hakan

12 Aralık 2018, Çarşamba

Haberin Kalbi - Türkiye'nin En Güncel Haber Sitesi

ÇGD: ANKA’ya Kilit Vuranlar, Hesabını da Vermelidir

ÇGD: ANKA’ya Kilit Vuranlar, Hesabını da Vermelidir

Kuruluş yıllarında Türkiye’nin ilk özel haber ajanslarından biri olma özelliğini taşıyan ANKA’nın, meslek ilkelerimiz çerçevesinde kattığı pratik kazanımlar arasında örgütlü bilinç de önemli yer tutmaktadır. ANKA, kuruluş felsefesi temelinde gazetecilerin sendikal örgütlenmesinin Türkiye’de en önemli dayanaklarından biri olmayı uzun yıllar sürdürmüş ve ANKA’dan yolu geçen tüm meslektaşlarımız, emekten yana habercilik ve duruşun temsilcileri olmuş, olmaya devam etmektedir. Haberin, sadece bugünü aktaran değil yarını da kuran bir faaliyet olduğunu bilen ANKA’cılar, sermayenin değil emeğin dayanışmasının temsilcileri olagelmişlerdir.

 

Türkiye’nin içinden geçtiği genel şartlar ile ANKA’nın karşı karşıya kaldığı özel şartlar, ne yazık ki yarım asırlık bir kurumun kapısına kilit vurulmasına kadar uzanmıştır. Gerek siyasi gerek idari gerekse de ekonomik her türlü kanalı kullanarak basına yönelik baskılarını artıran ve basın kuruluşlarını, propaganda aracı haline dönüştürmeye çalışan AKP iktidarının politikalarından ANKA da ağır derecede etkilenmiştir. Abonelik sistemi üzerinden varlığını sürdüren ANKA Haber Ajansı, zaman içerisinde bazen baskıyla bazen kaygıyla birçok kurumun aboneliğini sonlandırması nedeniyle ciddi bir ekonomik kriz yaşamaya başlamıştır. Bu ekonomik sorunlar, Müşerref Hekimoğlu’nun vefatının ardından yönetimi devralan şahıslar tarafından daha da derinleştirilmiş ve ANKA son 14 yıldır çalışanlarına, maaşlarını aksamalı ya da eksik ödeyebilmiştir. Özellikle son dönemde ANKA yönetimini devralan, aralarında eskiden ANKA’da çalışanların da bulunduğu yönetim, tam anlamıyla kurumu öngörüsüz ve keyfi şekilde idare etmeye başlayınca, ANKA iflas masasına taşınarak uzun süre kayyumun eline düşürülmüştür. Geçen süre zarfında birçok ANKA çalışanı kurumdan kırgın ve belli haklarını bırakarak ayrılırken, son iki ay içinde dikkat çeken gelişmeler olmuş ve ANKA Haber Ajansı’nın ‘marka’ değeri Ankara 21. İcra Dairesi aracılığıyla yapılan satışla Kalender Özdemir tarafından 262 bin lira bedelle alınmıştır. 24 Eylül 2018 tarihinde gerçekleşen ve kurum için dönüm noktası olarak düşünülen bu alışverişten 45 gün sonra ise birçok çalışanın maaş ve tazminat kayıplarına neden olacak 6 Kasım 2018 tarihine, yani kapanma kararının açıklandığı güne gelinmiştir.

           

Hem Türk basının içindeki güzide yeri hem de çalışanlarının hak kayıpları açısından ANKA’ya kilit vurma ölçüsüzlüğünü sergileyenlerin cevap vermeleri gereken sorular vardır:

 

-ANKA Haber Ajansı’nın yüzde 61’ini 2005 yılında satın alanlar, kuruma kaç lira sermaye koymuşlardır?

-ANKA Haber Ajansı’ndan son 13 yılda ayrılan çalışanlardan kaçının maaş ve tazminat alacakları kalmıştır? Bu kişilerin kaçı dava açmıştır ve kaçının hakları verilmiştir?

-ANKA Haber Ajansı’nın kapanma kararıyla birlikte mevcut çalışanlardan kaçının ne kadar alacağı bulunmaktadır?

-ANKA Haber Ajansı’nın 6 Kasım 2018 tarihinde yayın hayatına son verdiğinin açıklanmasından 45 gün önce Ankara 21. İcra Dairesi aracılığıyla yapılan marka satışıyla amaçlanan nedir? ANKA’nın yayın hayatını sürdürmesi sağlanmayacaksa bu satış niçin yapılmıştır?

-Türkiye’de özgür ve bağımsız haberciliğin en önemli adreslerinden biri olan ve kesintisiz 46 yıldır yayın hayatını sürdüren ANKA’nın kapısına kilit vurulmasının ardından satın alınan ANKA ismi hangi amaçla kullanılacaktır?

 

 

                                                     Çağdaş Gazeteciler Derneği 

                                                Genel Yönetim Kurulu 

yukarı çık