12 Aralık 2017, Salı

HABERİN KALBİ / Halktan Yana - Gerçek Haber

Kılıçdaroğlu’nun belgeleri, Zarrab’ın itirafları ekseninde yeni siyasal durum

1-Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgeler ve Reza Zarrap davasında ortaya çıkan itiraflar AKP’nin bütün propaganda çabasına rağmen toplumda ciddi yankı bulmuştur. Elbette bu süreç siyasal bir alt üst oluşu getirmeyecektir. Ancak AKP’nin seçmen desteğini yitirmesinde ciddi bir durum niteliği taşımaktadır. Özellikle Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgeler şu sıralar kendisini “yerli ve milli” olarak konumlayan AKP’nin bu tanımlama ve pozisyon alma çabasını ters yüz etmiştir. Bu durum milliyetçi-muhafazakar kitlede ciddi sorgulamalara, kırılmalara, kopmalara neden olacaktır. AKP bunu gördüğü için MHP ile ittifakı hemen gündemine almıştır. “AK Parti hiçbir partiyle ittifak yapmaz sadece milletle ittifak yapar” sözleri hala kulaklarda yankılanıyorken Devlet Bahçeli’nin önerisinin hemen gündeme alınması bunun bir işaretidir. MHP için de durum daha vahimdir. MHP kendi kalan kitlesine AKP’nin mevcut durumunu açıklayamaz, açıklayamamaktadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgelerden sonra MHP’deki sessizlik manidardır. Dolayısıyla Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgeler AKP’nin ve MHP’nin “yerli ve milli” söylemini içeriksizleştirmiştir.

2-Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgeler CHP açısından da yeni bir siyasal durumu karşımıza çıkarmıştır. İlk olarak Kemal Kılıçdaroğlu artık eskisinden çok daha ciddi bir Cumhurbaşkanı adayıdır. Bu performansını sürdürmesi durumunda sistemin ihtiyaç duyacağı ve devleti toparlayacak bir lider olarak sağlam, güçlü bir biçimde seçimlere gidecektir. Kendisini CHP liderliğine taşıyan yolsuzluk tartışmalarındaki performansı şimdi yeniden atağa kalkmıştır. CHP’deki genel yorum ve tespitler Kılıçdaroğlu’nun bu konumlanışını karlılıkla sürdüreceği yönündedir. CHP liderinin bir taraftan yeni belgeler açıklayacağı diğer yandan ise Cumhurbaşkanını istifaya çağıracağı gerçeği AKP’nin önüne dururken ve AKP’nin bütün çabalarına rağmen gündem belirlemek istedikleri rotadan gitmezken yeni bir siyasal durumun ortaya çıkması kaçınılmazdır.

3-AKP için aslında iki durum kaçınılmaz olmuştur. İlk olarak Anayasa Mahkemesi’nde bekleyen 16 Nisan Referandumunu iptal edilip edilmemesi durumudur. Bunun kısa süre içinde netleştirmesi gerekmektedir. İkincisi ise erken seçim ertelenemez ve ötelenemez bir hal almıştır. Siyasal gündemi değiştirmeye dönük seçim ittifakları, baraj sorunu tartışılsa da ana gündem olmaktan çıkmıştır. Ortaya çıkacak her durum, bilgi veya belge AKP’nin siyasal meşruiyet ihtiyacını doruğa çıkaracak ve AKP istese de istemede de seçim sürecini yaşamak durumunda kalacaktır. Böylesi kriz durumlarında hükümetlerin isteyerek ya da istemeyerek başvuracakları tek yol seçimdir. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önceki seçim başarılarına güvenerek yeniden güçlü, dünya tarafından dikkate alınan bir lider olmak için seçime gitme zorunluluğu ile karşı karşıyadır. Seçime gitmemesi durumunda içeride ve dışarıda AKP seçime gitmeden ülkeyi yönetmek istemektedir algısı pekişecektir. Bu durum AKP için de Türkiye için de sağlıklı sonuçlar üretmeyecektir.

4-Geniş toplum kesimleri AKP ekseninde yaşanan gelişmeleri bir tür emperyalist müdahale biçiminde okumamaktadırlar. AKP’nin kendi kaderini ülke kaderiyle eşitleme çabasının tutmaması bunun bir kanıtıdır. Ortaya çıkan belgeler aslında AKP’nin kamuoyunda yaratmak istediği bu algıyı da sönümlendirmiştir. AKP’nin bütün anti-emperyalist salvolarına karşın gerçeğin farklı olduğu ortaya çıkmıştır. Öte yandan AKP’nin bütün kopuş tartışmalarına karşın Türkiye egemen dünya sisteminin bir parçasıdır. Ancak AKP’nin aldığı konum Türkiye’nin bu sistem içindeki rolünü, misyonunu tartışmaya açmıştır. Geniş toplum kesimleri ve elbette ki sermaye sınıfı bu durumdan hoşlanmamaktadırlar. Türkiye kapitalizminin yapısı ve ona içkin sistemsel karakteristikler bu türden yalpalamaları bir kriz olarak yaşamaktadır. Bunların sonucunda ortaya çıkan veya çıkacak ekonomik maliyetleri ise ödemek istememektedirler. Dolayısıyla AKP giderek hem geniş toplum kesimlerine hem ulusal ve uluslararası sermayeye ağır bir fatura çıkarmaktadır. Bu kesimler de AKP’nin çıkardığı bu faturayı ödemeyi kabul etmeyeceklerdir. Dolayısıyla bir erken seçim ve sonrasında bir restorasyon süreci Türkiye’yi beklemektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code
Yorum Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Whatsapp İhbar
yukarı çık