"AKP’Lİ VEKİLE GÖRE SÖZCÜ’YE CEZA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN İSPATI! "

Muhalif medyaya ve gazetecilere yönelik baskıların artarak devam ettiği, yıllardır FETÖ’yle mücadele eden Sözcü gazetesinin yazarları ve yöneticilerine “FETÖ suçlamasıyla” verilen cezaların tartışıldığı, Cumhuriyet, Birgün ve Evrensel gibi muhalif gazetelerin Basın İlan Kurumu eliyle ilan ve reklam akışı durdurularak cezalandırıldığı bir dönemde, TBMM Genel Kurulu, ilginç bir tartışmaya sahne oldu.

"AKP’Lİ VEKİLE GÖRE SÖZCÜ’YE CEZA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN İSPATI! "

HDP’nin Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğünün sağlanması önündeki engellerin kaldırılmasına ilişkin Meclis Araştırması önergesinin diğer önergelerin önüne alınarak görüşülmesine dair grup önerisi üzerine partisi adına söz alan AKP Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey’in ağzından çıkan ifadeler karşısında duyanlar kulaklarına inanmadı!

Geçmişte Basın İlan Kurumu’nda yöneticilik yapan AKP’li Mustafa Canbey, Meclis kürsüsünde “Türkiye’de basının son derece özgür olduğunu, gazetelerin istedikleri manşetleri atabildiğini” savunurken, araya giren CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal’ın Sözcü gazetesine onun için mi ceza verildi?” sorusuna “Evet evet” cevabını verdi.

 

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, AKP’li Canbey’in bu cevabı karşısındaki şaşkınlığını “Evet’ dedi vallahi!” şeklinde dile getirdi.

TANAL’DAN BİLGİÇ’E “SİZ NİYE TARTIŞMAYA KATILIYORSUNUZ” TEPKİSİ

AKP’li Canbey’in CHP’li Mahmut Tanal’ın Sözcü gazetesine ilişkin çıkışına verdiği yanıta tepkiler yükselirken, oturumu yöneten AKP’li TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, Canbey’e müdahale ettiği gerekçesiyle Tanal’ı eleştirdi. CHP’li vekil Tanal ise “Siz niye tartışmaya katılıyorsunuz?” diyerek Bilgiç’e tepki gösterdi. Bu arada Bilgiç, “Sayın Tanal sizin vaktinizi çok çaldı” diyerek AKP’li Canbey’e konuşması için ek süre verdi.

İŞTE O TARTIŞMANIN TUTANAKLARI

CHP’li Mahmut Tanal’ın Sözcü gazetesi çıkışı ve AKP’li Mustafa Canbey’in verdiği tuhaf cevap Meclis tutanaklarına şöyle yansıdı:

 

BAŞKAN (Süreyya Sadi Bilgiç) - Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Balıkesir Milletvekili Sayın Mustafa Canbey, buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
 

AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA CANBEY (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; HDP'nin verdiği grup önerisi aleyhinde söz almış bulunmaktayım.

Bahse konu önergede Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğü üzerinde baskı olduğu ve bunun günden güne arttığı belirtilerek ve Türk basınının ciddi bir baskıyla karşı karşıya olduğu iddia edilerek basın özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması amacıyla önerge verilmiş.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) - Öyle de dinlemedin ki sen!

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Sen dinle!

MUSTAFA CANBEY (Devamla) - Özellikle şunu belirtmek isterim ki Türkiye'de basın son derece özgürdür, çok seslidir. Bugün, medya, hukuk çerçevesinde, istediği manşeti atabilmekte, istediği yayını yapabilmekte, dijital medyayla birlikte bu mecralarda özgürce her birey ve basın mensubu düşüncelerini ifade edebilmektedir.

Ülkemizde basın özgürlüğü ve kapsamı 5187 sayılı Basın Kanunu'nda düzenlenmiştir. Şöyle ki: "Basın özgürdür. Bu özgürlük; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir. Basın özgürlüğünün kullanılması ancak demokratik bir toplumun gereklerine uygun olarak…"

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Sözcü gazetesine onun için mi ceza verildi?

MUSTAFA CANBEY (Devamla) - Evet, evet…

BAŞKAN - Değerli arkadaşlar, sakince dinleyelim lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Evet" dedi vallahi!

BAŞKAN - Sayın Tanal, Sayın Çakırözer'e kimse itiraz etmedi, Sayın Budak'a da kimse itiraz etmedi.

ÖZKAN YALIM (Uşak) - Çakırözer doğru söylüyor.

BAŞKAN - Hemen Canbey'e itiraz ediyorsunuz.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Efendim, siz niye tartışmaya katılıyorsunuz?

BAŞKAN - Sayın Canbey, tamamlayın sözlerinizi lütfen.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Siz tartışmaya niye katılıyorsunuz? Biz sizinle muhatap olmuyoruz, hatiple konuşuyoruz.

BAŞKAN - Ben buranın düzgün bir şekilde işleyişini sağlamaya mecburum.

MUSTAFA CANBEY (Devamla) - "…başkalarının şöhret ve haklarının, toplum sağlığının ve ahlâkının, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği ve toprak bütünlüğünün korunması, Devlet sırlarının açıklanmasının veya suç işlenmesinin önlenmesi, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla sınırlanabilir."

Basın hürdür ve bizim, basın özgürlüğünü sonuna kadar savunmamız gerekir; savunuyoruz da. Fakat sadece Türkiye'de değil, dünyanın hiçbir ülkesinde teröre ve şiddete destek veren, kamu düzenini bozan, ülkeyi bölmeye çalışan -sadece basına da değil- hiçbir yapıya müsaade edilemez. Kanunda da açıkça belirtildiği üzere, devletin millî güvenliğini tehdit eden her unsurda olduğu gibi basın alanında da bu konularda, kanun kapsamında gereği yapılmaktadır. Bugün, devletimiz terörle her alanda mücadele etmektedir; medya alanında da terörle mücadelemiz devam edecektir. Biz, Türkiye'de aynı bayrak altında yaşıyoruz; vatanımız aynı, kaderimiz aynı fakat ısrarla bu ülkede Türk-Kürt ayrımcılığı yapma noktasında bir gayret var ama bu ayrımcılık hiçbir zaman tutmayacak çünkü biz et ve tırnak gibiyiz.

Bakın, bugün bir şehidimizin kızını, bir Kürt kardeşimizi, Gülay Demir kardeşimizi AK PARTİ Grubunda ağırladık. 81 ilden, şehitlerin mezarlarından alınmış toprakla ekilmiş çiçeği Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a hediye etti; ne kadar güzel, ne kadar anlamlı bir hediye. Grupta konuşan Gülay kardeşimiz öylesine duygulu, öylesine birleştirici bir konuşma yaptı ki hepimizin gözleri yaşardı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUSTAFA CANBEY (Devamla) - Bir dakika daha rica ediyorum.

BAŞKAN - Sayın Tanal sizin vaktinizi çok çaldı, ben iki dakika süre vereyim size.

Buyurun.

MUSTAFA CANBEY (Devamla) - Teşekkür ederim Başkanım.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER