli yürütülmelidir. Çerçeve yasa, açık hukuk ilkelerinin ürünü olmalıdır. Silahsızlanma gerçek, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olmalıdır. Demokratik siyasetin alanı genişletilmelidir. Üniter yapı ve egemenlik ilkesi korunmalıdır. Bu ülkeyi kuran parti olarak, sorumluluğumuzu biliyoruz. Hiçbir siyasi menfaat düşünmeden elimizi taşın altına koyuyoruz. Ülkemizin huzuru, bölgenin huzuru için açıkladığım çerçeve içinde çözüm Türkiye’yi rahatlatacaktır. Yeter ki bir kişi daha ölmesin, yeter ki Türkiye bu meseleden kurtulsun." ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi&#039;nde önemli açıklama yapacak</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/kilicdaroglu-chp-genel-merkezinde-onemli-aciklama-yapacak/413715</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/kilicdaroglu-chp-genel-merkezinde-onemli-aciklama-yapacak/413715</guid>
            
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:07:56 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6373-kilicdaroglu-chp-genel-merkezinde-onemli-aciklama-yapacak.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6373-kilicdaroglu-chp-genel-merkezinde-onemli-aciklama-yapacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi&#039;nde önemli açıklama yapacak ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/kilicdaroglu-chp-genel-merkezinde-onemli-aciklama-yapacak/413715"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6373-kilicdaroglu-chp-genel-merkezinde-onemli-aciklama-yapacak.jpg" /></a>
               CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün saat 14.00&#039;te CHP Genel Merkezi&#039;nde gündemle ilgili önemli açıklamalar yapacak. Açıklamaların siyasi etkileri merakla bekleniyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün saat 14.00'te parti genel merkezinde basın toplantısı düzenleyecek. Bu toplantıda, Türkiye'nin gündemindeki bazı önemli maddelere dair değerlendirmelerde bulunması bekleniyor. Kılıçdaroğlu'nun, ülkenin siyasi durumu, ekonomik gelişmeler ve sosyal meseleler üzerindeki görüşlerini kamuoyuyla paylaşması hedefleniyor. Bu açıklamalar, özellikle yaklaşan seçimler ve iktidar partisi ile olan rekabet açısından büyük önem taşıyor.Toplantının Beklenen İçeriğiKılıçdaroğlu'nun yapacağı açıklamalarda, ülke gündeminde öne çıkan meseleler üzerine odaklanması planlanıyor. Özellikle ekonomik sıkıntılar ve istihdam sorunları gibi konular, CHP liderinin ele alacağı başlıca maddeler arasında yer alıyor. Ayrıca, toplumsal adalet ve sosyal haklar gibi konulara da değinmesi bekleniyor. Bu toplantı, partinin görüşlerini netleştirmesi ve seçmenle olan bağlarını güçlendirmesi açısından kritik öneme sahip. Gerek ekonomik veriler, gerekse halkın beklentileri doğrultusunda hazırlanan mesajların, CHP’nin siyasi stratejilerinde yeni bir yön belirlemesi amacıyla bu basın toplantısı büyük önem taşıyor.  ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Özgür Özel: Son Alevi ‘sorunum kalmadı’ diyene kadar mücadele edeceğiz</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozel-son-alevi-sorunum-kalmadi-diyene-kadar-mucadele-edecegiz/413711</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozel-son-alevi-sorunum-kalmadi-diyene-kadar-mucadele-edecegiz/413711</guid>
            
            <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 08:46:35 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/3646-ozgur-ozel-son-alevi-sorunum-kalmadi-diyene-kadar-mucadele-edecegiz.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/3646-ozgur-ozel-son-alevi-sorunum-kalmadi-diyene-kadar-mucadele-edecegiz.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Özgür Özel: Son Alevi ‘sorunum kalmadı’ diyene kadar mücadele edeceğiz ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozel-son-alevi-sorunum-kalmadi-diyene-kadar-mucadele-edecegiz/413711"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/3646-ozgur-ozel-son-alevi-sorunum-kalmadi-diyene-kadar-mucadele-edecegiz.jpg" /></a>
               YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Mamak’ta temel atma törenine katıldığı Kültür Merkezi ve Cemevi’nde eşit yurttaşlık mesajı verdi. Özel; cemevlerinin ibadethane olarak tanınmasını, Alevi kurumlarının toplumun rızasıyla yapılandırılmasını ve Madımak’ın utanç müzesine dönüştürülmesini savundu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Özgür Özel, Mamak Cemevi töreninde Alevilerin sorunları çözülene kadar mücadele edeceklerini söyledi; cemevleri ve Madımak mesajı verdi.YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Son Alevi ‘sorunum kalmadı’ diyene kadar mücadele edeceğiz" dedi. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara’nın Mamak ilçesinde düzenlenen Kültür Merkezi ve Cemevi temel atma töreninde Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel, iktidara ulaşmaları durumunda devlet adına Alevi toplumundan “rızalık” alacaklarını belirterek sorunlar çözülünceye kadar mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.Son sekiz saat içinde yayımlanan haberlerde Özel’in konuşmasında özellikle cemevlerinin hukuki statüsü, Alevi toplumunun karar süreçlerine katılımı, Diyanet İşleri Başkanlığıyla kurumsal eşitlik ve Madımak Oteli’nin müzeye dönüştürülmesi başlıklarının öne çıktığı görüldü. Özel ayrıca toplumsal barışın Türkler, Kürtler, Aleviler ve Sünniler arasında eşit yurttaşlık temelinde kurulması gerektiğini savundu.Özgür Özel Aleviler için ne söyledi?Özgür Özel, Alevi toplumunun sorunlarının ancak toplumun kendisi sorunların sona erdiğini söylediğinde çözülmüş kabul edilebileceğini belirtti. Konuşmasında eşitlik ve adalet vurgusu yapan Özel, iktidar hedefleri kapsamında devletin geçmişten gelen sorumluluklarıyla yüzleşmesi gerektiğini savundu.Özel’in açıklamasında öne çıkan başlıklar şöyle:BaşlıkÖzel’in açıkladığı yaklaşımAlevilerin sorunlarıToplum sorunların çözüldüğünü söyleyene kadar mücadele edilecekCemevlerinin statüsüİbadethane olarak tanınması savunuluyorEşit yurttaşlıkAleviler ve Sünnilerin kendilerini tamamen eşit hissetmesi hedefleniyorKurumsal yapıAlevi toplumunun rızası alınmadan oluşturulan modeller reddediliyorMadımak Oteli“Utanç müzesi” hâline getirilmesi isteniyorToplumsal barışFarklı kimlikler arasında kalıcı mutabakat kurulması amaçlanıyorÖzel, Alevilerin geçmişte yaşadığı acılara rağmen şiddete yönelmediğini ifade ederek devletin Alevi toplumuna karşı bir “rızalık borcu” bulunduğunu söyledi. Kerbela, Çorum, Maraş ve Sivas’ı anan Özel, bu tarihsel acıların siyasi ve toplumsal yüzleşme gerektirdiğini savundu.Özgür Özel cemevleri için ne dedi?Özgür Özel, camilerin ibadethane kabul edildiği bir düzende cemevlerinin de aynı statüye sahip olması gerektiğini söyledi. Aleviliğin yalnızca kültürel bir alan olarak ele alınmasına karşı çıkan Özel, Aleviliği bir inanç, semahı ise ibadetin parçası olarak tanımladı.Bu açıklama, Özel’in konuşmasındaki en somut politika vaatlerinden biri oldu. Cemevlerinin statüsü yalnızca sembolik tanınmayı değil; belediye hizmetleri, kamu desteği, ibadet mekânlarına uygulanan düzenlemeler ve kurumsal temsil gibi alanları da ilgilendiriyor. Özel ise konuşmasında yaklaşımını eşitlik ilkesi üzerinden kurarak cemevlerine farklı bir hukuki ve idari muamele yapılmasını ayrımcılık olarak değerlendirdi.Alevi kurumları konusunda hangi mesajı verdi?Özel, Alevilikle ilgili oluşturulan kurumsal yapıların Alevi örgütlerinin görüşü ve rızası alınmadan şekillendirilmesine karşı çıktı. Diyanet İşleri Başkanlığının Cumhurbaşkanlığına bağlı olduğu bir sistemde, Alevilikle ilgili yapıların kültür politikaları kapsamında değerlendirilmesinin eşitliğe aykırı olduğunu savundu.Özel’in açıklamasına göre yeni bir düzenleme yapılırken Alevi kurumlarının yalnızca görüş bildiren taraf olarak değil, karar sürecinin doğrudan bileşeni olarak kabul edilmesi gerekiyor. Konuşmada kullanılan “rızalık” vurgusu da siyasi kararların ilgili toplumun onayı alınmadan hayata geçirilmemesi gerektiği mesajını taşıdı.Madımak Oteli için ne söyledi?Özgür Özel, Madımak Oteli’ne devlet eliyle “Madımak Utanç Müzesi” tabelası asılıncaya kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi. Böylece Sivas’ta yaşananların toplumsal hafızada nasıl ele alınması gerektiğine ilişkin daha önce dile getirilen müze talebine yeniden destek verdi.Özel’in konuşmasında Madımak başlığının cemevlerinin statüsü ve eşit yurttaşlık talepleriyle birlikte ele alınması dikkat çekti. Açıklamalar, yalnızca güncel idari düzenlemelere değil, geçmişte yaşanan olaylarla yüzleşme ve kamusal hafızanın korunması konularına da vurgu yaptı.Mamak Kültür Merkezi ve Cemevi’nde neler olacak?Temeli atılan Kültür Merkezi ve Cemevi, Mamak’ın Ege Mahallesi’nde inşa edilecek. Mamak Belediyesinin etkinlik sonrasında açıkladığı bilgilere göre yaklaşık 8 bin metrekare kapalı alana sahip olacak tesiste cemevi, aşevi, kütüphane ve Emekli Yaşam Merkezi aynı çatı altında bulunacak.Projenin daha önce açıklanan ayrıntılarında gençlik ve halk eğitim merkezleri, konferans ve sergi salonları, çok amaçlı alanlar, yemekhane, cenaze hizmetleri bölümleri ve otoparkın da yer alması planlandı. Belediye, yatırımın kendi öz kaynaklarıyla gerçekleştirildiğini açıkladı.Törene Özgür Özel’in yanı sıra Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın, milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlar katıldı. Duanın ardından projenin ilk harcı törenle döküldü.Özel’den siyasi mücadele mesajıÖzgür Özel, Alevilere ilişkin mesajlarının yanı sıra partisinin son dönemde operasyon, tehdit ve baskılarla karşı karşıya kaldığını öne sürdü. Konuşmasında “Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan” ifadesini kullanan Özel, destekçileri yanlarında olduğu sürece siyasi mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.Mamak’taki konuşma, Özel’in YENİ Parti Genel Başkanı sıfatıyla Alevi toplumuna yönelik en kapsamlı açıklamalarından biri olarak öne çıktı. Açıklamanın merkezinde cemevlerinin ibadethane statüsü, karar süreçlerinde Alevi örgütlerinin rızası, Madımak’ın müzeleştirilmesi ve eşit yurttaşlık talebi yer aldı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Devlet Bahçeli&#039;den Terörsüz Türkiye Vurgusu: &quot;Çerçeve Yasaya Destek Şart&quot;</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/devlet-bahceliden-terorsuz-turkiye-vurgusu-cerceve-yasaya-destek-sart/413667</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/devlet-bahceliden-terorsuz-turkiye-vurgusu-cerceve-yasaya-destek-sart/413667</guid>
            
            <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 11:52:31 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9485-devlet-bahceliden-terorsuz-turkiye-vurgusu-cerceve-yasaya-destek-sart.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9485-devlet-bahceliden-terorsuz-turkiye-vurgusu-cerceve-yasaya-destek-sart.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Devlet Bahçeli&#039;den Terörsüz Türkiye Vurgusu: &quot;Çerçeve Yasaya Destek Şart&quot; ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/devlet-bahceliden-terorsuz-turkiye-vurgusu-cerceve-yasaya-destek-sart/413667"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/9485-devlet-bahceliden-terorsuz-turkiye-vurgusu-cerceve-yasaya-destek-sart.jpg" /></a>
               MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, &quot;Terörsüz Türkiye&quot; politikasıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Bahçeli, bu politikayı ulusal bir sorumluluk olarak nitelerken, siyaset üstü destek talep etti ve geleceğin inşası için kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye’ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda yasa yapımı sürecinde de önemli bir eşikte bulunmaktayız. Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli çerçeve yasaya tam destek verilmelidir" dedi.Bahçeli, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit'in sorularını yanıtladı. Türkgün gazetesinde yer alan röportajda Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin şu açıklamalarda bulundu:"Bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye’ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda yasa yapımı sürecinde de önemli bir eşikte bulunmaktayız. Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli, çerçeve yasaya tam destek verilmelidir.Terörsüz Türkiye, Batılı aklın dayattığı sömürü düzeninin zincirlerini kırma, oynadığı oyunu bozma, kurduğu tuzakları tarumar etme iradesiyle atılmış tarihi bir adım, geri dönülmesi mümkün olmayan bir politikadır. Dün, bugün için nasıl ki belirli kararları almak durumunda idiysek bugün de yarınlarımız için bu konuda sorumlu bir anlayış ile hareket etmek zorundayız. Bugün ne yaptığınız, hangi tercihlerde bulunduğunuz yarın ne olacağının, nesillerinizin ne yaşayacağının kararıdır. Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına üstlenilmiş tarihi bir sorumluluktur. Bu bakımdan Terörsüz Türkiye, ortak aklı ve toplumsal mutabakatı önceleyen, dürüst ve samimi adımlarla dış dayatmalara kapalı, bin yıllık kardeşliği daha da kuvvetlendirecek gelecek inşasının teminatıdır."BİN YILLIK KARDEŞLİĞİ İLERİ TAŞIMA İRADESİDİR"Dünya dengeler sisteminde Türkiye’yi en sağlıklı, en sağlam pozisyona yerleştirmek Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini, bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır; emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır. 'Terörsüz Türkiye' ile ilgili çeşitli hezeyanlarla eleştiriler yapanlar, millete dayandıklarını iddia ederek, küresel ve hegemonik güçlerin gönüllü vekâlet kavgasının aracı olmaktadırlar ve bunu idrak edecek potansiyelden de yoksun bulunmaktadırlar. Bugün bir gelecek düşüncesi olarak yürütülen bu politika bir demokratikleşme, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesidir."İLERLEMENİN SAĞLANABİLMESİ İÇİN ÖNÜMÜZE BAKMAMIZ GEREKİR"Türkiye ve Türk milleti noktasında geleceğimizi, geçmişin sorun çözmeyen anlatılarına mahkûm edemeyiz. Bugün koşullar geçmişte teslim olunan anlatıları aşmıştır. İlerlemenin sağlanabilmesi için önünüze bakmanız gerekir. İlerlerken geriye bakmak önünüzü görememenize, hız kaybetmenize, tökezlemenize, hatta düşmenize sebep olur. Yalnızca makul tek bir sebepten ötürü geriye bakılır, o da daha önce sizi sekteye uğratan yanlışları görüp önünüzdeki yolda benzerlerini temizlemeniz içindir. Biz de geleceğimizin sağlam temellerle inşa edilebilmesi amacıyla çıkmış olduğumuz bu yolda daima önümüze bakmayı, tökezlemeden, düşmeden ilerlemeyi hedeflemekteyiz ve hedefe ulaşma konusunda mutlak anlamda kararlıyız."HİÇBİR POLİTİK OYUN BİZİ GERİ DÖNDÜRMEYECEKTİR"Terörsüz Türkiye politikamızla ilgili sürekli olarak örgütün zayıfladığı, niçin buna ihtiyaç duyulduğu sorulmaktadır. Bu soruyu dile getiren kişilerin bir kısmı samimi hassasiyet sahibidir. Cevabını aklın ve ahlakın sınırları içinde vermek ise bizim açımızdan zaruridir ve hatta boynumuzun borcudur. Ancak bu soruyu dile getirenlerin bir kısmınınki hassasiyetten değil, cehalettendir. Cehalet ise bir eğitim meselesi olmaktan daha çok ahlak meselesidir. Bu ise bizim değil, muhatapların özel sorunudur. Tamamen politik kaygılarla, siyasal alanda kendilerine belli bir yer edinebilmek amacıyla bu soruyu yıkıcı eleştirel bir tutumla dile getirenler, aslında örtülü bir biçimde ilerlememizi istemeyenlerdir. Ülkemiz adına iyi olanı istediklerini söyleyerek kendilerini maskeleyenler, terör kökten çözüldüğü zaman kullandıkları en önemli politik malzemelerden birini yitirecekleri için kaygı duymaktadırlar. Fakat şunu bilmelidirler ki oynadıkları hiçbir politik oyun, gelecek yüzyılımızın inşası amacıyla attığımız adımlardan bizi geri döndüremeyecektir."TERÖRSÜZ TÜRKİYE ÜLKEMİZİN GELECEĞİ İÇİN ALMIŞ OLDUĞUMUZ SORUMLULUKTUR"MHP, her zaman Türk milliyetçiliğinin, Türk-İslâm Ülküsünün değerlerinin taşıyıcısı, savunucusu, bu değerler uğruna tereddütsüz mücadele veren neferlerin ocağı olma konusunda öncü parti olmuştur. Hareketimizin başlangıcından günümüze ülkemize zararı dokunacak hiçbir faaliyetin içinde bulunmadık, bulunmayız. Tam aksine devletimize, vatanımıza ve milletimize en ufak olumsuz etkiye sahip olacak şeyler de dahil olmak üzere her türden yanlışın karşısında durduk, durmaya da devam edeceğiz. MHP’yi asılsız yaftalamalarla yıpratmaya çalışan hiçbir art niyet amacına ulaşamayacaktır. Terörsüz Türkiye, ülkemizin geleceği için almış olduğumuz tarihî bir sorumluluk, tabiri caizse bu uğurda gövdemizi taşın altına koyduğumuz bir atılımdır. Bunu başarmak için elimizden geleni yapacağız. Tarih, her zaman yanlışı ve doğruyu göstermiştir. Zaman, gelecek ideallerimiz uğruna sırtlandığımız yüke de tanık olacaktır ve gelecekte zamanın adaleti yine tecelli edecektir. Bu konuda bizim içimiz rahattır, herkesin de içi rahat olmalıdır."TERÖRSÜZ TÜRKİYE TÜRK VE TÜRKİYE YÜZYILI'NIN EN ÖNEMLİ DAYANAKLARINDAN BİRİSİDİR"Bu motivasyonla geliştirmiş olduğumuz terörsüz Türkiye politikasının, 'Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın en önemli dayanaklarından biri olduğunu söyleyebiliriz. Uzun zamandır mücadele ettiğimiz, çok sayıda evladımızı şehit verdiğimiz terörü bu politikamızla bugün kökten bitirme aşamasına gelmiş bulunmaktayız. Zira bu tür durumlarda bir çözüm arayışına şiddetin en fazla olduğu dönemde değil, tam aksine anlam krizinin yaşandığı, ideolojik bir krizin oluştuğu, bölgesel varlık alanının daraldığı ve bir sarmalın ortaya çıktığı dönemlerde girilir. Tam olarak bu zaman diliminde terörü toplumsal ve siyasal hayatımızdan çıkarabiliriz. 'Türk ve Türkiye Yüzyılı' hedefimizin az önce ifade ettiğimiz diğer dayanaklarının gerçekleştirilmesi terörün kökten bitirilmesine bağlıdır. Bununla 'Türk ve Türkiye Yüzyılı' vizyonumuzu hayata geçirme noktasında karşımızda duran en büyük engellerden birini aşmış olacağız."ARTIK ÇOK MERKEZLİ GÜÇ DENKLEMLERİNDEN SÖZ EDİLMEKTEDİR"Türk dünyası jeopolitiği ve "Turan Koridoru"na ilşikin de değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, şunları kaydetti:"ABD, tek merkezli jeopolitik oyunculuğunu kaybetmiştir, çift kutuplu bir dünya gerçeği artık yoktur ve bugün çok merkezli güç denklemlerinden söz edilmektedir ki bu, doğru ve bilimsel bir tespittir. Yeni dünya düzeni içinde yeni ticari güzergâhların ortaya çıkması ve yeni sermaye rotalarının belirlenmesi sürecinde ortaya çıkan somut durum, zorunlu olarak çok kutuplu güç merkezlerini doğurmuştur ve doğuracaktır. Bu doğal akışın en önemli kavşaklarından biri ise Türk Kuşağı bağlamında Türk Dünyası jeopolitiğidir. Türkiye, bölgesel güçlerin bölgesel meselelerde daha büyük bir rol, dış siyasette ve güvenlik politikalarında daha fazla özerklik ve uluslararası ilişkilerde daha fazla statü talep ettiği ve elde ettiği küresel siyasetteki önemli bir eğilimi temsil ediyor, hatta öncülüğünü yapıyor. Bunu sağlayan şey, ülkemizin uluslararası ilişkilerde temel politik çizgisini ve hedeflerini vurgulayan devlet gerçeğine ve tecrübesine sahip olmasıdır.Türkiye’nin bu bölgedeki güç dengesinin oluşumunu kendi açısından hayati olarak algıladığı ve buna bağlı olarak hamleler yaptığı ve süreci iyi yönettiği açıktır. Zira bölgedeki güç dengesinin tek merkezli oluşması Türkiye için uzun vadede tehdit oluşturacak ve bölgedeki manevra alanını daraltacaktır. Türkiye Cumhuriyeti bu doğal jeopolitik gerçeğine ek olarak bir medeniyet jeopolitiğine de sahiptir. Tarihsel tecrübesi, kıtalararası var olan tarihsel öyküsü, milli ve dini tarihsel durumundan kaynaklanan geniş bir kültür ve gönül coğrafyasıyla dünyanın üçte ikisine nakşettiği maddi kültür varlıklarına sahip bir ülkedir. Bu bağlamda Türkiye’nin bir ideolojik jeopolitiğe, yeni inşa edilen bir siyasi söyleme ve stratejiye ihtiyacının olmadığı tarihsel bir gerçekliktir." ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Özgür Özel: Millet ayaktadır, zafer çok yakındadır</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozel-millet-ayaktadir-zafer-cok-yakindadir/413664</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozel-millet-ayaktadir-zafer-cok-yakindadir/413664</guid>
            
            <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 11:36:21 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/5724-ozgur-ozel-500-gundur-suren-hukuksuzluga-karsi-cagri-yapti-turkiye-butunlesecek.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/5724-ozgur-ozel-500-gundur-suren-hukuksuzluga-karsi-cagri-yapti-turkiye-butunlesecek.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Özgür Özel: Millet ayaktadır, zafer çok yakındadır ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/ozgur-ozel-millet-ayaktadir-zafer-cok-yakindadir/413664"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/5724-ozgur-ozel-500-gundur-suren-hukuksuzluga-karsi-cagri-yapti-turkiye-butunlesecek.jpg" /></a>
               YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Beylikdüzü&#039;nde &quot;500 Gündür Süren Hukuksuzluğa Karşı Adalet İçin Yürüyoruz&quot; etkinliğine katıldı. Özel, demokrasi mücadelesini ve milletin iradesini vurgulayarak, halkın yanlarında olduğunu ifade etti. Geçmişteki soruşturmaların haksız olduğunu savundu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’un Beylikdüzü ilçesinde düzenlenen, “500 Gündür Süren Hukuksuzluğa Karşı Adalet İçin Yürüyoruz” programına katıldı. Beylikdüzü Belediyesi’nden binlerce yurttaşla birlikte Yaşam Vadisi’ne yürüyen YENİ Parti lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, “Beylikdüzü’nün alnı açık, başı dik, seçtiğine, komşusuna, evladına, evlatlarına sahip çıkan güzel insanları, hepinize merhaba, hepiniz hoş geldiniz. Mehmet Murat Çalık’ın ve Ekrem İmamoğlu’nun komşularını saygıyla selamlıyorum. Bugün 19 Mart darbesinin üzerinden tam 500 gün geçti. Hatırlayın, ne diyorlardı? ‘Bekleyin, bir aya kalmaz hele bir şu eldekiler dökülsün. İnsan içine çıkamayacaklar, birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar, eşlerinin gözünün içine bakamayacaklar.’ Bu topraklarda namuslu, şerefli insanlara, onların özel hayatlarına, iş görüş biçimlerine ve haysiyetlerine yapılmış en büyük suikasttı” dedi. Özel, şunları söyledi:“MİLLETİN FERASETİNİ HESAP EDEMEDİLER”“Bunu yapanlar ellerindeki devlet gücüne, siyasileştirdikleri yargıya, adeta yargı kollarına dönüştürdükleri hakimlere, savcılara ve onların masum insanlara kurdukları kumpaslara güveniyorlar; bunların televizyonlarda, gazetelerde yer almasıyla birlikte bu insanların gözden düşeceğini, gönüllerde edindikleri yerleri kaybedeceklerini düşünüyorlardı. Ama bir şeyi hesap edemediler. Sizi, sizin vicdanınızı, ferasetinizi, cesaretinizi hesap edemediler. İlk gün olduğu gibi bugün de buradan, hani diyor ya ‘Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz.’ Tam göbeğinde olana sesleniyorum. Ey Erdoğan; görüyor musun? Bir ay geçmedi, 10 gün geçmedi, 100 gün geçmedi. Üzerinden tam 500 gün geçti. İşte buradayız, insanların arasındayız. Milletin yüzüne, birbirimizin gözüne bakıyoruz. Buradan dosta - düşmana haykırıyorum ki 500 gün geçti; bu meydan bir kişi eksilmedi, bir yürek eksilmedi. Her yürüyüşte, ayaklarımıza yeni ayaklar eklendi, omuz başımızda yeni yoldaşlar belirdi. 500 gün geçti; Beylikdüzü geri adım atmadı, İstanbul geri adım atmadı, bu millet geri adım atmadı. 500 gün geçti; İstanbul susmadı, Türkiye darbeye teslim olmadı. Haklıyı - haksızı ayıran, doğruyu yanlıştan ayıran, namusluyu namussuzdan ayıran ve evlatlarına sahip çıkan bu asil milletin, hepinizin önünde saygıyla elliyoruz.”“MİLLET AYAKTADIR, ZAFER ÇOK YAKINDADIR”“Milletin iradesine kasteden darbeciler bilsin ki ‘Seçimle geldim ama seçimle gitmem artık, buralar bana kalacak’ diyenler bilsin ki ne yapsanız boş. Millet ayaktadır, Türkiye ayaktadır. Zafer çok yakındadır. Bugünler, bu zor günler eninde sonunda bitecek. Hep birlikte huzura ereceğiz. Sevdiklerimize kavuşacağız. Hak ettiğimiz gibi bir yönetime elbette kavuşacağız. Bu zor günleri tarih yazacak. Tarih, bu 500 günü 2 ayrı hikayeyle yazacak. Birinci hikayede milletten korkan, sandıktan kaçan, hukuku silaha çevirenlerin utanç sayfaları yer alacak. O sayfalarda tükenmiş bir iktidarın son çırpınışları yer alacak. Ama tarih, zalime hak ettiği yeri verirken millet o kitapta kendisine bembeyaz bir sayfa da açacak. Ve o sayfada milletin destana çevirdiği, 500 gündür sürdürdüğü, Saraçhane’de başlattığı, bugüne kadar taşıdığı demokrasi destanı o kitapta yerini alacak. O kitap, korkuyu evde bırakanları yazacak. O kitap, omuz omuza verenleri, tehditten yılmayanları, şantaja teslim olmayanları yazacak. Bir tarafta saray düzeninin utanç sayfaları yer alacak, diğer tarafta milletin hanesinde cesaret, direniş ve zafer yazacak. “EKREM BAŞKANIN HİKAYESİNİN BAŞLADIĞI İLÇE”“Bugün burada dostların arasındayız. Ekrem Başkanımızın hikayesinin başladığı, memleketinden kalkıp gelip yerleştiği, ticaret yaptığı, siyasete atıldığı, ilçe başkanlığı yaptığı, belediye başkanlığı yaptığı, sonra burada ilk adaylığında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin elinden belediyeyi alıp bir dönem yaptığı muhteşem belediyecilikten sonra ki ona bu başarı İstanbul Büyükşehir’in kapılarını açtığında ta Kartal’da oyların sayıldığı bir salonun başında beklerken, birisi ‘Biz MHP’liyiz ama ilk kez bu seçimde size oy verdik’ dedi. ‘Seni kim ikna etti ablacığım?’ dedim. Bana dedi ki ‘Beylikdüzü’nde görümcem oturuyor. Dedi ki ‘Biz oy vermedik, vermediğimize pişman olduk. Şimdi İstanbul’a aday yaptılar. Oy verin, verdirtin, pişman olmayacaksınız’ dediler. Onun için oy verdik’ diyordu. Ta Kartal’da hayatında Beylikdüzü’nü hiç görmemiş, Ekrem Başkan’ın hiç elini tutmamış ama kefili sizin komşularınız olan insanlar. İşte o gün Ekrem Başkan bir kez daha, ikinci kez Erdoğan’ın gösterdiği bir adayı, bir eski Başbakan’ı, bir Meclis Başkanı’nı yenmişti. 13 bin 600 farka, ‘Bu farkla sana İstanbul’u mu veririz?’ diyenler, yani İstanbul’u kendilerine tapulu mal görenler, milletinin iradesini ceplerinde, kendilerine ait sananlar o gün bu iradeyi küçümsemiş, o gün bu iradeyi İstanbul’u teslim etmeyeceğini söylemiş, 19 gün süren, yeniden ve yeniden sayımlardan sonra verilen mazbatayı 6 Mayıs günü iptal etmişlerdi. İşte Ekrem Başkan’ın hikayesi bir kez daha yine Beylikdüzü’nde, 6 Mayıs 2019 gününde tam burada, bu sahnede, bu kürsüde başladı. Bu kürsü onun ceketini çıkardığı, beyaz gömleğinin kollarını sıvadığı, ‘Gençliğimiz var’ diye yola çıktığı kürsüdür. (‘Cumhurbaşkanı İmamoğlu’) Bütün Türkiye’de atılıyor bu slogan ama herhalde en çok buraya yakışıyor ve buradan bütün Türkiye’ye yankılanıyor. İşte o gün ‘Gençliğimiz var’ diyerek çıktığı bu yolda 806 bin farkla İstanbul’u kazanmış, bu kez herkesten; vicdanı olan herkesten, haksızlığa itiraz eden herkesten oy almış, çok daha güçlü bir şekilde yola koyulmuştu. Beş yıl boyunca görev yaparken neler yapmadılar, neler? Otobüs kiralayıp yalandan yaktılar, filme çektiler. Metroları kendileri kapatıp filme çektiler. Yürüyen merdivenlere taş sıkıştırdılar. Her türlü haksızlığı yaptılar ama ilk seçimde 1 milyondan fazla fark yiyerek milletin demokrasi tokadını bir kez daha tattılar.” “BİZİM SOKAK SOKAK BÜYÜYEN BİR HİKAYEMİZ VAR”“İşte bizim hikayemiz öyle rastgele bir hikaye değildir. Bizim hikayemiz haksızlıklara uğrayan, ama yılmayan, durmayan, teslim olmayan ve milletle birlikte sokak sokak büyüyen, sizlerle birlikte zafer zafer büyüyen bir hikayemiz var bizim. Bu yüzden başımıza ne geldiyse bu bizden korkanların, ‘İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder’ deyip, ‘İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır’ diyenlerin artık Türkiye’yi yönetme sırasının Ekrem Başkan’a geldiğini, Türkiye’yi yönetme sırasının artık bizlere geldiğini görüp de buna karşı darbeye girişenlerin yaptıkları kötülüklerdir bunlar. Unutmayalım ki Erdoğan’ı ve adaylarını dört kez yenen Ekrem Başkan beşinci zaferini kazanmasın diye kendisine ‘hırsız’ dediler, olmadı. ‘Casus’ dediler, tutmadı. Diplomasını elinden aldılar, millet buna asla teslim olmadı. Yetmedi, ‘terörist’ bile dediler. O tertemiz, sadece sizi düşünen; rantı rantçılarla, rantiyecilerle bölüşüp de yüzde 20’sini alan, yüzde 10’unu Ankara’ya yollayıp 10’unu kendine zulalayanlardan olmadığı için, rantı size hizmete çevirdiği için, sizin için çalıştığı için iftiraya uğradı. Hatırlayın, 500 gündür neler anlatıyorlardı? Neler, neler… ‘Bekleyin, görüntüsü çıkacak. Bekleyin, videosu çıkacak. Bekleyin, kanıtları çıkacak’ dediler. Hiçbir şey çıkmadı. İlk gün gözlerinin içine baktığımda onun Vatan Emniyet’ten ifade vermek için Çağlayan Adliyesi’ne geldiğinde, onun gözünün içinde dürüstlüğü, haklılığı ve cesareti gördüm. O günden beri de hep şunu söyledim. Biz birbirimize güveniyoruz. Biz evladımıza güveniyoruz. Biz bu kumpasın, iftiranın karşısında sonuna kadar direndik. Sonuna kadar direneceğiz.”“MEHMET MURAT ÇALIK’A EMANET ETTİ”“Herkes şunu bilsin ki Ekrem İmamoğlu 500 gündür 4 kez AK Parti’yi yendiği için yapılacak seçimde bir kez daha yeneceği için benim değil, partimin değil, 23 Mart’ta yapılan seçimle 15,5 milyon vatandaşın oyuyla milletin adayı olduğu için milletin cumhurbaşkanı adayı olduğu için hapistedir. Ekrem Başkanın Beylikdüzü’nden ayrılırken gözü arkada kalmadı. Beylikdüzü’nü geçmişte birlikte çalıştığı birine, Beylikdüzü’nün her metrekaresinde emeği olan birine can yoldaşı Mehmet Murat Çalık kardeşine emanet ederek gitmişti. Mehmet Murat Çalık da kendisine duyulan güveni, partisinin adaylaştırmasını, sizlerden, iki seçim üst üste yüzde 50’nin üzerinde oy alarak görevini nasıl iyi yaptığını ve bu kente ne kadar iyi hizmet ettiğini dosta, düşmana gösterdi. Burası Beylikdüzü, televizyondan izleyenlere hatırlatmak, bilmeyenlere anlatmak isterim. Burayı Esenyurt‘la bir yol ayırır. O yoldan geçerseniz, bir taraf yıllardır neredeyse 30 yıldır AK Parti’nin yönettiği güç bela bir önceki seçimlerde aldığımız, şimdi de kayyım atadığı Türkiye’nin en büyük ilçesi Esenyurt‘tur. Ve yolun bu tarafı 10 kat - 12 kat - 16 kat kent suçları müzesidir. Ve sadece yarım metrekare yeşil alan vardır kişi başına. Yolun bu tarafı ise planını Mehmet Murat Çalık’ın çizdiği, üzerinde Ekrem Başkan’la yıllarca çalıştıkları, son iki dönemdir de Murat Çalık’ın bizzat belediye başkanı olarak hizmet ettiği bu tarafta o 16 katlara karşı dört katlar, 3,5 katlar, yarım metrekare yeşil alana karşı kişi başına 12 metrekare yeşil alan vardır. Bir tarafta kent suçları müzesi vardır, öbür tarafta halkçı belediyecilikğin, halktan yana, dürüst belediyeciliğin, Mehmet Murat Çalık’ın, Ekrem İmamoğlu’nun izi vardır, emeği vardır.”“RESUL EMRAH ŞAHAN’IN DİK DURUŞUNUN ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUZ”“Hiçbir delil olmadan iftiralarla, hastalığına rağmen anacığının gözyaşlarına, evlat nöbetine rağmen 500 gündür gözaltında tutulan, kelepçe ile kanser tedavisine, tetkiklerine götürülen ve yaptıkları zulüm bir türlü bitmeyen ama eğilmeyen, bükülmeyen, evladınız, komşunuz Mehmet Murat Çalık’a da bir kez daha selam olsun. Bu iki yiğit evladınız 500 gündür çile çekerken ama eğilmez, bükülmez, dimdik dururken; yanlarında Şişli’nin seçilmiş belediye başkanı 500 gündür orada kalan evladımız, kardeşimiz Resul Emrah Şahan var. Ona da selam olsun. Kendisini önce kent uzlaşısından içeri alanlar, yani kendisinin emeği olan, ‘Eğer Kürtler batıda belediye başkanı çıkaramıyorsa güçlerinin nispetinde belediye meclislerinde temsil edilsinler, söz söylesinler’ diye emek veren Resul Emrah Şahan’ın bu davranışını terörizm diye niteleyenler; onu terör soruşturmasıyla tutuklayıp Şişli Belediyesine kayyım atadılar, halen daha o kayyımla yönetiyorlar. Türkiye’de gelişen süreç, kayyımların iadesini gündeme getirince telaşa kapıldılar. ‘Resul Emrah Şahan çıkar, gider’ dediler. ‘Onun tutukluluğunu yedekleyelim’ dediler. Şişli’de imar rantı elde ettiği için değil; AK Parti’ye yakın iş adamlarının imar rantlarına engel olduğu için, kente karşı suç işlemediği, işleyenlere geçit vermediği için kendisini iftiralarla içeriye attılar, onu da 500 gündür tutuyorlar. Resul Emrah Şahan’ın tertemiz yüreğinin, apaçık alnının, dik duruşunun önünde saygıyla eğiliyoruz hep birlikte.”“KARARI MİLLET VERDİ, BİZİM ADAYLARIMIZI SEÇTİ”“Biz son seçimlerde yıllar sonra 47 yıl sonunda partimizi birinci parti yapmıştık. Ve Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarını kurulduğu günden beri Türkiye’de ilk kez yenilgi ile tanıştırmıştık. O gün, 31 Mart 2023 gecesi İstanbul’da, bu güzel şehirde tam 26 belediye kazandık. Bunda doğru adayların, iyi adayların, büyük mücadelenin, Ekrem Başkanın ekibinin ve şimdi YENİ Parti’nin kurucusu olan o günün İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve bütün örgütümüzün emeği vardır. Bizim 26 belediye kazandığımız gece Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul’a olan düşkünlüklerini şiirlere, şarkılara sığdıramayanlar, İstanbul’a karşı hançerleri saplayıp saplayıp en büyük kötülüğü yaptıklarını itiraf edip, İstanbul’un bir türlü yakasından düşmeyenler; milletin gözünden düşmüş, sadece 13 belediye ile yetinmişlerdir. 26 belediye bizde, 13 belediye Recep Tayyip Erdoğan’ın gösterdiği adaylarda, partisinde kalmıştı. Kararı millet verdi. AK Parti’yi değil; halkın adaylarını, bizim adaylarımızı seçti. Ve o güne kadar kazandığı her seçimden sonra ‘Milli irade, milli irade’ diye övgüler düzenler; milli iradeyi yok saymaya, bu büyük başarıya gölge düşürmeye çalışmaya ve operasyonlarla Cumhuriyet Halk Partisi'ne, oradan seçilen belediye başkanlarına saldırmaya başladılar. Seçimlerden beri seçilmiş 26 belediye başkanımızdan 15’ini tutukladılar. Kimisine ‘terörist’ dediler, kimisine ‘Hırsızlık yaptı’ dediler. Ama aynı şehirde bulunan 13 belediye başkanına AK Parti’nin asla dokunmadılar. Allah şahit ki herkes biliyor ki Beylikdüzü’nde ve İstanbul’un diğer 38 ilçesinde yaşayan, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne mensup herkesin ve tarihin önünde şunu ifade ederim ki, bizim 15 belediye başkanımızda şu kadar bir leke varsa bunun 500 katı Adalet ve Kalkınma Partili belediye başkanlarında var. Yalansa ‘Yalan’ desinler. Eğer AK Partili belediyelerde olanlar CHP’dekilerin misliyle fazla değilse buna inananlar, bundan sonra da Tayyip Erdoğan’a oy versinler. Ama buradan açıkça söylüyorum. Yıllardır kirliliklerine kendileri tanıklık edenler, Erdemliler Hareketi diye kurulup yüzdeci bir parti olduğu içeriden bilenler, kendi belediye başkanlarını parsel parsel kenti satmakla suçlayanlar ve AK Parti’nin paçasından yolsuzluk aktığını bilenlere diyorum ki, ‘Bundan sonra AK Parti’nin kara düzeninin sürmesine artık hep birlikte izin vermeyeceğiz, hep birlikte.’” “SİNEM DEDETAŞ NAMUSUYLA CEZAEVİNE GİTTİ”“Değerli İstanbullular, son olarak Üsküdar’a, Sinem Dedetaş‘a gözbebeğimiz, çalışkan, pırıl pırıl bir Cumhuriyet kadınına işinde, görevinde başarılı, ilçesinde destanlar yazan Sinem Dedetaş’a el uzattılar. Önce trolleriyle, medyadaki iftiracılarıyla hedef gösterdiler. Ve bir yandan da Sinem Dedetaş’a şantajda bulunmaya, AK Parti’nin yolunu işaret etmeye kalktılar. Buradan, şimdi bu akşam Çorlu’da olan, Çorlu’da namusuyla, inancıyla, bu kara düzene teslim olmadan cezaevini göze alan Sinem Dedetaş bu iftiraların karşısında kaya gibi durdu, bu tekliflere yüzünü dönmedi, namusuyla cezaevine gitti. Hapsedilmeyi göze aldı ama Üsküdar’a ihaneti, Üsküdar halkının oylarına ihaneti göze almadı. Tıpkı İzmit Belediye Başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet gibi ‘AK Parti’ye geçeceğime paşa paşa hapis yatarım’ dedi. ‘Paşa paşa hapis yatarım.’ Buradan cezaevinde duran tüm arkadaşlarımızın bu onurlu duruşlarını selamlarlarken, kendisi cezaevine girmeden üç hafta önce, iki hafta önce ve son gece gelip ‘Gelirsen kurtarırız, yoksa içeri girersin’ diyenlere ‘Ben Terzi Fikri’nin geleneğinden geliyorum’ diyen Bayrampaşa Belediye Başkanımız Hasan Mutlu’yla selam duruyoruz, Hasan Mutlu’yla.”“TUZLA REZALETİNİN SONUNDA HESABINI VERECEKLER”“Oysa bugün Tuzla’nın, Çekmeköy’ün oylarını, Şile’de kendisine belediye meclisimizin verdiği vekaleti AK Parti’ye satanlara, bunun bahanesi için ‘Eşimi, evladımı gözaltına alacaklardı’ diyen Çekmeköy’e, ‘Damadımla tehdit ediliyorum’ diyen Şile’ye ve AK Parti’nin geçmiş dönemde yaptığı dünya siyaset tarihinin en büyük yolsuzluğu, Tuzla’daki emsal transferine ortaya çıktığı gün… Size söyleyeyim, söyleyeyim bu güzel akşamda. Emsal transferi şudur. Burada bir yeşil alan. Bunu kamuya bırakırsın, karşılığında bir başka yerinde üç-dört kat fazla alırsın. Hak yerini bulmuş, buradaki katın karşılığı, buradaki arsan yeşil alan olmuştur. Ama bunu bir önceki Tuzla Belediye Başkanı Şadi, şöyle yapmış. Sistemin boşluğunu bulmuşlar. Bir yeşil alanı onlarca binaya mükerrer yazmışlar. Her birinden alacakları yerine tek bir yeşil alanı bütün Tuzla’ya saydırıp Tuzla’yı kandırmışlar, devleti kandırmışlar. İlk birkaç aydan sonra, belediye bizdeyken bu iş ortaya çıkmış. Eren Ali Bingöl bunu görünce, İBB bunu fark edince buna karşı Ekrem Başkan, sonra Başkan Vekilimiz Teftiş Kurulu’na harekete geçirince, Teftiş Kurulu dedi ki ‘Bunu yapanlara işlem yapılsın, bütün suçlular hesap versin. Bu kötülük Tuzla’ya yapılamaz.’ Biz de dedik ki ‘Pisliği yapan geçen dönem Şadi geziyor. Bir an önce buna ne yapacaksanız yapın. Ayrıca devlet olarak Tuzla’ya toplam kadar yeşil alanı bağışlayın. Bunu siz aktarın. çünkü sizin belediye başkanınız yaptı ve göz yumdunuz. Bu ilgililere bölünsün, haksız gelir elde eden müteahhitler parasını ödesin ve Tuzla yeşil alanına devlet para kaybından kurtulsun, hak yerini bulsun. Suçlu Şadi de cezasını çeksin.’ AK Parti bunu yapmak yerine ‘Şadi de dursun, Eren Ali Bingöl de AK Parti‘ye katılsın, işin üstü örtülsün, bu iş bana yarasın’ dedi. Buradan şunu söylüyorum. Bu işe, başta Tuzla’ya bu kötülüğü yapan Şadi de bununla uzlaşıp AK Parti ile anlaşan Eren Ali de biz ‘Şeffaf bir şekilde Tuzla’nın hakkını verin, devletin hakkını verin’ demişken bu kumpas kurulsun diye bile bile buna lades diyen bakanlık yetkilileri de ve tüm bu işlerin başında Tuzla‘da hobi bahçesinden başlayıp kendine villa projesi çıkaran, ben bunu söyleyince Eren Ali’yi tehdit edip bana yollayan, ‘Aman Genel Başkanım Akın Gürlek’e bulaşma. Beni tutuklatırsın’ diyenlere söylüyorum. Bunu söylüyorum. Tuzla rezaletinin Şadi de Eren de bürokratların hepsi de Akın Gürlek de eninde sonunda hesabını verecek.” “BU SİYASET ANLAYIŞINI GERİDE BIRAKMAK İÇİN YOLA ÇIKTIK”“AK Parti’nin kara düzenine teslim olmadık, olmayacağız. İşte biz bu siyaset anlayışını geride bırakmak için yola çıktık. Eskimiş, köhnemiş, çürümüş ya da mücadele gücü kalmamış bir siyaseti reddediyoruz. Haklının yanında duramayan, iftirayı atılan arkadaşlarını savunmak yerine onları suçlayan, kurgulanmış AK Parti yargısına kutsiyet atfeden, ‘Yargı süreçlerini takip edeceğiz’ diyerek AK Parti yargı kollarına evlatlarını teslim eden butlancı anlayışı geride bıraktık. Kimse endişe etmesin ki kimse, eski nesil siyasetle muhatap olacak, onları dikkate alacak, onlarla mücadele edecek değiliz. Milletimiz o teslim olmuş, muhalefete alışmış, iktidar hedefini unutmuşları geride bıraktı. Millet yanımızdadır, millet bizimledir. Bu yüzden 22 il gezdim ve bana söyleneni yaptım, benden isteneni yaptım. Önce partim için, partimiz için mücadele ettim. Tüm yollar tükenince bir yol bulamayınca yeni bir yol açmak için yola çıktım, yola çıktık. Yoldayız. Artık biz emeklilerin ve emekçilerin YENİ Partisiyiz. Çiftçilerin ve esnafların YENİ Partisiyiz. Memurların, engellilerin YENİ Partisiyiz. Kadınların YENİ Partisiyiz, kadınların yeni partisine selam olsun. Gençlerin YENİ Partisine selam olsun. Beylikdüzü’nün YENİ Partisine selam olsun. Türkiye’nin YENİ Partisinin yolu açık olsun. Bu coşkunuzu tüm Türkiye paylaşıyor. Buradan büyük bir memnuniyetle, büyük bir kıvançla ifade etmek isterim ki siyaset tarihinde kuruluşunu ismini ve bütçesini milletin belirlediği bir başka parti yoktur. Millet istedi, YENİ Parti kuruldu. Millet adını böyle söyledi, adı YENİ Parti oldu. Millet emekli maaşından, kumbarasından, yastığın altından, kefen parasından yolladı. YENİ Partinin bütçesi bu oldu. Bizim gücümüz, milletten, milletin sevgisinden, umudundan geliyor.”“HALKIN COŞKUN AKAN SELİ KARŞISINDA KİMSE DURAMAZ”“Şu kadarını söyleyeyim. Biz kurulduğu gün ana muhalefet olan ilk partiyiz. Kurulduğu gün anketlerde birinci parti olan ilk partiyiz. Buradan Erdoğan’a bir kez daha hatırlatıyorum. Öyle iftira ile olmaz. Taşıma kalabalık ile olmaz. Kendi gençlik kollarınla, kadın kollarında olmaz. Milletle olur. Şuraya bak Erdoğan, şuraya bak. İlk gün söyledim, 500’ncü gün söylüyorum. Ahlaki üstünlük bizdedir, psikolojik üstünlük bizdedir, çoğunluk enerjisi bizdedir. Millet bizimle beraberdir. Bertolt Brecht‘in dediği gibi ‘Halkın coşkun akan selinin karşısında kimse duramaz.’ Adana’da Tekir Yaylası’ndaki amcamın kendi diliyle söylediği gibi ‘Millet sel olmuş akıyor. Önünde hiçbir kütük duramaz.’ Evlatlarınıza sahip çıkmaya devam edecek misiniz? Resul Emrah Şahan’a, Mehmet Murat Çalık’a, Ekrem İmamoğlu’na sahip çıkmaya devam edecek misiniz? Benimle bu yeni yolda yürümeye var mısın? Hep birlikte iktidara varacak mıyız? Ülkeyi kurtaracak mıyız? Yeni ve güzeli birlikte kuracak mıyız? Siz de bu inanç, sizde bu azim oldukça biz buradayız, yanı başınızdayız. Hep birlikte yürüyeceğiz. Haydi o zaman; yolunuz açık olsun, yolumuz açık olsun. Yürüyelim arkadaşlar.” ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Oğuz Kaan Salıcı’dan “kazanacak aday” tepkisi: Bu matematik duvara tosladı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/oguz-kaan-salicidan-kazanacak-aday-tepkisi-bu-matematik-duvara-tosladi/413663</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/oguz-kaan-salicidan-kazanacak-aday-tepkisi-bu-matematik-duvara-tosladi/413663</guid>
            
            <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 19:10:21 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8563-oguz-kaan-salicidan-chpye-kazanacak-aday-tepkisi-bu-matematik-duvara-tosladi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8563-oguz-kaan-salicidan-chpye-kazanacak-aday-tepkisi-bu-matematik-duvara-tosladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Oğuz Kaan Salıcı’dan “kazanacak aday” tepkisi: Bu matematik duvara tosladı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/oguz-kaan-salicidan-kazanacak-aday-tepkisi-bu-matematik-duvara-tosladi/413663"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/8563-oguz-kaan-salicidan-chpye-kazanacak-aday-tepkisi-bu-matematik-duvara-tosladi.jpg" /></a>
               Oğuz Kaan Salıcı’dan CHP’ye “kazanacak aday” tepkisi: Bu matematik duvara tosladı. Tuzla, Çekmeköy ve Şile’de CHP’den seçilen belediye yöneticilerinin AK Parti’ye katılmasının ardından açıklama yapan Salıcı, aday belirleme sürecini sert sözlerle eleştirdi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ İstanbul’da CHP’den seçilen Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ve Şile Belediye Başkanvekili Sacit Terzi’nin AK Parti’ye katılması, CHP içinde aday belirleme tartışmalarını yeniden alevlendirdi. CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, üç belediyedeki parti değişikliklerinin ardından yaptığı açıklamada özellikle “kazanacak aday” anlayışını hedef aldı.Üç isme AK Parti rozetleri, 1 Ağustos 2026 tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen AK Parti İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takıldı. Böylece daha önce Beykoz’da yaşanan parti değişikliğinin ardından İstanbul’daki üç ilçe belediyesinde daha siyasi yönetim tablosu değişmiş oldu.Salıcı’dan dikkat çeken “kazanacak aday” çıkışıOğuz Kaan Salıcı’dan CHP’ye “kazanacak aday” tepkisi: Bu matematik duvara tosladı başlığıyla gündeme taşınan açıklama, yalnızca parti değiştiren belediye başkanlarına değil, CHP’nin yerel seçimlerde uyguladığı aday belirleme yöntemine yönelik sert bir eleştiri olarak değerlendirildi.Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Salıcı, İstanbul’da Beykoz’un ardından Tuzla, Çekmeköy ve Şile belediyelerinin de AK Parti’ye geçtiğini belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi’nden AKP’ye geçiş için adeta bir otoban oluşturdular” ifadelerini kullandı.Daha önce kullandığı “Bölünmüyoruz, dağılıyoruz” sözlerini hatırlatan Salıcı, art arda yaşanan geçişlerin normal kabul edilemeyeceğini söyledi. “Bu kadar belediye başkanı rakip partiye geçer mi? Bu normal mi?” sorularını yönelten CHP’li Salıcı, yaşananların bireysel tercihlerle açıklanamayacak kadar kapsamlı bir siyasi sorun haline geldiğini savundu.“Kazanacak aday illüzyonu duvara tosladı”Salıcı’nın açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm ise CHP’de uzun süredir kullanılan “kazanacak aday” söylemine yönelik sözleri oldu. Salıcı, ortaya çıkan tablonun bu anlayışın başarısızlığını gösterdiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:“Bu tablo, dillerden düşürülmeyen ‘kazanacak aday’ illüzyonunun duvara tosladığının da resmidir. O anketler, parti aidiyetini de ölçüyor muydu? Muhalefetin oylarıyla seçilip iktidarın değirmenine su taşıyacaksa, batsın böyle ‘kazanacak aday’ matematiği.”Salıcı’nın bu sözleri, CHP Genel Başkanı Özgür Özel döneminde yürütülen yerel seçim adaylığı sürecine yönelik doğrudan bir eleştiri olarak yorumlandı. Açıklamada Özel’in adı açıkça kullanılmasa da adayların belirlenmesinde anketlere, seçilebilirlik oranlarına ve kişisel tanınırlığa ağırlık verilmesi hedef alındı.Salıcı’nın değerlendirmesine göre, yalnızca seçim kazanma ihtimaline odaklanan ancak adayın parti kimliğini, siyasi geçmişini ve örgütle bağını ikinci plana atan yaklaşım, uzun vadede CHP seçmeninin iradesinin başka partilere taşınmasına neden olabiliyor.“Bir gecede rozetler değişiyor”CHP’li Salıcı, belediye başkanlarının kendilerini seçen seçmenlere ve seçim kampanyalarında çalışan parti örgütlerine karşı sorumluluk taşıdığını da vurguladı.“İnsanlar kimlerden, kimlerin alın teriyle oy aldığını kolayca unutuyor. Bir gecede rozetler değişiyor. İdeolojiler askıya alınıyor. Ne uğruna? Siyaset bunun hesabını halka vermeyecek mi?” diyen Salıcı, parti değişikliklerinin siyasi etik açısından da tartışılması gerektiğini ifade etti.Salıcı ayrıca sorunun yalnızca belediye başkanlarının kişisel tercihleriyle sınırlı olmadığını söyledi. Yaşanan tabloda belediyecilik sisteminin, aday belirleme yöntemlerinin ve parti çizgisini geri plana atan siyasi anlayışların birlikte etkili olduğunu savundu.CHP’de aday belirleme tartışması büyüyebilirTuzla, Çekmeköy ve Şile’de yaşanan geçişlerin ardından CHP yönetiminin 2024 yerel seçimlerinde tercih ettiği adayların siyasi aidiyeti yeniden tartışmaya açıldı. Salıcı’nın açıklaması, CHP içinde uzun süredir devam eden örgüt iradesi, anket yöntemi, merkezden aday belirleme ve “seçimi kim kazanır?” yaklaşımı arasındaki gerilimi görünür hale getirdi.AK Parti’ye katılan isimlerle birlikte bazı belediye meclis üyelerinin de parti değiştirmesi, tartışmayı yalnızca belediye başkanları üzerinden yürütülen bir transfer gündemi olmaktan çıkardı.Salıcı’nın sert çıkışının ardından CHP yönetiminin aday belirleme sürecine ilişkin bir öz eleştiri yapıp yapmayacağı merak ediliyor. Açıklamanın en net mesajı ise seçim kazanmanın tek başına yeterli olmadığı, adayların parti kimliği ve seçmene bağlılığının da belirleyici olması gerektiği yönünde oldu. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP&#039;li 3 belediye AK Parti&#039;ye Katıldı! Erdoğan, Terörsüz Türkiye için yasal düzenlemelerin hız kazanacağını belirtti</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/chpli-3-belediye-ak-partiye-katildi-erdogan-terorsuz-turkiye-icin-yasal-duzenlemeler-hiz-kazanacak/413662</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/chpli-3-belediye-ak-partiye-katildi-erdogan-terorsuz-turkiye-icin-yasal-duzenlemeler-hiz-kazanacak/413662</guid>
            
            <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 18:55:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/398-erdogan-terorsuz-turkiye-icin-yasal-duzenlemeler-hiz-kazanacak-ak-parti-uye-sayisinda-rekor-kirdi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/398-erdogan-terorsuz-turkiye-icin-yasal-duzenlemeler-hiz-kazanacak-ak-parti-uye-sayisinda-rekor-kirdi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP&#039;li 3 belediye AK Parti&#039;ye Katıldı! Erdoğan, Terörsüz Türkiye için yasal düzenlemelerin hız kazanacağını belirtti ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/chpli-3-belediye-ak-partiye-katildi-erdogan-terorsuz-turkiye-icin-yasal-duzenlemeler-hiz-kazanacak/413662"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/398-erdogan-terorsuz-turkiye-icin-yasal-duzenlemeler-hiz-kazanacak-ak-parti-uye-sayisinda-rekor-kirdi.jpg" /></a>
               Cumhurbaşkanı Erdoğan, &quot;Terörsüz Türkiye&quot; sürecine dair yasal düzenlemenin Meclis gündemine geleceğini belirtti. AK Parti&#039;nin üye sayısının 11,7 milyona çıktığını vurgulayan Erdoğan, muhalefeti eleştirerek, Türkiye&#039;nin sorunlarına çözüm üretme konusunda iktidarın kararlılığını yineledi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan "çerçeve yasa"ya ilişkin, "Hazırlıklarımızı tamamladığımız yasal düzenlemenin Gazi Meclisimizin gündemine gelmesiyle birlikte sürecin hız kazanmasını temenni ediyorum. Aklı selimle, sağduyuyla, sabırla hareket ederek tahriklere gelmeden süreci menziline ulaştıracağız. Gayemiz terör engelini aradan çekip alarak Türkiye'yi kardeşlik içinde, birlik ve bütünlük içinde güçlendirilmiş huzur atmosferi içinde geleceğe hazırlamaktır" dedi.Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde partisinin "İl Danışma Meclisi Programı"na katıldı. Programda açıklamalarda bulunan Erdoğan, AK Parti'nin Türk siyasetinde çekim ve cazibe merkezi olma özelliğini daha da güçlendirdiğini belirterek, "Partimize yönelik teveccüh artmaya devam ediyor. AK Parti, Türk siyasetinde çekim merkezi, cazibe merkezi olma vasfını daha da güçlendiriyor. Özellikle yeni üye seferberliğimizin başta İstanbul olmak üzere ülkemiz genelinde teşkilatlarımıza yepyeni heyecan kazandırdığını görüyoruz" dedi.AK Parti'nin üye sayısı bakımından Türkiye'nin açık ara birinci partisi olduğunu ifade eden Erdoğan, geçen ay açıklanan verilere göre parti üye sayısının 11 milyon 710 bine yükseldiğini ve son 15 ayda yalnızca İstanbul'da 253 bin yeni üye kazanıldığını kaydetti. Erdoğan, "Böylece İstanbul'da üye sayımızı 2 milyon 198 bine çıkardık. En çok üye yapan ilçelerimiz ise sırasıyla Beyoğlu, Kartal, Fatih ve Zeytinburnu oldu" diye konuştu."AK PARTİ TÜRKİYE KİTABIDIR"AK Parti'nin yalnızca üye sayısı bakımından değil, toplumsal temsil açısından da ülkenin en büyük siyasi hareketi olduğunu söyleyen Erdoğan, "86 milyonun tamamına aynı nazarla bakıyor, hiçbir ayrım yapmadan her bir vatandaşımızı aynı muhabbetle bağrımıza basıyoruz. Onun için AK Parti bir Türkiye kitabıdır diyoruz. Onun için burada herkese bir sayfa var, herkesin hikayesine yer var diyoruz" ifadelerini kullandı.Erdoğan, partisine katılan belediye başkanları ile belediye meclis üyelerini 'hoş geldiniz' diyerek, "İlçelerine hizmet çabalarında her zaman yanlarında olacağımızı önemle vurgulamak istiyorum" ifadesini kullandı. Partinin kuruluşundan bu yana aynı ilkeler doğrultusunda siyaset yaptığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:"Bundan 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken siyasetimizi işte bu temel ilkeler üzerine bina ettik. 25 yıldır da bu ilkeler istikametinde siyaset yapıyoruz. Bilinmesini isterim ki, AK Parti'nin cümle kapısı millete sevdalı olan, millete hizmet aşkıyla yanan herkese sonuna kadar açıktır. Bu çatının altında Türkiye merkezli siyaset yapmak, Türkiye'ye hizmet etmek isteyen her bir insanımıza yer vardır. Türkiye Yüzyılı hedefine giden yolda ilkelerimizi benimseyen herkesle partimizin çatısı altında bir olmak, beraber olmaktan, birlikte omuz omuza yol yürümekten biz sadece şeref duyarız, bahtiyarlık duyarız.14 Ağustos'ta kuruluşumuzun 25'inci yıl dönümünü idrak edeceğiz. İnşallah Ankara'da coşkulu bir mitingle 25'inci yaşımızı kutlayacağız. AK Parti yıldan yıla büyüyen, güçlenen, büyüdükçe ve güçlendikçe de tıpkı bir yıldız gibi Türk siyasetinde parlayan bir partidir. AK Parti kendisiyle birlikte Türkiye'yi de büyüten, Türkiye'nin itibarını tüm dünyada yükselten, Türkiye'nin gücüne güç katan bir partidir. AK Parti aynı zamanda Türkiye'de siyasete kalite kazandıran, siyasetin sadece pratiğini değil paradigmasını da dönüştüren devrimci bir partidir. Kim ne derse desin, kim hangi ham hayali kurarsa kursun AK Parti budur."ERDOĞAN'DAN MUHALEFETE : LAFA GELİNCE ÜLKEYİ YÖNETMEYE TALİPLER AMA GÜNDEMLERİNDE TÜRKİYE YOKMuhalefetin son dönemde yaşadığı tartışmalara işaret eden Erdoğan, "Bizim gündemimizle onların gündemi arasında dağlar kadar fark var. Biz etrafımızdaki çatışmalardan Türkiye'yi uzakta tutmanın mücadelesini verirken onlar kendi ilçelerinde kavga ediyor, birbirleriyle çatışıyor" dedi. Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:"Biz ülkemizin küresel ölçekte itibarını daha da yükseltmenin peşinde koşarken onlar Ankara'da sonu gelmez siyasi çekişmelerle uğraşıyor. Biz Gazze'den Lübnan'a, Somali'den Sudan'a nerede bir sıkıntı varsa onu çözmeye çalışırken onlar kendi sorunlarına bile çözüm bulamıyor. Biz plan üretirken, proje üretirken, milletimizin derdine çare üretirken onlar sadece ve sadece gerilim, çatışma, hakaret ve polemik üretiyor. Bizim gündemimizde Körfez ile Avrupa'yı ülkemiz üzerinden ticari olarak birbirine bağlayacak olan Kalkınma Yolu Projesi vardır. Eskisi ve yenisiyle onların gündeminde ise kimin figüran, kimin proje, kimin hain olduğunu tespit etmek var.Bizim gündemimizde Terörsüz Türkiye süreciyle, ülkemizin yarım asırlık sorunlarına çözüm bulma gayreti var. Yine eskisi ve yenisiyle onların gündeminde internet hesaplarını, il ilçe başkanlığı binalarını bölüşmek var. Bölgemiz belki de son asrın en büyük krizlerinden birini yaşıyor. Ama bu bizim muhalefetin umurunda bile değil. Lafa gelince ülkeyi yönetmeye talipler ama gündemlerinde Türkiye yok. Ne ekonomide ne şehircilikte ne dış politikada ne de iç siyasette bize ve millete faydası olacak, bizim ufkumuzu açacak hiçbir önerileri yok. Biz ise tüm bu zorlu konjonktüre rağmen Türkiye'yi kalkınma rotasında tutuyor, insanımızın sıkıntılarına çare bulmaya gayret ediyoruz."İSTANBUL'UN YAPI STOKUNU GÜÇLENDİRMEK MİLLİ GÜVENLİK SORUNDUR"İstanbul'un en önemli sorunlarından biri kentsel dönüşüm meselesidir. İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek siyasetten öte hepimiz için bir milli güvenlik sorunudur. Bu anlayışla iktidar olarak şu anda her iki kentsel dönüşümden birini İstanbul'da yapıyoruz. Şehrimizin dört bir yanında riskli yapıları dönüştürüyor, İstanbul'u daha güvenli hale getiriyoruz. Bugüne kadar İstanbul'da yaklaşık 1 milyon bağımsız bölümü yeniledik. 'Yarısı Bizden' kampanyamızla 377 bin konutu dönüştürüyoruz.ESNAF KREDİLERİNDE LİMİT ARTIŞISadece kentsel dönüşümle değil dar gelirli insanlarımıza yönelik sosyal konutlarımızla da İstanbul'un yapı stokunu yeniliyoruz. Kuralarını çekip yapımına başladığımız 'Ev Sahibi Türkiye' projemizle 100 bin sosyal konutu şehrimize kazandırıyoruz. Kiralık sosyal konut uygulamamızın ilk adımını 'Bismillah' diyerek İstanbul'da 15 bin kiralık sosyal konutla atıyoruz. Eylül ayında konutlarımızı kiralamaya başlıyoruz. Talep toplayıp adil ve şeffaf bir şekilde noter huzurunda kura usulüyle hak sahiplerini belirleyeceğiz. En önemlisi bu konutlarımız bulunduğu bölgedeki piyasa rayiç bedelinin altında kiralanacak. Kira sözleşmelerimiz 3 yıllık olacak. 3 sene sonra evlerin tahliye ve bakım süreçleri tamamlanacak ve bu konutlar kura ile belirlenen yeni ihtiyaç sahiplerine devredilecek. Böylece on binlerce dar gelirli ailemize bu sirkülasyon içinde rahat bir nefes aldıracağız. Bir diğer müjdemiz de esnaf ve sanatkarlarımıza kullandırılan hazine destekli işletme kredilerinin limitini 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya çıkarıyoruz. İş yeri, taşıt ve makine tesisat alımına yönelik yatırım kredilerinin limitlerini de 2,5 milyon liradan 3,5 milyon liraya yükseltiyoruz. Yeni limitlerimizin de esnaf kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum.""MUHALEFET PARTİLERİNİN TÜRKİYE'NİN STANDARTLARINA ÇIKMASININ VAKTİ GELMİŞTİR"Muhalefetin ülkenin değişimine ayak uydurması gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Siyasi yelpazenin hangi kanadında olursa olsun muhalefet partilerinin de artık Türkiye'nin standartlarına çıkmasının vakti gelmiştir" ifadelerini kullandı. Erdoğan, Türkiye'nin ortak payda olduğunu belirterek, ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortak zeminde buluşulması gerektiğini söyledi.Erdoğan, Cumhur İttifakı olarak terör meselesinin çözümü için önemli bir süreç başlattıklarını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Millet değişirken, ülke değişirken, dünya değişirken bu değişime paralel olarak AK Parti ve Cumhur İttifakı kendisini sürekli yenilerken muhalefetin yerinde sayması, hatta geriye gitmesi ülkemize yakışan bir durum değildir. Suç örgütleriyle, rant şebekeleriyle bağını kesemeyen, sırtını Türkiye'yle hesabı olan birtakım güç odaklarına dayayan bir muhalefet de Türkiye'ye ve Türk demokrasisine fayda getirmez. Siyasi yelpazenin hangi kanadında olursa olsun muhalefet partilerinin de artık Türkiye'nin standartlarına çıkmasının vakti gelmiştir. Türkiye hepimizin ortak paydasıdır. Türkiye Cumhuriyeti hepimizin müşterek yuvasıdır. Hangi kökenden olursak olalım hepimiz Türk milletinin fertleriyiz. Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz. Bu, kendini Türk milletine ait hisseden herkes için milli bir ödevdir."MHP İLE ÇÖZÜMSÜZLÜKTEN YANA DEĞİL, ÇÖZÜMDEN YANA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK"Biliyorsunuz, Cumhur İttifakı olarak ülkemizin terör meselesini çözmek için çok önemli bir süreç başlattık. Terörsüz Türkiye sürecimizi herhangi bir yol kazası olmadan bugüne kadar getirmeyi başardık. 40 yıldır Türkiye'ye ayak bağı olan, 40 yıldır enerjimizi, kaynaklarımızı, zenginliğimizi adeta tüketen, 40 yıldır on binlerce insanımızın hayatına mal olan bu meselenin çözülmesi hususunda ciddi bir beklenti, toplumumuzda ciddi bir talep var. Halkımız, ülkemize ekonomik faturası 2,3 trilyon doları aşan bu sorunun artık kalıcı biçimde çözülmesini istiyor. Bunu da AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, elbette siyaset kurumunun da desteğiyle, bizim başaracağımıza inanıyorum. Biz de bu inancın boşa çıkartılmasını asla ve asla istemiyoruz.Meselenin çözümü noktasında toplumun farklı kesimlerinde oluşan güçlü mutabakatın heba edilmemesi, gündelik siyasetin gelip geçici hesaplarına kurban edilmemesi gerektiği inancındayız. Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile zaten ilk günden itibaren yapıcı ve samimi tavrımızı pek çok defa ortaya koyduk. Çözümsüzlükten yana değil, çözümden yana olduğumuzu, bunun için son derece hasbi bir mücadele verdiğimizi her kritik kavşakta aziz milletimize çok net bir biçimde gösterdik. İnşallah önümüzdeki günlerde de aynı yapıcı tavrı sürdüreceğiz."MENZİLE VARMAMIZA KİMSE MANİ OLAMAZ"Hazırlıklarımızı tamamladığımız yasal düzenlemenin Gazi Meclisimizin gündemine gelmesiyle birlikte sürecin hız kazanmasını temenni ediyorum. Milletin sorunlarını çözmeyi şiar edinmiş tüm partilerimizin katkısıyla inşallah bu meseleyi bir an önce hal yoluna koymak durumundayız. Ümitvar tutumumuzu kurarken elbette riskleri de göz ardı etmiyoruz. Süreci istismar etmek isteyenler olacak. İftirayla, karalamayla, çarpıtmayla bu süreci engellemeye çalışanların olacağını kuşkusuz çok iyi biliyoruz. Allah'ın izniyle onlara fırsat vermeyeceğiz.Aklı selimle, sağduyuyla, sabırla hareket ederek tahriklere gelmeden inşallah süreci menziline ulaştıracağız. Gayemiz terör engelini aradan çekip alarak Türkiye'yi kardeşlik içinde, birlik ve bütünlük içinde güçlendirilmiş huzur atmosferi içinde geleceğe hazırlamaktır. Şüphesiz mesuliyetimiz büyük, yükümüz ağırdır. Ama cesaret ve kararlılıkla bu meselenin üzerine gidersek inanıyorum ki menzile varmamıza kimse mani olamaz. Sizlerden bu konuda çok daha fazla gayret göstermenizi rica ediyorum. Özellikle önümüzdeki haftadan itibaren yaz boyunca herkese ulaşalım ve her bir kardeşimize bu süreci etraflıca anlatalım. Ülkenin inşallah bu sorundan kurtulduğunda neler kazanacağını anlatalım. 40 yıllık bu parantez kapandığında milletimizin tamamının nasıl huzura kavuşacağını anlatalım. Sizlere güveniyorum. Sizlerden çok çalışmanızı, kapı kapı dolaşmanızı bekliyorum."CHP'Lİ 3 BELEDİYE BAŞKANI AK PARTİ'YE KATILDICumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından, CHP'li Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ile Şile Belediye Başkanvekili Sacit Terzi, AK Parti'ye katıldı. Belediye başkanlarına AK Parti rozetini Erdoğan taktı. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Ayten Gülsever: İstanbul Sözleşmesi&#039;nden çekilmek kadınları şiddetten koruma mekanizmalarını zayıflattı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/ayten-gulsever-istanbul-sozlesmesinden-cekilmek-kadinlari-siddetten-koruma-mekanizmalarini-zayiflatti/413658</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/ayten-gulsever-istanbul-sozlesmesinden-cekilmek-kadinlari-siddetten-koruma-mekanizmalarini-zayiflatti/413658</guid>
            
            <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 15:17:26 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/3634-ayten-gulsever-istanbul-sozlesmesinden-cekilmek-kadinlari-siddetten-koruma-mekanizmalarini-zayiflatti.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/3634-ayten-gulsever-istanbul-sozlesmesinden-cekilmek-kadinlari-siddetten-koruma-mekanizmalarini-zayiflatti.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Ayten Gülsever: İstanbul Sözleşmesi&#039;nden çekilmek kadınları şiddetten koruma mekanizmalarını zayıflattı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/ayten-gulsever-istanbul-sozlesmesinden-cekilmek-kadinlari-siddetten-koruma-mekanizmalarini-zayiflatti/413658"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/3634-ayten-gulsever-istanbul-sozlesmesinden-cekilmek-kadinlari-siddetten-koruma-mekanizmalarini-zayiflatti.jpg" /></a>
               CHP Kadın Kolları Başkanı Ayten Gülsever, İstanbul Sözleşmesi&#039;nden çekilmenin kadınların şiddetten korunmasını zayıflattığını belirtti. Hükümete, şiddetle mücadelede 6284 sayılı Kanun&#039;un uygulanmasını ve sözleşmenin yeniden yürürlüğe girmesini talep etti. Kadınların yaşam hakkına dikkat çekti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesinin kadınların şiddetten korunmasına yönelik mekanizmaları zayıflattığını vurguladı. Gülsever, "Buradan iktidara açık çağrımızdır, kadınların yaşam hakkını koruyan politikaları derhal hayata geçirin. 6284 sayılı Kanun’u eksiksiz uygulayın. Cezasızlık kültürüne son verin. Toplumsal cinsiyet eşitliğini tüm kamu politikalarının temel ilkesi haline getirin. Ve en önemlisi, İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden yürürlüğe koyun" dedi.CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, CHP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında İstanbul Sözleşmesi'nin yürürlüğe girişinin yıl dönümünde değerlendirmelerde bulundu.Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'ni ilk imzalayan ülke olduğunu hatırlatan Gülsever, sözleşmeden Cumhurbaşkanı kararıyla çekilmesinin kadınların yaşam hakkını koruyan hukuki ve kurumsal güvenceleri zayıflattığını belirtti. İstanbul Sözleşmesi'nin yalnızca uluslararası bir metin olmadığını vurgulayan Gülsever, "Şiddete uğrayan her kadının umudu, her çocuğun güvenliği ve devletin kadınları şiddetten koruma yükümlülüğünün açık ifadesidir" dedi."BU RAKAMLAR BİRER SAYI DEĞİL, HER BİRİ HAYALLERİ YARIM KALAN BİR KADINDIR"Kadına yönelik şiddetle mücadelede devletin sorumluluğuna dikkati çeken Gülsever, kadınların yaşam hakkının siyasi tercihlerin konusu olamayacağını ifade etti. Gülsever, 2026 yılının ilk altı ayında 150 kadının öldürüldüğünü, 151 kadının ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdiğini belirterek, "Bu rakamlar birer sayı değildir. Her biri hayalleri yarım kalan bir kadındır, annesini kaybeden bir çocuktur" ifadelerini kullandı.Şüpheli kadın ölümlerindeki artışın kaygı verici boyutlara ulaştığını söyleyen Gülsever, "Şüpheli ölüm nedir? Deliller neden yeterince toplanmıyor? Bu dosyaların kaçı etkin şekilde soruşturuluyor, kaçı cinayet olarak aydınlatılıyor" diye sordu.Kadın cinayetlerine ilişkin ayrıntılı resmi verilerin kamuoyuyla paylaşılmadığının da altını çizen Gülsever, daha önce şikayette bulunan, hakkında koruma kararı bulunan ya da uzaklaştırma kararına rağmen öldürülen kadınlara ilişkin verilerin açıklanmasını istedi. 6284 sayılı Kanun'un etkin uygulanmadığını da ifade eden Gülsever, koruma kararlarının zamanında alınıp alınmadığını, elektronik kelepçe uygulamasının yeterince kullanılıp kullanılmadığını ve risk analizlerinin bilimsel yöntemlerle yapılıp yapılmadığını gündeme getirdi."KADINLARIN YAŞAM HAKKINI GÜÇLENDİREN HANGİ ADIM ATILDI?"İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin ardından kadınları daha güçlü koruyacak yeni bir mekanizma oluşturulmadığını kaydeden Gülsever, "Kadına yönelik şiddeti önlemek için hangi yeni politika geliştirildi? Kadınların yaşam hakkını güçlendiren hangi adım atıldı? Bu soruların kamuoyunu tatmin edecek bir cevabı yoktur" dedi. Kadın cinayetlerinin temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ekonomik bağımlılık ve cezasızlık kültürünün bulunduğunu ileri süren Gülsever, kadınların karar alma mekanizmalarında daha fazla temsil edilmesi gerektiğini belirtti.Ekonomik bağımsızlığın kadınların şiddet ortamından uzaklaşabilmesi açısından kritik önemde olduğunu ifade eden Gülsever, kadın istihdamının artırılması, eşit işe eşit ücret ilkesinin uygulanması ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu."HİÇBİR KADIN ŞİDDET NEDENİYLE HAYATTAN KOPARILMAYANA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK"Ayten Gülsever, açıklamasının sonunda iktidara seslenerek, sözlerini şöyle tamamladı:"6284 sayılı Kanun'u eksiksiz uygulayın, cezasızlık kültürüne son verin, toplumsal cinsiyet eşitliğini tüm kamu politikalarının temel ilkesi haline getirin ve İstanbul Sözleşmesi'ni yeniden yürürlüğe koyun.Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak söz veriyoruz, kadınlar özgürce ve güven içinde yaşayana kadar, hiçbir kadın şiddet nedeniyle hayattan koparılmayana kadar, adalet herkes için eşit biçimde işleyecek bir Türkiye kurulana kadar mücadelemiz sürecektir. Bugün bir kez daha hep birlikte haykırıyoruz, İstanbul Sözleşmesi yaşatır. Yaşasın kadın dayanışması. Yaşasın eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelemiz." ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Bülent Kuşoğlu&#039;ndan mutlak butlan kararı hakkında sert eleştirilere yanıt</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/bulent-kusoglundan-mutlak-butlan-karari-hakkinda-sert-elestirilere-yanit/413655</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/bulent-kusoglundan-mutlak-butlan-karari-hakkinda-sert-elestirilere-yanit/413655</guid>
            
            <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 14:38:17 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/93-bulent-kusoglundan-mutlak-butlan-karari-hakkinda-sert-elestirilere-yanit.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/93-bulent-kusoglundan-mutlak-butlan-karari-hakkinda-sert-elestirilere-yanit.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Bülent Kuşoğlu&#039;ndan mutlak butlan kararı hakkında sert eleştirilere yanıt ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/bulent-kusoglundan-mutlak-butlan-karari-hakkinda-sert-elestirilere-yanit/413655"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/93-bulent-kusoglundan-mutlak-butlan-karari-hakkinda-sert-elestirilere-yanit.jpg" /></a>
               CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, partinin 38. Olağan Kurultayı&#039;na ilişkin mahkeme kararını eleştirerek, delege iradesinin satın alındığına dair iddiaları reddetti. Kuşoğlu, kamuoyu oluşturulmadığını ve harcamaların Kılıçdaroğlu&#039;nu olumsuz etkilemek için yapıldığını savundu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, Tivi6'da katıldığı bir televizyon programında, CHP'nin 38. Olağan kurultayı hakkında verilen "mutlak butlan" krarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mahkemenin CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nda "delegenin iradesinin sakatlandığına" yönelik karar verdiğini hatırlatan Kuşoğlu, "Bu ayrılan arkadaşlarımızdan, parti yöneticilerinden, o dönemin yöneticilerinden 'Mutlak butlan kararı yanlıştır. Biz delegeyi satın almadık, hiç öyle bir şey yapmadık. Hiç kimseye para vermedik, hiç para konuşulmadı' diyen duydunuz mu" diye sordu.Kuşoğlu, "mutlak butlan kararına karşı hiçbir şey yapılmadığın kararın çıkmaması için kamuoyu oluşturulmadığını öne sürdü. "Sosyal medyaya, her şeye para harcandı, bu konu için para harcanmadı" diyen Kuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:"Kemal Kılıçdaroğlu'nu olumsuzlaştırmak için yapıldı bu harcamalar. Ama bu harcamalar, mutlak butlan kararı çıkmasın diye bir kamuoyu oluşsun, kamuoyu tepkisi olsun diye yapılmadı. Kimse mutlak butlan kararına karşı, mahkeme kararına karşı tepki göstermedi. Şimdi bazıları diyor ki: 'Her kongrede, her kurultayda bu tür olaylar olmuştur. İşte kalem verilir, eşantiyonlar verilir, paralar harcanır, yemekler yenir.' Ama dövizler, büyük meblağlar, büyük vaatler, 'işe alacağım senin çocuğunu, seni' gibi... Böyle insanların iradesini satın alma işi bu derece doz aşımına uğramadı. Doz aşımı var burada. Kurultay 18 oyla kaybedildi. Yani 10 oy Kemal Bey tarafında olsaydı, Kemal Bey kazanacaktı. Şimdi bu unutuluyor. Kemal Bey'e 'mutlak butlancı' deniyor, bilmem ne deniyor ama irade satın alınmış. CHP'yi birileri satın almak istemiş. O elin arkasında kimler var?" ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>&#039;Başkanım Oğlumu Uygun Yere Alın&#039; Mesajı İfşa Oldu! Burcu Köksal Torpil Mesajını Yanlışlıkla Paylaştı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/baskanim-oglumu-uygun-yere-alin-mesaji-ifsa-oldu-burcu-koksal-torpil-mesajini-yanlislikla-paylasti/413639</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/baskanim-oglumu-uygun-yere-alin-mesaji-ifsa-oldu-burcu-koksal-torpil-mesajini-yanlislikla-paylasti/413639</guid>
            
            <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 09:41:35 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6119-baskanim-oglumu-uygun-yere-alin-mesaji-ifsa-oldu-burcu-koksal-torpil-mesajini-yanlislikla-paylasti.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6119-baskanim-oglumu-uygun-yere-alin-mesaji-ifsa-oldu-burcu-koksal-torpil-mesajini-yanlislikla-paylasti.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ &#039;Başkanım Oğlumu Uygun Yere Alın&#039; Mesajı İfşa Oldu! Burcu Köksal Torpil Mesajını Yanlışlıkla Paylaştı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/baskanim-oglumu-uygun-yere-alin-mesaji-ifsa-oldu-burcu-koksal-torpil-mesajini-yanlislikla-paylasti/413639"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/8/6119-baskanim-oglumu-uygun-yere-alin-mesaji-ifsa-oldu-burcu-koksal-torpil-mesajini-yanlislikla-paylasti.jpg" /></a>
               CHP’den istifa ederek AKP’ye katılan Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın WhatsApp hesabından yanlışlıkla yaptığı &quot;durum&quot; paylaşımı siyasette gündem yarattı. Paylaşılan ekran görüntülerinde belediye bünyesindeki kadro talepleri, torpil ricaları ve kurum içi tartışmaların yer aldığı görüldü. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ WhatsApp "Durum" Paylaşımı İfşa OlduMayıs ayında CHP'den istifa ederek AKP'ye katılan Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın WhatsApp hesabındaki kaza siyaset gündemine bomba gibi düştü. Köksal'ın hesabından yanlışlıkla "durum" kısmında paylaşıldığı iddia edilen ekran görüntülerinde, belediye bünyesindeki personel talepleri, görev yeri değişiklikleri ve kurum içi iç yazışmalar ifşa oldu."Başkanın Oğlumu Uygun Bir Yere Alacağından Eminim"Paylaşılan ekran görüntülerinde, yakınların işe alınmasına yönelik torpil taleplerinin yanı sıra görev değişiklikleriyle ilgili yazışmalar da dikkat çekti. Ekran görüntülerinde yer alan bazı dikkat çekici ifadeler şöyle:Torpil Talepleri: Bir mesajda "Başkanım benim oğlumu uygun bir yere alacağınızdan eminim..." ifadeleri kullanılırken, bir diğerinde "Oğlum pazartesi istifa edeceğim diyor, vereceğiniz her karara saygı duyarım" ricaları yer aldı.Belediye İçi Tartışmalar: Bazı paylaşımlarda çalışanların otopark gibi birimlere sürüldüğü, yöneticiler arasında gruplaşmalar yaşandığı ve "Biz dün de bugün de Burcu Köksal'cıyız" veya "Burcu Köksal az kaldı gidecek diyen..." şeklinde ifadelerin geçtiği görüldü."Bu Mesajı Atan..." Notları Dikkat ÇektiPaylaşımlardaki en ilginç detaylardan biri ise mesajların altına düşülen bilgi notları oldu. Bir durum paylaşımında "Bu mesajı atan Ahmet Türk YÜNTAŞ'ta müdür yardımcısı" şeklinde nota yer verildiği görüldü. Köksal'ın gelen mesajları kimin gönderdiğini not alırken ya da üçüncü kişilere iletmek isterken yanlışlıkla kamuoyuna açık şekilde paylaştığı değerlendiriliyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Savcılıktan Flaş İddia! Sinem Dedetaş &#039;Örgüt Lideri&#039; Suçlamasıyla Sevk Edildi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/savciliktan-flas-iddia-sinem-dedetas-orgut-lideri-suclamasiyla-sevk-edildi/413630</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/savciliktan-flas-iddia-sinem-dedetas-orgut-lideri-suclamasiyla-sevk-edildi/413630</guid>
            
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 21:21:04 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8458-savciliktan-flas-iddia-sinem-dedetas-orgut-lideri-suclamasiyla-sevk-edildi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8458-savciliktan-flas-iddia-sinem-dedetas-orgut-lideri-suclamasiyla-sevk-edildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Savcılıktan Flaş İddia! Sinem Dedetaş &#039;Örgüt Lideri&#039; Suçlamasıyla Sevk Edildi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/savciliktan-flas-iddia-sinem-dedetas-orgut-lideri-suclamasiyla-sevk-edildi/413630"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/8458-savciliktan-flas-iddia-sinem-dedetas-orgut-lideri-suclamasiyla-sevk-edildi.jpg" /></a>
               İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Üsküdar Belediyesi’ne yönelik yürütülen rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş dahil 4 kişiyi tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk etti. Savcılığın sevk yazısında Dedetaş, çıkar amaçlı suç örgütü kurup liderlik etmekle suçlandı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Savcılık 4 İsim İçin Tutuklama İstediİstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Üsküdar Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 6 kişinin savcılık sorgusu tamamlandı.Başsavcılık; Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Özel Kalem Müdürü Alihan Koçoğlu, mimar Burçin Çevik ve müteahhit Bülent Orhan Tozkoparan’ı tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk etti. Gözaltındaki Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü ile iş takipçisi Adem Altuntaş hakkında ise sevk yazısında bir değerlendirmeye yer verilmedi.Kent A.Ş. Üzerinden "Danışmanlık Sözleşmesi" İddiasıSoruşturmanın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma", "rüşvet" ve "irtikap" suçlamalarıyla yürütüldüğü açıklandı. Savcılığın sevk yazısında, yapı ruhsatı almak isteyen müteahhitlerin belediye iştiraki Kent Hizmetleri A.Ş.’ye yönlendirildiği ve gerçekte verilmeyen danışmanlık hizmetleri karşılığında şirket hesabına ödeme yapmaya zorlandıkları ileri sürüldü.Müteahhitlerle toplam 1 milyar 78 milyon 870 bin TL tutarında sözleşme imzalandığı, soruşturma sürecine kadar Kent A.Ş. hesabına 361 milyon 392 bin TL aktarıldığı iddia edildi."Sinem Dedetaş’ın Talimatıyla Yürütüldü" SuçlamasıSavcılık, sistemin Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın bilgisi ve talimatıyla işletildiğini, müteahhitlerin Kent A.Ş. ile sözleşme yapmaya zorlanması ve ruhsat süreçlerinin geciktirilmesinde Dedetaş'ın belirleyici rol oynadığını savundu.Sevk yazısında rüşvet ve irtikap eylemlerinin "Sinem Dedetaş’ın liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütünün faaliyetleri kapsamında" gerçekleştirildiği iddia edilerek; delillerin karartılması, henüz tüm şüphelilerin tespit edilememesi ve kaçma ihtimali gerekçesiyle şüphelilerin tutuklanması talep edildi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Şantaj ve Dezenformasyon Suçlaması! Cem Küçük İçin Tutuklama İstemi</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/santaj-ve-dezenformasyon-suclamasi-cem-kucuk-icin-tutuklama-istemi/413620</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/santaj-ve-dezenformasyon-suclamasi-cem-kucuk-icin-tutuklama-istemi/413620</guid>
            
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 18:22:30 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5551-santaj-ve-dezenformasyon-suclamasi-cem-kucuk-icin-tutuklama-istemi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5551-santaj-ve-dezenformasyon-suclamasi-cem-kucuk-icin-tutuklama-istemi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Şantaj ve Dezenformasyon Suçlaması! Cem Küçük İçin Tutuklama İstemi ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/santaj-ve-dezenformasyon-suclamasi-cem-kucuk-icin-tutuklama-istemi/413620"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5551-santaj-ve-dezenformasyon-suclamasi-cem-kucuk-icin-tutuklama-istemi.jpg" /></a>
               İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük, adliyedeki savcılık ifadesinin ardından &quot;Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma&quot; suçlamasıyla tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği&#039;ne sevk edildi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Savcılık İfadesi Tamamlandı: Tutuklama Talebiİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinasyonunda sürdürülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük'ün adliyedeki işlemleri devam ediyor. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alındıktan sonra sağlık kontrolünden geçirilen Küçük, bugün adliyeye sevk edildi.Savcılık katında ifadesi tamamlanan gazeteci Cem Küçük, "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçu kapsamında tutuklanması talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.Soruşturmanın Geçmişi ve İddialarGözaltı talimatının "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "Şantaj" iddiaları üzerine verildiği belirtilmişti. Soruşturma dosyasında, bazı iş insanlarından maddi menfaat karşılığında sosyal medya paylaşımları yapıldığına dair şikayetlerin yanı sıra, medyada yer alan bir kısım beyanların da yer aldığı öğrenildi.Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen Cem Küçük hakkındaki mahkeme kararının ilerleyen saatlerde çıkması bekleniyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Bakan Memişoğlu Duyurdu: Yerli Ve Milli Sağlık Teknolojisinde Yeni Adım</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/bakan-memisoglu-duyurdu-yerli-ve-milli-saglik-teknolojisinde-yeni-adim/413619</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/bakan-memisoglu-duyurdu-yerli-ve-milli-saglik-teknolojisinde-yeni-adim/413619</guid>
            
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 18:20:36 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3094-bakan-memisoglu-duyurdu-yerli-ve-milli-saglik-teknolojisinde-yeni-adim.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3094-bakan-memisoglu-duyurdu-yerli-ve-milli-saglik-teknolojisinde-yeni-adim.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Bakan Memişoğlu Duyurdu: Yerli Ve Milli Sağlık Teknolojisinde Yeni Adım ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/bakan-memisoglu-duyurdu-yerli-ve-milli-saglik-teknolojisinde-yeni-adim/413619"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/3094-bakan-memisoglu-duyurdu-yerli-ve-milli-saglik-teknolojisinde-yeni-adim.jpg" /></a>
               Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Batman&#039;da yer alan Biosys medikal tesisini ziyaret ederek kapsül endoskopiden solunum ünitelerine kadar yerli imkanlarla geliştirilen sağlık teknolojilerini yerinde inceledi. Bakan Memişoğlu, Türkiye&#039;nin sağlık vizyonunu milli teknolojiyle taçlandırmaya devam edeceklerini vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Bakan Memişoğlu Batman'daki Tesisleri İncelediSağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Batman'daki Biosys medikal tesislerine gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin detayları paylaştı. Tesislerde yerli ve milli imkanlarla üretilen teknolojileri inceleyen Memişoğlu, yerli üretimin sağlık sektöründeki önemine dikkat çekti.Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Bakan Memişoğlu, kapsül endoskopi cihazlarından yüksek teknolojili solunum ünitelerine kadar geniş bir yelpazede üretim yapıldığını belirterek "Sağlık teknolojisinde Türkiye imzası var" değerlendirmesinde bulundu."Aylık Binlerce Cihaz Üretim Kapasitesine Sahip"Tesisin üretim gücüne dair rakamları da paylaşan Memişoğlu, fabrikanın aylık kapasitesini şu verilerle aktardı:1.000 adet mekanik ventilatör800 adet nöromonitör2.200 adet ventilatör uyumlu nemlendirici1.250 adet yüksek akış oksijen terapisi cihazıÜretim süreçlerinde emeği geçen ekipleri tebrik eden Bakan Memişoğlu, fikri emeği şifaya dönüştüren yerli üretim gücüyle Türkiye'nin sağlık vizyonunu ileri taşımayı sürdüreceklerini ifade etti. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>AK Parti&#039;ye Geçiş İddiası Siyasetin Zirvesinde! İşte Masadaki 4 İsim</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/ak-partiye-gecis-iddiasi-siyasetin-zirvesinde-iste-masadaki-4-isim/413606</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/ak-partiye-gecis-iddiasi-siyasetin-zirvesinde-iste-masadaki-4-isim/413606</guid>
            
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 17:33:22 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9134-ak-partiye-gecis-iddiasi-siyasetin-zirvesinde-iste-masadaki-4-isim.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9134-ak-partiye-gecis-iddiasi-siyasetin-zirvesinde-iste-masadaki-4-isim.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ AK Parti&#039;ye Geçiş İddiası Siyasetin Zirvesinde! İşte Masadaki 4 İsim ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/ak-partiye-gecis-iddiasi-siyasetin-zirvesinde-iste-masadaki-4-isim/413606"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/9134-ak-partiye-gecis-iddiasi-siyasetin-zirvesinde-iste-masadaki-4-isim.jpg" /></a>
               Siyaset kulislerini hareketlendiren iddiaya göre İstanbul&#039;da CHP&#039;li bazı belediye başkanlarının AK Parti&#039;ye geçiş yapacağı öne sürüldü. Kartal, Tuzla, Çekmeköy belediye başkanları ile Şile Belediye Başkanvekilinin 14 Ağustos&#039;ta rozet takarak AK Parti saflarına katılacağı iddia ediliyor. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ CHP'den İstifalar Sonrası Gözler Belediyelere ÇevrildiSiyasette milletvekili istifalarının ardından başlayan hareketlilik belediyeler ölçeğinde devam ediyor. Kulislerde yer alan bilgilere göre; Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl ve Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez'in parti değiştirerek AK Parti'ye katılacağı öne sürüldü.İddialara göre, 14 Ağustos tarihinde düzenlenecek törenle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından belediye başkanlarına rozetlerinin takılması bekleniyor.Şile Başkanvekili De Listede İddiasıÖte yandan CHP'den istifa ettiği belirtilen Şile Belediye Başkanvekili Sacit Terzi'nin de aynı tarihte AK Parti'ye katılacak isimler arasında yer aldığı iddia edildi. Bu geçişlerin gerçekleşmesi durumunda 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından AK Parti'ye katılan toplam belediye başkanı sayısının 86'ya ulaşacağı ifade ediliyor.Siyasi kulislerde geniş yankı uyandıran bu geçiş iddialarına ilişkin adı geçen isimlerden ve partilerin resmi makamlarından gelecek açıklamalar yakından takip ediliyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Yeniden Refah ve Saadet Birleşiyor mu? Doğan Bekin’den Açıklama</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/yeniden-refah-ve-saadet-birlesiyor-mu-dogan-bekinden-aciklama/413604</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/yeniden-refah-ve-saadet-birlesiyor-mu-dogan-bekinden-aciklama/413604</guid>
            
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 17:27:24 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2857-yeniden-refah-ve-saadet-birlesiyor-mu-dogan-bekinden-aciklama.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2857-yeniden-refah-ve-saadet-birlesiyor-mu-dogan-bekinden-aciklama.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Yeniden Refah ve Saadet Birleşiyor mu? Doğan Bekin’den Açıklama ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/yeniden-refah-ve-saadet-birlesiyor-mu-dogan-bekinden-aciklama/413604"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2857-yeniden-refah-ve-saadet-birlesiyor-mu-dogan-bekinden-aciklama.jpg" /></a>
               Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, Saadet Partisi ile birleşme görüşmelerinin oldukça olumlu bir seyirde ilerlediğini açıkladı. Ahmet Davutoğlu&#039;nun Gelecek Partisi&#039;ni feshetme kararı aldığını belirten Bekin, yakın gelecekte birleşme ve ittifak konusunda çok somut adımların atılacağını vurguladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Saadet ve Yeniden Refah Masada: "Somut Adımlar Atılacak"Siyaset gündemini sarsan birleşme iddialarına dair Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin’den dikkat çeken değerlendirmeler geldi. ANKA Haber Ajansı'na konuşan Bekin, Saadet Partisi ile yürütülen temasların olumlu bir seviyeye geldiğini bildirdi.Bekin açıklamasında, "Zaten bir süredir bu süreci yürütüyoruz. Saadet Partisi ile Yeniden Refah Partisi arasındaki görüşmeler belli bir düzeye gelmiş vaziyettedir. Görüşmeler çok güzel bir düzlemde devam ediyor. İnşallah yakın bir gelecekte bu konuyla ilgili çok somut adımlar atılacağını şimdiden ifade etmek isterim" diyerek birleşme sinyalini verdi.Davutoğlu'nun Fesih Kararı ve "Partili Siyaseti Bırakma" AdımıDoğan Bekin, Gelecek Partisi Kurucusu Ahmet Davutoğlu’nun partisini feshetme kararına da değindi. Davutoğlu'nun bu kararını ve partili siyaseti bırakma adımını "Çok erdemli bir hamle" olarak nitelendiren Bekin, Türkiye'deki mevcut siyasi iklimin muhalefet üzerindeki baskılarına dikkat çekti.Davutoğlu'nun açıklamasının ardından; Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve DEVA Partisi’nin TBMM'de grup kurmak adına oluşturduğu Yeni Yol Partisi çatısı yeniden öne çıktı. TBMM İçtüzüğü gereği siyasi partilerin grup kurabilmesi için en az 20 milletvekiline sahip olması gerekirken, feshin ardından Gelecek Partili milletvekillerinin Yeni Yol Grubu altında siyasi faaliyetlerini sürdürecekleri ifade ediliyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>BTP lideri Hüseyin Baş: 5 emekli, maaşını birleştirince ancak 1 yoksul ediyor</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/btp-lideri-huseyin-bas-5-emekli-maasini-birlestirince-ancak-1-yoksul-ediyor/413599</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/btp-lideri-huseyin-bas-5-emekli-maasini-birlestirince-ancak-1-yoksul-ediyor/413599</guid>
            
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 16:08:15 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2344-btp-lideri-huseyin-bas-5-emekli-maasini-birlestirince-ancak-1-yoksul-ediyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2344-btp-lideri-huseyin-bas-5-emekli-maasini-birlestirince-ancak-1-yoksul-ediyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ BTP lideri Hüseyin Baş: 5 emekli, maaşını birleştirince ancak 1 yoksul ediyor ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/btp-lideri-huseyin-bas-5-emekli-maasini-birlestirince-ancak-1-yoksul-ediyor/413599"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/2344-btp-lideri-huseyin-bas-5-emekli-maasini-birlestirince-ancak-1-yoksul-ediyor.jpg" /></a>
               BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Türkiye&#039;nin ekonomik durumunu eleştirerek açlık ve yoksulluk sınırlarının çok yüksek olduğunu vurguladı. Asgari ücretin bu sınırların altında kaldığını ve geniş tanımlı işsizlik oranının gerçek rakamların çok üzerinde olduğunu belirtti. Çözüm önerisi ise Milli Ekonomi Modeli. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş son ekonomik rakamlar üzerine değerlendirme yaptı.Açlık sınırının 36 bin 940 TL, yoksulluk sınırının 120 bin 325 TL olduğunu hatırlatan BTP lideri buna karşılık en düşük emekli aylığının 23 bin 552 TL ve asgari ücretin 28 bin 75 TL olduğuna vurgu yaptı."Bunlar, son 24 saat içinde açıklanan ve Türk ekonomisinin karnesi niteliğindeki verilerdir"  diyen Hüseyin Baş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamasına şöyle devam etti:; "Alın size ekonominin resmi" "Alın size ekonominin resmi! 5 emekli, maaşını birleştirince ancak 1 yoksul ediyor. 4,2 asgari ücretli, maaşını birleştirince ancak 1 yoksul ediyor. Türkiye'de asgari ücretin, diğer ülkelerin aksine, temel ücret hâline geldiğini de hatırlatalım. Bir de açlık sınırı var! Asgari ücret, açlık sınırının 8 bin 865 TL; en düşük emekli maaşı da 13 bin 388 TL altındadır. Yani milyonlarca insan, açlık sınırının altında maaşla yaşamak zorunda. "Tablo gerçekten vahim" Tablo gerçekten vahim. İstanbul'da kiralar 40 bin liradan başlıyor. Gıda enflasyonunda, savaştaki ülkelerin bile fersah fersah önündeyiz. Böyle bir ortamda TÜİK, enflasyonun ve işsizlik verilerinin düştüğünü iddia ettiği istatistikleri açıklıyor. TÜİK'e göre işsizlik oranı, haziran ayında bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 7,6'ya gerilemiş. TÜİK'e göre Türkiye'deki işsiz sayısı 2 milyon 688 bin kişi. Ancak DİSK-AR öyle demiyor. Bu kurumun raporuna göre geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 28,8, geniş tanımlı işsiz sayısı ise 11 milyon 643 bin olarak açıklandı. "Vatandaş, kendisini boğan ekonomik sorunlarına çözüm bekliyor" Nereden bakarsanız bakın, durum Türk halkı için hiç de iç açıcı değil ve önümüzde de neyazık ki umut verici bir ışık yok. Halk çaresiz. Vatandaş, kendisini boğan ekonomik sorunlarına çözüm bekliyor. Sorunlar çok büyük ama çözüm var. Çözüm, defalarca ifade ettiğimiz gibi, parti programımız olan Milli Ekonomi Modeli'dir. Milli Ekonomi Modeli ile Türkiye'de kaynaklar, yabancıya ve yandaşa değil, milletin kendisine akacak. Milli Ekonomi Modeli ile sosyal devlet anlayışı hâkim olacak. Bu konuda da karar verici merci yüce Türk milletidir. Milletimiz, 'Bağımsız Türkiye' diyerek makûs talihini değiştirmeye karar verdiği gün bambaşka bir Türkiye ortaya çıkacaktır." ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Mesut Özarslan Gündemde: 1 Günlük Tören İçin 25,5 Milyon TL Harcandı</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/mesut-ozarslan-gundemde-1-gunluk-toren-icin-255-milyon-tl-harcandi/413583</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/mesut-ozarslan-gundemde-1-gunluk-toren-icin-255-milyon-tl-harcandi/413583</guid>
            
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:41:58 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/4370-mesut-ozarslan-gundemde-1-gunluk-toren-icin-255-milyon-tl-harcandi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/4370-mesut-ozarslan-gundemde-1-gunluk-toren-icin-255-milyon-tl-harcandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Mesut Özarslan Gündemde: 1 Günlük Tören İçin 25,5 Milyon TL Harcandı ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/mesut-ozarslan-gundemde-1-gunluk-toren-icin-255-milyon-tl-harcandi/413583"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/4370-mesut-ozarslan-gundemde-1-gunluk-toren-icin-255-milyon-tl-harcandi.jpg" /></a>
               Ankara Keçiören Belediyesi’nin 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında düzenlediği tek günlük anma programının 25,5 milyon liralık faturası kamuoyunda geniş çaplı bir tartışma başlattı. Organizasyon ihale sözleşmesinin etkinlikten yalnızca 24 saat önce imzalandığı ortaya çıkarken, harcama kalemlerinin alt detaylarının açıklanmaması dikkat çekti. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Tek Günlük Programa 25,5 Milyon Liralık BütçeKeçiören Şehitler Anıtı’nda gerçekleştirilen ve saygı duruşu, İstiklal Marşı, Kur’an-ı Kerim tilaveti, protokol konuşmaları ile yemek ikramını kapsayan 15 Temmuz anma etkinliğinin maliyeti resmi kayıtlara yansıdı. Keçiören Belediyesi tarafından düzenlenen organizasyon ve malzeme tedariki ihalesi kapsamında Quantum Event Organizasyon Şirketi ile 25 milyon 550 bin TL bedelle sözleşme imzalandığı öğrenildi.İhale Etkinlikten 24 Saat Önce İmzalandıKamuoyunun ve kamu harcamalarını takip eden çevrelerin dikkatini çeken en önemli detay ise ihale sürecinin zamanlaması oldu. Tek bir günü kapsayan etkinliğin organizasyon sözleşmesinin, programdan sadece 24 saat önce (14 Temmuz tarihinde) karara bağlanarak imzalandığı belirlendi.Harcama Kalemleri Belirsizliğini KoruyorCHP’den belediye başkanı seçildikten sonra AK Parti’ye geçiş yapmasıyla siyaset gündemine oturan Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan yönetimindeki belediye kanadından, milyonlarca liralık bütçenin hangi hizmet ve malzeme kalemlerine bölüştürüldüğüne dair henüz resmi bir alt detay açıklaması yapılmadı. Harcama kalemlerinin net olmaması kamuoyundaki soru işaretlerini artırıyor. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>Bülent Kuşoğlu: CHP’nin hedefi “Devletçiliği yeni koşullara uygun biçimde yeniden hayata geçirmek”</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/bulent-kusoglu-chpnin-hedefi-devletciligi-yeni-kosullara-uygun-bicimde-yeniden-hayata-gecirmek/413577</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/bulent-kusoglu-chpnin-hedefi-devletciligi-yeni-kosullara-uygun-bicimde-yeniden-hayata-gecirmek/413577</guid>
            
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5271-bulent-kusoglundan-yeni-parti-programina-elestiri-amerikan-liberalizmini-yansitiyor.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5271-bulent-kusoglundan-yeni-parti-programina-elestiri-amerikan-liberalizmini-yansitiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ Bülent Kuşoğlu: CHP’nin hedefi “Devletçiliği yeni koşullara uygun biçimde yeniden hayata geçirmek” ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Ezgi Atik ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/bulent-kusoglu-chpnin-hedefi-devletciligi-yeni-kosullara-uygun-bicimde-yeniden-hayata-gecirmek/413577"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5271-bulent-kusoglundan-yeni-parti-programina-elestiri-amerikan-liberalizmini-yansitiyor.jpg" /></a>
               CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, Yeni Parti’nin program ve söylemlerinin Amerikan liberalizminin izlerini taşıdığını savundu. Liberal ekonomi anlayışının dünyada etkisini kaybettiğini belirten Kuşoğlu, CHP’nin eğitimden enerjiye kadar stratejik alanlarda devletin daha etkin olduğu yeni bir modeli savunacağını söyledi. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Cumhuriyet Halk Partisi İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, Yeni Parti’nin siyasi programına yönelik dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Kuşoğlu, partinin ekonomi ve siyaset anlayışının Amerikan liberalizmini yansıttığını öne sürerken, CHP’nin yeni dönemde devletçilik ilkesini günün koşullarına göre yeniden uygulamaya hazırlandığını ifade etti.Aydınlık’ın, Manşet Ankara’dan Kübra Açıkgöz’ün röportajından aktardığına göre Kuşoğlu, Yeni Parti’nin kuruluş sürecinde belirgin bir ideolojik ayrılığın ortaya konulmadığını söyledi. Partiden ayrılan isimlerin CHP yönetimine yönelik açık bir siyasi veya düşünsel eleştiri dile getirmediğini savunan Kuşoğlu, yaşanan kopuşun hangi temel görüş ayrılığına dayandığının kamuoyuna anlatılmadığını belirtti.“Program liberal bir çizgi taşıyor”Yeni Parti’nin programı ve kamuoyuna açıkladığı politikalar üzerinden değerlendirme yapan Kuşoğlu, ortaya konulan yaklaşımın liberal ekonomi anlayışıyla büyük ölçüde örtüştüğünü ileri sürdü. Kuşoğlu’na göre dünyada devletin ekonomideki rolünü sınırlayan ve piyasayı merkeze yerleştiren politikalar eski etkisini kaybetmeye başladı.Kuşoğlu, Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından liberal demokrasinin ve serbest piyasa ekonomisinin alternatifsiz kaldığını ileri süren görüşlerin günümüzde geçerliliğini yitirdiğini savundu. Küresel ölçekte yaşanan ekonomik krizlerin, salgınların, enerji sorunlarının ve gelir dağılımındaki bozulmanın kamunun önemini yeniden gösterdiğini ifade etti.Yeni Parti’nin programında bu değişimin yeterince dikkate alınmadığını öne süren Kuşoğlu, “Liberalizm bitti” değerlendirmesinde bulundu. Yeni Parti yöneticilerinin dünyada değişen ekonomik dengeleri doğru okuyamadığını savunan CHP Genel Başkan Yardımcısı, devletin sosyal ve ekonomik yaşamdan tamamen çekildiği bir sistemin sürdürülebilir olmadığını belirtti.Eğitimde artan maliyetlere dikkat çektiBülent Kuşoğlu, devletin ekonomideki rolünü anlatırken eğitim alanındaki maliyet artışlarını örnek gösterdi. Çocukluk yıllarında memur olan babasının tek maaşıyla üç kardeşin üniversite eğitimi alabildiğini anlatan Kuşoğlu, aynı ekonomik şartların bugün sağlanmasının son derece zor olduğunu söyledi.Günümüzde bir kamu çalışanının birden fazla çocuğun barınma, ulaşım ve üniversite giderlerini karşılamakta güçlük çektiğini dile getiren Kuşoğlu, eğitim hizmetlerinin yalnızca ailelerin maddi imkânlarına bırakılamayacağını vurguladı. Kuşoğlu’nun değerlendirmesine göre fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi için kamunun eğitim alanındaki sorumluluğunun ve desteğinin artırılması gerekiyor.CHP’nin ekonomi programında devletçilik vurgusuCHP’nin yeni dönemde izleyeceği ekonomik çizgiye ilişkin de konuşan Kuşoğlu, piyasa mekanizmasının tamamen dışlanmadığını ancak stratejik sektörlerin yalnızca özel sektörün tercihlerine bırakılamayacağını söyledi.Eğitim, tarım, sanayi, enerji ve yüksek teknoloji gibi alanları sıralayan Kuşoğlu, bu sektörlerin Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığı ve kalkınma hedefleri açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Büyük yatırımların, uzun vadeli projelerin ve toplumsal yarar sağlayan hizmetlerin yalnızca kısa vadeli kârlılık hesaplarıyla yönetilemeyeceğini ifade etti.CHP’nin bu nedenle kamunun düzenleyici, yatırımcı ve yönlendirici rolünü güçlendiren bir yaklaşım benimseyeceğini kaydeden Kuşoğlu, devletçilik ilkesinin geçmişteki uygulamaların aynen tekrarlanması anlamına gelmediğinin altını çizdi. Kuşoğlu, CHP’nin hedefini “Devletçiliği yeni koşullara uygun biçimde yeniden hayata geçirmek” sözleriyle açıkladı.Yeni Parti’ye geçen isimlere çağrıKuşoğlu, geçmişte devrimci, kamucu veya devletçi siyaset içinde yer alan bazı isimlerin Yeni Parti çatısı altında bulunmasını da eleştirdi. Yeni Parti programının Amerikan liberalizmine yakın olduğunu savunan Kuşoğlu, söz konusu isimlerin siyasi geçmişleriyle yeni program arasında uyumsuzluk bulunduğunu öne sürdü.Bu kişilerin ideolojik olarak bulunması gereken yerin CHP olduğunu ifade eden Kuşoğlu’nun açıklamaları, iki parti arasındaki tartışmanın yalnızca kadrolar üzerinden değil, ekonomi politikaları ve devletin rolü üzerinden de devam edeceğini gösterdi. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>YENİ Partili Ceylan Duyurdu: 24 Saat İçi Toplanan Bağış Miktarı!</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/yeni-partili-ceylan-duyurdu-24-saat-ici-toplanan-bagis-miktari/413574</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/yeni-partili-ceylan-duyurdu-24-saat-ici-toplanan-bagis-miktari/413574</guid>
            
            <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:40:06 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/1163-yeni-partili-ceylan-duyurdu-24-saat-ici-toplanan-bagis-miktari.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/1163-yeni-partili-ceylan-duyurdu-24-saat-ici-toplanan-bagis-miktari.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ YENİ Partili Ceylan Duyurdu: 24 Saat İçi Toplanan Bağış Miktarı! ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/yeni-partili-ceylan-duyurdu-24-saat-ici-toplanan-bagis-miktari/413574"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/1163-yeni-partili-ceylan-duyurdu-24-saat-ici-toplanan-bagis-miktari.jpg" /></a>
               YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Özgür Ceylan, parti bünyesinde başlatılan dayanışma ve bağış kampanyasının ilk 24 saatlik bilançosunu kamuoyuyla paylaştı. Ceylan, ilk 24 saat içinde 31 bin 934 vatandaş tarafından toplam 113 milyon 841 bin 910 lira bağış yapıldığını duyurdu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ YENİ Parti'den Dayanışma Kampanyası BilançosuYENİ Parti İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Özgür Ceylan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamayla partilerinin başlattığı bağış kampanyasına dair ilk verileri aktardı.Yapılan paylaşımda, kampanyanın ilk gününde elde edilen finansal desteğin büyüklüğüne dikkat çekilerek şu ifadeler kullanıldı:"YENİ Partimizin dayanışma kampanyasına ilk 24 saatte 31.934 vatandaşımız tarafından 113.841.910 TL bağışta bulunulmuştur. Bağış yapan tüm vatandaşlarımıza destekleri için yürekten teşekkür ediyoruz.""Bağış Bilgileri Şeffaf Şekilde Paylaşılacak"Süreç boyunca şeffaflık vurgusu yapan Özgür Ceylan, toplanan yardımlara ilişkin bilgilerin düzenli periyotlarla halkın bilgisine sunulmaya devam edeceğini belirtti. YENİ Parti'nin milletin desteğiyle büyümesini sürdüreceğini kaydeden Ceylan, vatandaşları dolandırıcılık risklerine karşı uyararak yalnızca partinin resmi kanalları üzerinden paylaşılmış olan bağış sayfasının kullanılmasını rica etti. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>İzmir Belediye Başkanı Parti Değiştirecek mi? Cemil Tugay’dan Flaş Açıklama: &#039;Bu Memlekete Asla İhanet Etmem&#039;</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/izmir-belediye-baskani-parti-degistirecek-mi-cemil-tugaydan-flas-aciklama-bu-memlekete-asla-ihanet-etmem/413559</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/izmir-belediye-baskani-parti-degistirecek-mi-cemil-tugaydan-flas-aciklama-bu-memlekete-asla-ihanet-etmem/413559</guid>
            
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 23:01:46 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/7080-izmir-belediye-baskani-parti-degistirecek-mi-cemil-tugaydan-flas-aciklama-bu-memlekete-asla-ihanet-etmem.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/7080-izmir-belediye-baskani-parti-degistirecek-mi-cemil-tugaydan-flas-aciklama-bu-memlekete-asla-ihanet-etmem.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ İzmir Belediye Başkanı Parti Değiştirecek mi? Cemil Tugay’dan Flaş Açıklama: &#039;Bu Memlekete Asla İhanet Etmem&#039; ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/izmir-belediye-baskani-parti-degistirecek-mi-cemil-tugaydan-flas-aciklama-bu-memlekete-asla-ihanet-etmem/413559"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/7080-izmir-belediye-baskani-parti-degistirecek-mi-cemil-tugaydan-flas-aciklama-bu-memlekete-asla-ihanet-etmem.jpg" /></a>
               CHP’den istifa etmesinin ardından AKP’ye katılacağına yönelik iddialarla gündemden düşmeyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İZBETON çalışanlarıyla bir araya gelerek iddiaların ardından ilk kez konuştu. Şantiye çalışanlarına seslenen Tugay, &quot;Ben bu memlekete asla ihanet etmem&quot; diyerek dikkat çeken açıklamalarda bulundu. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ AKP’ye Geçeceği İddiaları Sonrası İlk AdımSon günlerde CHP'den istifası ve ardından AK Parti'ye katılacağı yönündeki iddialarla Türkiye gündemine oturan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, belediye personeliyle bir araya geldi. Ne yapacağı ve iddialara nasıl bir yanıt vereceği merak konusu olan Tugay, mesai öncesinde belediye işçileriyle buluşarak sessizliğini bozdu.ANKA Haber Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre Tugay, İZBETON A.Ş.’nin Bornova’daki merkez şantiyesinde düzenlenen kahvaltılı organizasyonda şantiye çalışanlarıyla buluştu. Burada bir konuşma yapan Tugay, hem siyasi duruşuna hem de belediyecilik anlayışına dair net mesajlar verdi."Sizin Alkışınızı Değil, Rızanızı İstiyorum"Türkiye’ye ve İzmir’e gönülden bağlı olduğunu vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, kamu hizmetinde en küçük bir yanlışa veya usulsüzlüğe dahi geçit vermeyeceklerini ifade etti.Siyasetteki konumlanmalardan ziyade dostluk ve dayanışmanın önemine değinen Tugay, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:"Kim kendini hangi tarafta tanımlarsa tanımlasın, benim için önemli olan tek şey sizlerin dostluğu, inancı ve dayanışmasıdır. Benim istediğim sizin alkışınız değil, gönlünüzdeki güven ve rızadır. Birbirimize inanarak, dayanışma içinde hareket edelim.""İhanet İçinde Olan Herkesle Mücadele Ederim"Konuşmasında memleket sevgisi ve dürüstlük vurgusunu öne çıkaran Başkan Cemil Tugay, kamu hizmetinin sorumluluğuna dikkat çekerek mücadelesini sürdüreceğini belirtti. Tugay konuşmasını şu sözlerle tamamladı:"Ben bu memlekete asla ihanet etmem. Böyle bir ihanetin içinde olan herkesle de mücadele ederim. Millet bizi bu göreve getirdi, sizler de kamu hizmeti yapıyorsunuz. Hep birlikte insanlara mahcup olmayacak şekilde işimize sahip çıkacağız." ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

                        <item>
                      <title>CHP’de Flaş Gelişme: İstifa Eden Milletvekili Ediz ÜN Döndü Dolaştı CHP Saflarına Yeniden Katıldı!</title>
            <link>https://www.gazetekritik.com/siyaset/chpde-flas-gelisme-istifa-eden-milletvekili-ediz-un-dondu-dolasti-chp-saflarina-yeniden-katildi/413548</link>
            <guid isPermaLink="true">https://www.gazetekritik.com/siyaset/chpde-flas-gelisme-istifa-eden-milletvekili-ediz-un-dondu-dolasti-chp-saflarina-yeniden-katildi/413548</guid>
            
            <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 21:03:01 +0300</pubDate>
            <enclosure url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5708-chpde-flas-gelisme-istifa-eden-milletvekili-ediz-un-dondu-dolasti-chp-saflarina-yeniden-katildi.jpg" type="image/jpeg"/>
            <media:content url="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5708-chpde-flas-gelisme-istifa-eden-milletvekili-ediz-un-dondu-dolasti-chp-saflarina-yeniden-katildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image" />
            <media:title type="html"><![CDATA[ CHP’de Flaş Gelişme: İstifa Eden Milletvekili Ediz ÜN Döndü Dolaştı CHP Saflarına Yeniden Katıldı! ]]></media:title>
            <media:credit role="author" scheme="urn:ebu"><![CDATA[ Emre AK ]]></media:credit>
            <category>Siyaset</category>
            <description>
              <![CDATA[ <a href="https://www.gazetekritik.com/siyaset/chpde-flas-gelisme-istifa-eden-milletvekili-ediz-un-dondu-dolasti-chp-saflarina-yeniden-katildi/413548"><img src="https://www.gazetekritik.com/cropImages/1280x720/uploads/haberler/2026/7/5708-chpde-flas-gelisme-istifa-eden-milletvekili-ediz-un-dondu-dolasti-chp-saflarina-yeniden-katildi.jpg" /></a>
               Yaklaşık iki yıl önce hakkında yürütülen adli soruşturma nedeniyle Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa eden Edirne Milletvekili Ediz Ün, yargı sürecinin tamamlanması ve iddialardan muaf tutulmasının ardından yeniden partisine katıldı. Soruşturma sonucunda tamamen aklandığını belirten Ün, baba ocağına geri dönerek TBMM’deki çalışmalarını yeniden CHP çatısı altında sürdüreceğini açıkladı. ]]>
            </description>
            <content:encoded>
                <![CDATA[ Siyasette Hareketli Saatler: Ediz Ün Yeniden CHP SaflarındaSiyaset gündeminde dikkat çeken bir gelişme yaşandı ve bağımsız hareket eden Edirne Milletvekili Ediz Ün’ün adresi yeniden Cumhuriyet Halk Partisi oldu. Yaklaşık iki yıllık ayrılığın ardından gerçekleşen bu katılım, hem Edirne siyasetinde hem de TBMM’deki sandalye dağılımında yeni bir dönemi başlattı. Hakkındaki tüm iddiaların adli makamlarca temizlendiğini ifade eden milletvekili, rozetini yeniden takarak parti çatısı altında halka hizmet etmeyi sürdüreceğini kamuoyuna bildirdi.Yolları Ayıran Olay: Araçtaki Kaçakçılık Soruşturması Nasıl Başladı?Sürecin geçmişine bakıldığında, 2024 yılının sonbaharında yaşanan bir asayiş olayı ayrılığın temel nedeni olmuştu. Eylül 2024 tarihinde Ediz Ün’e ait kişisel araçta emniyet birimleri tarafından yapılan detaylı aramalarda, çok sayıda gümrük kaçağı ticari ürün ve elektronik sigara aparatı ele geçirilmişti. Olayın kamuoyuna yansımasıyla birlikte açıklama yapan Ün, söz konusu malzemelerle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, aracını resmi görevi olmayan bir çalışma arkadaşına emanet ettiğini belirterek hukuki süreci kendisi başlatmıştı. Ancak adli soruşturma tamamlanana kadar partinin kurumsal kimliğine halel gelmemesi adına, dönemin CHP yönetimi ve genel başkanın talebi doğrultusunda 28 Eylül 2024’te istifa kararı alarak görevine bağımsız milletvekili olarak devam etmeyi seçmişti.Mahkeme Kararı ve Aklanma Süreci: İddialardan Muaf TutulduAradan geçen iki yıllık zaman diliminde yargı organları tarafından yürütülen titiz incelemeler ve hukuki tahkikatlar neticelendi. Yapılan soruşturma sonucunda, araçta bulunan yasa dışı malzemelerin tamamen diğer şahısla bağlantılı olduğu belgelendi ve Ediz Ün’ün olayla hiçbir illiyet bağının bulunmadığı kesinleşti. Yargı kararıyla aklanmasının ardından süreç hakkında bilgi veren Ediz Ün, yaşanan durumun tamamen bir çalışanının bireysel hatasından kaynaklandığını, adalet önünde suçsuzluğunun tescillendiğini ve üzerindeki tüm şüphelerin kalkmasıyla birlikte partisine geri dönme kararı aldığını ifade etti.Kılıçdaroğlu Görüşmesi ve Baba Ocağına Dönüş MesajıYuvaya dönüş kararının ardından açıklamalarda bulunan Edirne Milletvekili Ediz Ün, üyelik kayıt işlemlerini tamamlamadan önce partinin önceki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile de bir araya geldiğini aktardı. Yaklaşık iki hafta önce gerçekleşen bu görüşmede durum değerlendirmesi yaptıklarını belirten Ün, Kılıçdaroğlu'nun kendisine başarı temennisinde bulunduğunu dile getirdi. Ulu bir çınara benzettiği partisinde yeniden yer almaktan duyduğu memnuniyeti vurgulayan Ediz Ün, bundan sonraki süreçte Edirne halkının ve vatandaşların haklarını savunmak üzere baba ocağındaki çalışmalarına aralıksız devam edeceğini belirtti. ]]>
            </content:encoded>
          
        </item>

        
    </channel>

</rss>

