Ali Mert Taşcıer yazdı: Belediyeler arası otopark savaşları mı başlatılıyor

Yerel Yönetim Uzmanı Dr. Ali Mert Taşçıer, AKP'li milletvekillerinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulan “Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” hakkında bir yazı kaleme aldı.

Ali Mert Taşcıer yazdı: Belediyeler arası otopark savaşları mı başlatılıyor

Dr. Ali Mert Taşçıer,  AKP'li milletvekillerinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulan “Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” hakkında bir yazı kaleme aldı.

İşte o yazı:

Her ne kadar çevre konusunda olsa da teklif büyükşehir ve ilçe belediyelerini doğrudan ilgilendiren hükümlere de sahip. 31 Mart seçimleri sonrası yerel iktidarın CHP/Millet İttifakı lehine el değiştirmesiyle birlikte, iktidar temsilcileri gerek sözleri gerek eylem ve yasal düzenlemeleriyle bu belediyelerin çalışmasına engel olacak çok sayıda girişimde bulundular. "Mali açıdan, görev ve yetki bakımından zor duruma düşen, hizmet götürmeyen" belediye görüntüsü yaratılmak istenmesine rağmen, özellikle pandemi sürecinde, belediyeler bu duruma takılmadan hizmet üretmeye devam ettiler.

Komisyon görüşmeleri devam eden teklif doğrudan belediyeleri ilgilendiren ve yine akla "31 Mart seçim sonuçlarına göre yapıldığı" izlenimi veren hükümlere sahip. Teklifin 31. maddesi büyükşehir belediyelerinin yetkisinde olan ve bu belediyelerin meclis kararıyla ilçe belediyesine devredebileceği otopark işletmek, işlettirmek ve ruhsatlandırmak yetkisini ilçe belediyeleriyle paylaşacak bir düzenlemeyi öngörüyor. Başka bir ifadeyle ilçe belediyeleri artık kendisi karar vererek otopark gelirine sahip olabilecek. Kamuoyunda "büyükşehir belediyeleri otopark gelirlerini kaybediyor" izlenimi doğsa da konu daha karmaşık ve tek başına gelir ile açıklanamayacak boyutta.

BÖLGE OTOPARKI ÜZERİNDEN YERELDE KAOS

Teklifte geçen "bölge otoparkı" konunun ilk açıklanması gereken kavramı. "Bölge otoparkı", Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan Otopark Yönetmeliğine göre "Bir şehir veya bölgenin mevcut ve gelecekteki şartları ile ihtiyaçları göz önünde bulundurularak imar planları ile düzenlenen ihtiyaca göre açık, kapalı ya da katlı olarak belediyeler veya diğer kamu kuruluşları ve özel kişiler tarafından yapılan ve işletilen otoparkları"dır. Burada önemli bir diğer kavram, konunun imar planlarıyla ilgili olması. Şimdi diğer yasal düzenlemeler ne diyor, onlara bakmak lazım.

5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasının l bendi büyükşehir belediyelerine "Yolcu ve yük terminalleri, kapalı ve açık otoparklar yapmak, yaptırmak, işletmek, işlettirmek veya ruhsat verme" yetkisini vermiş. Üstelik yeni gelen teklifte, bu maddede herhangi bir değişiklik öngörülmüyor. Yani büyükşehir belediyesi aynı yetkisini kullanmaya devam edecek. Bu durumda, ilçe belediyelerine aynı yetkiyi vermek, büyük bir kargaşaya neden olacak. Büyükşehir belediye başkanlığının ilçe belediyeleriyle arasında sağlamakla yükümlü olduğu eşgüdüm ise doğrudan bozulacaktır. Bu konudaki planlama, UKOME ile trafiğe dair düzenleme ve diğer ulaşımla ilgili yetkiler hâlâ büyükşehir belediyesindeyken, ilçe belediyesi hangi ölçütlere dayanarak otopark yapacaktır? Yerel yönetim birimleri arasında doğacak kaos "mahalli ve müşterek" hizmetlerin aksaması anlamına gelecektir.

Belediyelerde kaos, yönetsel ve hizmete ulaşım açıdan çok riskli durumlardır. Yapılan düzenlemede ilçe belediyesine otopark yapma yetkisi verilmesi sorunludur. Eğer bu yetki devredilecekse de yöntemi bu değildir. Böyle bir düzenleme için kapsamlı çalışmalar yapılmalıdır. Örneğin, otopark yerlerinin 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 37. maddesine göre imar planlarında tespit edilmesi şarttır. Büyükşehir belediyesi yetkisindeki imar planında ilçe belediyesi nasıl bir düzenleme yapılabilecektir? İlçe sınırlarında otopark olarak imar planında ayrılan yerde otopark yapma yetkisi kullanılabilir mi o da ayrı bir tartışma. Zira zaten büyükşehir belediyesi imar planında ayrılmış alana kendisi otopark yapma yetkisine sahip. Belediyeler arasında yetki ve görev karmaşası yaşanması neden isteniyor, ayrı bir değerlendirmenin konusu.

BELEDİYELER GELİR KAYBEDECEK Mİ

Büyükşehir belediyeleri, otopark gelirlerine, "o geliri kazandığı ilçede, yine inşaat, arsa alımı gibi otopark hizmetleri için harcamak koşuluyla" sahiptir. Harcama yeri ve türü koşula bağlanmış bu gelir, artık doğrudan ilçe belediyesinin kasasına girebilecektir. Gelirde bir kayıp olacağı kesin ama zaten bu gelirin harcanması koşulları bellidir. Özetle büyükşehir belediyelerinin hesabına, ilgili ilçede yine otopark hizmetleri için harcamak zorunda olduğu gelir, doğrudan ilçe belediyesinin hesabına yatacak.

Bir büyükşehir belediyesi meclis kararıyla otopark yapma, işletme yetkilerini ilçe belediyesine devretmişse, ki bazı büyükşehir belediyelerinde bu yapılmıştır, büyük bir mali kayıp da yaşamayacaktır. Ama ilçelere bölünmüş otopark gelirleri mali kontrolü, bu paranın eşgüdümle ortak hizmet için harcanmasını, büyük otopark yapımlarını engelleyecektir. Otopark Yönetmeliğine (12. madde) göre de büyükşehir belediyeleri, o ilçe belediyesinde harcamak üzere kamu bankasında açacağı bir hesapta otopark gelirlerini toplayacaktır. Bu durumda doğrudan bu para yine aynı hizmet kapsamında harcanmak üzere, ilçe belediyesinde kalacaktır. Böylelikle mali açıdan ve karar alma mekanizması yönünden ilçe belediyesi büyükşehir karşısında "hiyerarşik" izlenimi veren bir işlemden kurtulacaktır.

Altyapısı yapılmadan, mevcut düzenlemelerin uygulanmasına dair durum tespiti ve araştırmada bulunulmadan, uygulayıcıların görüşlerine başvurulmadan yapılan özellikle yerel yönetimlere dair düzenlemeler uygulamada kaos anlamına gelmektedir. Zaten daha önce AKP iktidarlarında yapılan düzenlemeler, aynı mantıkla hazırlandığı için bugünkü sorunları yaşıyoruz. (Örneğin büyükşehir belediyelerindeki köylerin hepsi tüm itiraz ve uyarılara rağmen mahalleye dönüştürülmüş, orada yaşayan yurttaşlar, ona göre su parası, atık vergisi, emlak vergisi gibi düzenlemelerle karşı karşıya kalmıştır. Doğacak tepki ve seçimde aleyhte olacak bu ödemelerin uygulaması sürekli ertelenmiştir. Meclis’e yeni sevk edilen bir yasa teklifinde ismine köy denmese de kırsal mahalleler kurulmaktadır. Konunun uzmanlarının, muhalefetin, sivil toplumun, uygulayıcıların görüşlerine kulak tıkamanın ne demek olduğunun en net örneklerinden biridir.)

Unutulmasın ki kaostan en çok yurttaşlar zarar görür.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER