banner217

AK-LGBTİ'lerin kurucusundan çağrı: Hepimiz aynı gemideyiz

AK-LGBTİ kurucusu Emir Egesoy, "LGBTİ'nin akı karası olmaz. Hepimiz aynı gemideyiz. Bir şeyleri değiştirmek için çalışmalıyız" dedi.

AK-LGBTİ'lerin kurucusundan çağrı: Hepimiz aynı gemideyiz

Muhafazakar camiada oldukça tartışılan ve kendilerini "AK Parti LGBT Bireyleri" diye tanımlayan AK-LGBTİ'nin kurucusu Emir Egesoy, dikkat çeken yazılı bir açıklama yaptı.

AKP’ye mitinglerde destek veren AK LGBTİ'nin kurucusu olan ve daha sonra bu platformdan ihraç edilen Egesoy, var olan LGBTİ derneklerine sitem etti.

"HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ"

ODATV'nin haberine göre Egesoy, birlikte çalışma çağrılarına söz konusu LGBTİ derneklerin bir yanıt vermediğini iddia ederek, "Sesleri sedaları kesildi. Çekildiler bir köşeye. Sindiler yine. Beni çok eleştirmişlerdi ama ben ara verince sustular. Kenara çekildiler. Her zaman yaptıkları gibi yine hiçbir şey yapmadılar. Seslerini duyuramadılar. Halbuki gelin birlikte çalışalım. Destek verin bu işi bitirelim demiştim. Yanımda da durmadılar. Olan yine LGBTİ bireylerine oldu" dedi.

"LGBTİ bireylerinin anayasal hak ve özgürlükleri konusunda bir şeyler yapabilirdik. Desteğimiz vardı fakat Türkiye içerisindeki dernek ve platformlar bize destek olmadı. Halbuki tek istedikleri şey buydu. Bunu bile siyasi düşüncelere, siyasi egolarına yem ettiler" diye savunan Emir Egesoy, eşcinsellere de çağrıda bulunarak, "LGBTİ'nin akı karası olmaz. Hepimiz aynı gemideyiz. Bir şeyleri değiştirmek için çalışmalıyız" dedi.

Emir Egesoy'un açıklaması şu şekilde:

"LGBTİ yine gündem de değil. Ne yapıyor bu LGBTİ dernekleri? Araştırdığıma göre hiçbir şey. Sesleri sedaları kesildi. Çekildiler bir köşeye. Sindiler yine. Beni çok eleştirmişlerdi ama ben ara verince sustular. Kenara çekildiler. Her zaman yaptıkları gibi yine hiçbir şey yapmadılar. Seslerini duyuramadılar. Halbuki gelin birlikte çalışalım. Destek verin bu işi bitirelim demiştim. Yanımda da durmadılar. Olan yine LGBTİ bireylerine oldu. Bazı dernek başkanları kasaları boşaltıp yurtdışına kaçtı, sözde LGBTİ hakları ile ilgili projeler yapıyoruz deyip saçma ve faydasız şeylere para harcıyorlar. Halı saha kiralayıp 10 trans bireyi koşturuyorlar. Buna da LGBTİ bireylerinin hak ve özgürlükleri için çalışma diyorlar.

Hadi itiraf edin sevgili dernek ve platform başkanları. Beceremediniz... LGBTİ bireylerinin sesi olamadınız. Olamıyorsunuz. Türkiye'den sesinizi tüm dünyaya duyurma şansınız vardı değerlendiremediniz. Değerlendiremedik. Bunu da o pek sevmediğiniz Ak LGBTİ tarafından yaptık. Tüm dünyaya mesaj verdik. Vermeye devam etmek isterdik ama yanımızda durmadınız. Belki bu konuda dünya kamuoyundan bir destek görebilirdik. Gördük de aslında. LGBTİ bireylerinin anayasal hak ve özgürlükleri konusunda bir şeyler yapabilirdik. Desteğimiz vardı fakat Türkiye içerisindeki dernek ve platformlar bize destek olmadı. Halbuki tek istedikleri şey buydu. Bunu bile siyasi düşüncelere, siyasi egolarına yem ettiler.

LGBTİ'nin akı karası olmaz. Hepimiz aynı gemideyiz. Bir şeyleri değiştirmek için çalışmalıyız. O zamanlar da "görünür olmak" diye bir şey vardı. LGBTİ görünür olmalıydı. Biz bunu başardık. Her ne kadar yalnız kalsam da. Bunun için çalıştım. Yazılar yazdım, tv programlarına katıldım. Programlar yaptım. Sevgili Seyhan Soylu, Onur Akay gibi insanlar yardımcı oldular. LGBTİ'nin sesi oldum. Onların sorunları ve isteklerini bir kanaldan aktarabiliyordum. Yapılması gerekleri bir bir anlatıyordum. Hükümet ile birlikte bu konu üzerinde çalışalım bile dedim. Hatta ve hatta tüm LGBTİ derneklerine siyasi bir parti kuralım bile dedim. Hayal miydi bu? Hayır değildi. Çünkü 1985'te İbrahim Eren tarafından kurulan "Radikal Demokratik Yeşil Parti" vardı. Fakat pek fazla muvaffak olunamamıştı.

Aslında biz bunu yapardık. Destek olsalardı. Görünürlük de çok artmıştı. İnsanlar artık bazı şeyleri çekinmeden konuşmaya başlamıştı. Farkındalık artmıştı. Tv programları yapılıyordu. Bazı sanatçılar, yazarlar, eşcinsel olduklarını açıklıyorlardı. İnsanlara güven gelmişti. Utanılacak ve korkacak bir şeylerin artık olmayacağından emindiler. 1980'ler geride kalmıştı. İnsanları bilgilendirme başladık ve bilinçleniyorlardı. Araştırıyorlardı. Nedir ne değildir diye...

Bu konuda o kadar geri kalmışız ki. Tanıdığım biri bana bir ara "özel bir simgeniz var mı?" diye sormuştu. Bazen de "LGBTİ üyesi misiniz?" diye sorular duyuyorum. LGBTİ bir dernek veya bir cemaat değil ki üyesi olalım. Bazı insanlar hala bilmiyor konuyu. Bilinmesi yasak ve utanılacak bir konu gibi görüyor bazıları. Halbuki dünyanın gerçeğidir. Her mahallede mutlaka bir LGBTİ bireyi vardır. Yolda yürürken mutlaka bir trans bireye rastlamıştır. Belki konuşmuştur. Belki de ilişkiye girmiştir. İlk sorduğu soru şu; "Siz nasıl yapıyorsunuz?" Ben de cevabı yapıştırıyorum. "Siz nasıl yapıyorsanız, biz de öyle yapıyoruz." Başlıyorum LGBTİ'nin ne olduğunu anlatmaya. Bunun bir seçim olmadığı, özenilecek bir durumun asla olmadığı, bunun genlerden, kromozomlardan ve hormonlardan kaynaklandığını. Bunun yaradılıştan kaynaklandığını. O zaman anlıyor. Bilimsel makaleler okuyorum. İnsan fizyolojisini aktarıyorum. Kendisi de araştırıyor ve saygı duyuyor.

Bazı insanlar anlamadıkları şeylerden korkarlar. O yüzden anlatmalıyız. Bilmeliler.

"Aman çocuklarımız özenmesin" diye saçma bir argüman var. Bu alkol ya da sigara değil ki özensin. Senin oğlun bir kadına özeniyorsa, kadınları yok mu edelim yani? Kadından özenmiyorsa kadın olmayı, LGBTİ bireyinden mi özenecek? Ya da erkek olmayı. Lezbiyenlik ise kendini erkek gibi hisseden bireye denir. Kızın için tüm erkekleri yok mu edelim, erkek olmaya özeniyor diye? Biri ölünce, ya da kız evlat, erkek evlat sahibi olunca "Allah'ın takdiri" diyen bir millet, nasıl oluyor da yaradılıştan gelen bir olguyu kabul edemiyor anlayabilmiş değilim. Hepimiz sonuçta O'na döndürülmeyecek miyiz? Tabii inanıştan inanışa değişebilir.

Konuyu toparlamak gerekirse; LGBTİ bireyleri korkulacak ya da anlaşılmayacak bir şey değil. Sadece ufak bir araştırma ile okunup anlaşılacak bir şeydir. 2020 yılındayız. Artık bazı konulara korkarak bakmak yerine anlamaya çalışmak gerekmiyor mu? LGBTİ bireylerinin de ülkemizde yaşadığı, oy verdiği, kitaplar yazıp, tv programları yaptığı hatta film ve dizilerde bir karakter olarak var olduğu bir ülkedeyiz. Artık bu konunun Türkiye'mizin bir gerçeği olduğu fikri ve kanısına varmalıyız. Değiştirilemez ve var olan bir konu ile yüzleşmenin vakti geldi. Evet. LGBTİ bireyleri varlar. Her zaman vardı. Görmemezlikten geliniyordu ama vardı. Birlikte yaşıyoruz. Belki aynı evde. Yaşamaya da devam edeceğiz. Kimin oğlu, kimin kızı, kimin eşi. Bilemezsiniz. Çünkü artık birbirimizi tanımak için çaba sarf etmiyoruz. Onun hislerini, düşüncelerini bilmiyoruz.

Şimdi tam zamanı diye düşünüyorum. Bir yerden başlama vaktinin geldiğini söylüyorum. Korkmaya çekinmeye gerek yok.

LGBTİ bireyleri vardır. Olmaya devam edecektir."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER