Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nerede karalama varsa, CHP orada

Denizli'de CHP'yi sert bir dille eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nerede ülkemizin aleyhine bir iş varsa CHP orada. Bir saldırı varsa CHP orada. Milli çıkarlarımıza yönelik bir sabotaj varsa CHP orada. Nerede bir karalama varsa CHP orada. İşte Fransa'da sarı yelekliler var, CHP orada, PKK orada. Gezi olaylarında yine CHP orada" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nerede karalama varsa, CHP orada

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Ekonomi eski Bakanı Nihat Zeybekci'nin oğlunun nikah törenine katıldıktan sonra Çınar Meydanı'nda halka seslendi, toplu açılışlar yaptı. Konuşmasının genelinde CHP'yi ve Kemal Kılçdaroğlu'nu eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nerede ülkemizin aleyhine bir iş varsa CHP orada. Bir saldırı varsa CHP orada. Milli çıkarlarımıza yönelik bir sabotaj varsa CHP orada. Nerede bir karalama varsa CHP orada. İşte Fransa'da sarı yelekliler var, CHP orada, PKK orada. Gezi olaylarında yine CHP orada. Çıkmışlar sokağa davet ediyorlar. Bu ne terbiyesizliktir yahu. Televizyon ekranından kendini bilmez, haddini bilmez, edep yoksunu, edep fukarası bir tanesi çıkmış, sokağa davet ediyor. Ahlaksıza bak. Zaten bunlara yargı gereken dersi verecektir. Ben buna inanıyorum. Sen ne yapıyorsun? Burası Paris mi? Gezi olaylarında zaten herkes dersini aldı. 15 Temmuz'da zaten herkes dersini aldı" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Ekonomi eski Bakanı Nihat Zeybekci'nin oğlu Atilla Zeybekci ile Bursalı iş adamı Ergün Sertkan'ın kızı Elif Sertkan'ın nikah törenine katıldıktan sonra, TBMM Başkanı Binali Yıldırım, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve milletvekilleri ile birlikte Denizli'deki belediye yatırımlarının toplu açılış töreni için 15 Temmuz Delikli Çınar Şehitler Meydanı'na geldi. Burada, Üçgen Köprülü Kavşağı, Hal Köprülü Kavşağı, Güneş Enerji Santrali, Yüzme Havuzları ve Kültür Merkezlerinin aralarında bulunduğu tesislerin toplu açılış töreni öncesinde Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'den sonra TBMM Başkanı Binali Yıldırım, kürsüye çıkıp konuşma yaptı.

'SİYASETİN VARLIK SEBEBİ MİLLETE HİZMETTİR'

"Siyasetin varlık sebebi millete hizmettir" diyen Binali Yıldırım, "Eğer millete hizmet yoksa o siyaset varsın olmasın. Bizler de Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere milletimiz için güzel işler yapmak üzere 16 yıldır çalışıyoruz, çabalıyoruz, gayret ediyoruz. Gece demeden gündüz demeden bugünlere geldik. Yaptığımız yatırımlar, meydana getirdiğimiz bu eserlerle inşallah Denizli'ye de Türkiye'ye de çağ atlatıyoruz. Doğu-batı ayrımı yapmadan, kuzey-güney ayrımı yapmadan, memleketin her köşesini pırıl pırıl bir alana getirmek için gece gündüz demeden koşturuyoruz, çabalıyoruz. Türkiye'de AK Parti hükümetleri işbaşına gelmeden önce, Türkiye yol, havaalanı, altyapı bakımından dünyada 39'uncu sıradaydı. 16 yılda yapılan bölünmüş yollar, köprüler, tüneller, havalimanları, hastaneler, barajlar ile beraber 16 yıl sonra Türkiye altyapı gelişmişliği bakımından dünyanın 9'uncu ülkesi haline geldi. Biz eserlerimizle konuşuyoruz. Laf üstüne laf değil, taş üzerine taş koyan bir iktidarın nesilleriyiz. Sizler bizim başımızın tacısınız. 16 yıldır Türkiye'nin köylerini, ilçelerini, şehirlerini ışıl ışıl, pırıl pırıl yapmak için gayret gösteriyoruz. Bunun ispatı bugün açılışını yaptığımız gibi bugüne kadar yaptığımız binlerce yatırım. Türkiye ekonomisine yönelik oluşturulmaya çalışan kafa karışıklığına karşı en güzel cevap, Denizli'deki bu yatırımlardır. İşte hizmet, işte Recep Tayyip Erdoğan. Denizli hazır mısın? Milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan'ı karşılamaya hazır mısın?" ifadelerini kullandı.

'MİLLETE HİZMETKÂR OLMAYA GELDİK'

Türk bayraklarıyla donatılan alındaki törende son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kürsüye çıktı. "Denizli, sevgili Denizli, 6 aylık bir aranın ardından yine sizlerle birlikteyim" sözleriyle konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Gelmiş geçmiş cumhurbaşkanları, başbakanları arasında ülkemizin şehirlerini şahsım kadar ziyaret eden, vatandaşlarla iç içe olan bir başka kişi bulamazsınız. Çünkü biz milletin iradesinin üzerinde irade tanımıyoruz. Çünkü biz içinizden çıktık ve sizinle birlikteyiz. Bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Bunu da bir şeref payesi olarak görüyoruz. Kendi sırça köşklerinde siyaset yaptığını sananlar, milletin ne yaptığını, ne yaşadığını bilemezler" dedi.

KONUŞMASINA EZAN ARASI VERDİ

Bu sırada ikindi ezanın okunmaya başlaması üzerine konuşmasına kısa bir ara veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ardından sözlerine devam ederek, "40 yıldır siyaset yolunda milletimizle birlikte yürüyoruz. Allah nefes verdiği sürece aynı şekilde bu yolda birlikte yürüyeceğiz. Denizli'ye de elimiz boş gelemezdik. Yatırımlarımızın toplu açılışını yapıyoruz" dedi. Denizli ve ilçelerinde açılışı yapılan tesisleri sayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti alametifarikası hizmet olan bir parti. CHP falan bu işten anlamaz. Ben istanbul'u kimden aldım? CHP'den aldım. CHP'den belediyeyi aldığımız zaman susuzdu. Çöp dağları vardı, hava kirliliği maalesef tavan yapmıştı. 180 kilometre dağları delerek su getirdik. Ve 2040'a kadar İstanbul'un su sorununu çözdük. Biz buyuz" diye konuştu.

'İNŞALLAH BİR DENİZLİLİ İLE İZMİR'İ ALACAĞIZ'

CHP'li belediyenin yönettiği İzmir'e de değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yahu İzmir'de bile su sorunu vardı. İzmir'in su sorununu da Devlet Su İşleri ile biz çözdük. Baraj yapmak büyükşehirlerin görevidir ama yapamadılar, biz yaptık. Şimdi inşallah İzmir'i de alacağız, ona hazırlanıyoruz. İnşallah bir Denizlili ile de İzmir'i alacağız. Hep birlikte gayret göstereceğiz" dedi.

Geçmişte İstanbul Ümraniye'de çöp dağlarının patladığını ve 39 kişinin hayatını kaybettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bay Kemal haberin var mı senin bundan? Sen önce bunun hesabını ver ya. Hava kirliliği almış başını gitmiş, gazeteler maske dağıtıyordu. 50 bin haneye doğal gaz gelmişti. Belediye başkanlığımızda 1 milyon 250 bin eve doğal gaz bağlattım. Bir anda İstanbul'un hava kirliliği temize dönüştü. Şimdi ben şunu söylüyorum; CHP demek, çöp demektir. CHP demek, susuzluk demektir. CHP demek, hava kirliliği demektir. CHP demek, yolsuzluk demektir. CHP demek, yasaklar demektir. İste biz bunları kaldırdık. Daha iyi olacağız."

Millet bahçelerini açtıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet kıraathanelerine de değinip, "CHP ne dedi, 'AK Parti kumarhane açıyor' dedi. Yakışmıyor ama 'Dervişin zikri ne ise fikri de odur' derler. Çünkü bunların işi gücü okey koyacak ıstakaları, tuğlaları dizecek. Bunların işi gücü bu. Kıraathane ne demek? Okuma evi. Manasını bilmiyor. Burada gençlerimiz gelip derslerini çalışacak. Ama simidini de çayını da kahvesini de kekini de orada bulacak. Bu bir lütuf değil, devletin milletiyle kaynaşması demektir" dedi.

'ÇUKURLARI ONLARA MEZAR EDECEĞİZ'

"15 yılda tek politikaları var. Recep Tayyip Erdoğan'a çamur atmak, bunun için her türlü rezilliği sergilemekten geri durmuyorlar" diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirip şunları söyledi:

"Bay Kemal bak terörle mücadelede neler yapıyoruz, gördün mü? Duydun mu? Sincar'a girdik mi? Girdik. Karaçok'a girdik mi? Uçaklarımız o PKK'lı teröristlere oraları mezar yaptı mı? İftihar etmen lazım. Unutma Bay Kemal, o kol kola gezdiğin teröristlerin açtıkları çukurları onlara mezar edeceğiz mezar. Sen kimlerin yanında yer alacağını hâlâ öğrenemedin. Sen onların yanında durmaya devam et. Biz milletimizle beraber yürüyeceğiz. Ne dedik, 'Bir gece ansınız gelebiliriz.' Geldik mi? Geldik. Zeytindalı operasyonu yaptık mı? Sincar'ı yaptık mı? Yaptık. Nerede bir sıkıntı varsa orada biz olacağız. Çıkmışlar parlamentoda bize akıl veriyorlar. Diyorlar ki böyle böyle arkadaşlarımızı vurdu. Sizin arkadaşlarınız değil mi vatandaşlarına birbirini vurduran. Benim Kürt kardeşlerimi sokağa dökenler bunlar değil mi? Şimdi bir tanesi içeride yatıyor. Çıkması lazım diyorlar. Adaletin bedeli ne ise onu ödeyecek. Bölücü terör örgütünün başıyla yaptıkları ortada. Hale bak. PKK'sı PYD'si YPG'yi FETÖ'sü bunların hepsi aynı. Ve bunlarla beraber halkımızı böldüler, parçaladılar. Milletimize ifade edebilecekleri hiçbir planları, projeleri, hayalleri hedefleri olmadığı için işi yüzsüzlüğe vurdular."

'BAY KEMAL O DÖNEM KAPANDI'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na eleştirilerini sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"CHP'nin başındaki zat, bütçe görüşmelerinde hepsi yalan bir sürü zırvayı peş peşe sıraladı. Aslında ben bu zatı muhatap almayacağım ama halkımız bazı gerçekleri bilsin istiyorum. Diyor ki 'Hastanelerde tedavi yapılmıyor, muayene yok.' Bay Kemal senin genel müdürlüğün dönemindeki hastaneler artık yok. Onlar mazi oldu. Artık benim halkım geçekleri biliyor. Rahatlıkta hastanelere gidiyor. Öyle senin dönemindeki kuyruklar yok. Rehin alınanlar yok. Onlar senin genel müdürlüğündeydi. İlacını alamıyordu benim milletim. Ama şimdi hastanenin eczanesinden almasına gerek yok. İstediği eczaneden alıyor. Bu zat Türkiye'de yargıya olan güvenin düştüğünü söylüyor. Tabii bunu neye göre, hangi araştırmaya göre ifade ettiği meçhul. Uluslararası kuruluşlarını araştırmasında ülkemizde yargıya olan güvenin diğerlerine göre oldukça yüksek seyrettiği görülüyor. Geçmişte önce vesayet güçlerinin, ardından FETÖ tarafından yıpratılan adalet sistemiz her şeye rağmen milletimizin gönlündeki müstesna yerini koruyor. Ülkemiz ve yargımız böylesine bir ölümcül virüsten temizlenmişken çıkıp yargıya güvenden bahsetmek terör örgütlerinin değirmenine su taşımaktır. Hiç kusura bakmasınlar. Bay Kemal o dönem kapandı. Ülkemizde adalet sistemi sadece Türk milleti adına görev yapacak."

Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik sert eleştirilerde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu zat Meclis kürsüsüne çıkıyor. 'Türkiye'de bir darbe varsa o da 20 Temmuz darbesidir' diyor. Yahu bu ne gaflet. Sen korkaksın korkak. Sen vatansever değilsin. Sende milliyetperverlik yok. 20 Temmuz'da ne olmuş onu da söyleyeyim. FETÖ ihanet çetesinin darbe teşebbüsünden sonra TBMM'yi 20 Temmuz'da toplamışız, hükümetin OHAL kararını onaylamıştır. Bay Kemal egemenlik kayıtsız şartsız milletin değil mi? Bay Kemal bu kararı kim aldı? Milletin Meclis'i aldı. Kararı alan kararı veren TBMM, iş bitmiştir. Bu zat kendisinin de içinde yer aldığı TBMM'nin iradesini darbe olarak niteliyor. Bu ne anlayıştır yahu. Bunların milletin ve onun temsilcilerine saygısı işte bu kadar. Darbeleri her seferinde yâd edenlerin Meclis kararlarına darbe demesi kadar tabii bir şey olamaz. Çünkü demokrasi ve milli irade bunların fıtratına ters. Bunlar bu işten anlamaz. Bunlar darbecilerle beraber. FETÖ'ye terör örgütü demeyenler, bölücü örgütün temsilcileriyle koyun koyluna seçime gidenler elbette Meclis darbesi diyecek."

'BİZİM MHP İLE AZAMİ MÜŞTEREKLERİMİZ VAR'

"Bak 31 Mart'ta yine terör örgütüyle koyun koyuna gidiyorlar. Bunların koalisyonlarında ne var malum. Terör örgütünün beslemesi parti var. Biz MHP ile bir Cumhur İttifakı oluşturduk ve seçime gidiyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şöyle dedi:

"Bizim MHP ile azami müştereklerimiz var. Onun içinde Cumhur İttifakı'nı oluşturduk. İnşallah 31 Mart'ta Cumhur İttifakı'nın zaferini hep birlikte yaşayacağız. Şimdi bunlar çıkıyor Türkiye'nin ilkeli ve ahlaklı durduğu Cemal Kaşıkcı cinayetiyle ilgili akla ziyan iddialarda bulunuyorlar. Cinayeti işleyenlerin ellerini kollarını sallayarak kaçtığını söylüyor. Azıcık aklı izanı olanlar bu sözleri etmeye utanır. Olayın nasıl gerçekleştiğini defalarca anlattım. TBMM'deki grup toplantısında tüm dünyaya seslendim. Türkçe, İngilizce, Arapça yayın, üç dilde yayın yapıldı ki tüm dünya bunu duysun. Ama kulağı var duymuyor, gözü var görmüyor. Yargı, emniyet, istihbarat birimlerimiz belgeleri adeta iğne ile kuyu kazarak büyük emek sarf ederek ortaya çıkardılar. ABD'den geldiler dinlettik. Suudi Arabistan'dan geldiler dinlettik. Fransa'dan, İngiltere'den geldiler, dinlettik. Niye, hakikat ortayla çıksın. Adalet yerini bulsun. Bak sonunda ne oldu, ABD senatosu kararını verdi. Bunun arkasında filanca var. Hâlâ kovalıyoruz. Kovalayacağız. Dünyanın tamamının gördüğü ve takdir ettiği bir hususu Bay Kemal görmüyorsa bu da kendi sorunudur. Milletimiz hak ettiği kararı 31 Mart'ta bir kez daha verecek."

ELEŞTİRİLERİNİ SÜRDÜRDÜ

Konuşmasının bu bölümünde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına değinip cevap veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"CHP'nin başındaki zat yine pek çok mesele gibi aynı şeyi yapıyor. Terör örgütleriyle birlikte oluyor. Onlara sıcak mesajlar gönderiyor ve bütün bunlar karşısında biz terör örgütleriyle mücadelemizi Gabar'da, Cudi'de hiç aralık vermeksizin devam ettiriyoruz. Ve devam ettireceğiz. Kılıçdaroğlu'nun yine önümüze getirdiği yalan, bilmem ne kadar gazeteci cezaevinde. Bunlar gazetecilik faaliyeti nedeniyle cezaevinde değil. Bunlar gazeteciliği bıraktıktan sonra terör örgütleriyle iş birliği yapanlar. Mesleğini gazeteci olarak yapanların bir kısmı terör örgütleriyle iş birliğinden bir kısmının da adi suçlardan cezaevinde olduğunu gördük. Gazetecilerin cezaevinde olduğunu söylemek ancak ülkemize husumet olur. İşsizlik diyor. Kılıçdaroğlu'nun iyice diline doladığı bir konu. İş gücü arzındaki büyük yükselişe karşı ihtiyatı 20 milyondan 29 milyonun üzerine çıkardık. 9 milyon vatandaşımıza çalışabileceği bir başarı yakaladık. Ha işsizlik yok mu? Ebette var. Bunlar mevsimliktir. Zaman zaman düşer, zaman zaman tırmanır. Bunları için yatırım yapıyor muyuz? Yapıyoruz. İstikrar lazım, güven lazımı, teşvik uygulamaları da lazım. Bunları da yapıyoruz."

'NEREDE KARALAMA VARSA, CHP ORADA'

"Nerede ülkemizin aleyhine bir iş varsa CHP orada. Bir saldırı varsa CHP orada. Milli çıkarlarımıza yönelik bir sabotaj varsa CHP orada. Nerede bir karalama varsa CHP orada" diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının devamında şunları söyledi:

"İşte Fransa'da sarı yelekliler var, CHP orada PKK orada. Gezi olaylarında yine CHP orada. Çıkmışlar sokağa davet ediyorlar. Bu ne terbiyesizliktir yahu. Televizyon ekranından kendini bilmez, haddini bilmez, edep yoksunu, edep fukarası bir tanesi çıkmış sokağa davet ediyor. Ahlaksıza bak. Zaten bunlara yargı gereken dersi verecektir. Ben buna inanıyorum. Sen ne yapıyorsun. Burası Paris mi? Gezi olaylarında zaten herkes dersini aldı. 15 Temmuz'da zaten herkes dersini aldı. Bu ülkede buna tevessül edenler bunun bedelini ağır öderler. Bu Türkiye'yi bu günlere, terör örgütlerine, CHP'ye rağmen getirdik. Kılıçdaroğlu'nun tahrik etmeye çalıştığı bir başka kesim ise emeklilerimiz. Şimdi rakamlarla söylüyorum. İktidara geldiğimizde emekli maaşı neydi biliyor musunuz, 66 lira alan emekli vardı. Son düzenlemeyle 1000 liranın altında emekli maaşı bırakmadık. Bakın 66 lira nire 1000 lira nire. Bu yıl başlattığımız uygulamayla Ramazan ve Kurban bayramlarında emeklilerine biner lira ikramiye veriyoruz. Bay Kemal senin bu rakamlardan haberin var mı? Ama Bay Kemal'in kılavuzu karga ben ne yapayım. Üstelik bu rakamlara banka promosyonları dahil değildir. Şimdi çıkmış şu yalana bak ya 'Öğrencilerin kalacağı yurt yok' diyor. Bu kadar vicdansız olunmaz. Göreve geldiğimiz zaman 182 bin yatak kapasitesi vardı şimdi 689 bin oldu. Bunun yanında 214 bin yatak kapasite artışını yapacak ihale süreci devam ediyor. Kaldı ki Bay Kemal, 75 üniversiteyle başladık şu anda 206 üniversite var. Bu zatın bir de sürekli şehit yakınlarımızı, gazilerimi istismar etmesi var. Gerçi şehit yakınlarımız, gazilerimiz kendisine her fırsatta gereken cevabı veriyor. Bu provokasyonlardan vazgeçmiyor. Yine Kılıçdaroğlu'nun bütçeyle borçlarla ilgili verdiği rakamlar, kendisinin hâlâ 1990 Türkiye'sinde takılı kaldığını gösteriyor. Dün mesela 100 birim olan ekonomimizin büyüklüğü 300-400 birime çıkmış. Bu hâlâ 100 birime göre hesap yapıyor. Borç faizleri konusunda da aynı rakam oyunlarını yapıyorlar. Bu zat elmayla armudu karıştırıp aklınca oyun yapıyor. Hayatını yalan üzerine kuran, yalanları yüzüne vurulunca pişkince bir başka yalana baş vuran siyasetçinin sonu, olduğu yerde debelenip durmaktır. Eğer milletimizin önüne çıkıp özür dilemezse ki zannetmiyorum, bu yalanları ortaya çıkarmaya devam edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından Denizli'deki belediye yatırımlarının açılışını yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra Çardak Havalimanı'na geçerek havayolu ile Denizli'den ayrıldı.

AÇILIŞI YAPILAN PROJELER

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Denizli'deki toplu açılış töreninde; Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin 861 milyon 184 bin 609 TL'ye mal olan 135 projesini, ilçe belediyelerinin 473 milyon 55 bin 795 TL'lik 119 projesini, Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 31 milyon 245 bin 360 TL'ye mal olan 7 projesini, TOKİ'nin 14 milyon 659 bin TL'ye mal olan 1 projesini, Orman Bölge Müdürlüğü'nün 8 milyon 22 bin TL'ye mal olan 13 projesini hizmete açtı. Cumhurbaşkanı Erdoğan toplamda 1 milyar 388 milyon 166 bin 764 TL'lik 275 projenin açılışını gerçekleştirdi.

DHA

Güncelleme Tarihi: 15 Aralık 2018, 18:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

istanbul escort

istanbul escort

kaak iddaa kaak bahis gvenilir bahis siteleri iddaa siteleri en iyi bahis siteleri illegal bahis en iyi canlı bahis siteleri casino siteleri canlı bahis siteleri ensobet yelik bonus veren siteler

istanbul escort

istanbul escort