Prof. Dr. İlhami Çelik: ‘Bayramdan sonra vaka kalmayabilir’

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İlhami Çelik, hem başvuru hem yatan hasta hem de pozitif çıkan hasta sayısında son derece azalma olduğunu söyleyerek; "Umarım 'bayramdan sonraya vaka kalmayabilir' diye düşünmeye ve umut etmeye başladık" dedi. Çelik ayrıca el öpmelerin ve temasın yoğun olduğu bayramda sokağa çıkma kısıtlaması getirilmesinin oldukça yerinde bir karar olduğunu kaydetti.

banner154
Prof. Dr. İlhami Çelik: ‘Bayramdan sonra vaka kalmayabilir’

Bayram öncesi rakamların son derece umut verdiğini, ölüm, hastanede yatan ve poizitif çıkan vaka sayılarında son derece azalma olduğunu kaydeden Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İlhami Çelik umut veren açıklamalarda bulundu.

“RAKAMLAR UMUT VERİCİ”

“Bayram öncesi hakikaten en iyi günlerimizi yaşıyoruz. Umut verici rakamlar var.” diyen Çelik, “Türkiye’de en düşük ölüm sayısını gördük. Hastanelerimizde de vaka sayımız son derece azaldı, hem başvuru sayımız hem yatan hasta sayımız. hem de pozitif çıkan hastalarımızda son derece azalma var. Umarım ‘bayramdan sonraya vaka kalmayabilir’ diye düşünmeye ve umut etmeye başladık. Bunu görmeyi bekliyoruz açıkçası” şeklinde konuştu.

Bayramların; temasın yoğun olduğu dönemler olduğunu, bu nedenle alınan sokağa çıkma kısıtlamasının son derece yerinde bir karar olduğunu aktaran Prof. Dr. Çelik, “Yapacağımız en iyi şey bu günlerde görüntülü konuşmak olmak herhalde. Harçlıkları da artık büyüklerimiz küçüklere havale eder diye düşünüyorum” dedi.  Çelik, bayram alınan sokağa çıkma kısıtlaması kararının da çok yerinde olduğunu ifade etti

“ALIŞVERİŞTE KART PARADAN DAHA RİSKLİ”

Alışverişte kart kullanımının para kullanımından daha riskli olduğunu belirten Çelik, kartın ıslak mendille silinmesi önerisinde bulundu.

Ancak bunlardan bulaş olacağı kanaatinde olmadıklarını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Çelik şunaları söyledi:

 Parada, banknotlarda bulaşla alakalı çok çalışma yapıldı, corona virüsü ile değil ama diğer bakterilerle alakalı. Ciddi şekilde bulaş olduğu görülmüş değil. Dolayısıyla korkmaya veya endişe etmeye gerek yok.

 Kart banknota göre daha riskli açıkçası. Kartta daha fazla banknotlara göre bulaş riski. Ancak onun dışında majör temasın olmayacağını biliyoruz. Ama kartları kullandıktan sonra ıslak mendille silmekte fayda var diye düşünüyorum.

 Yine de bu konuda endişe etmesinler, hiçbir şey yapmasalar bile bulaş olacağı kanaatinde değiliz. Bu konuda kanıtlanmış, bilimsel bir veri yok.

“DENİZ VE HAVUZDAN BULAŞMASI MÜMKÜN DEĞİL”

Tatil döneminde deniz ve havuzdan bulaşın mümkün olmayacağını, bilim kurulu tarafından alınacak önlem ve tedbirler için rehberler hazırlandığını dile getiren Prof. Dr. İlhami Çelik, tatil bölgelerinde maske kullanılması ve fiziki mesafeye dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Çelik sözlerini şöyle sürdürdü:

 Bilim Kurulu çalışma grupları bu konuda rehberlerini hazırladı. Tatilde neler yapmalısınız, nasıl oturmalısınız, oteller nasıl hazırlanmalı? Bununla alakalı hepsinin rehberi hazır.

 Bir tek endişe edilen konu şu; deniz veya havuzdan bulaşır mı? Hayır, deniz veya havuzdan virüs bulaşmaz. Deniz suyundan bulaş pratik ve teorik olarak mümkün gözükmüyor, havuzda da klorlama olduğu için burada da bulaş söz konusu değil. Bu konuda endişe etmeye gerek yok.

Virüs; hem güneş ışığından, hem radyasyondan hem de sıcaklıktan etkilenir. O yüzden buradan bulaşın mümkün olmadığını, olmayacağını bilmeleri gerekiyor. Tek dikkat edeceğimiz husus, havuzun yeteri kadar klorlanması.

 Bir başka konu da tanımadığımız insanlarla fiziki mesafeyi korumamız lazım. Maskemizi yine o alanlarda takmamız gerekiyor. Bu konuda endişe duymalarına gerek olmadığını düşünüyoruz” dedi.

SONBAHARA DİKKAT!

Yaz aylarında bulaşların ve vakaların son derece az olacağını ancak sonbaharın ikinci dalgaya yol açabileceği endişesi içerisinde olduklarını da sözlerine ekleyen Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. İlhami Çelik açıklamalarını şunları söyledi:

 Yaz ayında ikinci dalgayı beklemiyoruz. Birinci dalgayı yaşadık ve parabolimizi çizdik. Yaz aylarında en alt düzeyde seyredeceğini, bulaşların ve vakaların son derece az olacağını düşünüyoruz.

Ancak sonbaharla beraber mevsim dönüşü olması hem de soğukların gelmesi hem de insanların artık kapalı ortamlarda yaşamalarıyla beraber bu bulaşın artacağı görüşündeyiz. Umarız olmaz.

 Virüsün vürülansyla alakalı henüz elimizde net bir şey yok. Mutasyon geçirmiştir, ciddi vaka sayısı azalmıştır. Klinik gözlem olarak bunları görebiliyoruz, çok daha az yayıldığını, bulaştığını veya insanda çok daha az ciddiyette hastalık yaptığını görüyoruz.

Ancak bunun ne olacağını ileride göreceğiz. Ama sonbaharda dikkatli olmamız gerekiyor. Virüsün ikinci dalgaya yol açabileceği endişesi taşımaktayız.” (İHA)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER