Yalçın Karatepe: Merkez Bankası Başkanı yatırım bankacısı gibi yatırımcılara öğütlerde, önerilerde, tavsiyelerde bulunamaz

GÜNDEM 24.01.2024, 11:44
Yalçın Karatepe: Merkez Bankası Başkanı yatırım bankacısı gibi yatırımcılara öğütlerde, önerilerde, tavsiyelerde bulunamaz

CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Karatepe, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Hafize Gaye Erkan hakkında çıkan iddiaların ardından, “Erdoğan iktidarı Hafize Gaye Erkan konusunda çok sessiz duruyor. Bu konu bir haftadır Türkiye'nin gündeminde olmasına rağmen iktidar kanadından henüz bir açıklamanın yapılmamış olması, yani ona sahip çıkılmıyor olması onun gözden çıkarılıp çıkarılmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Erdoğan, Erkan’a eğer sahip çıkacaksa ‘Türkiye'de ailenin ne kadar önemli, anneliğin ne kadar ulvi bir şey olduğu, bebek anne ilişkisi’ üzerinden sahip çıkabilir. O zaman anlarız ki Hafize Gaye Erkan yerinde kalacak. Ama hiç bu konu yokmuş gibi açıklamalar olursa ya da bu konuya girmezse muhtemelen Gaye Erkan'ın görev süresinin sonuna hızla yaklaştığımız anlamı çıkar buradan diye düşünüyorum” diye konuştu. Karatepe, “Merkez Bankası başkanlarının yatırımcı toplantılarına gitmeleri bizim alışık olduğumuz bir şey değil. Merkez Bankası para politikasını uygular. Fakat Gaye Erkan’ın geldiği günden beri yaptığı açıklamalara baktığımızda, ‘Yatırım teklifleri bana geliyor. Ben bunlara bakıyorum. Hatta önerilerde bulunuyorum’ gibi açıklamaları var. Merkez bankacılığı başka bir şeydir. Yatırım bankacılığı başka bir şeydir. Merkez Bankası Başkanı yatırım bankacısı gibi yatırımcılara öğütlerde, önerilerde, tavsiyelerde bulunamaz. Bu, Merkez bankacılığına aykırı bir şey” dedi.

TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan hakkında geçen günlerde birçok iddia ortaya atıldı. Hafize Gaye Erkan’ın babası Erol Erkan ve annesi Gamze Erkan’ın bankanın iç yönetimine müdahil olduğuna ve bankanın olanaklarını kullandıklarına dair kamuoyuna birçok haber yansıdı. Erkan hakkındaki birçok haberin ortaya çıkmasının nedeninin AKP içindeki ‘klik savaşı’ olduğu iddiaları da ortaya atıldı. Ekonomi gazetecisi Erdal Sağlam, Erkan’ın yaklaşık bir aydır ‘yatırım görüşmeleri’ için ABD’de olduğunu yazdı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de bu görüşmelere katılım sağlayacağı duyurulmuş fakat daha sonra Şimşek’in ABD ziyaretine gitmeyeceği açıklanmıştı.

22 Ocak Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında yapılan Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısına katılan Erkan’ın Türkiye’ye döndüğü anlaşıldı. Yaklaşık bir haftadır Türkiye kamuoyunu meşgul eden iddialara ilişkin ne Hafize Gaye Erkan ne de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan henüz açıklama yapmadı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Karatepe, son günlerde TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan hakkında çıkan iddiaları, TCMB’de ilerleyen günlerde neler yaşanabileceğini, Erkan’ın görevden alınıp alınmayacağını ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. Karatepe, şunları söyledi:

“MERKEZ BANKASI BAŞKANI'NIN BİR AY YURT DIŞINDA BULUNMASI HİÇ GÖRÜLMEDİK BİR ŞEY. DEMEK Kİ BİR SORUN VAR”

“Merkez Bankası Başkanı'nın gündeme gelmesi geçen hafta kamuoyuna yansıyan, babasının kurumda birtakım işlere müdahale ettiği, personel görevlendirmelerinde ya da atamalarında rol aldığı ile başladı. Sonra iyice detaylı hale geldi. Dolayısıyla kamuoyunun Merkez Bankası Başkanı'na ilişkin ilgisi buradan ortaya çıktı. Fakat sonradan fark ettik ki aslında Merkez Bankası başkanlığı ya da ekonomi yönetimi arasında ciddi birtakım sorunlar yaşanıyormuş. Bunu nereden öğrendik? Merkez Başkanı işte düne kadar Türkiye'de yokmuş. Yaklaşık bir aydır yurt dışında bulunuyormuş. Merkez Bankası Başkanı'nın bir ay yurt dışında bulunması hiç görülmedik bir şey. Demek ki bir sorun var. Bu sorunun bir biçimde kamuoyuna yansıması başka mekanizmalar üzerinden, bu personel ve Merkez Bankası Başkanı'nın babasının süreçlere müdahil olmasına ilişkin…

“BÜTÜN KURUMLARDA GÖRDÜĞÜMÜZ, TÜRKİYE’DE KURUMSAL KAPASİTENİN CİDDİ ŞEKİLDE ZAFİYETE UĞRATILMIŞ OLMASININ BİR SONUCU. MERKEZ BANKASI BUNUN EN SON ÖRNEĞİ”

Türkiye'nin kurumsal yapısında bir kamu görevlisinin, aile yakınlarının süreçlere müdahil olması bizim kabul edebildiğimiz bir şey değil. Bunu şiddetle reddetmek lazım. Çünkü Türkiye'de devlette herkesin yetki ve sorumlulukları çok açık ve net bir biçimde yazılmıştır. Merkez Bankası Kanunu'na baktığınızda Merkez Bankası Başkanı’nın yetkilileri, görevleri, sorumlulukları ayrıntılı bir biçimde yazılmıştır. İlgili yönetmeliklere baktığınızda Personel Genel Müdürünün nelerden sorumlu olduğu bellidir, yazılmıştır. Ama anlıyoruz ki babası süreçlere bir şekilde müdahil olmuş. Bu, Türkiye'de var olan AKP iktidarının devleti nereye getirdiğinin en son örneği. Benzer örnekleri başka kurumlarda da gördük. Bilal Erdoğan'ın yetkisi nedir? Ama bakıyorsun ‘Kartal İmam Hatip’ diye bir tanımlama var. Bütün arkadaşları devletin üst yönetim kadrolarına geliyor. Demek ki oradaki atama süreçlerine de hiçbir yetkisi olmayan bir siyasetçinin evladı bir şekilde müdahil oluyor. Dolayısıyla bu bütün kurumlarda gördüğümüz, Türkiye’de kurumsal kapasitenin ciddi şekilde zafiyete uğratılmış olmasının bir sonucu. Merkez Bankası bunun en son örneği. Eminim yüzlerce başka örneği, bizi izleyenler de kendilerinin bir şekilde ilişkide olduğu kurumlarda görüyorlar. Artık devlet denen organ zayıflatılmış. Bu ciddi bir sorun.

“ANLAŞILAN O Kİ MERKEZ BANKASI BAŞKANI'YLA EKONOMİ YÖNETİMİ ARASINDA CİDDİ SIKINTILAR OLDU”

Ekonomik açıdan baktığımızda anlaşılan o ki Merkez Bankası Başkanı'yla ekonomi yönetimi arasında, sorunun ne olduğunu bilmiyorum çünkü kamuoyuyla paylaşılan bir şey yok, ciddi sıkıntılar oldu ve Merkez Bankası Başkanı'nın bir ay Amerika'da kalması bunun göstergesi. Hazine ve Maliye Bakanı da bu yatırımcı toplantılarına ocak ayının başında gidecekti. Ama sonradan gitmeyeceği duyuruldu. Türkiye'de çok da konu olmadı.

“MERKEZ BANKACILIĞI BAŞKA BİR ŞEYDİR. YATIRIM BANKACILIĞI BAŞKA BİR ŞEYDİR. MERKEZ BANKASI BAŞKANI YATIRIM BANKACISI GİBİ YATIRIMCILARA ÖĞÜTLERDE, ÖNERİLERDE, TAVSİYELERDE BULUNAMAZ”

Merkez Bankası başkanlarının yatırımcı toplantılarına gitmeleri de bizim alışık olduğumuz bir şey değil. Merkez Bankası para politikasını uygular. O para politikası sonucunda yatırımcılar, Türkiye ekonomisine ilişkin iyi bir algıya sahip olursa o ülkeye gelir yatırım yapardı. Yabancı yatırımcılar açısından söylüyorum. Fakat Gaye Erkan’ın geldiği günden beri yaptığı açıklamalara baktığımızda, ‘Yatırım teklifleri bana geliyor. Ben bunlara bakıyorum. Hatta önerilerde bulunuyorum’ gibi açıklamaları var. Merkez bankacılığı başka bir şeydir. Yatırım bankacılığı başka bir şeydir. Merkez Bankası Başkanı yatırım bankacısı gibi yatırımcılara öğütlerde, önerilerde, tavsiyelerde bulunamaz. Bu, Merkez bankacılığına aykırı bir şey. Ama hangi kurum kendisinden beklenen şekilde faaliyet gösteriyor ki yetkisi olmayanlar pek çok konuda karar alabiliyorlar. Merkez Bankası da böyle davranıyor. Merkez Bankası Başkanı da böyle davranıyor.

“TÜRKİYE'YE OLUK OLUK FON GETİRECEĞİ BEKLENTİSİ VARDI. AMA TÜRKİYE'YE GELEN BİR PARA YOK. DEMEK Kİ BÖYLE KİŞİLERE BAĞLI OLARAK FON HAREKETİ OLMUYORMUŞ”

Çok büyük umutlar vardı. Amerikan finansal sistemine çok yakın olduğu için fonlarla ilişkisi olduğu beklentisiyle Türkiye'ye oluk oluk fon getireceği beklentisi vardı. Ama Türkiye'ye gelen bir para yok. Demek ki böyle kişilere bağlı olarak fon hareketi olmuyormuş. Türkiye gibi bir ülkede siz bu isimleri değiştirdiğinizde onlar beraberinde milyarlarca doları getirme gücüne de sahip değillermiş. O açıdan iktidarın beklentisi de biraz karşılanamamış gibi oldu.

“İKTİDAR KANADINDAN HENÜZ BİR AÇIKLAMANIN YAPILMAMIŞ OLMASI, YANİ ONA SAHİP ÇIKILMIYOR OLMASI ONUN GÖZDEN ÇIKARILIP ÇIKARILMADIĞI SORUSUNU GÜNDEME GETİRİYOR”

Bazı tartışmalara baktığımda sanki ekonomi politikalarına ilişkin görüş farklılıkları varmış da bundan kaynaklanabilirmiş. Vallahi Türkiye'de bütün ekonomi politikalarını Erdoğan belirliyor. Diğerleri bunun uygulayıcısı. Mehmet Şimşek de Hafize Gaye Erkan da bu politikaların uygulayıcısı. Bunlar kendi başlarına politika kararları alıp hayata geçiriyorlar falan değil. Cumhurbaşkanı onların ne yapmasına izin veriyorsa onu yapabiliyorlar. İlginç bir şekilde şimdiye kadar bürokratlara, siyasetçilere genel olarak baktığımızda kamuoyuna yedirmeyen bu konuda çok ciddi çaba sarf eden AKP ve Erdoğan iktidarı Hafize Gaye Erkan konusunda çok sessiz duruyor. Bu konu bir haftadır Türkiye'nin gündeminde olmasına rağmen iktidar kanadından henüz bir açıklamanın yapılmamış olması, yani ona sahip çıkılmıyor olması onun gözden çıkarılıp çıkarılmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

“ERDOĞAN ‘TÜRKİYE'DE AİLENİN NE KADAR ÖNEMLİ, ANNELİĞİN NE KADAR ULVİ BİR ŞEY OLDUĞU, BEBEK ANNE İLİŞKİSİ’ ÜZERİNDEN ERKAN’A SAHİP ÇIKABİLİR. O ZAMAN ANLARIZ Kİ ERKAN YERİNDE KALACAK”

Yarın AKP'nin grup toplantısı var. Erdoğan'ın Merkez Bankası Başkanı'na sahip çıkıp çıkmayacağını o toplantıda anlayacağız. Eğer hiçbir konuya girmezse demek ki Merkez Bankası Başkanı’nı gözden çıkarmıştır. Eğer sahip çıkacaksa Erdoğan şöyle bir açıklamayla ‘Türkiye'de ailenin ne kadar önemli, anneliğin ne kadar ulvi bir şey olduğu, bebek anne ilişkisi’ üzerinden sahip de çıkabilir. O zaman anlarız ki Hafize Gaye Erkan yerinde kalacak. Ama hiç bu konu yokmuş gibi açıklamalar olursa ya da bu konuya girmezse muhtemelen Gaye Erkan'ın görev süresinin sonuna hızla yaklaştığımız anlamı çıkar buradan diye düşünüyorum.

“GÖREVDEN ALINIRSA ‘BU DEVLETLE BAĞDAŞMAYAN TAVIRLARINDAN DOLAYI GÖREVDEN ALDIK’ DENİLEBİLİR. BUNUN ETKİSİ OLUR MU? BENCE ÇOK DA ETKİSİ OLMAZ”

Erdoğan, görevden alabilir. Alabilir ama zaten kamuoyunda öyle bir algı yaratıldı ki ya da öyle bir algı oluştu ki yaratıldı mı oluşturuldu mu onu bilemiyorum tabii. O da şu, onun yaptıkları, ettikleri de değil ama devlet anlayışıyla örtüşmeyen davranışlara sebep ‘babasına makam araçları, babasının personele müdahale etmesi, politikalara karışıyor olması’ falan gibi bir algıyı hem yurt içi yerleşikleri hem de yabancı yatırımcılara çok rahatlıkla satabileceğiniz bir argüman. Eğer görevden alınırsa ‘Bu devletle bağdaşmayan tavırlarından dolayı görevden aldık’ denilebilir. Bunun etkisi olur mu? Bence çok da etkisi olmaz. Şu anda kamuoyu onu görevden almaya hazır hale gelmiş gibi görünüyor.”

Karatepe, Erkan hakkında çıkan haberlerin AKP içindeki bir güç savaşı olduğu iddialarına ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı:

“Böyle iddiaların ortaya sürülüyor olması bile Türkiye'de devlet düzeninin yok edildiğinin bir göstergesi. Türkiye'de devletin kalmadığının bir göstergesi. Çok somut bir örnek verelim. Şu anki mevcut Federal Reserve’ün (FED, Amerika Merkez Bankası) Başkanı, ilk göreve kim tarafından getirildi? Trump tarafından göreve getirildi. Sonra Biden başkan oldu. Jerome Powell’in görev süresi doldu. Biden başkan koltuğundaydı ve aynı kişiyi görevine devam etmesi üzerine görevlendirdi. Şunu demediler. ‘Sen Trump'ın adamıydın. O atadı. Biz geldik.’ İşini yapıyor musun kardeşim? Beklenti de o zaten, işini yapması. Amerikan Merkez Bankası Başkanı da Merkez Bankası başkanlığı yapıyor.

“DEVLET DÜZENİNİ, KURALLARI YOK EDERSENİZ KLİKLER DE BİRBİRİYLE ÇATIŞIR. HERKES KENDİ EKİBİNDEN BİRİSİNİ O GÖREVE GETİRMEYE ÇALIŞIR. BUNUN DEĞİŞMESİ LAZIM”

Bu devlet düzeninin bile yok olduğunun göstergesidir. Oraya birisi atanacaksa, eğer bir değişiklik olacaksa onun performansına ilişkin olmalıdır. Mevcut atama ilkelerine göre bunun yapılması gerekir. Bizdeki kanunlara göre Merkez Bankası Başkanı görev süresi doluncaya kadar görevden alınamaz. Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan bir kanun hükmünde kararname çıkardı ve onun içerisine ‘performansını yeterli bulmadığı herkesi görevden alma’ yetkisini kendi kendine verdi. O kanun hükmünde kararnameye atıfta bulunarak Merkez Bankası başkanlarını değiştiriyor. Dördün üzerinde Merkez Bankası Başkanı değişimi oldu son 5-6 yıl içerisinde. Dolayısıyla devlet düzenini, kuralları yok ederseniz klikler de birbiriyle çatışır. Herkes kendi ekibinden birisini o göreve getirmeye çalışır. Bunun değişmesi lazım.

“TÜRKİYE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİĞİ ORTADAN KALKMIŞ BİR ÜLKE. BİZ, MERKEZ BANKASI BAŞKANI'NIN GÖREV SÜRESİNİN SONUNA KADAR GÖREVİNDE KALACAĞINI BİLMİYORUZ”

Bu durum şunu gösteriyor bize. Türkiye öngörülebilirliği ortadan kalkmış bir ülke. Biz, Merkez Bankası Başkanı'nın görev süresinin sonuna kadar görevinde kalacağını bilmiyoruz. Sadece Gaye Hanım'la ilgili demiyorum. Ondan önceki başkanlar için de söz konusuydu. Naci Ağbal kasım ayında göreve getirildi. Mart ayında görevden alındı. Dört ay sürdü. Niye alındı? Niye göreve getirildi? Şahsım yönetiminde neyi uygun görüyorsa o. Bu öngörülebilirliği ortadan kaldıran bir durum olduğu için oluk oluk sermaye girişinin de olmasına imkân vermiyor. Çünkü para sahipleri yarın neyle karşılaşacağını da bilmiyor.”

Yorumlar (0)