18 Şubat 2018, Pazar

HABERİN KALBİ / Halktan Yana - Gerçek Haber

Garo Paylan: Orman görünce “odun” diye, “kereste” diye ‘bakan’lar var

Garo Paylan: Orman görünce “odun” diye, “kereste” diye ‘bakan’lar var

 

 

İşte Garo Paylan, o konuşması:

İstanbul’da ormanlık alanlar, kaybede kaybede bugün yüzde 40’lara kadar geriledi ve o yüzde 40’ı da savunmak için büyük bir mücadele veriyoruz. Doğal bir habitatı “Ben ağaç ektim” diye savunamazsınız. 

 

Orman görünce “odun” diye, “kereste” diye ‘bakan’lar var

 

Orman görünce “odun” diye bakanlar, orman görünce “kereste” diye bakanlar, orman görünce “Buraya ben bir villa yaparım, ne güzel de rant elde ederim” diye bakanlar var. “Bakanlar” dediğim zaman sizi tenzih etmeye çalışıyorum ama, Orman Bakanının bir savunma bakanı olması gerekir, ormanın hakkını, hukukunu savunan bakan olması gerekir.

 

İstanbul’un akciğeri ortadan yarılırken, sizden tek bir demeç duymadık

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu yıllarda şunu demişti: “Boğaz’a üçüncü köprü intihardır.” Bunu diyen Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olduktan sonra bir anda üçüncü köprüyü gündeme getirdi. “Proje, İstanbul’un akciğerini ortadan yarıyor. Ben bunu yaptırmam!” deyip ayağa kalkması gereken bir bakan olması lazım. Bu akciğer ortadan yarılırken, maalesef, sizden tek bir demeç duymadık. Belki de siz buna da proje olarak baktınız ama orada sulak alanlar vardı, ormanlar vardı. Bütün bunları, maalesef, yok saydınız.

 

Kanal İstanbul proje değil cinayettir

4 yıl önce Cumhurbaşkanı “çılgın proje” diye bir şey tanımladı: Kanal İstanbul. Bir de “Kuzeyden güneye İstanbul’un akciğerini, sulak alanlarını bir daha yaracağız” deniyor. Maalesef “proje” diyorum adına ama bir cinayettir, İstanbul’a yapılabilecek en büyük ihanettir.

Siz doğudaki ormanların bakanı değil misiniz?

Sayın Bakan, “Orman yangınlarında çok iddialıyız” dediniz. Önemli bir iddiaydı Orman Bakanı için. “Duman çıkınca on beş saniyede görüyoruz” dediniz. Ama bakın, batıda bu anlamda girişimler görüyoruz, belli orman mücadeleleri hep basına yansıyor ama basına yansımayan bir boyutu var. Şırnak’a, Bingöl’e, Dersim’e, Lice’ye, Hakkâri’ye gidiyoruz, orman yangınına şahit oluyoruz çünkü sürekli orman yangınları çıkarılıyor. Orman müdürlüklerini arıyoruz, “Burada yangın var” diyoruz, cevap yok, “Müdahale edin” diyoruz, cevap yok, sizleri arıyoruz, dönüş yok. Bir hafta, 15 gün o ormanlar yanıyor, binlerce dönüm hektar orman yanıyor, kül oluyor. Ama ne hikmetse o sizin 15 saniyede gördüğünüz orman yangınları on beş gün görülmüyor. O, orman değil mi? Siz o ormanın Bakanı değil misiniz? Orada orman müdürlükleriniz yok mu sizin? Var. Ne yapıyorlar o kamu görevlileri?

Binlerce yıllık mağaraları, tarihî alanları dinamitlediniz

Yıllardır siz “Ilısu” diyorsunuz, biz de yıllardır “Hasankeyf” diyoruz. Sayın Bakan, niye dinamitlediniz o binlerce yıllık kayaları? Niye yol verdiniz? Niye sessiz kaldınız? Niye o binlerce yıllık mağaraları, tarihi alanları dinamitlediniz? Bu, tarihe bir cinayet değil mi? Niye böyle bir tercihte bulunup buna yol verdiniz?

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
yukarı çık