17 Kasım 2018, Cumartesi

Haberin Kalbi - Türkiye'nin En Güncel Haber Sitesi

Çıktı, çıkacak derken bir türlü çıkmayan yasa

Çıktı, çıkacak derken bir türlü çıkmayan yasa

Hayvanların korunmasına dair 2004 yılında çıkarılan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu sorunlu maddeleri nedeniyle yıllardır tartışma konusu. Tartışmanın temelinde ise  yasada hayvanların “can” değil, “mal” olarak görülmesi. Türk Ceza Kanunu, sadece “sahipli” hayvanlara verilen zararı cezaya tabi tutuyor. Bu ceza da malı zarar gören kişiye tazminat niteliğinde.

YASA İÇİN İLK GİRİŞİM 2011’DE YAPILDI

Tüm partilerin üzerinde uzlaştığı “Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ise 2011’de dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanarak Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Ancak bu tasarı da eksikleri nedeniyle kamuoyunda çokça tartışılmış hatta hayvan hakları savunucular konu ile ilgili Dolmabahçe ofisinde dönemin başbakanı Erdoğan ile görüşerek tasarıdaki eksiklerin giderilmesini talep etmişti. Tartışmalı tasarı 2014’ten bu yana askıda bekliyor.

Mevcut haliyle yasa  bir hayvana işkence yapılmasını ya da öldürülmesini, dışarıya çöp atmak ya da kapalı alanda sigara içmek kabahatleriyle eş değer tutuyor. Yani bir hayvana zarar veren kişinin mahkemeye bile çıkmadan bir ücret ödemesi, cezasını çekmesine yetiyor.

“KABAHAT” KAPSAMINDAN ÇIKIP “SUÇ” OLACAK

2014 yılında askıya alınan yasası tasarısı medya, sosyal medya ve konuyla ilgilenen kuruluşların baskısıyla neredeyse her yıl tekrar tekrar gündeme getiriliyor. 2011-2018 yılları arasında Orman ve Su İşleri Bakanlığı görevini yürüten Veysel Eroğlu 2016 Haziran ayında yaptığı bir açıklamada, hayvanlara yönelik işkence ve kötü muamelenin “kabahat” kapsamından çıkarılıp “suç” olarak kabul edileceğini, yasa tasarısında faillere yönelik hapis cezası getirileceğini söylemişti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Umut Oran da 2017 Şubat ayında 5199 nolu Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına dair bir kanun teklifi sunmuş, ancak hayvan hakları savunucularından gelen tepkiler üzerine kanun teklifini güncelleyerek İstanbul milletvekili Melda Onur’la birlikte yeni bir kanun teklifi hazırlayarak 26 Haziran 2017'de meclise sunmuş ancak bu tasarı da yasalaşmamıştı.

YILLARDIR SONA GELİNİYOR AMA BİR TÜRLÜ SONUCA GELİNEMİYOR

 

2017 Aralık ayında Erzincan Orduevi'nde bir askerin yavru kediye yaptığı işkence görüntüleri sosyal medyada büyük tepki çekmişti. Gözaltına alınan er Taner H. mevcut kanunun yetersizliği sebebiyle serbest kalmıştı. Olayın yarattığı infial sonrası Bakanlık hayvanlara işkence çektiren, canice katleden, nesli tehlike altında olan türleri avlayanlara verilecek cezaları gözden geçiren bir çalışma başlattığını duyurmuş hayvanlara yönelik işlenen suçların belirlenmesinde sahipli sahipsiz ayrımı da ortadan kaldırılarak hapis cezası getirileceği ilan edilmişti.

Aralık 2017’de Erzurum’a yaptığı bir ziyarette konuyla ilgili bir soruyu yanıtlayan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Yine hayvanları korumaya ilişkin düzenlemelerde de son aşamaya geldik. Kurumlarımızla birkaç aydır yaptığımız çalışmayı nihayete erdirmek üzereyiz. Kurumlarımızın da son görüşünü aldıktan sonra bunu kamuoyuyla paylaşıp, Meclis’e inşallah sevk edeceğiz. Bu yapılan çalışmayla da hayvanları bir ‘mal’ olarak gören anlayıştan onları da bir ‘can’ olarak gören anlayışa dönüşecek şekilde bir düzenlemeyi yapacağız inşallah. Çünkü ‘Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü’. Bunların hepsi bizlere emanettir. Hayvanlar da insanlara emanettir. Kötü muamele, işkence asla kabul edilemez. Bu husus ile ilgili de yasadaki hangi ihtiyaçlar varsa bunları tekrar gözden geçirip kamuoyuyla paylaşacağız. Ak Parti hükümeti bu konuda çok önemli adımlar attı ama uygulamada kötüye kullanılan ya da boşluk olan hususları da tekrar göz önüne alıp, para cezalarını artırıp, hapis cezasını getiren çalışmaları tamamlamış olacağız.” demişti.

MART VE NİSAN’DA BİR KEZ DAHA GÜNDEM

2017 yılının Aralık ayında Erzincan Orduevi'nde yaşanan trajedinin ardından yeniden harekete geçilmiş konunun en kısa sürede Meclis’e taşınacağı ifade edilmişti. Yıllardır sürüncemede olan konunun bir kaç ay içinde çözüleceği sözü verilmişti. 2018 Mart ayına gelindiğinde medyanın baskıları sonucu Adalet Bakanlığı
nihayet devreye girmiş talepler doğrultusunda bir kanun tasarısı taslağı hazırlandığını ve taslağın Türkiye genelindeki adalet komisyonu başkanlıklarına görüş
için gönderildiğini beyan etmişti.

 

Yasalaşması beklenen yeni metinde, sahipli veya sahipsiz hayvana eziyet eden ya da öldürenler 4 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabileceği; birden çok hayvana karşı bu suçu işleyenin cezasının ise yarı oranında artırılarak 4,5 yıla çıkabileceği belirtilmişti. Tasarıda nesli yok olma tehlikesi altında olan bir hayvanı öldürene 3 yıldan 7 yıla kadar; hayvanları birbirine zarar verecek şekilde dövüştürenlere de 2 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilebilecekti.

Nisan 2018’de Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Bakanlar Kurulu toplantısında düzenlemenin detaylarını anlatmış toplantı sonrasında Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ ayrıntıları kamuoyuyla paylaşmıştı. Bozdağ açıklamada tasarı ile ilgili, “Hayvanları Koruma Kanunu ve bu konularla ilgili de bu tasarı içerisinde önemli düzenlemeler yer almaktadır. Bunlardan sadece bir tanesini paylaşmak istiyorum. Sahipli veya sahipsiz hayvanları öldürmek, işkence veya eziyet etmek bugüne kadar idari para cezasını gerektiriyordu. Bu düzenlemenin yasalaşmasından sonra suç olarak tanımlanacak ve hapis cezası uygulamasına geçilecektir. Bu da son derece önemli bir değişikliktir” demişti. Ancak tasarı tüm eksiklerine rağmen maalesef yasalaştırılamadı.

24 HAZİRAN’DA YENİDEN GÜNDEM

Neredeyse her seçim döneminde tekrar tekrar gündeme gelen ancak hiç bir sonuca ulaşılamayan tasarı, son olarak 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleri öncesinde yeniden tartışma konusu oldu. Tartışmayı gündeme getiren ise Haziran ayı başında Sakarya’nın Sapanca ilçesinde ormanlık alanda işkence edilerek bacakları kesilmiş halde bulunan bir yavru köpek. İşkencenin boyutu ve olaya medyanın ilgisi konuyu ülke gündeminde ilk sıralara taşıdı ve Hayvan Hakları Yasası seçime giren bütün partilerin ve cumhurbaşkanlığı adaylarının seçim vaatleri arasına girdi.

2018 Haziran ayında Sakarya'nın Sapanca ilçesinde ayakları kesilen yavru köpek gördüğü işkenceye dayanamayarak hayatını kaybetmişti.

2018’in Haziran ayında Sakarya’nın Sapanca ilçesinde ayakları kesilen yavru köpek gördüğü işkenceye dayanamayarak hayatını kaybetmişti.

SEÇİMDEN SONRA İLK İŞİMİZ

 

İşkence edilen yavru köpeğin hayatını kaybetmesinin ardından 16 Haziran’da Yozgat’ta gazetecilere açıklama yapan dönemin Hükümet Sözcüsü ve eski Adalet bakanı Bekir Bozdağ, hayvanlara işkence ve eziyet yapanlara hapis cezası getirileceğini açıklamış “Olayın failleri ile ilgili geniş kapsamlı çalışma yürütülüyor. Bu vahşiliği kim işlediyse onlar tespit edilecektir ve gereği mutlaka yapılacaktır. Normal bir insanın, insan tavırları taşıyan bir kişinin böylesi bir vahşete imza atması kabul edilemez. Hükümet olarak hayvanları koruma kanununda önemli değişiklikler yapma kararı almıştık. Adalet bakanlığımız bir kanun tasarısı hazırlamıştı ve kamu oyuna biz bunu sunmuştuk” ifadelerini kullandı.

Konuya ilişkin bir açıklama da Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’den geldi. “Hayvanlar aleyhine işlenen öldürme ve eziyet eylemlerine hapis cezası getiren çalışmamızı bir süre önce kamuoyuyla paylaşmıştık. Kanunlaştırılması seçim sonrası ilk icraatlarımızdan olacak” diyen Gül, bu sözlerini seçim kampanyalarını anlatığı bir televizyon programının canlı yayınında da tekrar etmiş “Kanunlaştıracağımız ilk yasa hayvanları korumaya ilişkin bu düzenlemeler olacaktır. Cumhurbaşkanımızın hassasiyeti var” ifadelerini  kullanmıştı.

Seçimlerden bir ay sonra 29 Temmuz 2018’de bu kez kişisel Twitter hesabından bir açıklama yapan Adalet Bakanı Gül, “Hayvanlara karşı işlenen, vicdan ve merhametle bağdaşmayan eylemleri suç haline getiren düzenlemenin AKP teklifi ile en kısa sürede Meclisten geçeceğine inanıyorum” mesajını paylaştı.

 

ERDOĞAN: BU YASA HÂLÂ NEYİ BEKLİYOR?

 

24 Haziran seçimlerinden 3 ay 25 gün sonra sözü bu kez en yetkili isim Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan aldı. 18 Ekim 2018’de yapılana AKP MYK toplantısında gelecek dönemde ele alınacak yasal düzenlemelerle ilgili bilgi alırken, konu Hayvan Hakları Yasası'na geldi. İddiaya göre Erdoğan toplantıda, “Bu yasa hâlâ neyi bekliyor? Bir an önce çıkartın” dedi. Erdoğan, hayvanlara işkence yapanlarla ilgili haberleri ve kamuoyunun tepkilerini dile getirerek, “İnsanlıktan nasibini almamış, bu vicdansızları her gün görüyoruz. Bu nedir böyle” diyerek tepki gösterdi. Erdoğan, yasal düzenleme yapılana kadar AKP belediyelerin uyarılmasını ve bu konuya özen göstermelerini de istedi.

SON AÇIKLAMA: HAYVANLARA EZİYET EDENE HAPİS CEZASI GELİYOR

Bir türlü .çıkmayan yasayla ilgili son açıklama yine Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’den geldi. Gül katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamada  “Hayvanlara eziyet gösterenlere hapis cezası gelecek” dedi. Bakan Gül konuyla ilgili şunları söyledi: Sahipli hayvanlara biri zara verirse davaya konu edebiliyoruz. Sahipsiz hayvan can taşımıyor mu? Sahipli sahipsiz hayvan ayrımını kaldırdık. Her ikisine de kötü muameleye ceza öngördük. Hayvanlara eziyete hapis cezası öngören bir düzenleme hazırladık. Hayvanlara eziyet gösterenlere hapis cezası gelecek. Pet shoplar, barınaklar var. Bakanlığımız bu konudaki önemli gelişmeleri düzenleme önerileri oldu. Yakın zamanda bu konunun gündeme geleceğini ve yasalaşacağını düşünüyoruz. Bir insan hayvan dostu olmak zorundadır.

YASA NE GETİRİYOR?

Yıllardır yılan hikayesine dönen ve her defasında çıktı, çıkacak denilen ama bir çıkmayan yasa taslağına göre, sahipli veya sahipsiz hayvanlara işkence yapan, öldürenlere 4 aydan başlamak üzere 4.5 yıla kadar hapis verilecek. Birden çok hayvana karşı bu suçu işleyenin cezası yarı oranında artırılarak 6 aydan 4.5 yıla çıkacak. Nesli yok olma tehlikesi altında olan hayvanları öldürenler 7 yıla kadar hapse mahkûm edilecek. Hayvanları birbirlerine zarar verecek şekilde dövüştürenler 2 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.
Sahipli hayvana karşı işlenen suçlar sahibinin şikâyetine, sahipsiz hayvanlara işlenen suçlar ise Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvurusuna bağlandı. Bakanlık bu görevi bölge müdürlükleri ile il ve ilçelerdeki taşra teşkilatları aracılığıyla yerine getirecek.

BAYRAKLI
yukarı çık