TKH’den İsrail’in dostu MÜSİAD’ın önünde Gazze eylemi: Yüreğiniz yetiyorsa İsrail’le ticarete son verin

TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek’in okuduğu basın metninde “İsrail’in dostlarına buradan bir kere daha sesleniyoruz: Yüreğiniz yetiyorsa İsraille ticarete son verin. Dini siyasete alet edip, Gazze davası diyerek halkı kandırmaya çalışanlara bir çift lafımız var: Artık susun!” dedi.

GÜNDEM 05.04.2024, 17:15
TKH’den İsrail’in dostu MÜSİAD’ın önünde Gazze eylemi: Yüreğiniz yetiyorsa İsrail’le ticarete son verin

Siyonist İsrail rejiminin Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları 6. ayını bırakmaya hazırlanırken, Türkiye Komünist Hareketi (TKH) Filistin konusunda timsah gözyaşları döken ve kapalı kapılar arından İsrail’e destek veren MÜSİAD önünde bir eylem gerçekleştirdi.

TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek’in okuduğu basın metninde “İsrail’in dostlarına buradan bir kere daha sesleniyoruz: Yüreğiniz yetiyorsa İsraille ticarete son verin. Dini siyasete alet edip, Gazze davası diyerek halkı kandırmaya çalışanlara bir çift lafımız var: Artık susun!” denilerek şunlar kaydedildi:

“İsrail'in dostları emperyalizme hizmet ediyor: Filistin'e yağan bombalar sizin eseriniz!

Altı aydan uzun süredir Gazze’ye dönük büyük bir saldırı başlatan İsrail toplamda otuz binden fazla Filistinli’nin yaşamını yitirmesine neden oldu. Bu saldırının büyük bir vahşet olduğu açıktır ve işin başındaki gerici faşist İsrail yönetimi bütün dünyanın gözleri önünde insanlık suçu işlemektedir.

İyi bildiğimiz bazı gerçekler var. Sırayla ifade edelim.

Bu yaşananların temel nedeni emperyalizmin bölgeye dönük politikaları ve geçmişten bugüne kadar gelen Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) olduğu gün gibi ortadadır.

20. yüzyıldan bugüne kadar uzanan “Filistin sorunu” bir ulusal kurtuluş mücadelesi olarak, anti-emperyalist ve bağımsızlıkçı bir karakter taşır. Emperyalizm dün olduğu gibi bugün de tam da bunu sindirmeye çalışmaktadır.

İsrail bölgede emperyalizmin en önemli koçbaşı ve temsilcisi olarak varlık göstermekte, uzun yıllardır Filistin topraklarını kaba kuvvet kullanarak ele geçirmeye çalışmakta ve yeri geldiğinde on binlerce insanın yaşamına mal olacak insanlık düşmanı politikalara başvurmaktadır.

Emperyalizm açısından İsrail’in güvenliği esas bir konudur. İşte tam da bu yüzden son yaşanan Gazze saldırısının başından beri İsrail’e dönük açık ya da örtük destek esirgenmemiş, uluslararası alanda hep bu yönde politikalar yürütülmüştür. Ancak buna rağmen İsrail dahil olmak dünyanın dört bir tarafındaki ülkelerde emekçiler sokaklara çıkarak Filistinle dayanışmayı büyütmüş ve İsrail saldırganlığını protesto etmiştir.

Emperyalizmin siyasi desteği, silah ve lojistik konusunda attığı adımlar, en büyük uçak gemilerini Akdeniz’e getirmesi gibi örnekler bu bahsettiklerimizi açıklayacak temel noktalar olarak görülebilir.

Tüm bunlarla birlikte İsrail’in saldırganlığını kesintisiz bir şekilde sürdürmesini sağlayan, rejimin ayakta kalmasına destek verenlerin, İsrail’in diğer dostalarının da açık bir şekilde görülmesi gerekmektedir.

Burada ise artık Türkiye toplumunda herkesin açık bir şekilde gördüğü gerçekleri bir kere daha yüksek sesle ifade ediyoruz.

Ülkemiz içerisinde İsrail’in dostları vardır. Bugün İsrail’i destekleyen her adım BOP Eşbaşkanlığı’nın gereğini yapmaktır, emperyalizmin bölge politikalarının ilerlemesini sağlamaktır, gerici faşist İsrail iktidarının ayakta kalmasını ve kaba kuvvet ve katliamlar aracılığı ile insanlık suçu işlemesine ortak olmaktır.

Türkiye sermaye sınıfı İsrail’in dostudur. Başta bugün önüne geldiğimiz MÜSİAD olmak üzere her soydan ve boydan patronlar ile İsrail’in çıkarları ortaktır. Ağzından “İslâm kardeşliği”ni düşürmeyenlerin konu İsraille ticaret olunca, Gazze davasını nasıl sattıklarını görmek için müneccim olmaya gerek bulunmuyor.

Emperyalizmin ve Siyonizmin bölge planları ortadayken, ülkemizden kalkan gemiler aracılığı ile İsraille ticaret devam ediyor, İsraille ihracat ve ticaret rakamları zirve yapıyor, devlet kurumlarından bor madeninin bile İsrail’e sevk edildiği ortaya çıkıyor. Bu ticaretin tek ve en önemli sonucu Gazze'de halka İsrail'in yağdırdığı bombalardır. Başta MÜSİAD olmak üzere Türkiye'deki patron sınıfının İsrail'in en büyük dostu olduğu gün gibi ortadadır.

“Gazze davası”na sarılıp Filistin'deki direniş üzerinden halkın din siyaseti ile kandırmaya çalışan ama diğer taraftan gemileri ile İsrail’e tedarik yapanlar İsrail’in dostudur.

Geçmişte, İsraille ticaretin ve askeri anlaşmaların önünü açanlar, Konya’da İsrailli pilotların eğitimini sağlayanlar, o günden bugüne kadar buna gözlerini kapatanlar, sessiz kalanlar İsrail’in dostlarıdır.

Davos'ta yapılan şov ya da Mavi Marmara gemisi üzerinden hamaset siyaseti yürütenler, her söze “Ey Netenyahu” diye başlayıp noktayı ABD’nin siyaseti ile bağlayanlar geçmişte ne yaptılarsa bugün de aynı siyaseti gütmeye devam ediyorlar. İşte bunlar İsrail’in dostlarıdır.

İsrail’in dostlarına buradan bir kere daha sesleniyoruz: Yüreğiniz yetiyorsa İsraille ticarete son verin.

Dini siyasete alet edip, Gazze davası diyerek halkı kandırmaya çalışanlara bir çift lafımız var:

Artık susun!

On binlerce Filistinli’nin kanı ile yıkanmış paraları cebine atanlar, patronlar, yandaşlar, işbirlikçileri:

Gerici, emperyalizm işbirlikçisi, harami düzeninizi yıkacağız. Buna emin olun!”

Yorumlar (0)