ORTADOĞU’YA DALDIK, UZAY ÇAĞINI KAÇIRDIK...

Sadece,
Türkiye devleti ve milleti değil...
Tüm Türk dünyası,
Tüm Müslümanlık,
Tüm mazlum milletler de bizimle birlikte uzay çağını ıskalayıp kaçırdılar...
Tabiki bizim yüzümüzden...
.
Çünkü,
Biz elimizdekinin kıymetini bilemedik...
Kıymet bilmeyi geçin,
Aşağıladık...
Kötüledik...
Küfrettik...
.
Nedir o kıymet bilemediğimiz biliyor musunuz?
Yıl 1969...
Ay’a ilk kez giden APOLLO 11 ASTRONOTLARI,
Ay’dan dönünce Türkiye’ye gelip ANITKABİRE çelenk koydular...
Saygı duruşunda bulundular...
.
Sebebini soran gazetecilere,
İnanılmaz bir cevap verdiler...
.
İlimi-bilimi,
Sanatı,
Askeri dehayı,
Devletiyle ve milletiyle buluşturan...
Mecbur kalmadıkça savaş cinayettir diyen,
Kendi yurduna ve Dünyaya barış sloganı yerleştiren...
Modern bir dehaya Ay’dan selam getirdik...
Bu bizim insanlık görevimizdir dediler...
.
Kim bu deha?
Kim bu asrın mimarı?
Tabiki Mustafa Kemal Atatürk...
Nokta...
.
Dolayısıyla,
Biz uzay çağını kaçırdık...
Çünkü,
Ortadoğu bataklığında aradık kendimizi...
.
Fitzgerald ne demişti?
80 yaşında doğup,
18 yaşına doğru ilerlersek hayat sonsuz bir mutluluk olabilirdi...
.
İşte bu yüzden,
Gelin biz,
1923-1938 yıllarına geri dönelim...
Uzaya gitmeyi beceremiyoruz...
O yıllar da,
Tam bağımsızlık 
İlim-bilim
Özgürlük
Sanat
Üretim vardı...
.
Dün Moskova’da ateşkesin imzalandığı saatlerde bile,
Şehitlerimiz ve yaralılarımız geliyordu...
Bize kalan ne oldu?
Onlarca ŞEHİTLERİMİZ...
Sorun çözüldü mü?
HAYIR...
Peki şimdi ne yapacağız?
Rus askerleriyle,
Bir aşağı,
Bir yukarı DEVRİYE gezecek MEHMET’lerimiz...
.
Hepsi bundan ibaret bir SONUÇ...

YORUM EKLE