Sözcü Gazetesi yazarı İsmail Saymaz yazdı:72 can ‘Ödenek yok’ diye öldü

Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binasının ‘a’ bloku 6 Şubat depreminde yerle bir oldu.Bina için 2011 yılında depreme karşı güçlendirme kararı verilmişti. Ancak güçlendirilmediği gibi karşısındaki eczaneler zarar etmesin diye yeri bile değiştirilmemişti.

GÜNDEM 28.12.2023, 06:55
Sözcü Gazetesi yazarı İsmail Saymaz yazdı:72 can ‘Ödenek yok’ diye öldü

Sözcü Gazetesi yazarı İsmail Saymaz bugün kü köşesinde yine acı bir tabloyu gözler önüne serdi. İşte Saymaz'ın o yazısı:

Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binasının ‘a’ bloku 6 Şubat depreminde yerle bir oldu.

Sekizi hemşire olmak üzere 72 insan hayatını kaybetti.

Cesetler günler sonra enkazdan çıkarılabildi.

Toz duman dağıldığında anlaşıldı ki binanın olası depremde yıkılacağı görülmüştü. 

Çünkü bina için 2011 yılında depreme karşı güçlendirme kararı verilmişti. Ancak güçlendirilmediği gibi karşısındaki eczaneler zarar etmesin diye yeri bile değiştirilmemişti. 

Adeta depremin vurup yıkması beklenmişti.

997.690.000 TL İÇİN

İki çocuk annesi Asiye Gül, bu binada hayatını kaybeden sekiz hemşireden biriydi. 

Kendisi gibi hemşire olan eşi Abdullah Gül, yıkılması ya da en iyi ihtimalle güçlendirilmesi gereken hastanenin açık tutulduğunu savunarak, şikayetçi oldu. Eski İl Sağlık Müdürü Mustafa Hambolat ve Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yunus Doğramacı hakkında soruşturma başlatıldı.

Aradan 10 ay geçti.

Dava açılmadı. 

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki bu soruşturma dosyasına ulaştım.

Ve gördüm ki...

Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binasının güçlendirilmesine ilişkin Başhekimlik, İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı arasında 2021-2022 yıllarında defalarca yazışma yapılmış. 

Meğer üç kurum bütün blokların yetersiz çıktığını ve binanın ya yıkılması ya da güçlendirilmesi gerektiğini biliyormuş. Buna rağmen bakanlık deprem güçlendirme raporu için 997.690.000 TL’yi “Ödenek yok” diye vermeye yanaşmamış. Depremden 10 ay önce Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne “Döner sermayeden karşılayın” diye yazılmış. Yani “Başınızın çaresine bakın” denilmiş!

‘Bütün bloklar yetersiz. Ya yıkın ya güçlendirin’
Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki soruşturma dosyasına giren ilk yazışma 13 Eylül 2021 tarihine ait.

Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doğramacı, o gün İl Sağlık Müdürlüğü’ne yazı yazıyor.

Binanın güçlendirilmesi için 2011’de ihaleye çıkıldığını belirtiyor.

Ancak Sağlık Bakanlığı’nın güçlendirmeyle ilgili yönetmelik ve şartnamelerineuymadığı gerekçesiyle projelerin onaylanmadığını ifade ediyor.

Türkiye Deprem Yönetmeliği’nin 2018’de değiştiğini, güçlendirme projesinin yeni yönetmeliğe göre yapılması için işlemlerin başlatılmasını istiyor.

8 ARALIK 2021

İl Sağlık Müdürlüğü de Sağlık Bakanlığı’na gönderdiği yazıda, Doğramacı’nın talebi üzerine güçlendirme projesi hizmet alımının planlandığını belirterek, 513.111 TL gönderilmesini istiyor.

3 ŞUBAT 2022 

Bakanlık İl Sağlık Müdürlüğü’ne verdiği yanıtta “Güçlendirme işinin değerlendirilebilmesi için” yazının Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü’ne iletildiği vurguluyor.

Yazıda şöyle devam ediliyor:

“Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün yazısında daha önce yapılan deprem tahkik raporlarında bütün blokların yetersiz çıktığı, yeni tahkik çalışmasına gerek olmadığı bildirilmiştir.”

Bu yazıdan, Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binasının bütün bloklarının yetersiz olduğunun bakanlık tarafından bilindiğini anlıyoruz. 

Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün yazısında ise şu ifadeler var:

“Mevcut yönetmeliğine göre güçlendirme projelerinin hazırlatılarak, yapıların güçlendirilmesi veya yıkılarak yeniden yapılması...”

22 MART 2022  

İl Sağlık Müdürlüğü, güçlendirme projesi için bakanlıktan  997.690.000 TL istiyor.

2 MART 2022       

Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü, Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün görüşünü soruyor.

Müdürlük, 2011’de deprem çalışmasının Stanbul Yapı Tasarım Uygulama Limited Şirketi uhdesinde yapıldığını belirtiyor. İnceleme sonucu “Hatay Devlet Hastanesi’ne dair bütün blokların yetersiz çıktığı” anlatılıyor. 

Yazıdan: 

“Kamu yararı gözetilerek, hizmet binalarına yeniden bir tahkik çalışması yapılmasının uygun olmadığı, mevcut deprem yönetmeliğine göre güçlendirme projeleri hazırlatılarak, güçlendirme maliyeti de dikkate alınarak, yapıların güçlendirilmesi veya yıkılarak yeniden yapılmasının uygun olacağı mütalaa edilmektedir.”

11 NİSAN 2022

Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü’ne yazarak, “Genel bütçenin ilgili kaleminde ödenek bulunmadığından ihtiyacın döner sermaye bütçe imkanları doğrultusunda değerlendirilmesini” istiyor.

Özetle “Kendi bütçenizden yapın” deniyor.

15 NİSAN 2022

İl Sağlık Müdürlüğü, Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yazarak, “Deprem tahkik ve güçlendirme projesi için döner sermaye bütçe çalışmasının yapılarak, sonucunun bildirilmesini arz ederim” diyor.  

Bu şu demek:

“Başınızın çaresine bakın.” 

Bir daha yazışma olmadı.

Doğramacı, bütçe
oluşturmadı.

Hambolat, hiçbir önlem almadı.

6 ŞUBAT 2023

Bina 6 Şubat’ta yerle bir oldu ve 72 kişi hayatını kaybetti.

Hemşire Abdullah Gül, “İnsanlar meğer tabutlarda çalıştırılıyormuş” diyor.

Başhekim Doğramacı neden çark etti?
Mustafa Hambolat, 6 Şubat’ta Hatay İl Sağlık Müdürüydü. Bir başarı kaydetmiş gibi 14 Mayıs’tan önce AK Parti Hatay Milletvekili aday adayı oldu. 

Neyse ki milletvekili sıralarına konmadı. 

Halen Hatay’da.

Doğramacı ise depremden önce, Ekim 2022’de Mustafa Kemal Üniversitesi’ndeki görevine döndü.

Doğramacı, bana yaptığı özel açıklamada bu yıkımın göz göre geldiğini itiraf etmişti.

Şöyle demişti:

“Duvarların eğildiğini gördüm. Dedim ki: ‘Duvarlarda bombeleşme var. Depreme dayanıksız. Uzmanlar değerlendirsin. Benim görüşüm, depreme dayanıklı yeni hastane yapmak.’ Yazdım Sağlık Müdürlüğü’ne. Sağlık Müdürü Mustafa Hambolat, ‘Bu göreviniz değil. Tepki çeker. Esnaf var. Siyasetçiler var. Kapatırsak sıkıntı olur’ dedi. Dedim, ‘Vicdan azabı çekerim birisi ölürse.”

Doğramacı’ya göre yıkım önlenebilirdi.

Doğramacı, “Hastane kapatılsa ve depreme dayanıklı yapılsaydı bu insanlar ölmezdi” demişti.

Doğramacı, daha sonra tanık olarak ifade verdi.

Gel gör ki anlattıklarını savcılıkta unuttu!

İfadede şunları söyledi:

“Hastanenin eski olması nedeniyle şikayet duyardım. İl Sağlık Müdürü ve bakanlık yetkililerine iletirdim. Birkaç dilekçe yazdım. Burada personeller mutlu ve huzurlu şekilde çalışırdı. Merkezde olması sebebiyle tercih edilen bir hastaneydi. Depreme dayanıksız şekilde gördüğüm rapor, edindiğim bilgi ya da aldığım şikayet olmamıştır.”

Dosyaya giren 13 Eylül 2021 tarihli yazısı gösteriyor ki Doğramacı, binanın güçlendirilmesini isteyen kişi.

O halde, neden savcılıkta “Depreme dayanıksız şeklinde gördüğüm rapor, edindiğim bilgi ya da aldığım şikayet olmamıştır” dedi?

Doğramacı, neden korktu ve çark etti? 

Menteşe Devlet Hastanesi depreme dayanıksız
Hemşire Abdullah Gül’ün yalnızca eşi ve eşinin iş arkadaşları depremde ölmedi. 

Gül, Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin hemşiresiydi. Bu hastanede elektrikler kesildiği ve jeneratörler devreye girmediği için yoğun bakımda tedavi gören 80 hasta hayatını kaybetti.

Gül, depremden sonra Muğla’ya taşındı.

Halk Sağlığı Laboratuvarı’na tayin oldu.

Aynı bahçeyi paylaştıkları Menteşe Devlet Hastanesi’nin 2018 yılında depreme karşı dayanıksız diye yıkım kararı olduğunu, bir süre kapatılıp yeniden açıldığını öğrendi.

Birlik Sağlık-Sen Temsilcisi olan Gül, önlem alınması için geçen gün Menteşe Devlet Hastanesi Başhekimliği’ne başvurdu.

Dilekçesinde şöyle diyor:

“Yaptığımız saha çalışmalarında Menteşe Devlet Hastanemizin bazı yapıların yıkım kararının, bazı yapıların depreme dayanıksız olduğu tespit edilmiştir. Depremde büyük kayıplara sebebiyet verecek bu durum karşısında acilen önlem alınması gerekmektedir. Gerekli önlemlerin ivedilikle alınarak, tarafımıza bilgi verilmesi...”

Yorumlar (0)