Türkiye’deki en değerli tarihi eserler yurt dışına götürülmüş

Meriç, “Bu nedenlerden ötürü tarihi eser kaçakçılığıyla etkin mücadele edebilmek, en uygun ve etkili yöntemleri saptamak, tarihi eser kaçakçılığıyla mücadeledeki sorunları tüm boyutlarıyla araştırmak ve bu sorunlara kalıcı siyasi ve yasal çözümler üretmek amacıyla Meclis Araştırması açılması için önerge verdim. Tarihin ilk çağlarından bu yana her yerinden tarih ve medeniyet fışkıran bu cennet vatanın kültür varlıklarını savunmaya devam edeceğiz.” diyerek açıklamasını tamamladı.

GÜNDEM 27.05.2024, 11:45
Türkiye’deki en değerli tarihi eserler yurt dışına götürülmüş

Türkiye’nin köklü bir geçmişe sahip olduğunu ve uygarlıklara beşiklik ettiğini söyleyen Melih Meriç, “Bu sebepten ötürü ülkemiz, tarihi eserler bakımından dünyadaki sayılı coğrafyalardan biridir. En doğusundan en batısına, hemen her ilçede yahut şehirde geçmişi binlerce yıla dayanan tarihi yapılara rastlamak mümkündür. Vatandaşlarımız arasında ‘Tarihi Eser Kaçakçılığı’ olarak bilinen taşınır kültür varlıklarının ticareti ve satışı, 1800’lü yıllardan itibaren Türkiye’nin kültürel belleğine, tarihi bağlarına büyük zarar vermiştir. Tarihi eser kaçakçılığı ile mücadele de yine o yıllarda başlamış ancak kaçak kazılar, siyasi ortam ve benzeri faktörlerden ötürü Türkiye’deki en değerli tarihi eserler yurt dışına götürülmüştür. Bugün Batı ülkelerindeki müzeler, topraklarımızdan çalınarak sergilenen eserlerle doludur.” diye konuştu.

“Tarihi eserlerimiz siyasi propaganda malzemesi yapıldı”

2002’den itibaren tarihi eser kaçakçılığının en üst noktaya çıktığını ifade eden CHP’li Meriç, “Basın-yayın organlarında hemen her gün bir tarihi eser kaçakçılığı haberi görünür oldu. Yurt dışına götürülen tarihi eserlerimiz siyasi propaganda malzemesi haline getirildi, iktidar partisinin seçim dönemlerindeki vaatlerine paralel kullanıldı. Oysa ki tarihi eser kaçakçılığı dünya çapında ciddiyetle takip edilen bir suç sektörü, Türkiye’de de ‘Örgütlü Suçlar’ kategorisinde ele alınan geniş bir alan. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın resmî sitesinde yer alan tanıma göre, “2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 5. Maddesine göre; Devlete, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar ile özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlarda varlığı bilinen veya ileride meydana çıkacak olan korunması gerekli taşınır ve taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları ‘Devlet malı’ niteliğinde.” dedi.

“Kaçakçılıkla mücadele medeniyetlere ve ülkemize karşı görevimiz”

Tarihi eser kaçakçılığıyla mücadelenin bir görev olduğunu belirten Meriç, “Bu nedenlerden ötürü tarihi eser kaçakçılığıyla etkin mücadele edebilmek, en uygun ve etkili yöntemleri saptamak, tarihi eser kaçakçılığıyla mücadeledeki sorunları tüm boyutlarıyla araştırmak ve bu sorunlara kalıcı siyasi ve yasal çözümler üretmek amacıyla Meclis Araştırması açılması için önerge verdim. Tarihin ilk çağlarından bu yana her yerinden tarih ve medeniyet fışkıran bu cennet vatanın kültür varlıklarını savunmaya devam edeceğiz.” diyerek açıklamasını tamamladı.

Yorumlar (0)