banner226

HKP'den Kanal İstanbul için iptal davası!

Uzun süre Türkiye'nin gündemini meşgul eden Kanal İstanbul projesi için HKP Genel Başkanı Nurullah Efe Ankut adına iptal davası açıldı.

HKP'den Kanal İstanbul için iptal davası!

Türkiye'nin gündemini oluşturan konulardan biri olan Kanal İstanbul Projesi için deniz, çevre, ekonomi, mimari alanında uzman kişiler olumsuz görüşlerini bildirirken bir atak da HKP'den geldi. ÇED raporuna karşı İstanbullular tarafından tam 92.468 itiraz dilekçesi verilen proje için bakanlık rapora onay verirken, HKP Genel Başkanı Nurullah Efe Ankut adına iptal davası açıldı. Parti avukatları, dava dilekçesinde özellikle Boğazlar konusunu öne çıkardı. 

Parti tarafından yapılan yazılı açıklama ise şöyle:

Avukatlarımız “Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile ilgili olarak Emperyalist 7 düvele karşı verdiğimiz Kurtuluş Savaşı ile kazanılan boğazlar egemenliği hala bu devletler tarafından sindirilememektedir ve ABD tarafından zaman zaman dile getirilmektedir. Nitekim ABD’nin giremediği tek deniz şu anda Karadeniz’dir! ABD’nin taraf olmadığı Montrö Sözleşmesi özellikle savaş gemilerinin geçişlerini ve tonajlarını sınırlayan Maddelerinden  rahatsızlık duymaktadır

“(…)

“Yani “Kanal İstanbul Projesi” AB-D Emperyalistlerinin Karadeniz ülkelerinin bağrına soktuğu bir kama olacaktır!

“Bu nedenle hukukçu ve tarihçi bilim insanlarımız dava konusu “Proje”nin hayata geçmesi halinde boğazlardaki egemenliğimizin tehlikeye gireceğini belirtmektedirler” ifadelerini kullanarak, bu konuda Türk Ordusu’ndan emekli komutanların ve bilim insanlarının görüşlerine dilekçede yer verdi.

Dilekçede ayrıca projenin çevresel ve ekonomik etkileri konusunda da ayrıntılı bilgilere yer verildi. Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız çok acı bir olay olan Elazığ Depreminden de bahsedilen dilekçede; “İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümünden emekli ve Bilim Akademisi Kurucu Üyesi Prof. Dr. Naci Görür Elazığ depremi konusunda bilimin ışığında öngörüsünü tüm kamuoyu ile paylaşmıştır ancak gerekli önlemler alınmamıştır. Bu bilim insanımızın uyarısı dikkate alınsaydı Elazığ’da can kaybı yaşanmazdı belki de…

Aynı bilim insanımız ve bu konuda uzman başka bilim insanları yaşadığımız il olan İstanbul için de depremin her an ve en az 7 şiddetinde olacağını söylemektedirler. İstanbul Halkı için acil olan husus depreme hazırlık olmasına rağmen Kanal İstanbul’a ayrılacak bütçe ile bütün İstanbul’u kapsayacak şekilde yapı iyileştirme çalışmaları yapılabilecekken böyle bir proje için ülke gündeminin meşgul edilmesi ve bütçe ayrılması hesabı verilemeyecek sonuçlar doğuracaktır!” denildi.

Avukatlarımız dilekçenin hukuki itirazlar bölümünde; Montrö Boğazlar Sözleşmesi maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AİHM’in çevre ile ilgili kararlarından bahsedilerek Projenin bunlara aykırılığından bahsetti.

Ayrıca Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin 23.12.2019 tarihinde onaylandığı ve 30.12.2019 tarihinde, itiraz süresinin son günü bile beklenmeden askıya çıkarıldığından bahsedilerek Plan değişikliğinin yok hükmünde olduğu belirtildi. Böylece Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kanalın çevresine kurulacak olan ve “Yenişehir” ismi verilen bölge için İstanbul’un anayasası olarak nitelendirilen, İBB tarafından 2009 yılında hazırlanarak onaylanan 1/100 binlik Çevre Düzeni Planı’nı deldiği söylendi.

Yine Mera Kanunu’nda 2016 yılında yapılan değişiklikle, Ulaştırma ve Altyapı Bakanına, afete dayanıklı yerleşim alanı oluşturulması amacıyla, Avrupa yakasında bulunan bazı mera, kışlak ve ortakların mera vasfını tek başına değiştirebilme yetkisi verildiği ancak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bu yetkisini kanuna aykırı olarak, afete dayanaklı yerleşim alanı yapmak amacıyla değil, Kanal İstanbul projesi için kullandığı, 418 adet (13.437.022,67 m2) taşınmazın, Kanal İstanbul projesi için mera niteliğini kaldırdığı belirtildi.

Avukatlarımız dilekçenin son bölümde ise davayı açan HKP’nin Tüzük ve Programındaki Çevre ve Tarih konusundaki bölümlerinden alıntı yapılarak davaya neden taraf olduğunu; “…Kurtuluş Partisi, insan hayatının sürmesinin, bitkiler ve hayvanlarla birlikte, doğal dengeyi hiç bozmadan mümkün olabileceğini çok iyi bilmektedir. Bunun için doğaya ve diğer canlılara saygılı, onlara zarar vermeyen bir üretimin yapılmasından yanadır. Bunun için ülke içinde gereken önlemleri almaktan çekinmeyecek, insanlık ve doğa düşmanı emperyalist devletlerle mücadeleden de geri durmayacaktır.” şeklinde ifade etti.

Ülkemizdeki haksızlıklar, hukuksuzluklar karşı büyük bir savaş veren Halkın Kurtuluş Partisi KAVGAMIZIN ŞEHRİ İSTANBUL için de her an mücadeleyi yükseltiyor. Daha önce de onlarca kez benzer konularda suç duyuruları yapan, davalar açan, eylemler yapan, onlarca İşçi Sınıfı örgütlenmesi yapan Partimiz bu yıkım, ihanet, talan projesine karşı mücadeleyi sürdürecektir.

Güncelleme Tarihi: 30 Ocak 2020, 09:28
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER